Ölünceye kadar bakma sözleşmesi; bakım alacaklısının belirli bir malvarlığını ya da bu değerlerin bir bölümünü devretmeyi üstlendiği, buna karşılık bakım borçlusunun da alacaklının yaşamı boyunca bakım ve gözetimini sağlamayı taahhüt ettiği, sürekli borç ilişkisi kuran tam iki taraflı ve ivazlı bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 611. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bakım borçlusu bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa bu sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin kurallar uygulanır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/5375, K. 2022/5707Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 611Kaynağı aç
Sözleşmenin Geçerlilik Şartları ve Şekil Kuralları
Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ölünceye kadar bakma sözleşmesi mirasçı atanmasını içermese dahi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli sayılmaz. Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi gereğince miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Bu kapsamda sözleşmenin tarafları arzularını resmi memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi resmi memur ile iki tanığın önünde imzalarlar. Sözleşmede hazır bulunan tanıkların ise işlemden menfaat elde etmemesi şarttır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 612Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 545Kaynağı aç
Resmi şekli yerine getirmeye yetkili makamlar bakımından sulh hukuk mahkemesi hakimi ile noterler, taşınır ve taşınmaz tüm mallara yönelik hakları içeren sözleşmeleri düzenleyebilir. Tapu memurları ise yalnızca konusu taşınmaz üzerindeki ayni hakları ilgilendiren ölünceye kadar bakma sözleşmelerini düzenlemeye yetkilidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesinin ikinci fıkrasına göre sözleşmenin Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılması halinde geçerlilik için yazılı şekil yeterlidir.
Kanunun emrettiği resmi düzenleme şekline uyulmadan akdedilen ölünceye kadar bakma sözleşmeleri geçerlilik kazanmaz. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5375, K. 2022/5707 sayılı ilamında belirtildiği üzere, resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine dayanılarak tapu iptali ve tescil hükmü kurulamaz.
Bakım Borcunun Kapsamı ve İfa Yükümlülükleri
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5375, K. 2022/5707 sayılı kararında açıklandığı üzere, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü; bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgah sağlama, besleme, giydirme, hastalığında tedavi ettirme ve manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama ödevlerini kapsar. Sürekli borç doğuran niteliği nedeniyle bakım borçlusu yaşadığı sürece bu edimleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Bakım borcunun ifası alacaklının temel ihtiyaçlarının fiilen karşılanmasını gerektirir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5375, K. 2022/5707 sayılı ilamında vurgulandığı üzere, bakım borçlusunun devredilen payın bulunduğu yapıda bakım alacaklısının yalnızca oturmasına rıza göstermesi, bakım borcunun yerine getirilmesi için yeterli kabul edilemez.
Sözleşmenin akdedildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında süre geçmiş olması, bakım alacaklısının bakım borcu ediminden vazgeçtiği anlamına gelmez.
Bakım Alacaklısının Yasal Güvencesi ve Mirasçıların Borcu
Taşınmazını bakım borçlusuna devreden bakım alacaklısı, sözleşmeden doğan haklarını koruma altına alabilmek adına Türk Borçlar Kanunu'nun 613. maddesi uyarınca devredilen taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir. Düzenlenen bu kanuni rehin yetkisi, taşınmazın borçlu tarafından üçüncü şahıslara devredilmesi ihtimalinde alacaklı lehine hukuki teminat oluşturur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 613Kaynağı aç
Bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığı halde bakım alacaklısı hayatta iken devir gerçekleşmemişse, ölümünden sonra mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu altına girer. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/2972, K. 2018/602 sayılı kararı ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5375, K. 2022/5707 sayılı ilamında belirtildiği üzere, mirasçıların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde bakım borçlusu sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/2972, K. 2018/602Kaynağı aç
Saklı Pay ve Mirastan Mal Kaçırma İddiaları
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklılık esasına dayalı ivazlı bir sağlararası işlem olduğundan, devredilen taşınmaz mülkiyetinde mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiği gerekçesiyle tenkis talebinde bulunulması kural olarak mümkün değildir. Ancak tarafların gerçek iradeleri önem taşır. Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi gereğince sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde, tarafların kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı yapıldığı iddiası her zaman ileri sürülebilir. Taraflar aslında bağışlama iradesi taşıdıkları halde mirasçıları veya üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlemişlerse görünürdeki işlem yok hükmündedir. Gizli bağış sözleşmesi de taşınmaz devrinde kanuni resmi şekle uymadığından geçersiz kalır ve açılacak tapu iptali ve tescil talebi kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E. 2019/3047, K. 2021/2046 sayılı kararında ifade edildiği üzere; mirasbırakanın tek malvarlığını sözleşmeye konu etmesi, bakım ihtiyacı pay devri yoluyla karşılanabilecekken makul sınırı aşarak taşınmazın tamamını devretmesi durumunda işlemin bakım temini amacı taşımadığı, mirasçıdan mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı yapıldığı kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3047, K. 2021/2046Kaynağı aç
Buna karşın mirasbırakanın hukuki ehliyetinin bulunduğu, temlik haricinde başkaca malvarlığının yer aldığı ve işlemin mirasçılardan mal kaçırma kastı taşımadığının anlaşıldığı hallerde 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanamaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/2972, K. 2018/602 sayılı kararında da belirtildiği üzere bu şartlar altında sözleşmenin iptali davası reddedilir.
