Parası Ödenen Malın Teslim Edilmemesi ve Yetkili Merciler

by Avukat Erdal Ersoy
Parası Ödenen Malın Teslim Edilmemesi ve Yetkili Merciler

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207/1 uyarınca satış sözleşmesi, satıcının satılan şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretme, alıcının ise buna karşılık kararlaştırılan ya da koşullara göre belirlenebilen bir bedeli ödeme borcunu üstlendiği ilişkidir. Sözleşmede aksine hüküm veya bu yönde bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı edimlerini eş zamanlı olarak ifa etmekle yükümlüdür. Durum ve şartlara göre belirlenmesi mümkün olan bedel de kararlaştırılmış bedel niteliğindedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. B. Yarar ve hasar

Teslim Süresi Belirlenmemiş Ticari Satışlar ve Temerrüt

Teslim süresi açıkça kararlaştırılmamış ticari satış sözleşmelerinde, malın alıcı tarafından teslim alınması hususunda alıcının ihtarname ile temerrüde düşürülüp düşürülmediğine ilişkin deliller toplanarak uyuşmazlığın esası değerlendirilir.

Teslim Olgusunun İspatı ve Fatura Kayıtları

Alım satım uyuşmazlığında davalı satıcı malların üçüncü bir kişiye teslim edildiğini savunuyorsa teslim vakıasını kanıtlama yükü davalı satıcıya aittir. Bedeli ödenen malların teslimine ilişkin belgelerdeki imzalara itiraz edilmesi durumunda ise ilgili sevk irsaliyeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi gerekir.

Ticari ilişkilerde mal satın alan bir tacirin ilgili alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş bulunması kural olarak malın teslim alındığına yönelik bir fiili karine oluşturur. Ancak bu karinenin geçerliliği, fatura üzerinde teslimata ilişkin aksi bir kaydın yer almaması şartına bağlıdır. Şayet fatura metninde malların daha sonra sevk edileceğine dair açık bir şerh bulunuyorsa, alıcının faturayı defterlerine kaydetmiş olması teslim karinesine dayanak oluşturmaz ve teslim olgusunu satıcının ispatlaması gerekir.

Mağaza Müdürüne Yapılan Ödemeler ve Şirketin Sorumluluğu

Sipariş verilen mal bedelinin şirket mağaza müdürüne ödendiği ve paranın şirket hesaplarına aktarılmadığı hallerde, bu durum şirket ile yetkilisi arasındaki iç ilişki sayılmaktadır. Alıcının şirketten alacaklı olduğunun sabit bulunduğu ve malın teslim edilmediği durumlarda bedel iadesi gerekir; şirket yetkilisi hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla yürütülen ceza yargılamasının sonucu hukuk davasında bekletici mesele yapılmaz.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Hakem Heyeti ve Mahkeme Başvuruları

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 68 uyarınca, tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, değeri kanunda öngörülen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur ve bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetine götürülemez. Kanunda belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve hesaplamada bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. Tüketici hakem heyetleri yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır; bu düzenleme tüketicilerin mevzuata uygun alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasını engellemez.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. (2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. (3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir. (4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. [16] (5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir. İnceleme

Tüketici hakem heyetine başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir; kaymakamlıklar kendilerine yapılan başvuruları gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletir. Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu mahkemece verilen kararlar ise kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

6502 sayılı Kanun m. 73 uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. Yetki bakımından ise tüketici davaları, genel yetkili mahkemelerin yanında tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.

Genel Yetkili Mahkemeler ve İcra Takiplerinde Yetki Kuralları

Genel mahkemelerde açılacak davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalıların birden fazla olması durumunda dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme öngörülmüşse davaya o yer mahkemesinde bakılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki

Para borcu veya teminat istemine yönelik icra takiplerinde yetkili icra dairesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 50 uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair kuralları kıyasen uygulanarak tespit edilir. 6100 sayılı Kanun m. 447/2 gereğince mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar bu usul hükümlerine yöneliktir. Ayrıca takibe dayanak teşkil eden sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de takibe yetkili olup, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazların borca ilişkin esas itirazla birlikte ileri sürülmesi şarttır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER Tatiller: 1 – Bütün borçlular hakkında:
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 447Kaynağı aç
MADDE 447- (1) Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır. (2) Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Zaman bakımından uygulanma
Malların üçüncü kişiye teslim edildiği savunmasında ispat yükü kime aittir?

Satıcı malların üçüncü kişiye teslim edildiğini savunuyorsa teslim vakıasını kanıtlama yükümlülüğü davalı satıcıya aittir; teslim belgesindeki imzalara itiraz edilmesi halinde ise belgeler bilirkişi incelemesine tabi tutulur.

Faturanın ticari deftere kaydedilmesi malın teslim alındığını gösterir mi?

Faturanın alıcı tacir tarafından deftere kaydedilmesi kural olarak teslim karinesidir; ancak faturada malların daha sonra sevk edileceği belirtilmişse bu karine geçerli olmaz ve teslimi satıcının ispatlaması gerekir.

Tüketici hakem heyetine başvuru nerede yapılabilir?

Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir; heyet bulunmayan yerlerde başvuru kaymakamlığa yapılabilir ve kaymakamlık evrakı yetkili heyete iletir.

Tüketici mahkemesinde yetkili merci neresidir?

Tüketici davaları, genel yetki kurallarının yanı sıra tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu