Güvenlik Soruşturması Davası Reddedilirse Ne Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Güvenlik Soruşturması Davası Reddedilirse Ne Yapılır?

İlk Derece Mahkemesinin Ret Kararı ve İstinaf Kanun Yolu

Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması işlemine karşı açılan iptal davasında kural olarak idare mahkemesi görevlidir. İdare mahkemesinin ret kararına karşı, kararın niteliğine göre süresi içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreci 7315 sayılı Kanun hükümlerine; ret kararı sonrasındaki kanun yolları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kurallarına tabidir.

İdare mahkemesince verilen kararlara karşı, özel kanunlarda farklı bir yol gösterilmiş olsa bile tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda istinaf yolu kapalı olduğundan, tebliğ edilen kararda yer alan kanun yolu ve süre bildiriminin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Davanın Reddi ile Yürütmenin Durdurulması Talebinin Reddi Arasındaki Fark

İdari yargılama sürecinde yürütmenin durdurulması talebinin reddi ara karar niteliğinde olup davanın esasını sonuçlandırmaz. Davanın reddi kararı ise uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai karardır. Bu iki kararın hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi davanın esası hakkında henüz bir karar verilmediği anlamına gelir ve dava, bu talep reddedilmiş olsa dahi esastan incelenmeye devam eder. İlk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki nihai kararının ardından istinaf aşamasında, somut kararın niteliğine göre yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması ayrıca ele alınabilir.

İstinaf Başvuru Usulü ve Bölge İdare Mahkemesinin İnceleme Yetkisi

İstinaf başvurusu temyizin şekil ve usullerine tabidir; kararı veren idare mahkemesine hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır. Başvuru dilekçelerindeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir ve inceleme ilgili Bölge İdare Mahkemesi tarafından yürütülür. İstinafa konu edilen ilk derece mahkemesi kararını veren ya da bu karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde görev alamaz.

Bölge İdare Mahkemesi; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu, eksik inceleme yapılıp yapılmadığını, delillerin gereğince değerlendirilip değerlendirilmediğini ve dava konusu idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler.

Bölge idare mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir; karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı tesis eder. İlk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına hükmeder ve işin esası hakkında yeniden bir karar verir. Mahkeme somut dosyaya göre farklı usuli kararlar da tesis edebilir.

Bölge idare mahkemesi; ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğunda veya davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkemece yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hâkim tarafından bakıldığını tespit ettiğinde istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırır ve dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bu usuli karar kesindir.

İstinaf Dilekçesinde İleri Sürülebilecek Hukuki Nedenler

İlk derece mahkemesinin idareden gizli belgeyi celp etmemesi, dosyaya sunulan delilleri değerlendirmemesi, savunma iddialarını tartışmaması veya idari işlemin sebep unsurunu denetlememesi hâlleri eksik inceleme iddiası olarak istinaf kanun yolunda ileri sürülebilir.

Ret kararında istihbari bilgiye dayanılmışsa bu bilginin somut, güncel, kişiye ait, yürütülecek görevle bağlantılı ve yargısal olarak denetlenebilir nitelikte olup olmadığı incelenmelidir. İdari işlemin soyut istihbari bilgilere dayandığı durumlarda bu husus istinaf merciinde hukuka aykırılık sebebi olarak tartışılabilir.

Hakkında devam eden bir ceza soruşturması veya ceza davası bulunan kişiler yönünden bu sürecin kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi ele alınarak işlem tesis edilmesi durumunda, masumiyet karinesi ve kişisel sorumluluk ilkeleri istinaf başvurusunda ileri sürülebilir.

Adli sicil kaydı ret kararında belirleyici bir unsur olarak kullanılmışsa kaydın kamu görevine etkisi, yürütülecek görevle bağlantısı, güncelliği ve doğurduğu hukuki sonuçlar ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.

Danıştay Nezdinde Temyiz Kanun Yolu Şartları

Bölge idare mahkemelerinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve anılan mahkemece yedi gün içinde tebliğe çıkarılır. Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak sayılan kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna gidilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Temyiz yolu her güvenlik soruşturması dosyasında açık değildir. Kanun yolunun belirlenmesinde Bölge İdare Mahkemesi kararının niteliği ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamı esas alınır. Bu çerçevede, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemesince verilen kararlar Danıştay nezdinde temyiz edilebilir.

Bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararları arasında; daire başkanı veya daha üst kademedeki kamu görevlileri ile müşterek kararname kapsamındaki atama, nakil ve görevden alma uyuşmazlıkları yer alır. Ayrıca kamu hizmetine alım, öğrenim veya bir mesleğin icrası maksadıyla ülke genelinde gerçekleştirilen sınavlara karşı açılan davalarda verilen hükümler de Danıştay nezdinde temyiz edilebilir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve Yeniden Başvuru İmkânı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru; istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yolları tüketildikten sonra, temel hak ihlali iddiasının bulunması durumunda gündeme gelebilecek istisnai bir denetim yoludur. Bireysel başvuru mekanizması yeni bir istinaf veya temyiz incelemesi olarak nitelendirilemez.

Aynı idari işlem ve gerekçelere dayanılarak süresiz şekilde yeniden dava açılması usulen mümkün değildir. Yeni bir idari başvuru yapılması veya yeni bir dava açılması; ancak yeni bir bilgi, yeni bir belge, yeni bir işlem, farklı bir atama süreci veya değişen hukuki bir durumun varlığı hâlinde mümkündür.

Dava açılması Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamındadır. Dolayısıyla kişinin daha önce bir idari işleme karşı dava açmış olması tek başına yeni bir güvenlik soruşturmasında olumsuzluk sebebi sayılamaz.

Güvenlik soruşturması davası reddedilirse istinaf süresi ne kadardır?

İdare mahkemesi ret kararlarına karşı istinaf başvuru süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.

İlk derece mahkemesi ret kararı verdiğinde başvuru nereye yapılır?

İstinaf başvurusu kararı veren idare mahkemesine hitaben sunulan bir dilekçeyle yapılır; kanun yolu incelemesi ise yetkili Bölge İdare Mahkemesince yürütülür.

Yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi davanın bittiği anlamına gelir mi?

Hayır, yürütmenin durdurulması isteminin reddi ara karar niteliğindedir; davanın esası hakkında henüz karar verilmediğini gösterir ve dava esastan incelenmeye devam eder.

Bölge İdare Mahkemesinin her kararına karşı temyiz kanun yoluna gidilebilir mi?

Hayır, her dosyada temyiz yolu açık olmayıp yalnızca kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi sayılan uyuşmazlıklar arasında yer alması hâlinde Danıştay nezdinde temyiz başvurusu yapılabilir.

Davanın reddi kesinleşirse aynı gerekçeyle yeniden dava açılabilir mi?

Aynı işlem ve aynı gerekçeyle süresiz dava açılamaz; yeni dava veya başvuru ancak yeni bir bilgi, belge, işlem, atama süreci veya değişen hukuki durumun bulunması hâlinde söz konusu olur.

İdareye dava açmış olmak yeni güvenlik soruşturmasını olumsuz etkiler mi?

Dava açmak hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığından, sırf dava dosyasının mevcudiyeti tek başına olumsuz güvenlik soruşturması gerekçesi oluşturmaz.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ne zaman gündeme gelir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yollarının tamamen tüketilmesinin ardından temel hak ihlali iddiası bulunması durumunda gündeme gelebilen ikincil bir yoldur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu