İYUK Madde 12 Kapsamında İptal ve Tam Yargı Davaları

by Avukat Erdal Ersoy
İYUK Madde 12 Kapsamında İptal ve Tam Yargı Davaları

İdari İşlemlerden Doğan Zararlarda Dava Açma Yolları

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca, hakları bir idari işlem dolayısıyla ihlal edilen ilgililer, Danıştaya, idare veya vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi, iptal ve tam yargı davalarını aynı dilekçeyle birlikte de açabilirler. Bu düzenleme, hukuka aykırı idari işlemler sebebiyle uğranılan zararların tazmini için ilgililere esnek bir başvuru imkânı sağlamaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

Hakları ihlal eden idari işlemlerden ötürü dört ayrı aşamada ve birbirinden bağımsız olarak tam yargı davası açılması mümkündür. İlgililer, dava açma süresi içinde doğrudan doğruya tam yargı davası yoluna gidebilir; dava süresinde iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir; açılan iptal davasının karara bağlanması üzerine kararın tebliğinden itibaren dava açma süresinde tam yargı davası açabilir veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan ötürü icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tazminat talebinde bulunabilirler.

İptal Davası Sonrası Tam Yargı Davası ve Süre Hesabı

2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca, hakları ihlal eden idari işleme karşı ilk önce iptal davası açılması halinde, davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Bu kapsamda Kanun'un 11. maddesi uyarınca idari dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan veya işlemi yapan makamdan istenebilir; bu başvuru işlemeye başlayan idari dava açma süresini durdurur ve ilgililerin bu başvuru hakları 12. madde uyarınca saklıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca genel dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Kanun'un 12. maddesinde iptal davası üzerine kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği tarihinden itibaren dava açılabileceği öngörülmüş; yargı kararlarında ise davacı lehine en son dava açma süresi iptal davasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih kabul edilerek kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içinde doğrudan ya da 11. madde başvurusuyla tam yargı davası açılabileceği belirtilmiştir. İptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi geçtikten sonra açılan tam yargı davalarının süre aşımı sebebiyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Dava açma süresinin hesaplanmasında hak arama özgürlüğü gereğince, kanunun davacı lehine en son dava açma süresine imkân tanıyan düzenlemesi ve tarihi esas alınır. Bu yaklaşım, idari işlemin icrasından doğan zararlar nedeniyle açılacak tam yargı davalarında süre tespit edilirken de geçerliliğini korur.

İşlemin İcrası ve Süregelen Zararlarda Dava Süresi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2014/3081, K. 2016/64 sayılı kararında belirtildiği üzere, yersiz ödemenin geri alınması amacıyla tesis edilen borç çıkarma işlemlerinin icrası niteliğindeki her bir maaş veya ek ödeme kesintisinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince altmış günlük yeni bir dava açma süresi başlar. Bu tür icrai kesintilerin yapıldığı tarihler dikkate alınarak süresi içinde dava açılması mümkündür.

Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, E. 2014/3081, K. 2016/64Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2014/3081 E.  ,  2016/64 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2014/3081 Karar No : 2016/64 Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : İstemin Özeti : Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; Hastanesinde intaniye uzmanı doktor olarak görev yapmakta olan davacının, 2010 yılı Ocak – Eylül ayları arasındaki dönemde, yersiz olarak 14.591,39 TL döner sermaye ek ödemesi yapıldığı gerekçesiyle, söz konusu tutarın tahsiline ilişkin işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödenmemesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … 2. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:… sayılı kararıyla; Ocak – Eylül 2010 dönemine ait toplam 14.591,39 TL döner sermaye ödemesinin davacıya sehven ödendiğinden bahisle geri istenilmesine ilişkin işlemin 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dikkate alındığında, 23/12/2010 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açması gerekirken, bu süreler geçtikten sonra 04/03/2011 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karar, Danıştay Onbirinci Dairesinin 20/06/2013 günlü, E:2012/8778, K:2013/6796 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlandığı, davacıya fazla yapıldığı ileri sürülen döner sermaye ek ödemesinin tahsiline ilişkin kararın 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği açık ise de, dosyada bulunan ve Samsun Gazi Devlet Hastanesi Baştabipliğince, Sağlık Kurumları 5 Nolu Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğüne hitaben yazılan 22/03/2011 tarihli ve 03756 sayılı yazıdan, davacının 2011 yılı Ocak ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından 1.796,87 TL; Şubat ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından ise 1.178,15 TL'nin tahsil edildiği anlaşıldığından, borç çıkarma işleminin icrası niteliğinde olan her bir kesinti işleminden itibaren, 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca, 60 günlük yeni bir dava açma süresinin başladığının kabulü gerektiği, davacının döner sermaye ek ödemesinden kesinti yapıldığı tarihler dikkate alındığında, 04/03/2011 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davanın esasının incelenmesi gerekirken; davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki ilk kararında ısrar edilmiştir. Davacı, anılan kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Danıştay Onbirinci Dairesinin 20/06/2013 günlü, E:2012/8778, K:2013/6796 sayılı kararında açıklandığı üzere, davacıya fazla yapıldığı ileri sürülen döner sermaye ek ödemesinin tahsiline ilişkin kararın 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak fazla ödenen miktarın davacının 2011 yılı Ocak ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından 1.796,87 -TL; Şubat ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından ise 1.178,15 TL'nin tahsil edilmeye başlandığı anlaşıldığından, borç çıkarma işleminin icrası niteliğinde olan her bir kesinti işleminden itibaren, 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca, 60 günlük yeni bir dava açma süresinin başladığının kabulü gerektiğinden 04/03/2011 tarihinde açılan davanın mahkemece süre yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, … 2. İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:… sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/01/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İmar planı icra edilmeyerek taşınmaz üzerindeki kısıtlılık halinin giderilmediği durumlarda süregelen bir zarar söz konusudur. Süregelen zararın varlığı halinde yeni bir başvuru aranmaksızın, idari işlem veya eylem daha önce öğrenilmiş olsa dahi taşınmazdaki kısıtlılık hali devam ettiği müddetçe dava açma süresi geçmez.

