İlk Derece Mahkemesinin Ret Kararı ve İstinaf Kanun Yolu
Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması işlemine karşı açılan iptal davasında kural olarak idare mahkemesi görevlidir. İdare mahkemesinin ret kararına karşı, kararın niteliğine göre süresi içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreci 7315 sayılı Kanun hükümlerine; ret kararı sonrasındaki kanun yolları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kurallarına tabidir.
İdare mahkemesince verilen kararlara karşı, özel kanunlarda farklı bir yol gösterilmiş olsa bile tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda istinaf yolu kapalı olduğundan, tebliğ edilen kararda yer alan kanun yolu ve süre bildiriminin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Davanın Reddi ile Yürütmenin Durdurulması Talebinin Reddi Arasındaki Fark
İdari yargılama sürecinde yürütmenin durdurulması talebinin reddi ara karar niteliğinde olup davanın esasını sonuçlandırmaz. Davanın reddi kararı ise uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai karardır. Bu iki kararın hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi davanın esası hakkında henüz bir karar verilmediği anlamına gelir ve dava, bu talep reddedilmiş olsa dahi esastan incelenmeye devam eder. İlk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki nihai kararının ardından istinaf aşamasında, somut kararın niteliğine göre yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması ayrıca ele alınabilir.
İstinaf Başvuru Usulü ve Bölge İdare Mahkemesinin İnceleme Yetkisi
İstinaf başvurusu temyizin şekil ve usullerine tabidir; kararı veren idare mahkemesine hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır. Başvuru dilekçelerindeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir ve inceleme ilgili Bölge İdare Mahkemesi tarafından yürütülür. İstinafa konu edilen ilk derece mahkemesi kararını veren ya da bu karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde görev alamaz.
Bölge İdare Mahkemesi; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu, eksik inceleme yapılıp yapılmadığını, delillerin gereğince değerlendirilip değerlendirilmediğini ve dava konusu idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler.
Bölge idare mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir; karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı tesis eder. İlk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına hükmeder ve işin esası hakkında yeniden bir karar verir. Mahkeme somut dosyaya göre farklı usuli kararlar da tesis edebilir.
Bölge idare mahkemesi; ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğunda veya davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkemece yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hâkim tarafından bakıldığını tespit ettiğinde istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırır ve dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bu usuli karar kesindir.
İstinaf Dilekçesinde İleri Sürülebilecek Hukuki Nedenler
İlk derece mahkemesinin idareden gizli belgeyi celp etmemesi, dosyaya sunulan delilleri değerlendirmemesi, savunma iddialarını tartışmaması veya idari işlemin sebep unsurunu denetlememesi hâlleri eksik inceleme iddiası olarak istinaf kanun yolunda ileri sürülebilir.
Ret kararında istihbari bilgiye dayanılmışsa bu bilginin somut, güncel, kişiye ait, yürütülecek görevle bağlantılı ve yargısal olarak denetlenebilir nitelikte olup olmadığı incelenmelidir. İdari işlemin soyut istihbari bilgilere dayandığı durumlarda bu husus istinaf merciinde hukuka aykırılık sebebi olarak tartışılabilir.
Hakkında devam eden bir ceza soruşturması veya ceza davası bulunan kişiler yönünden bu sürecin kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi ele alınarak işlem tesis edilmesi durumunda, masumiyet karinesi ve kişisel sorumluluk ilkeleri istinaf başvurusunda ileri sürülebilir.
Adli sicil kaydı ret kararında belirleyici bir unsur olarak kullanılmışsa kaydın kamu görevine etkisi, yürütülecek görevle bağlantısı, güncelliği ve doğurduğu hukuki sonuçlar ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Danıştay Nezdinde Temyiz Kanun Yolu Şartları
Bölge idare mahkemelerinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve anılan mahkemece yedi gün içinde tebliğe çıkarılır. Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak sayılan kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna gidilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Temyiz yolu her güvenlik soruşturması dosyasında açık değildir. Kanun yolunun belirlenmesinde Bölge İdare Mahkemesi kararının niteliği ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamı esas alınır. Bu çerçevede, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemesince verilen kararlar Danıştay nezdinde temyiz edilebilir.
Bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararları arasında; daire başkanı veya daha üst kademedeki kamu görevlileri ile müşterek kararname kapsamındaki atama, nakil ve görevden alma uyuşmazlıkları yer alır. Ayrıca kamu hizmetine alım, öğrenim veya bir mesleğin icrası maksadıyla ülke genelinde gerçekleştirilen sınavlara karşı açılan davalarda verilen hükümler de Danıştay nezdinde temyiz edilebilir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve Yeniden Başvuru İmkânı
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru; istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yolları tüketildikten sonra, temel hak ihlali iddiasının bulunması durumunda gündeme gelebilecek istisnai bir denetim yoludur. Bireysel başvuru mekanizması yeni bir istinaf veya temyiz incelemesi olarak nitelendirilemez.
Aynı idari işlem ve gerekçelere dayanılarak süresiz şekilde yeniden dava açılması usulen mümkün değildir. Yeni bir idari başvuru yapılması veya yeni bir dava açılması; ancak yeni bir bilgi, yeni bir belge, yeni bir işlem, farklı bir atama süreci veya değişen hukuki bir durumun varlığı hâlinde mümkündür.
Dava açılması Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamındadır. Dolayısıyla kişinin daha önce bir idari işleme karşı dava açmış olması tek başına yeni bir güvenlik soruşturmasında olumsuzluk sebebi sayılamaz.
Güvenlik soruşturması davası reddedilirse istinaf süresi ne kadardır?
İdare mahkemesi ret kararlarına karşı istinaf başvuru süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.
İlk derece mahkemesi ret kararı verdiğinde başvuru nereye yapılır?
İstinaf başvurusu kararı veren idare mahkemesine hitaben sunulan bir dilekçeyle yapılır; kanun yolu incelemesi ise yetkili Bölge İdare Mahkemesince yürütülür.
Yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi davanın bittiği anlamına gelir mi?
Hayır, yürütmenin durdurulması isteminin reddi ara karar niteliğindedir; davanın esası hakkında henüz karar verilmediğini gösterir ve dava esastan incelenmeye devam eder.
Bölge İdare Mahkemesinin her kararına karşı temyiz kanun yoluna gidilebilir mi?
Hayır, her dosyada temyiz yolu açık olmayıp yalnızca kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi sayılan uyuşmazlıklar arasında yer alması hâlinde Danıştay nezdinde temyiz başvurusu yapılabilir.
Davanın reddi kesinleşirse aynı gerekçeyle yeniden dava açılabilir mi?
Aynı işlem ve aynı gerekçeyle süresiz dava açılamaz; yeni dava veya başvuru ancak yeni bir bilgi, belge, işlem, atama süreci veya değişen hukuki durumun bulunması hâlinde söz konusu olur.
İdareye dava açmış olmak yeni güvenlik soruşturmasını olumsuz etkiler mi?
Dava açmak hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığından, sırf dava dosyasının mevcudiyeti tek başına olumsuz güvenlik soruşturması gerekçesi oluşturmaz.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ne zaman gündeme gelir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yollarının tamamen tüketilmesinin ardından temel hak ihlali iddiası bulunması durumunda gündeme gelebilen ikincil bir yoldur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

