Özel Okul ve Üniversitelerde Ücret İadesi ve Kesintiler

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Okul ve Üniversitelerde Ücret İadesi ve Kesintiler

Özel okul ve üniversitelerde kayıt iptali halinde ücret iadesi, eğitimin fiilen başlayıp başlamadığına ve kurum türüne göre farklı kurallara bağlanmıştır. Özel okullarda dersler başlamadan önce kayıt silinirse kurum yıllık ücretin en fazla yüzde 10'unu kesinti yapabilir, kalan yüzde 90'lık kısmı iade eder; dersler başladıktan sonra ise eğitim ücreti öğrencinin geçirdiği süre aylık hesaplanarak kalan aylara ait peşin ödemeler veliye geri ödenir. Vakıf üniversitelerinde ise verilmeyen hizmetin bedeli tahsil edilemez ve kurum yalnızca fiilen eğitim verilen dönemin ücretini alıkoyabilir. Sözleşmelerde yer alan ve ücret iadesini tamamen engelleyen tek taraflı hükümler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında haksız şart sayılarak geçersiz kabul edilir.

Özel Okullarda Kayıt Silme ve Yasal Kesinti Oranları

Öğretim yılı ve dersler başlamadan önce özel okuldan kayıt silindiğinde, kurum idaresi tahsil edilen yıllık eğitim ücretinin en fazla yüzde 10'luk kısmını kesinti olarak alabilir. Yıllık ücretin kalan yüzde 90'lık bölümünün veliye eksiksiz olarak iade edilmesi yasal bir yükümlülüktür.

Dersler başladıktan sonra kaydın silinmesi halinde eğitim ücretinde öğrencinin okulda fiilen geçirdiği süre aylık olarak hesaplanır. Bu hesaplamanın ardından öğretim yılının kalan aylarına ait peşin ödenen bedeller veliye geri ödenir ve okulun yapabileceği kesintiler yasal oranları aşamaz.

Özel okul sözleşmelerinde yer alan ve kayıt silme durumunda hiçbir ücret iadesi yapılmayacağını veya peşin ödenen bedellerin iade edilmeyeceğini düzenleyen tek taraflı kayıtlar haksız şart niteliğindedir. 6502 sayılı Kanun ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca mevzuata aykırı bu sözleşme maddeleri geçersizdir; okullar yasal oranların üzerinde kesinti yaparak velinin parasını alıkoyamaz.

Yemek, Yatılılık, Servis ve Kırtasiye Hizmetlerinde İade

Dersler başladıktan sonra okuldan kayıt silinse dahi yemek ve yatılılık gibi dönemsel hizmetlerin fiilen kullanılmayan günlerine ait ücretleri veliye tam olarak iade edilir.

Öğrencinin okuldan ayrılması, başka bir okula nakil olması veya uzun süreli mücbir sebeplerle eğitime devam edememesi durumlarında, yemek ve servis hizmetlerinin henüz sunulmadığı günlere ait bedellerin eksiksiz iadesi zorunludur.

Dönem başında kayıt silindiğinde kuruma iade edilen, ambalajı açılmamış ve henüz kullanılmamış orijinal kitap ile kırtasiye setlerinin bedelleri veliye eksiksiz iade edilmelidir.

Tek Taraflı Fiyat Artışı ve Mücbir Sebeple Fesih

Sözleşmede yasal ve şeffaf bir artış formülü bulunmadığı sürece okul yönetimleri yıl içinde öğrencilere ek zam yansıtamaz veya ara dönemde eğitim ücretlerini tek taraflı artıramaz.

Okul yönetiminin tek taraflı fiyat artışını kabul etmeyen veli sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkına sahiptir. Bu durumda okul, sözleşmenin erken feshedildiğini ileri sürerek cezai şart uygulayamaz veya yüzde 10 cayma bedeli gibi standart kesintileri veliye yansıtamaz.

Mücbir sebep nedeniyle gerçekleşen fesihlerde, öğrencinin fiilen eğitim gördüğü dönemin bedeli düşüldükten sonra kalan döneme tekabül eden peşin ödenmiş ücretlerin veya senetlerin veliye iadesi gerekir ve haksız cezai şartlar uygulanamaz.