Kolluk güçlerince gerçekleştirilen muhafaza altına alma işlemleri yargı mercilerince verilecek bir müsadere kararı ile hukuki kesinlik kazanır. Bu sebeple muhafaza altına alma işleminden kaynaklanan zararlar dolayısıyla açılan tam yargı davalarında dava açma süresinin başlangıcı muhafaza tarihi değil, yargı yerince verilen müsadere kararı tarihidir.

Dava Dilekçesi Şartları ve İdari Başvuru Yolları

2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca işlemden doğan zararlar için dava açma imkânı bulunan hallerde ilgililerin aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idari makamlara başvurma hakları saklı tutulmuştur. İlgililer, dava açma süresi içerisinde bu yolla idareye başvurarak hak arama sürecini işletebilirler.

Dava dilekçesinde istemin iptal kararına bağlı bir tam yargı talebi mi yoksa işlemden kaynaklanan bağımsız bir tazminat istemi mi olduğunun açık olmaması, davanın konusu ve hukuki sebeplerini belirsiz kılar; bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dilekçeye eklenmesi, dilekçe ile ekli evrakın karşı taraf sayısından bir fazla nüsha olarak mahkemeye sunulması zorunludur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Genel düzenleyici bir işlemin yargı yerince iptal edilmesi halinde verilen karar, yalnızca davayı açanı değil işlem kapsamındaki diğer kişileri de etkiler ve düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırır. İptal edilen düzenleyici işlem dolayısıyla menfaati ihlal edilen veya hakkı etkilenen kişiler, iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında idareye başvurabilirler. Bu başvurularda idari makamlarca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.[7] 3. (Mülga: 10/6/1994-4001/5 md.) Üst makamlara başvurma:
İptal davası açılmadan idari işleme karşı doğrudan tam yargı davası açılabilir mi?

Evet, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca hakları ihlal edilen ilgililer doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal ve tam yargı davalarını birlikte de açabilirler.

İptal davası sonuçlandıktan sonra tam yargı davası açma süresi ne kadardır?

İptal davasının karara bağlanması üzerine verilecek kararın veya kanun yolları kararının tebliğinden ya da kararın kesinleşmesinden itibaren Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gün içinde tam yargı davası açılmalıdır.

Maaş veya ek ödeme kesintilerinde tam yargı davası açma süresi nasıl hesaplanır?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2014/3081, K. 2016/64 sayılı kararı uyarınca borç çıkarma işleminin icrası niteliğindeki her bir kesinti tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince altmış günlük yeni bir dava açma süresi işlemeye başlar.

Genel düzenleyici işlemin iptalinden etkilenen ilgililer idareye nasıl başvurabilir?

Genel düzenleyici işlemin iptali üzerine menfaati veya hakkı etkilenen ilgililer, iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanmak amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca idareye başvurabilir; otuz gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Tam yargı davası açma süresinin hesabında hangi tarih esas alınır?

Dava açma süresinin hesabında hak arama özgürlüğü gereğince kanunun davacı lehine en son dava açma süresine imkân tanıyan düzenlemesi ve tarihi esas alınır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu