Ketmi Verese Kavramı ve Miras Ortaklığı
Ketmi verese davası, mirasbırakanın terekesinde gerçekte hak sahibi olmasına rağmen diğer mirasçılar tarafından varlığı gizlenerek veya yok sayılarak miras hakkı engellenen mirasçının, hakkı olan payı geri alabilmek amacıyla başvurduğu bir dava türüdür.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca mirasın açılmasından paylaşımın tamamlanmasına kadar geçen süreçte terekedeki tüm hak ve borçlar mirasçıların oluşturduğu ortaklığa dahil olur. Kanuni ya da sözleşmeye dayalı bir temsil yetkisi bulunmadıkça mirasçılar tereke unsurları üzerinde elbirliği mülkiyeti kurallarına göre birlikte işlem yapmak zorundadır. Mirasçıların bir kısmının dışlanması bu elbirliği yapısını sakatlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Mirasçılık Belgesinin Verilmesi ve İptali Davalarında İspat Kuralları
Mirasçılık belgesi verilmesi istemi kural olarak hasımsız ve çekişmesiz yargı usulüyle incelenir. Re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu bu istemlerde talepte bulunan taraf; mirasbırakanın vefat ettiğini, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme ilişkisi yoluyla mirasçı sıfatını kazandığını kanıtlamakla yükümlüdür. Nüfus aile kayıtlarını getirterek mirasbırakanın diğer mirasçılarını belirlemek ve pay oranlarını tespit etmek ise mahkeme hâkiminin görevidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3936, K. 2012/1595Kaynağı aç
Mirasçılık belgesinin iptali davasında ise davacı, mirasbırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilmediğini veya kendisine olması gerekenden daha az miras payı verildiğini kanıtlamak zorundadır. Bu davalarda da mirasbırakanın diğer mirasçılarının saptanması ve pay oranlarının belirlenmesi görevi hâkime aittir.
Mirasçılık belgesinin iptali davalarında mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Verilecek hüküm hukuksal durumlarını doğrudan etkileyeceğinden, iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer alan kişilerin ya da vefat etmişlerse bunların mirasçılarının davada taraf olarak yer alması kamu düzenine ilişkin bir zorunluluktur ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Hasımlı Mirasçılık Belgesi ve Yargılama Usulü
Ketmi verese iddiasına dayanan uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulabilmesi, hasımlı veraset ilamı istemiyle açılacak bir dava sonucunda mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesine ve davacının da bu mirasçılar arasında bulunduğunun saptanmasına bağlıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/18038, K. 2018/413Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/18038 Esas ve 2018/413 Karar sayılı ilamına göre, mirasçılığın gizlenmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında davacılara hasımlı veraset ilamı almaları için olanak tanınmalı; alınacak hasımlı belgede davacıların mirasçı oldukları ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu belirlendiği takdirde davanın esası incelenerek karara bağlanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2011/3936 Esas ve 2012/1595 Karar sayılı ilamı uyarınca, hâkim tarafından verilen kesin süre içinde ara kararı gereğini yapmayan taraf yalnızca o işleme ilişkin talebinden vazgeçmiş sayılır. Tarafın davadaki bütün istemlerinden vazgeçtiği kabul edilemeyeceğinden, kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davanın doğrudan reddine karar verilemez ve mevcut deliller gözetilerek hüküm kurulur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2011/3936 Esas ve 2012/1595 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, taraflara kesin süre verilebilmesi ve sonuçlarının uygulanabilmesi için yerine getirilmesi istenen işlemin açıkça belirtilmesi, gereken giderin tutarı ile nereye yatırılacağının gösterilmesi, sürenin işlemin ifasına yetecek uzunlukta olması ve sonuçların taraflara usulünce açıklanıp ihtar edilmiş olması zorunludur.
Zamanaşımı, Yolsuz Tescil ve Üçüncü Kişilerin Hukuki Durumu
Türk Medeni Kanunu'nun 712. maddesi kapsamında, geçerli bir hukuki sebep bulunmaksızın tapu kütüğüne malik yazılan kişinin mülkiyet kazanabilmesi için taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız on yıl süreyle iyiniyetle sürdürmesi şarttır. Diğer mirasçıları gizleyerek veya yok sayarak gerçeğe aykırı mirasçılık belgesiyle adlarına yolsuz tescil yaptıran mirasçılar iyiniyet koşulunu taşımadıklarından, olağan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet edinemezler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 712Kaynağı aç
Mirasçıların gizlenmesi suretiyle düzenlenen hatalı mirasçılık belgesine dayanılarak yapılan tescil işlemlerinde, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle güvenerek ayni hak edinen üçüncü kişilerin kazanımı korunur. Buna karşılık, tescil işleminin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin mülkiyet veya ayni hak iddiaları kanunen korunmamaktadır.
Tereke mallarının korunması hususunda ise Türk Medeni Kanunu'nun 589. maddesi gereğince, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi istem üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine intikalini temin etmek üzere mal ve hakların yazımı, mühürleme ve resmen yönetim gibi kanunda öngörülen gerekli tedbirleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 589Kaynağı aç
Mirasçılık Belgesinin İptali Davalarında Yetkili Mahkeme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 11. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin açılacak davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin yanında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Ketmi verese davası hangi durumlarda açılır?
Mirasbırakanın terekesinde gerçekte hak sahibi olmasına rağmen diğer mirasçılar tarafından varlığı gizlenen veya yok sayılan mirasçıların miras paylarını geri alabilmesi amacıyla açılır.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında kimler davalı gösterilmelidir?
Mirasçılık belgesinin iptali davalarında mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen kişilere veya vefat etmişlerse bu kişilerin yasal mirasçılarına karşı yöneltilmelidir.
Yolsuz tescile dayalı tapu devirlerinde üçüncü kişiler korunur mu?
Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca tapu sicilindeki tescile dayanarak iyiniyetle ayni hak kazanan üçüncü kişilerin iktisabı korunur; ancak yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli kişilerin kazanımları korunmaz.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında yetkili mahkeme neresidir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 11/3 maddesi uyarınca mirasçılık belgesinin iptali davalarında ölenin son yerleşim yeri mahkemesi ile mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