Vakıf Üniversitelerinde Ücret İadesi ve Bedel İndirimi

Vakıf üniversitelerinde verilmeyen bir eğitim ve öğretim hizmetinin bedeli tahsil edilemez. Üniversite yönetimi yalnızca öğrencinin kurumda geçirdiği ve fiilen eğitim aldığı dönemin ücretini kesebilir; henüz verilmeyen derslerin ve hizmetlerin peşin alınan bedelini iade etmekle yükümlüdür.

Vakıf üniversitelerinde taahhüt edilen imkanların sunulmaması ve eğitimin ayıplı hale gelmesi durumunda, sunulan eğitimin kalitesindeki düşüş oranında ödenen öğrenim ücretinden bedel indirimi talep edilebilir.

Senetlerin İadesi, Bağlı Krediler ve Kurs Sözleşmelerinde Cayma

Kayıt silme aşamasında, vadesi gelmemiş veya ödenmemiş senetlerin okuldan aslı alınarak teslim alınmalı ya da üzerlerine iptal şerhi düşülmelidir; senetlerin kurumda bırakılması haksız icra riski doğurur.

İcra dairesinden gelen ödeme emrine karşı, tebligatın ulaştığı günü takip eden 7 gün içinde icra dairesine dilekçeyle itiraz edilmelidir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Eğitim ücreti için kullanılan banka kredileri genellikle 6502 sayılı Kanun kapsamında bağlı kredi niteliğindedir. Eğitim hizmetinin sunulamaması, sözleşmenin haklı feshi veya kaydın silinmesi durumunda kredinin akıbeti ana eğitim sözleşmesine bağlı kalır.

İnternet üzerinden veya kurs binası dışında kurulan yabancı dil ve sertifika kursu sözleşmelerinde tüketici, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkına sahiptir. Bu 14 günlük sürede kurstan ders alınmamış veya eğitime başlanmamış olması halinde, ödenen bedelin tamamı kesintisiz olarak iade edilir.

Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu ve Zorunlu Arabuluculuk

6502 sayılı Kanunun 68 inci maddesi uyarınca tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla, kanunda gösterilen ve her takvim yılı başından itibaren Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılan parasal sınırın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. (2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. (3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir. (4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. [16] (5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir. İnceleme

Tüketici hakem heyeti başvuruları tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılır; heyet bulunmayan yerlerde ise başvurular kaymakamlıklara iletilebilir.

6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı kabul edildiği hallerde 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi uygulanır ve arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[8] (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır. (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması

Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar ilam niteliğindedir ve yerine getirilmemesi halinde ilamlı icraya konu edilebilir. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz yoluna başvurulabilir.

Dersler başlamadan özel okuldan ayrılma halinde ne kadar kesinti yapılır?

Öğretim yılı ve dersler başlamadan önce kayıt silindiğinde özel okul yönetimi yıllık ücretin en fazla yüzde 10'unu kesinti yapabilir; kalan yüzde 90'lık bedel veliye iade edilir.

Sözleşmede ücretin hiçbir şekilde iade edilmeyeceği yazıyorsa veli parasını alabilir mi?

Özel okul sözleşmelerinde yer alan ve ücret iadesini tamamen engelleyen tek taraflı hükümler haksız şart niteliğinde olup hukuken geçersizdir; kurum yasal sınırın üzerinde kesinti yapamaz.

Dersler başladıktan sonra okuldan ayrılan öğrenciye yemek ücreti geri ödenir mi?

Dersler başladıktan sonra kayıt silinse dahi yemek, yatılılık ve servis gibi dönemsel hizmetlerin henüz kullanılmadığı günlere ait bedeller veliye tam olarak iade edilir.

Özel okulun tek taraflı zam yapması durumunda sözleşme feshedilebilir mi?

Sözleşmede şeffaf artış formülü yoksa okul ara dönemde tek taraflı zam yapamaz; artışı kabul etmeyen veli haklı nedenle feshettiğinde okul erken fesih cezası veya yüzde 10 cayma bedeli kesintisi uygulayamaz.

Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?

Tüketici Hakem Heyeti kararlarına karşı, kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu