Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının ise malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini devretmeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmasını içermese dahi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça kural olarak geçerlilik kazanamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 612Kaynağı aç
Geçerlilik Şekli ve Düzenleme Esasları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 612/1 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde yapılması zorunludur. Bu şekil zorunluluğunun istisnası aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir; sözleşme Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak akdedilmişse, geçerliliği için yazılı şekil yeterli kabul edilir.
Miras sözleşmesi şekline tabi işlemlerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 536/1 uyarınca fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklı olanlar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmi işlemin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 536Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 536/2 gereğince resmi işlemin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o işlem ile kazandırmada bulunulması kanunen yasaktır.
Taşınmaz Devrinde Bakım Alacaklısının Yasal İpotek Hakkı
Bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olan bakım alacaklısı, sözleşmeden doğan haklarını teminat altına almak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 613 gereğince bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 613Kaynağı aç
Nafaka Alacaklıları ve Mirasçıların Korunması
Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi sebebiyle kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı bu yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybediyorsa, nafakadan yoksun kalan kişiler Türk Borçlar Kanunu m. 615/1 uyarınca sözleşmenin iptalini isteyebilirler.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 615Kaynağı aç
Nafaka yükümlülüğünün ihlali halinde hâkim sözleşmenin iptali yerine, bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü bulunduğu kişilere nafaka ödenmesine de karar verebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılmış olması mirasçıların ve alacaklıların hak arama yollarını ortadan kaldırmaz; Türk Borçlar Kanunu m. 615/3 gereğince mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır.
Sözleşmede Muvazaa İddiası
Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri taraflara karşılıklı hak ve menfaat sağlayan ivazlı sözleşmelerdir. Bu niteliği sebebiyle sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtmadığı hallerde muris muvazaası veya genel muvazaa iddiası ileri sürülebilir.
Edimler Arasındaki Oransızlık Sebebiyle Fesih
Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 616Kaynağı aç
Edimler arasındaki dengesizliğin belirlenmesinde, yetkili sosyal güvenlik kuruluşunca borçluya devredilen malvarlığının karşılığı olan sermaye tutarı ile tahsis edilecek irat arasındaki fark gözetilir. Sözleşme feshedilene kadar yerine getirilmiş olan edimler ise anapara ve faiz hesaplamalarıyla mahsup edilerek denkleştirilir ve alacaklı kalan tarafa iade edilir.
Önel Verilmeksizin Haklı Sebeple Fesih
Tarafların sözleşmesel borçlarını ihlal etmesi sebebiyle ilişkinin sürdürülmesinin beklenemez hale gelmesi veya benzeri önemli nedenlerin ifayı imkânsız kılması yahut aşırı güçleştirmesi durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 617/1 uyarınca taraflardan her biri herhangi bir önel tanımaksızın fesih hakkını kullanabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 617Kaynağı aç
Sözleşme haklı sebeplerle önel verilmeksizin feshedildiği takdirde kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa bu sebeple uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.
Açılan davada hâkim fesih talebini haklı bulabileceği gibi, taraflardan birinin talebiyle ya da kendiliğinden ortak yaşama son verip bakım alacaklısına hayat boyu gelir bağlanmasına da karar verebilir.
Ölüm Hâlinin Sözleşmeye Etkisi
Bakım alacaklısının vefat etmesi durumunda ölünceye kadar bakma sözleşmesi kendiliğinden sona erer ve mirasçılar sözleşmeye dayalı bakım haklarını ileri süremezler.
Bakım borçlusunun vefat etmesi halinde bakım alacaklısına bir yıllık fesih süresi tanınmıştır; bu sürede fesih hakkı kullanıldığında alacaklı, borçlunun iflas etmesi ihtimalinde masadan talep edebileceği tutara eşdeğer bir ödemenin mirasçılar tarafından yapılmasını isteyebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 618Kaynağı aç
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hangi şekilde düzenlenmelidir?
Sözleşme kural olarak miras sözleşmesi şeklinde yapılmalıdır; ancak Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği şartlara uyularak düzenlenmişse yazılı şekil yeterlidir.
Bakım borçlusu vefat ederse bakım alacaklısı fesih hakkını ne kadar sürede kullanabilir?
Bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini talep edebilir.
Bakım alacaklısı vefat ettiğinde sözleşme devam eder mi?
Hayır, bakım alacaklısının vefatıyla sözleşme kendiliğinden sona erer ve mirasçıları hak iddiasında bulunamaz.
Mirasçıların ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı tenkis davası açma hakkı var mıdır?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 615/3 uyarınca mirasçıların tenkis davası açma hakları saklıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

