Öğretmen Mülakatı ve Sözlü Sınavın İptali Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Öğretmen Mülakatı ve Sözlü Sınavın İptali Davası

Öğretmen adayının mülakat veya sözlü sınav sonucu aleyhine açacağı dava, idari işleme karşı idare mahkemesinde görülür. Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Yetkili idare mahkemesi ayrıca gösterilmemişse, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkili mahkeme, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

Davanın konusu

Mülakat veya sözlü sınav sonucunda başarısız sayılma işlemi idari işlem niteliğindeyse dava idare mahkemesinde açılır. E.2017/2802, K.2021/4699 sayılı kararda iptal, davacının 17/08/2016 tarihli sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemlere yöneliktir. Aday öğretmenin yazılı veya yazılı ve sözlü sınava girebilmesi ise en az bir yıl fiilen çalışma ve performans değerlendirmesinde başarılı olma şartlarına bağlanmıştır; bu hüküm aday öğretmenlikten öğretmenliğe geçişe ilişkindir.

Danıştay 12. Daire, E. 2017/2802, K. 2021/4699Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2017/2802 E.  ,  2021/4699 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2017/2802 Karar No : 2021/4699 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : …Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVANIN KONUSU : …Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Resim İş Öğretmenliği mezunu olan davacının, 17/08/2016 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmen adayları mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile 03/08/2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin; 1- 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan; "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak", 2- 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan; "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı", 3- 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri", 4- 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 5- 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre", 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 6- 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 7- 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar,", 8- 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 9- 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin; 10- 9., 10., 11., 12. ve 13. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen hükümlerinin, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 06/06/1978 gün ve 7/15574 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara ve genel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu; sözlü sınavların, yargısal denetime elverişli olmaması nedeniyle, yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin anayasal kurala aykırı olduğunu; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde ihtiyaç fazlası öğretmenlerle ilgili ayrıntılı bir düzenleme yapıldığı halde, sözleşmeli öğretmenlerin Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasına göre sözleşmelerin sona erecek olmasının hukuka aykırı olduğunu; KPS Sınavında 74,5 puan aldığını, 17/08/2016 tarihinde yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen sorulara doğru cevaplar vermesine ve 79 puan almasına rağmen mülakat sonuçları itibarıyla KPSS sonuçları daha düşük adaylara mülakatta daha yüksek puan verilmesi nedeni ile sıralamasının KPSS sıralamasına göre gerilediğini, hakkaniyetsiz bir şekilde sözleşmeli öğretmen olarak görevlendirilme hakkının elinden alındığını ileri sürmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmeliğin, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek-4. maddesine uygun olarak, yargı kararları ve üst hukuk normları esas alınarak hazırlandığı belirtilerek, düzenlemelerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın; dava konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar,", 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin iptali istemine ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine; 9. maddesinin 1. fıkrası ile 11. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar ve ibareler yönünden davanın reddine; dava konusu bireysel işlemin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; …Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Resim İş Öğretmenliği mezunu olan davacının, 17/08/2016 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmen adayları mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin; 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak", 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı", 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri", 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre", 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar", 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin ve aynı Yönetmelik'in 9., 10., 11., 12. ve 13. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu fıkrada, sözlü sınav komisyonunun kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşacağı belirtilmekle birlikte, sözlü sınav komisyonu üyelerinin hangi kamu görevini yürüten kamu görevlilerinden oluşacağına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, gerek görülmesi halinde aynı usulle birden fazla sözlü sınav komisyonunun kurulabileceği göz önüne alındığında, farklı sınav komisyonlarında farklı kamu görevlerini yürüten üyelerin yer alması durumu ortaya çıkabilecektir. Yönetmeliğin 11. maddesinde; ''Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25 b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25 c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25 ç)Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri:%25" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen konularda yapılacak sözlü sınav, sınav komisyonlarında yer alan üyelerin mesleki bilgisi, genel kültür düzeyi, mesleki ve genel etik ilkelere olan bağlılığı ve sair hususlardaki donanımlarına bağlı olarak değerlendirmeye tabi olacaktır. Bu durumda; kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi bakımından yapılacak sözlü sınavlardaki, sınav komisyonunun hangi kamu görevini yürüten görevlilerden oluşturulacağının açıkça düzenlenmesi gerektiğinden buna ilişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Söz konusu maddede; sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediği, mülakata yönelik olarak adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını ölçen değerlendirmelere yer verildiği anlaşıldığından, anılan maddede hukuki isabet bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; 06/06/1978 günlü, 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde; sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" şeklinde düzenlemiştir. Sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmek için, KPSS'de belirlenen taban puanı almak, sözlüde başarılı olmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımanın yanında bazı özel şartları haiz olmak gibi koşulların sağlanması gerektiğinden görev yapılan il içinde alanında ihtiyaç bulunmaması halinde, ihtiyaç olan ve sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek illerde istihdam edilmesi hakkaniyet gereği olduğundan, görev