4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi, saydığı hâllerde evlenmenin mutlak butlanla batıl olduğunu kabul eder. Sözleşmelerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi farklı bir sonuç ifadesi kullanır. Bu hüküm şu sözleşmeleri kesin hükümsüz sayar: kanunun emredici hükümlerine aykırı olanlar, ahlaka aykırı olanlar, kamu düzenine aykırı olanlar, kişilik haklarına aykırı olanlar ve konusu imkânsız olanlar. Geçici ayırt etme gücü yoksunluğu, yanılma ve aldatma bu iki sayımda yer almaz. İlgili maddeler, şartları gerçekleşen eşe evlenmenin iptalini dava etme hakkı tanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Sözleşmenin kesin hükümsüz sayılması
Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi, sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünü beş sebebe bağlar. Sözleşme kanunun emredici hükümlerine aykırı olabilir. Ahlaka aykırı olabilir. Kamu düzenine aykırı olabilir. Kişilik haklarına aykırı olabilir. Konusu imkânsız da olabilir. Madde bu sebepleri alternatif biçimde dizer. Sebeplerden birinin bulunması kesin hükümsüzlük sonucuna bağlanır. Sebeplerin tamamının bir arada gerçekleşmesi aranmaz.
Bu sebepler birbirinin kısaltması değildir. Emredici hükümlere aykırılık, ahlaka aykırılık, kamu düzenine aykırılık ve kişilik haklarına aykırılık maddede ayrı ayrı yer alır. Kişilik haklarına aykırılık, ahlak veya kamu düzeni ifadesinin içine alınarak listeden çıkarılamaz. Ahlaka aykırılık da kamu düzenine aykırılığın zorunlu eşlikçisi olarak düzenlenmemiştir. Her biri, maddede kendi adıyla kesin hükümsüzlük sebebidir. Konunun imkânsız olması da aynı sonuç için ayrı bir sebeptir.
Konusu imkânsız olan sözleşme kesin olarak hükümsüzdür. Başlangıçtan itibaren yerine getirilmesi mümkün olmayan bir edim üzerine yapılan sözleşme bu sebebe örnek oluşturur. Yok olmuş bir eşyanın satışı, verilen örneklerden biridir. Örnek, konusu imkânsız bütün sözleşmeleri tanımlamaz. Ölçü, sözleşmenin konusunun imkânsız olmasıdır.
Bir kısmı hükümsüz olan sözleşmede kalan hükümler
Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi, hükümsüz kısmı kalan hükümlerden ayırır. Kısmi bir sakatlık, sözleşmenin tamamının kesin hükümsüz olması sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Sözleşmenin tamamının kesin hükümsüz olması ayrı bir şarta bağlıdır. Hükümsüz hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Bu açıklık yoksa hükümsüzlük, sakat kalan hükümlerle sınırlı kalır. Diğer hükümlerin geçerliliği etkilenmez.
Evlenmenin mutlak butlanla batıl olduğu hâller
Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi, evlenmenin mutlak butlanla batıl olduğu hâlleri dört grupta düzenler. İlk grup, eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunmasıdır. İkinci grup, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunmasıdır. Üçüncü grup, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunmasıdır. Dördüncü grup, eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunmasıdır.
Evli bulunma, evlenme anındaki duruma bağlanmıştır. Sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk da evlenme sırasında aranır ve süreklilik unsuru taşır. Akıl hastalığının evlenmeye engel olacak derecede olması gerekir. Hısımlığın da evlenmeye engel olacak derecede olması gerekir. Derece şartı üçüncü ve dördüncü grupların metnindedir. Bu ölçü, akıl hastalığı ile hısımlığı tek sebep hâline getirmez.
Dört grup birbirinin ek şartı olarak yazılmamıştır. Sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk, akıl hastalığından ayrı bir mutlak butlan sebebidir. Evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı da sürekli ayırt etme gücü yoksunluğuna bağlanmamıştır. Evlenme sırasında evli bulunma ve evlenmeye engel olacak derecede hısımlık, kendi gruplarında ayrı ayrı mutlak butlan doğurur.
