Özel Hastanelerde Hatalı Tedavi ve Tazminat Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Hastanelerde Hatalı Tedavi ve Tazminat Sorumluluğu

Özel sağlık kuruluşlarında uygulanan tıbbi müdahalelerin hatalı olması halinde, meydana gelen bedensel veya manevi zararların tazmini talep edilebilir. Özel hastane ile hasta arasındaki ilişki temel olarak sözleşme niteliği taşımakla birlikte, hastane bünyesindeki özen yükümlülüğünün ihlali aynı zamanda haksız fiil teşkil edebilir. Bu kapsamda hasta, somut olayın şartlarına göre sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümlerine dayanarak tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygunluğu ve Hasta Rızası

Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun kabul edilmesinin öncelikli şartı, hastanın açık veya varsayımsal rızasının bulunmasıdır. Tıbbi zorunluluklar ve istisnalar saklı kalmak kaydıyla, hastanın geçerli rızası alınmaksızın ya da hekimlik meslek yükümlülüklerine aykırı şekilde gerçekleştirilen müdahaleler hukuka aykırı sayılır ve hukuki sorumluluk doğurur.

Hekim ile Sağlık Kuruluşunun Hukuki Statüsü ve Sorumluluğu

Hasta ile hekim arasındaki doğrudan ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir ve herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın sözlü irade beyanıyla dahi kurulabilir. Ancak özel sağlık kurumlarında hizmet sözleşmesiyle çalışan personelin doğrudan hasta ile sözleşme bağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla hastane çalışanı hekimin hastaya karşı sorumluluğu haksız fiil kurallarına göre değerlendirilirken, hastane işleticisi ile hasta arasındaki ilişki sözleşmesel düzlemde incelenir.

Özel sağlık kuruluşları, bünyelerinde istihdam ettikleri hekim ve yardımcı personelin görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlardan Türk Borçlar Kanunu m. 66 uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumludur. Özel sağlık kuruluşu; çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek amacıyla gerekli mesleki ve idari özeni gösterdiğini veya işletme düzeninin bu zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamaz. Hastanın özen yükümlülüğünün ihlalinden zarar görmesi durumunda, kurum aleyhine dilediği sorumluluk zeminine dayanılarak talepte bulunulabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Sorumsuzluk Anlaşmalarının Hükümsüzlüğü

Tıbbi faaliyetler yüksek uzmanlık gerektiren ve kanun veya yetkili mercilerin izniyle icra edilebilen hizmetlerdendir. Türk Borçlar Kanunu m. 116 uyarınca, uzmanlığı gerektiren ve kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen hizmetlerde, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. Bu doğrultuda hastanelerin matbu formlarla sorumluluktan kurtulmaya yönelik hükümleri hukuken koruma görmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Acil Durumlarda ve Rıza Yokluğunda Vekâletsiz İş Görme

Hastanın rızasının alınamadığı acil durumlarda tıbbi müdahalede bulunulması vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu m. 527 uyarınca vekâletsiz işgören kural olarak her türlü ihmalinden sorumludur; ancak yapılan müdahale hastanın karşılaştığı mevcut bir zararı veya ağır zarar tehlikesini gidermek amacıyla gerçekleştirilmişse sorumluluk derecesi daha hafif ele alınır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 527Kaynağı aç
MADDE 527- Vekâletsiz işgören, her türlü ihmalinden sorumludur. Ancak, işgören bu işi, işsahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapmışsa, sorumluluğu daha hafif olarak değerlendirilir. İşgören, işsahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına karşın bu işi yapmışsa ve işsahibinin yasaklaması da hukuka veya ahlaka aykırı değilse, beklenmedik hâlden de sorumlu olur. Ancak, işgören o işi yapmamış olsaydı bile, bu zararın beklenmedik hâl sonucunda gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. III. İşgörenin ehliyetsizliği

Buna karşılık, hastanın hukuka veya ahlaka aykırı olmayan açık veya örtülü bir yasaklaması bulunmasına rağmen bu yasaklama göz ardı edilerek iş görülürse, işgören beklenmedik hâllerden dahi sorumlu tutulur. Hekim veya sağlık kuruluşu, ancak söz konusu tıbbi müdahale yapılmamış olsaydı dahi aynı zararın beklenmedik hâl sonucunda meydana geleceğini ispat edebilirse bu sorumluluktan kurtulabilir.

Özel hastanede çalışan hekime hangi hukuki sorumluluk kapsamında başvurulur?

Özel hastanede hizmet sözleşmesiyle çalışan hekim ile hasta arasında doğrudan bir vekâlet sözleşmesi kurulmadığı için hekimin sorumluluğu haksız fiil hükümlerine dayanır; özel hastane ise hem sözleşmesel hem de istihdam eden sıfatıyla sorumluluk taşır.

Özel hastanenin personelin hatasından kurtulması mümkün müdür?

Türk Borçlar Kanunu m. 66 uyarınca özel sağlık kuruluşu, personelini seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetim yaparken gereken özeni gösterdiğini veya işletme düzeninin zararı önlemeye uygun olduğunu ispatlayamazsa oluşan zarardan sorumludur.

Özel hastanenin sorumluluk kabul etmediğine dair formlar geçerli midir?

Hayır, Türk Borçlar Kanunu m. 116 uyarınca uzmanlık gerektiren ve izinle yürütülen sağlık hizmetlerinde, yardımcı kişilerin eylemlerinden sorumlu olunmayacağına ilişkin önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmaları kesin olarak hükümsüzdür.

Hastanın açık rızası olmaksızın müdahale yapılması hukuka aykırı mıdır?

Evet, tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu hastanın açık veya varsayımsal rızasına bağlı olup, rıza bulunmaksızın veya hekimlik yükümlülüklerine aykırı yapılan işlemler hukuka aykırılık teşkil eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu