Özel Öğretim Kurumlarında Çalışma İzni ve İptal Yetkisi
Özel öğretim kurumlarında kurum müdürleri kurucu veya kurucu temsilcisi tarafından, yönetici ve öğretmenler ile uzman öğretici ve usta öğreticiler ise müdürlerince seçilerek çalışma izinleri valiliğin onayına sunulur. Valilik onayı ve izni alınmaksızın yöneticilerin, öğretmenlerin ve diğer eğitim personelinin göreve başlatılması mümkün değildir.
5580 sayılı ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU m. 8Kaynağı aç
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesi gereğince, kanuni koşulları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için çalışma izni valilikçe düzenlenir. Düzenlenmiş olan bu çalışma izninin iptali işlemi de aynı yasal dayanak uyarınca valilik tarafından yerine getirilir.
İdare hukuku ilkelerine göre idari bir makam veya görevli, irade açıklamaya yetkili bulunsa dahi başka bir makamın ya da organın görev ve yetki alanına giren bir konuda işlem tesis edemez. Çalışma izninin düzenlenmesi ve iptali görevi valilik makamına bırakıldığından, yetkisiz mercilerin bu alanda irade ortaya koyarak işlem tesis etmesi yetki tecavüzü sonucunu doğurur.
Personelde Aranan Güvenlik Ölçütleri ve Şartlı Çalışma İzni
5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel öğretim kurumlarında vazife yapacak personelde terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ya da gruplara üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatın bulunmaması şartı aranmaktadır.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün idari düzenlemeleri kapsamında, personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması evrakının belirlenen sürede intikal etmemesi halinde adli sicil ve arşiv kayıtları incelenerek şartlı çalışma izni verilebilir. Ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kanunun 4. maddesindeki şartları karşılamadığı tespit edilen personelin çalışma izinleri valilikçe iptal edilir.
Anayasal Çalışma Hakkı ve Masumiyet Karinesi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 49. maddesi gereğince çalışma herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet; çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını korumak için gereken tedbirleri almakla yükümlüdür.
Çalışma izninin geri alınması ve görevden ayrılmaya yol açan idari işlemlerde gözetilmesi gereken bir diğer temel ilke Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan masumiyet karinesidir. Anayasal güvence uyarınca, bir kimsenin suçluluğu mahkeme hükmüyle kesin olarak kanıtlanmadığı sürece suçlu sayılması kabul edilemez.
Kişisel Verilerin Korunması ve Arşiv Kayıtlarına Erişim Sınırları
Anayasa'nın 13. ve 20. maddeleri doğrultusunda temel hakların sınırlandırılması ve kişisel verilerin korunması yasal temele dayanmalıdır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinde elde edilen kişisel veri niteliğindeki bilgilerin toplanmasına, işlenmesine ve muhafazasına dair yasal güvenceler kanunla açıkça düzenlenmeksizin işlem tesis edilmesi anayasal ilkelere aykırılık oluşturur.
Güvenlik birimlerinin kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerinden bilgi ve belge temin edebilmesine, soruşturma neticeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. ve 231. maddeleri kapsamında tutulan kayıtlara erişebilmesine yetki tanıyan kuralların yasal güvencelerden yoksun biçimde uygulanması hukuki denetime tabidir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararlarının Hukuki Rejimi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin birinci fıkrasına göre cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren şartların ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığı durumunda Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç tutulmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda yeterli şüpheye rağmen kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesi mümkündür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 171. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; kasıtlı bir suç işlenmesi halinde ise kamu davası açılır ve erteleme süresince zamanaşımı durur. Maddenin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararlar yalnızca bu amaç için oluşturulan mahsus bir sisteme kaydedilir. Söz konusu kayıtlar sadece bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde kullanılabilir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu tüm suçlar yönünden geçerli değildir. 5271 sayılı Kanun'un 171. maddesinin altıncı fıkrasına göre; suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiillerde, kamu görevlisinin görevi sebebiyle veya görevi dolayısıyla işlenen suçlarda, asker kişilerin işlediği askerî suçlarda ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Özel okul öğretmeninin çalışma iznini iptal etme yetkisi kime aittir?
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca özel öğretim kurumlarındaki yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin çalışma izninin verilmesi ve iptal edilmesi yetkisi valiliktedir.
Güvenlik incelemesi geciken personele şartlı çalışma izni verilebilir mi?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması belgesi süresinde gelmeyen personele adli sicil ve arşiv kaydı incelenerek şartlı izin düzenlenebilir; yapılan incelemede yasal güvenlik şartlarını karşılamadığı tespit edilenlerin izinleri valilikçe iptal edilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu 171 kapsamındaki erteleme kayıtları idari işlemlere dayanak yapılabilir mi?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin 5. fıkrasına göre mahsus sisteme işlenen kayıtlar, yalnızca bir ceza soruşturması veya kovuşturmasıyla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme tarafından talep edildiğinde kullanılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