yapılan il içinde alanında ihtiyaç olmaması durumunda sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentlerinin, 7., 10., 12., 13., maddelerinin, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarının, 14. maddesinin birinci fıkrasının, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının, 19. maddesinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 25. maddesi yönünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen 4. maddesinin (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak" ibaresinde, yine aynı maddenin (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı" ibaresinde; 7. maddesinde yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibaresinde; 10., 12., 13. maddelerinde; 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarında, 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında….atanmak üzere tercih hakkı kazananların….sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan….sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre" ibaresinde, yine aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinde; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinde; 25. maddesinde yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacının 17.08.2016 tarihinde yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden; Davacının başarısız sayıldığı sözlü sınavının dayanağı olan Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesinin yukarıda belirtilen nedenlerle hukuka aykırılığı tespit edilmesi nedeniyle, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının, 11. maddesinin ve 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin İPTALİNE, dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar ve ibareler yönünden DAVANIN REDDİNE, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, Danıştay Onikinci ve İkinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi uyarınca oluşturulan müşterek kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : …Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Resim İş Öğretmenliği mezunu olan davacının, 17/08/2016 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmen adayları mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan ve 03/08/2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan; "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak", 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan; "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı", 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri", 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre", 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar,", 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin; 9., 10., 11., 12. ve 13. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir. (2) Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama,sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz. (3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli öğretmenler üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşi bu öğretmene tabidir. Sözleşmeli öğretmenler, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulur. Sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanır. Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar, bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmaz. (05/07/2019 tarih ve 30822 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/06/2019 tarih ve 7180 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle bu fıkrada yer alan “dört” ibareleri “üç” şeklinde ve “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir. ) (4) Bu madde hükümlerine göre öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. (5) Bu madde kapsamında öğretmen kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır. (6) Bu madde kapsamında sözleşmeli öğretmenlerin atanacağı öğretmen kadroları, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek Millî Eğitim Bakanlığının 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş ve öğretmen kadrolarına atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ile iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (7)Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. 652 sayılı KHK'nın Ek-4. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik" 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 1. maddesinde, hizmet sözleşmesi feshedilen personelin yeniden hizmete alınma şartları, Ek 6. maddesinde ise, sözleşmenin feshini gerektiren sebepler düzenlenmiştir. 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" halleri, sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller olarak düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin, 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer."; 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar"; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların"; 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin incelenmesi: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullarından biri olan "dava açma ehliyeti"; her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri kapsamında yargı mercilerince değerlendirilecektir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davaları, idari işlemlerin iptali için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış olup, anılan Kanun'un 15/1-b maddesinde, dava dilekçelerinin 14. madde uyarınca incelenmesi sonucu ehliyet hususunda kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı 17/08/2016 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmen adayları mülakat sınavında başarısız sayıldığından ve bu nedenle sözleşmeli öğretmen olarak ataması yapılmadığından, sözleşmeli öğretmen olarak atananların hukuki durumlarını düzenleyen Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar,", 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin iptalinin istenilmesinde, davacının menfaati (subjektif ehliyeti) bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin, "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının ve "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin incelenmesi: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7345, K:2019/4301 sayılı kararının, "03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının ve 11. maddesinin iptaline" ilişkin kısmı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2020 tarih ve E:2019/3043, K:2020/1764 sayılı kararı ile kesin olarak onandığından, bu maddelerin iptaline ilişkin karar kesinleşmiş olup, anılan maddelerin iptaline ilişkin istem hakkında yeniden karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Davacının 17/08/2016 tarihinde yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden: Davacının başarısız sayıldığı sözlü sınavının dayanağı olan Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesinin yukarıda belirtilen Danıştay kararları ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptaline ilişkin karar kesinleştiğinden, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan; "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak"; (ğ) bendinde yer alan; "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı"; 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri"; 