Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması İşlemlerine Karşı Dava Açma Esasları
Güvenlik soruşturması ya da arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle ilgililer hakkında tesis edilen atamama veya göreve son verme kararları kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlerdir. Bu işlemler sebebiyle menfaati ihlal edilen kişiler, hukuka aykırılık iddiasıyla idare mahkemelerinde iptal davası açma hakkına sahiptir. İdari yargılama hukukunda yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri dava dilekçeleri ve yazılı beyanlar üzerinden mahkemece değerlendirilir.
İptal davasında husumet, dava konusu idari işlemi kuran idareye yöneltilir. Bu idare, ilgilinin atanmak üzere başvurduğu veya halihazırda görev yaptığı kurum olabileceği gibi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerini yürütme yetkisine sahip başka bir kamu kurumu da olabilir.
Dava Açma Süresi, Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, özel kanunlarında ayrı bir süre belirtilmemiş olan hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına bağlı olarak kurulan atamama işlemine karşı açılacak iptal davalarında da bu altmış günlük süre uygulanır ve dava süresi işlemin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren başlar.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Güvenlik soruşturması işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme idare mahkemesidir. İdari yargı alanı dışındaki bir yargı koluna başvurulması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilir. 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca genel yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi kuran idari merciin yer aldığı mahaldeki idare mahkemesidir. İdari yargılama mevzuatında yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen gözetilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Yürütmenin Durdurulması Talebi ve İtiraz Süreci
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası gereğince, idare mahkemesinde iptal davası açılmış bulunması dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İşlemin icrasının önlenmesi için ilgilinin mahkemeden açıkça yürütmenin durdurulmasını talep etmesi gerekir. Mahkemelerin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların gerçekleşmesi ve işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması şartlarının birlikte var olması zorunludur. Bu talepler mahkemelerce öncelikle incelenir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası gereğince, kamu görevlileri hakkında kurulan atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler, savunma alınmaksızın yürütmenin durdurulabileceği uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemler kapsamında değerlendirilmez. Dolayısıyla davalı idarenin savunması alınmadan veya yasal savunma süresi geçmeden yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Aynı Kanun'un 27. maddesinin 10. fıkrası uyarınca, aynı sebeplere dayanılarak ikinci defa yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması da hukuken mümkün değildir.
İdare mahkemelerince yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ya da reddi yönünde verilen kararlara karşı, kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 7. fıkrası gereğince, itirazı inceleyen merci dosyanın intikalinden itibaren yedi gün içinde karar vermek mecburiyetindedir ve bu inceleme neticesinde verilen kararlar kesindir.
7315 Sayılı Kanun Kapsamında Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması Kriterleri
17 Nisan 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile mülga 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış; mevzuatta mülga kanuna yapılan tüm atıfların 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/1496, K. 2021/2355Kaynağı aç
7315 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığının, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığının, kesinleşmiş mahkeme kararları ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci fıkrası ve 231. maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamındaki kararlarının, devam eden yahut neticelenen ceza soruşturması ve kovuşturmalarına ilişkin olguların ve kamu görevinden çıkarılma veya kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezasının mevcut resmi kayıtlardan tespit edilmesidir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/3013, K. 2022/3411Kaynağı aç
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
Güvenlik soruşturması ise 7315 sayılı Kanun'un 5. maddesi doğrultusunda, arşiv araştırmasında incelenen başlıklara ek olarak kişinin görevin gerektirdiği nitelikler yönünden kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet mercileri ve yabancılarla olan irtibatlarının, terör örgütleri yahut suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde bulunup bulunmadığının mevcut kayıtlardan ve görevine yansıyacak yönleriyle hukuki denetime imkan verecek yöntemlerle sahada araştırılması suretiyle yürütülür. 7315 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu araştırma ve soruşturma işlemleri Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri vasıtasıyla icra edilir.
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
Özel statüye tabi meslek gruplarından olan özel güvenlik personeli bakımından ise 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrası uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması valilik tarafından yürütülür. Kanuni düzenlemeye göre bu araştırma ve soruşturmanın bir ay içinde neticelendirilmesi zorunlu olup soruşturma sonucu olumlu olan ve eğitimi tamamlayanlara çalışma izni verilir; işlemler her kimlik düzenlenmesinde veya lüzum görülmesi halinde yinelenir.
Kişisel Verilerin Korunması ve Hukuka Aykırı Bilgilerin İşleme Esas Alınamaması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesi gereğince ceza mahkûmiyeti ile güvenlik tedbirlerine dair veriler özel nitelikli kişisel veri kategorisindedir. İlgilinin rızası olmaksızın işlenmesi yasak olan bu veriler, yalnızca kanunda açık hüküm bulunan hallerde rıza aranmaksızın işlenebilir. Kişisel veri niteliğindeki bilgilerin elde edilmesine, kaydedilmesine ve işlenmesine yönelik yasal usuller ve temel koruma tedbirleri kanunla belirlenmeksizin bu verilerin idari işlemlere dayanak yapılması Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 13. ve 20. maddelerinde yer alan temel hak güvencelerine aykırılık teşkil eder.