Sözleşmenin Sona Ermesi ve Fesih Hakları
Türk Borçlar Kanunu'nun 616. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tarafların karşılıklı edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunması ve lehine fazlalık doğan tarafın kendisine bağışlama amacıyla hareket edildiğini ispatlayamaması durumunda diğer taraf, altı ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bahse konu edim oransızlığının belirlenmesinde, ilgili sosyal güvenlik kurumunca bakım borçlusuna intikal ettirilen değerin karşılığı olan anapara tutarı ile bağlanacak irat arasındaki fark temel alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 616Kaynağı aç
Önel verilerek yapılan fesihte tasfiye kuralları Türk Borçlar Kanunu'nun 616. maddesinin ikinci fıkrasında yer alır. Buna göre feshin gerçekleştiği ana kadar geçen sürede ifa edilmiş edimler anapara ve faiziyle birlikte değerlendirilerek denkleştirme sonucunda alacaklı çıkan tarafa iade edilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler devamı imkansız kılar ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Bu fesihte kusurlu taraf aldığını geri verir ve kusursuz tarafa uğradığı zarar karşılığında uygun bir tazminat öder. Hakim feshi yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden aile topluluğu içinde yaşamaya son vererek bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 617Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5375, K. 2022/5707 sayılı kararında belirtildiği üzere; sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı, bakım alacaklısının bizzat sağlığında kullanması gereken bir haktır.
Bakım borçlusunun ölümü halinde uygulanacak kurallar Türk Borçlar Kanunu'nun 618. maddesinde düzenlenmiştir. Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu takdirde bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası halinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini bakım borçlusunun mirasçılarından talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 618Kaynağı aç
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hangi resmi şekilde yapılmalıdır?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca resmi vasiyetname şeklinde yapılmalıdır; taraflar iradelerini resmi memura aynı anda bildirir ve sözleşme memur ile iki tanık huzurunda imzalanır.
Mirasçılar bakım sözleşmesine karşı saklı pay iddiası öne sürebilir mi?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı ve sağlararası bir işlem olduğundan kural olarak mirasçıların saklı pay ihlali ve tenkis talepleri dinlenmez; ancak işlemin bağışlamayı gizleyen muvazaalı bir devir olduğu her zaman ileri sürülerek tapu iptali istenebilir.
Bakım borçlusu vefat ettiğinde sözleşme nasıl sona erdirilir?
Bakım borçlusunun ölümü halinde bakım alacaklısı bir yıl içinde fesih hakkını kullanabilir ve iflas masası karşılığına denk düşen bir meblağın mirasçılar tarafından ödenmesini isteyebilir.
Bakım borcunun yerine getirilmemesi sebebiyle fesih davasını kim açabilir?
Bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshini talep etme hakkı, bakım alacaklısının bizzat sağlığında kullanması gereken bir haktır.
Taşınmaz devredilmeden bakım alacaklısı ölürse tescil nasıl talep edilir?
Bakım alacaklısının ölümünden sonra taşınmazı devretme yükümlülüğü mirasçılarına geçer; mirasçıların ferağ vermemesi halinde bakım borçlusu tapu iptali ve tescil davası açabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