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren"; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre"; 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibarelerinin; 9. maddenin 2.,3.,4.,5., ve 6. fıkralarının; 10., 12. ve 13. maddelerinin incelenmesi: 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen ve metnine yukarıda yer verilen Ek 4. maddesinin 7. fıkrasında, sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususların Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisi içerisinde bu yetkilerini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde kullanmaları gerektiği açıktır. Bu çerçevede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak, öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Mili Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanıp 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin; Dava konusu edilen "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak"; (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı"; 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri"; 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren"; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre"; 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren", ibareleri ile 9. maddenin 2.,3.,4.,5., ve 6. fıkraları; 10., 12. ve 13. maddeleri yönünden; Anılan düzenlemelerde, sözleşmeli öğretmenin ve sözleşmeli öğretmen istihdamı için yapılacak sözlü sınavın tanımlarının yapıldığı, sözleşmeli öğretmen istihdamına yönelik yapılacak sözlü sınavın gerçekleştirilmesi usulleri ile sözlü sınav komisyonunun oluşumu ile görevlerinin neler olduğunun belirlendiği, sınav sonuçlarının açıklanması ve buna karşı yapılacak itirazlar ile sözlü sınav sonuçlarına göre yapılacak atama başvuruları ve atamaların yapılmasına yönelik düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Bu itibarla, sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atanacakların, mesleğin gerektirdiği bilginin ölçülmesi amacıyla yapılacak yazılı sınav yanında, mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadıklarının tespiti açısından tamamlayıcı nitelik taşıyan sözlü sınav yapılmasında ve sözlü sınavın yapılma usullerine ilişkin olarak getirilen düzenlemelerde, yürütülen hizmetin niteliği göz önünde bulundurulduğunda; hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın, dava konusu 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer.", 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar", 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların", 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibarelerinin iptali istemine ilişkin kısmının EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE oybirliğiyle, 2. Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrası ile 11. maddesinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA esasta ve gerekçede oyçokluğuyla, 3.Davacının 17/08/2016 tarihinde yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle, 4. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak"; (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı"; 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri"; 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında … atanmak üzere tercih hakkı kazananların … sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren"; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre"; 15. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibareleri ile 9. maddenin 2.,3.,4.,5., ve 6. Fıkraları; 10., 12. ve 13. maddelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 15. maddesinin 1. fıkrası açısından oyçokluğu, diğer maddeler açısından oybirliğiyle, 5. Dava kısmen ehliyet ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …TL yargılama giderlerinin yarısı olan …TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 7. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine, 8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/10/2021 tarihinde karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin,"Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası ile "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin iptali istemi ile ilgili olarak; dava tarihinden sonra, 9. maddenin 1. fıkrasında, 27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, 11. maddesinde ise 24/03/2018 tarih ve 30370 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle değişiklik yapıldığından, anılan maddelerin iptali istemi hakkında bu gerekçeyle karar verilmesine yer bulunmadığına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluğun kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz. (XX) KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmü yer almaktadır. Sözlü sınav, bilgi ölçme amacıyla yapılan, ayrıca adayın bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığı yönünden değerlendirmeye de tabi tutulacağı bir sınavdır. Dolayısıyla sözlü sınavı yapacak olan komisyon üyelerinin öğretmenlik mesleği ile ilgili belirli bir birikime sahip olması gerektiği kuşkusuzdur. Bu bağlamda Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenecek sözlü sınav komisyonu başkan ve üyelerin niteliklerinin ve unvanlarının açık bir şekilde düzenlenmesi gerekirken, herhangi bir kamu görevlisinin görevlendirilmesine imkan veren düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde; "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25."düzenlemesine yer verilmiştir. Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınav ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddede bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu edilen bu maddelerin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararının bu kısımlarına katılmıyorum. (XXX) KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin dava konusu edilen "Atama ve görev yerinin belirlenmesi" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan … sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre" ibaresinin iptali istemi ile ilgili olarak , İdarenin, mesleğe alma, yetiştirme, görevde yükselme veya unvan değişikliklerinde ve yeterlik sınavlarını belirli şartlara bağlama konusunda takdir yetkisi bulunduğu kuşkusuz olup; bu yetkinin hukukun genel ilkelerine, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılması halinde iptali söz konusu olacaktır. Dava konusu Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik ile sözleşmeli öğretmen alımında Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanların dikkate alınmadan sadece sözlü sınavda alınan puanlara göre bir sıralama yapılarak atamaların gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmalıdır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Bu itibarla, mesleğin gerektirdiği bilginin ölçülmesi amacıyla yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanların da sözlü sınavda alınan puanlarla birlikte değerlendirmeye alınarak mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadıklarının tespiti yapılması gerekirken, Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanlar dikkate alınmaksızın, sadece sözlü sınavda alınan puanlara göre bir sıralama yapılarak atamaların buna göre gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle bu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.