Danıştay 2. Daire, E. 2020/861, K. 2020/3380Kaynağı aç
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2022/3013, K. 2022/3411 sayılı kararında ortaya konulduğu üzere, güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasını icra eden birimler ile elde edilen bilgileri inceleyip karara bağlayan Değerlendirme Komisyonunun ayrı merciler olarak teşkil edilmesi, 7315 sayılı Kanun'da korunan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin güvenliği ilkelerinin gereğidir.
Danıştay 2. Dairesinin E. 2020/861, K. 2020/3380 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine aykırı biçimde temin edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kayıtları idarece olumsuz işlem kurmaya gerekçe yapılamaz. Kanunun emredici koruma kurallarına uyulmaksızın edinilen ceza kayıtları üzerinden tesis edilen atamama işlemleri hukuka aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Derdest Davalara Etkisi
Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrası gereğince Anayasa Mahkemesi kararları; yasama, yürütme ve yargı organları ile idare makamlarını bağlar. Kararların gerekçesi hüküm fıkrasıyla bir bütün oluşturduğundan gerekçedeki hukuki saptamalar da bağlayıcı niteliktedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2022/3013, K. 2022/3411 sayılı kararında vurgulandığı üzere, dayanak kuralın Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde, henüz kesinleşmemiş davalarda bu iptal hükmünün dikkate alınması eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinin icabıdır ve iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralına aykırılık oluşturmaz.
Danıştay 12. Dairesinin E. 2019/1496, K. 2021/2355 sayılı kararında ifade edildiği üzere, Anayasa'ya aykırılığı saptanarak iptal edilmiş kanun maddelerine istinaden elde edilen kişisel verilerle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması hukuka aykırıdır. Bunun yanı sıra, henüz yargılaması tamamlanmamış uyuşmazlıklarda kişilere hak güvenceleri getiren 7315 sayılı Kanun'daki lehe esasların mahkemelerce gözetilmesi kanunların geriye yürümezliği ilkesini zedelemez.
İptal Kararlarının Uygulanması, Yeniden Değerlendirme ve Tam Yargı Talepleri
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası doğrultusunda idare mercileri, idare mahkemeleri ile Danıştay ve bölge idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına dair kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem yapmak veya eylemde bulunmak zorundadır. Bu süre mahkeme kararının idareye tebliğinden itibaren hiçbir surette otuz günü aşamaz. İdare mahkemesince güvenlik soruşturmasına dayalı işlemin iptaline karar verildiğinde idare bu sürede kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Yargı kararlarına uygun işlem tesis edilmemesi halinde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 4. fıkrasına göre, kararların süresi içinde uygulanmaması sebebiyle doğan zararlar için tazminat davası kamu görevlisinin şahsına karşı değil, ancak ilgili idareye karşı açılabilir.
Hukuka aykırı atamama işlemi sebebiyle zarara uğrayan kişiler, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca iptal davası ile tam yargı davasını birlikte açabilecekleri gibi doğrudan tam yargı davası da açabilirler. İlgililer önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açma hakkına sahiptir. İdari işlemden kaynaklanan zararlar nedeniyle ilgililerin tam yargı davası öncesinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Dava sonucunda haklı bulunanlar mahrum kaldıkları parasal ve özlük haklarını faiziyle idareden talep edebilirler. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 6. fıkrası uyarınca tazminat kararlarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir; ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Bununla beraber Danıştay 12. Dairesinin E. 2019/1496, K. 2021/2355 sayılı kararında kaydedildiği üzere, iptal kararından sonra idare 7315 sayılı Kanun'un yasal ilkelerine bağlı kalarak ilgili hakkında yeniden değerlendirme yapma yetkisine sahiptir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Kanun Yolları: İstinaf, Temyiz ve Bireysel Başvuru
İdare mahkemesinin nihai kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesi nezdinde istinaf yoluna gidilebilir. İstinaf merciinin kararlarına karşı kanunen temyiz yolu açık olan uyuşmazlıklarda ise kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz başvurusu yapılması mümkündür.
Temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla, olağan kanun yolları tüketildikten sonra Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Olumsuz güvenlik soruşturması kararına karşı dava açma süresi ne kadardır?
İdare mahkemelerinde dava açma süresi, işlemin ilgili kişiye tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür.
İptal davası açılması işlemi kendiliğinden durdurur mu?
Dava açılmış olması idari işlemin yürütmesini durdurmaz; işlemin icrasının önlenmesi için mahkemeden açıkça yürütmenin durdurulmasının istenmesi gerekir.
Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı nereye başvurulur?
Tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz mercii yedi gün içinde kesin karar verir.
İdare mahkemesinin verdiği iptal kararı idarece ne kadar sürede uygulanmalıdır?
İdare, iptal kararının gereğine göre gecikmeksizin işlem kurmak zorunda olup bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.
Yargı kararı uygulanmazsa kamu görevlisinin şahsına dava açılabilir mi?
Mahkeme kararının süresi içinde icra edilmemesi halinde tazminat davası kamu görevlisine karşı değil, münhasıran ilgili idare aleyhine açılabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları arşiv araştırmasında dayanak alınabilir mi?
Adli Sicil Kanunu hükümlerine aykırı şekilde temin edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kayıtları idarece olumsuz işlem kurmaya hukuki dayanak yapılamaz.
İptal davası sonrası ödenecek parasal haklara hangi faiz işletilir?
Tazminat kararlarında mahkeme kararının idareye tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca belirlenen tecil faizi uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

