Mirasbırakanın Sağlığında Yaptığı Taşınmaz Devirleri ve Hukuki Sınırları
Mirasbırakan sağlığında mal varlığı üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkına sahiptir; gayrimenkullerini devredebilir, satabilir veya nakde dönüştürebilir. Mirasçılık hakkı ancak murisin ölümüyle birlikte doğduğundan, mirasbırakan henüz hayattayken mirasçıların devir ve satışları engelleme veya işleme karşı dava açma yetkisi bulunmaz. Sağ kalan bir kişinin mirasçısı sıfatıyla işlem yapılması hukuken mümkün değildir.
Mirasbırakan yaşarken ilerideki miras payının kaçırıldığı ya da saklı payın çiğnendiği iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davaları, aktif dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle mahkemelerce usulden reddedilir. Ancak mirasbırakan akıl zayıflığı, demans, Alzheimer, yaşlılığa bağlı savurganlık veya ağır hastalık sebebiyle mal varlığını bilinçsizce devredecek bir durumda bulunuyorsa, yakınları sulh hukuk mahkemesine başvurarak vesayet altına alınmasını ve bir vasi atanmasını isteyebilir.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Mirasbırakanın asıl iradesi taşınmazı bağışlamak olduğu halde tapuda işlemi satış gibi göstermesi danışıklı işlem yani muris muvazaası oluşturur. Murisin vefatıyla birlikte mirasçılar muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açarak tescilin miras payları oranında düzeltilmesini talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2022 tarihli ve E. 2021/2180, K. 2022/958 sayılı kararında vurgulandığı üzere, muris muvazaasında görünürdeki satış sözleşmesi gerçek iradeyi yansıtmadığından, gizli tutulan bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen resmi şekil şartından yoksun bulunduğundan geçersizdir. Bu nedenle saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm yasal mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir. Buna karşılık, yapılan muvazaalı devre kendi rızasıyla katılmış veya devir anında açık onay vermiş olan mirasçılar sonradan bu davayı açamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2180, K. 2022/958Kaynağı aç
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra devir tarihinin üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun mirasçılar tarafından her zaman dava açılabilir.
Muvazaa İddiasında Araştırılan Ölçütler ve İspat Yükü
Muris muvazaası iddiasında mahkemeler mirasbırakanın gerçek iradesini ve amacını, taşınmazı devretmesinde haklı ve makul bir sebebinin bulunup bulunmadığını, diğer mirasçılara mal veya nakit verilip verilmediğini değerlendirir. Bununla birlikte taşınmazı edinen kişinin o tarihteki alım gücü ve ekonomik durumu, tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın gerçek rayiç değeri arasındaki fark ve taraflar arasındaki ailevi ilişkiler incelenir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinin birinci fıkrası uyarınca da ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2018 tarihli ve E. 2018/104, K. 2018/9993 sayılı kararında belirtildiği üzere, açılan davada muris muvazaası iddiasının varlığını ispat yükü kural olarak davacı tarafa düşmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/104, K. 2018/9993Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Açık Bağışlamalarda Saklı Payın Zedelenmesi ve Tenkis Davası
Mirasbırakanın taşınmazı tapuda satış göstermeyip açıkça bağışladığı hallerde muvazaa değil tenkis hükümleri gündeme gelir. Yapılan devir gerçek bir bağışlama olmasına karşın mirasçıların saklı payını ihlal ediyorsa işlem bütünüyle iptal edilmez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560. maddesinin birinci fıkrası uyarınca saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmaların tenkisini dava edebilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre yasal mirasçıların paylarına ilişkin kurallar, tasarruftan aksine bir arzu anlaşılmadıkça yalnızca paylaştırma kuralı sayılır. Bu davayla saklı payı zedelenen mirasçılar paylarını aşan kazandırmanın indirilmesini veya nakit olarak ödenmesini isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 560Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu uyarınca saklı pay sahibi mirasçılar altsoy, anne-baba ve sağ kalan eştir; kardeşlerin yasal saklı pay koruması bulunmadığından tenkis talebinde bulunma hakları yoktur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesi doğrultusunda tenkis davası hakkı, mirasçıların saklı pay ihlalini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer kazandırmalarda ise mirasın açılmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürede kullanılmalıdır. İptal edilen bir kazandırma sebebiyle önceki tasarrufun yürürlüğe girmesi durumunda süreler iptal kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar; tenkise ilişkin hak def'i yoluyla süreye bağlı olmaksızın her zaman savunma olarak ileri sürülebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 571Kaynağı aç
Ehliyetsizlik ve Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması
Mirasbırakan devir işlemi sırasında yaşlılık, akıl zayıflığı, Alzheimer, demans veya ağır hastalık sebebiyle hukuki işlem yapabilme yeteneğine sahip değilse gerçekleştirilen tüm işlemler hukuken geçersizdir. Sağlık raporları, hastane kayıtları ve tanık beyanlarıyla ehliyetsizliğin kanıtlanması halinde mirasçılar ehliyetsizliğe dayalı tapu iptal ve tescil davası açabilir. Fiil ehliyeti kamu düzenini ilgilendirdiğinden bu davada hak düşürücü süre veya zamanaşımı bulunmaz; ölümden sonra her zaman dava açılabilir.
Taşınmaz devri vekaletname ile yapılmış ve vekil yetkisini mirasbırakanın zararına, kendisinin ya da iş birliği yaptığı kişilerin menfaatine hileli biçimde kötüye kullanmışsa, mirasçılar vekalet görevinin kötüye kullanılması sebebiyle tapu devrinin iptalini mahkeme yoluyla isteyebilir.
Taşınmazı Sonradan Edinen Üçüncü Kişilerin Durumu
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı kanunen korunur. İlk alıcıdan taşınmazı devralan üçüncü kişi, önceki muvazaayı bilmeyen ve tapu siciline güvenerek bedeli karşılığında edinen dürüst bir kimse ise mirasçılar bu kişinin mülkiyetini iptal ettiremez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
İyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyeti korunduğunda mirasçılar haklarını tamamen yitirmez; mirasbırakandan haksız devri alan ilk kişiye karşı tazminat davası açarak miras paylarına düşen rayiç bedelin tahsilini isteyebilir. Buna karşılık, taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişi mal kaçırma kastını bilen, muvazaalı işleme iştirak eden ya da hayatın olağan akışına aykırı şartlarda edinen kötü niyetli bir kimse ise tapusu korunmaz ve mirasçılar bu kişiye karşı da tapu iptal ve tescil davası açabilir.
Mirasbırakan hayattayken mal kaçırma davası açılabilir mi?
Mirasbırakan sağlığında mal varlığını dilediği gibi elden çıkarabilir; mirasçılık hakkı ölümle doğduğu için muris hayattayken satışları engellemek amacıyla tapu iptal ve tescil davası açılamaz ve açılan davalar usulden reddedilir. Ancak mirasbırakan akıl zayıflığı veya hastalık sebebiyle mal varlığını bilinçsizce tüketiyorsa sulh hukuk mahkemesinden vesayet altına alınması talep edilebilir.
Muris muvazaası davasında zamanaşımı süresi var mıdır?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Mirasbırakanın ölümünden sonra işlemin üzerinden kaç yıl geçerse geçsin her zaman dava açılabilir.
Kardeşler saklı pay ihlali sebebiyle tenkis davası açabilir mi?
Türk Medeni Kanunu uyarınca saklı pay sahibi mirasçılar altsoy, anne ve baba ile sağ kalan eştir. Kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmadığı için saklı pay ihlali gerekçesiyle tenkis davası açamazlar.
Taşınmaz iyiniyetli birine devredilmişse mirasçılar ne yapabilir?
Tapu kütüğüne güvenerek taşınmazı iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişilerin tapusu korunur; ancak mirasçılar haksız devri yapan ilk kişiye karşı tazminat davası açarak paylarına düşen rayiç bedelin ödenmesini talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