İptal davasının mutlak butlandan ayrıldığı hâller
Geçici ayırt etme gücü yoksunluğu, sürekli yoksunlukla aynı sonuca bağlanmaz. Sürekli bir sebeple yoksunluk, Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesinde mutlak butlan sebebidir. Geçici bir sebeple yoksunluk ise 148. maddede iptal davasına bağlanır. Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu dava hakkı söz konusu eşe tanınır. 148. madde evlenmeyi mutlak butlanla batıl sayan bir ifade kullanmaz.
Yanılma, Türk Medeni Kanunu'nun 149. maddesinde evlenmenin iptali davasına bağlanır. Birinci durumda eş, evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuştur. İkinci durumda eş, eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmiştir. İkinci durumdaki önem derecesi ve niteliğin eşte bulunmaması, birinci durumun metninde yer almaz. Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi mutlak butlanı, evlenme sırasında evli bulunma, sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı ve evlenmeye engel olacak derecede hısımlık için kabul eder. 149. maddedeki yanılma bu dört hâl arasında yer almaz.
Aldatma, Türk Medeni Kanunu'nun 150. maddesinde iptal davası sebebi olarak düzenlenir. Eş, namus ve onuru hakkında aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa evlenmenin iptalini dava edebilir. Aldatmayı doğrudan eş yapmış olabilir. Aldatma, eşin bilgisi altında hareket eden başka bir kişiden de gelebilir. Davacıdan gizlenen bir hastalık da iptal davasına imkân verir. Hastalık, davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturmalıdır. Bu ikinci durumda hem ağır tehlike şartı hem gizlenme şartı aranır. 145. maddedeki mutlak butlan hâlleri arasında aldatma veya hastalığın gizlenmesi yazılmaz.
Sözleşmedeki sonuç ile evlenme butlanının ayrı okunması
Butlan sözcüğü, sözleşme ve evlenme için tek hüküm hâline getirilemez. Sözleşmede Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi kesin hükümsüzlük der. Sonuç, emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılıktan veya konunun imkânsız olmasından doğar. Evlenmede Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi mutlak butlan der. Sonuç, maddenin saydığı dört hâlden birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Geçici ayırt etme gücü yoksunluğu, 149. maddedeki yanılma ve 150. maddedeki aldatma bu dört hâl içinde yazılmamıştır. Bu hâllerde ilgili madde, kendi şartları bulunan eşe iptal davası hakkı tanır.
Sık sorulan sorular
Hangi sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür?
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Bu sayım Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesindedir. Sebeplerden birinin gerçekleşmesi bu sonuca bağlanır. Sebeplerin tamamının bir arada bulunması aranmaz.
Hükümsüz bir hüküm sözleşmenin tamamını bozar mı?
Kural olarak bozmaz. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Hükümsüz hükümler olmadan sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
Evlenme hangi hâllerde mutlak butlanla batıldır?
Dört hâlde batıldır. Eşlerden biri evlenme sırasında evliyse, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunsa, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı varsa veya eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık varsa evlenme mutlak butlanla batıldır.
Geçici ayırt etme gücü yoksunluğu mutlak butlan mıdır?
Hayır. Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Sürekli bir sebeple yoksunluk ise mutlak butlan sebebidir. İki sonuç Türk Medeni Kanunu'nun 148 ve 145. maddelerinde ayrı düzenlenir.
Yanılarak yapılan evlenme mutlak butlanla mı batıldır?
Yanılma, evlenmenin iptalinin dava edilmesine bağlanmıştır. Eş, evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak razı olmuşsa iptali dava edebilir. Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılması ayrı bir iptal sebebidir. Mutlak butlan ise evlenme sırasında evli bulunma, sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, evlenmeye engel akıl hastalığı ve evlenmeye engel hısımlık hâllerinde kabul edilir.
Aldatılan eş evlenmenin iptalini isteyebilir mi?
Evet, 150. maddedeki şartlar varsa isteyebilir. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya eşi veya eşinin bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olma bu şartlardandır. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmesi de iptal sebebi oluşturur.
Konusu imkânsız sözleşme kesin hükümsüz müdür?
Evet. Konusu imkânsız olan sözleşme kesin olarak hükümsüzdür. Başlangıçtan itibaren yerine getirilmesi mümkün olmayan bir edim bu sebebe örnektir. Yok olmuş bir eşyanın satışı örneklerden biridir ve konusu imkânsız bütün sözleşmeleri tanımlamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