Dava açma süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasına göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel kanunda ayrı süre varsa bu genel süre kendiliğinden uygulanmaz.

İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.

Yetkili mahkeme

2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak ve bu Kanunda ya da özel kanunlarda yetkili mahkeme gösterilmemiş olmak şartıyla yetkili idare mahkemesini, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki mahkeme olarak belirler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Özel yetki veya göreve ilişkin bir hüküm varsa genel yer kuralı onun yerine geçmez.

Aday öğretmenlikte sınav düzeni

17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre aday öğretmen, en az bir yıl fiilen çalışmak ve performans değerlendirmesinde başarılı olmak şartıyla yazılı veya yazılı ve sözlü sınava girmeye hak kazanır. Bu hüküm aday öğretmenlikten öğretmenliğe geçişe ilişkindir.

Yönetmeliğin 19. maddesine göre sınav, göreve başlama tarihine göre en az bir yıl fiilen çalışan ve performans değerlendirmesinde başarılı aday öğretmenlere Bakanlıkça belirlenecek merkezlerde ve tarihlerde yapılır. Yazılı ve sözlü sınav birlikte uygulanacaksa önce yazılı sınav yapılır; sözlü sınav, yazılı sonucun açıklanması beklenmeden de yapılabilir. 21. maddeye göre yazılı sınavdan sonra aday öğretmenler sözlü sınava tabi tutulabilir. Sözlü sınavın yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa yeri ve zamanı önceden ilan edilir.

21. madde; konuyu kavrayıp özetleme, ifade ve muhakeme, iletişim, özgüven ve ikna, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklık ile topluluk önünde temsil ve eğitimcilik yönlerinden değerlendirme öngörür. Her bent ayrı ayrı 25 puan üzerinden puanlanır. Nihai sözlü puan, komisyon üyelerinin puanlarının aritmetik ortalamasıdır ve buçuklu puan bir üst tam puana tamamlanır.

21. maddenin dördüncü fıkrasına göre sözlü sınav sonucu, sınavın yapıldığı tarihten itibaren en geç on iş günü içinde il millî eğitim müdürlüğünce ilgililere tebliğ edilir. Sonuçların açıklandığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sınav komisyonuna itiraz edilebilir. İtiraz en geç beş iş günü içinde incelenip karara bağlanır ve ilgiliye tebliğ edilir. Bunlar bu fıkrada düzenlenen idari itiraz ve tebliğ süreleridir.

Yönetmeliğin 22. maddesine göre yazılı ve sözlü sınavların her biri 100 puan üzerinden değerlendirilir. Puanların aritmetik ortalaması başarı puanını oluşturur; altmış ve üzerindeki puan başarılı sayılır. Yalnızca yazılı sınav yapılırsa altmış ve üzerindeki puan yeterlidir. 25. maddenin birinci fıkrasına göre sınavda başarılı olan aday öğretmenler valiliklerce öğretmen olarak atanır.

25. maddenin ikinci fıkrasına göre sınavda başarılı olamayan aday öğretmen, il içinde aynı hizmet alanında başka bir eğitim kurumunda görevlendirilerek yeniden performans değerlendirmesine ve sınava tabi tutulur. Bu kapsamdaki aday öğretmen performans değerlendirmesinde veya sınavda başarısız olursa öğretmenlik unvanını kaybeder ve memuriyetle ilişiği kesilir. Aday öğretmenliğe başlamadan önce devlet memurluğunda adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atanmış kişiler bu sonuçtan ayrılır; bunlar Bakanlıkta kazanılmış hak aylık derecelerine uygun memur kadrolarına atanır.

Sözleşmeli öğretmenlikte sözlü sınav

657 sayılı Kanun’un 4/B hükmü, kadrolu öğretmenle karşılanamayan norm kadro ihtiyacı halinde Millî Eğitim Bakanlığında öğretmenlerin sözleşmeyle çalıştırılabileceğini öngörür. 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 4. maddesi, 10/10/2024-7528/36 kaydıyla mülga olarak gösterilmiştir. Mülga ikinci fıkraya göre atama; 657 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki genel şartlar ve öğretmenliğin özel şartlarını taşıyanlar arasından, KPSS puan sırası korunarak her pozisyon için en fazla üç kat aday içinden ve Bakanlığın sözlü sınavındaki başarı sırasına göre yapılıyordu.

Danıştay 12. Daire, E. 2017/739, K. 2021/4700Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2017/739 E.  ,  2021/4700 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2017/739 Karar No : 2021/4700 DAVACI : …Sendikası adına Genel Başkan … DAVALI : …Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin: 1- "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentlerinin, 2- "Atama dönemleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlıkça gerekli görüldüğü hâllerde pozisyon imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir." cümlesinin, 3- "Duyuru" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibarelerinin, 4- "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, aynı maddenin 3. fıkrasının, 5- "Sözlü sınav komisyonunun görevleri" başlıklı 10. maddesinin, 6- "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin, 7- "Sözlü sınav" başlıklı 12. maddesinin, 8- "Sözlü sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz" başlıklı 13. maddesinin, 9- "Atama başvurusu ve tercihler" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en fazla 20 tercih hakkı" ibaresinin, 10- "Atama ve görev yerinin belirlenmesi" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." cümlesinin, aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinin, 11- "Adaylık, Yer Değiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atama" başlıklı üçüncü bölümünde "mazerete bağlı yer değişikliği" hakkına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, 12- "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." cümlesinin, 13- "Öğretmen kadrosuna atama" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinin, 14- "Sözleşmenin feshi ve sona ermesi" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 15- "Yeniden hizmete alınma" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "hizmet sözleşmesi feshedilen" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinin, aynı maddenin 5. fıkrasının, 16- "Sözleşme süresi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." cümlesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Düzenleme ile boş öğretmen kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarına sözlü sınav ile sözleşmeli öğretmen alım sürecinin başlatıldığı, bu durumun öğretmenlerin itibarını zedelediği gibi, düşük ücretli ve iş güvencesinden yoksun öğretmen çalıştırılmasına neden olacağı, sözlü sınavın suistimale açık olduğu; Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “ Bakanlıkça gerekli görülen hallerde pozisyon imkanları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir.” ibaresinin idareye gerekli gördüğünde sözleşmeli öğretmen atama hakkı vermekte olup, keyfi ve sınırsız siyasi güce dayalı takdir yetkisi tanıdığı; 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu; 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan sınav koordinasyon kurulunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesinin eksik bir düzenleme olduğu, şeffaf bir sınav yapılabilmesi için kurulda yer alması gerektiği; 9. maddenin 3. fıkrasında yer alan düzenleme ile eşitlik ilkesine aykırı sonuçların doğmasına neden olunacağı; 10. ,12. ve 13. maddelerinde yer alan düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, sınav komisyonunun hem sınavı yapıp hem de itirazları karara bağlamasının hakkaniyete aykırı olduğu, sözlü sınav yapılacaksa bunun usulünün net bir biçimde belirlenmesi gerektiği; 11. maddede sözlü sınav konularının belirlenmiş olduğu, adayın öğretmenlik yapmaya elverişli olup olmadığına hangi somut kriterlere göre karar verileceği hususunun açık ve net olarak ortaya konulamadığı, sözlü sınav uygulamasının denetiminin zor, suistimale açık olduğu; dava konusu edilen tüm maddelerin hukuka aykırı olduğu, 18. maddede yer alan öğretmenlerin ihtiyaç fazlası olarak değerlendirilmesinin mesleğin itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin sonuçlarının çok ağır olduğu, 19. maddede yer alan “öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar” düzenlemesinin öğretmenlerin atanma talebini engelleyerek, mağduriyetlere yol açacağı; Yönetmeliğin “Adaylık Yer Degiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atanma” başlıklı üçüncü bölümünde, mazerete bağlı yer değişikliği hakkına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 49. maddesinde bu hususun düzenlendiği, sözleşmeli öğretmenlere bu hakkın verilmemesinin hukuka aykırı olduğu; 22. maddesinin 1/b bendinde yer alan "performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların sözleşmeleri tek taraflı olarak feshedilir," düzenlemesinde yer alan performans değerlendirme sisteminin objektif olmadığı; 23. madde uyarınca doğum ve askerlik hallerinde sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmelerinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu, fesih tarihinden itibaren 1 yıl geçmedikçe tekrar atanmak için başvuruda bulunamamalarının ağır bir yaptırım olduğu; 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bu süre 4 yılı geçemez” ibaresi ile öğretmenlerin sözleşmelerinin sona ereceği ve bir daha yenilenmeyeceği düzenlemesinin de hukuka aykırı olduğu; ülkemizde öğretmen gereksiniminin sürekli olduğu, dava konusu düzenlemelerin bu durumla çeliştiği, sözleşmeli öğretmenlik uygulaması ile kadrolu öğretmenler ile aralarında güvensizlik ve özlük hakların yoksunluğu bakımından derin uçurumlar getirildiği, daha önce bu yolda düzenleme yapan genelgenin iptaline karar verildiği, sözleşmeli öğretmenliğin daha önceki yıllarda da uygulandığı, yarattığı sorunlar ve eşitsizlik nedeniyle kaldırıldığı, dava konusu edilen düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davacı Sendika tarafından iptali talep edilen düzenlemeleri içeren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin üst hukuk normlarına uygun olarak hazırlandığı; bu normlara paralel düzenlemeler içerdiği, hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, 11. maddesinin, 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en fazla 20 tercih hakkı" ibaresinin, "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar ve ibareler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı Eğitim ve Bilim Çalışanlarının Sözü Sendikası tarafından, 03/08/2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin,"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentlerinin, "Atama dönemleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlıkça gerekli görüldüğü hâllerde pozisyon imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir." ibaresinin, "Duyuru" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibaresinin, "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin ve aynı maddenin 3. fıkrasının, "Sözlü sınav komisyonunun görevleri" başlıklı 10. maddesinin, "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin, "Sözlü sınav" başlıklı 12. maddesinin,"Sözlü sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz" başlıklı 13. maddesinin, "Atama başvurusu ve tercihler" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en fazla 20 tercih hakkı" ibaresinin, 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." ibaresi ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinin, "Adaylık, Yer Değiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atama" başlıklı üçüncü bölümünde "mazerete bağlı yer değişikliği" hakkına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." ibaresinin, "Öğretmen kadrosuna atama" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinin, "Sözleşmenin feshi ve sona ermesi" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, "Yeniden hizmete alınma" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "hizmet sözleşmesi feshedilen" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi ile 5. fıkrasının, "Sözleşme süresi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde; "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25." düzenlemesine yer verilmiştir. Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınav ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddede bu nedenle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; 06/06/1978 günlü, 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde; sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" şeklinde düzenlemiştir. Sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmek için, KPSS'de belirlenen taban puanı almak, sözlüde başarılı olmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımanın yanında bazı özel şartları haiz olmak gibi koşulların sağlanması gerektiğinden görev yapılan il içinde alanında ihtiyaç bulunmaması halinde, ihtiyaç olan ve sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek illerde istihdam edilmesi hakkaniyet gereği olduğundan, görev yapılan il içinde alanında ihtiyaç olmaması durumunda sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer madde, fıkra ve ibareleri yönünden; 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebileceği; sözleşmeli öğretmenlerin, KPSS puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanacakları, mazerete bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşinin bu öğretmene tabi olacağı, sözleşmeli öğretmenlerin, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulacakları, sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanların talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanacakları, öğretmen kadrolarına atananların aynı yerde en az iki yıl daha görev yapacağı düzenlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer madde, fıkra ve ibarelerinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin ve 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin İPTALİNE, dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar ve ibareler yönünden DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, Danıştay Onikinci ve İkinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi uyarınca oluşturulan müşterek kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan ve 03/08/2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir. (2) Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama,sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz. (3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli öğretmenler üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşi bu öğretmene tabidir. Sözleşmeli öğretmenler, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulur. Sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanır. Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar, bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmaz. (05/07/2019 tarih ve 30822 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/06/2019 tarih ve 7180 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle bu fıkrada yer alan “dört” ibareleri “üç” şeklinde ve “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir. ) (4) Bu madde hükümlerine göre öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. (5) Bu madde kapsamında öğretmen kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır. (6) Bu madde kapsamında sözleşmeli öğretmenlerin atanacağı öğretmen kadroları, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek Millî Eğitim Bakanlığının 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş ve öğretmen kadrolarına atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ile iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (7)Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. 652 sayılı KHK'nın Ek-4. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik" 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 1. maddesinde, hizmet sözleşmesi feshedilen personelin yeniden hizmete alınma şartları, Ek 6. maddesinde ise, sözleşmenin feshini gerektiren sebepler düzenlenmiştir. 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" halleri, sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller olarak düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin,"Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin ve "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin incelenmesi: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7345, K:2019/4301 sayılı kararının, "03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının ve 11. maddesinin iptaline" ilişkin kısmı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2020 tarih ve E:2019/3043, K:2020/1764 sayılı kararı ile kesin olarak onandığından, bu maddelerin iptaline ilişkin karar kesinleşmiş olup, anılan maddelerin iptaline ilişkin istem hakkında yeniden karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin, "Atama başvurusu ve tercihler" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en fazla 20 tercih hakkı" ibaresinin incelenmesi: 20/07/2019 tarih ve 30837 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " 20 " ibaresi "40" olarak değiştirildiğinden, maddede yapılan lehe düzenleme gereğince iptal istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin, "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." ibaresinin incelenmesi: Görülmekte olan davanın açılmasından sonra, 24/03/2018 tarih ve 30370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle madde metni "İhtiyaç fazlası konumda bulunan sözleşmeli öğretmenler, istekleri ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atamaya esas puan üstünlüğüne göre il içinde alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına valiliklerce atanır; bunlardan il içinde alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunmayanlar, istekleri ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atamaya esas puan üstünlüğüne göre il dışında alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına Bakanlıkça atanır. Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer" şeklinde değiştirildiğinden, lehe yapılan düzenleme nedeni ile karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin, "Öğretmen kadrosuna atama" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinin incelenmesi: 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinin 3. fıkrasında " Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar" düzenlemesindeki "iki" ibaresi 27/06/2019 tarih ve 7180 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle yapılan değişiklik ile “bir” şeklinde değiştirildiğinden, üst hukuk normunda yapılan değişiklik neticesinde dava konusu edilen "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinde bu haliyle üst hukuk normuna ve hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (g), (ğ) bentlerinin; "Atama dönemleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Bakanlıkça gerekli görüldüğü hâllerde pozisyon imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir." cümlesinin; "Duyuru" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibarelerinin; "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasının; "Sözlü sınav komisyonunun görevleri" başlıklı 10. maddesinin; "Sözlü sınav" başlıklı 12. maddesinin; "Sözlü sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz" başlıklı 13. maddesinin; "Atama ve görev yerinin belirlenmesi" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." cümlesinin; aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan; "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinin; "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının; "Adaylık, Yer Değiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atama" başlıklı üçüncü bölümünde "mazerete bağlı yer değişikliği" hakkına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin; "Sözleşmenin feshi ve sona ermesi" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, "Yeniden hizmete alınma" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "hizmet sözleşmesi feshedilen" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinin; aynı maddenin 5. fıkrasının, "Sözleşme süresi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Bu süre dört yılı geçemez." cümlesinin incelenmesi: 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen ve metnine yukarıda yer verilen Ek 4. maddesinin 7. fıkrasında, sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususların Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisi içerisinde bu yetkilerini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde kullanmaları gerektiği açıktır. Bu çerçevede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak, öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Mili Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin B fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanıp 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen; 4. maddesinin (g), (ğ) bentleri; 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlıkça gerekli görüldüğü hâllerde pozisyon imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir." cümlesi; 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibareleri; 9. maddesinin 3. fıkrası; 10.,12. ve, 13. maddeleri; 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." cümlesi; aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresi yönünden; Anılan düzenlemelerde, sözleşmeli öğretmen pozisyonuna atama yapma döneminin belirlendiği, sözleşmeli öğretmenin ve sözleşmeli öğretmen istihdamı için yapılacak sözlü sınavın tanımlarının yapıldığı, sözleşmeli öğretmen istihdamına yönelik yapılacak sözlü sınavın gerçekleştirilmesi usulleri ile sözlü sınav komisyonunun oluşumu ile görevlerinin neler olduğunun belirlendiği, sınav sonuçlarının açıklanması ve buna karşı yapılacak itirazlar ile sözlü sınav sonuçlarına göre yapılacak atama başvuruları ve atamaların yapılmasına yönelik düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Bu itibarla, davalı idarece, maddeye uygun şekilde belirlenen dönemde sözleşmeli öğretmen pozisyonuna atanacakların, mesleğin gerektirdiği bilginin ölçülmesi amacıyla yapılacak yazılı sınav yanında, mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadıklarının tespiti açısından tamamlayıcı nitelik taşıyan sözlü sınav yapılmasında ve bu hususa ilişkin düzenlemeler getirilmesinde, yürütülen hizmetin niteliği göz önünde bulundurulduğunda; hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Adaylık, Yer Değiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atama" başlıklı üçüncü bölümünde "mazerete bağlı yer değişikliği" hakkına yer verilmemesine ilişkin düzenleme yönünden; Sözleşmeli öğretmenlik ile kamu hizmetinin en verimli şekilde gerçekleştirilebilmesi ve yürütülebilmesi için öğretmen ihtiyacının olduğu yerlere alım yapılmasını öngören bir istihdam amaçlandığından, düzenlemede, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. 18. maddesinin 1. fıkrası yönünden; 18. maddede, ihtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmesi düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; Anılan düzenlemede, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların sözleşmelerinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiş olup, söz konusu madde hükmünde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "hizmet sözleşmesi feshedilen" ibaresi, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi ile aynı maddenin 5. fıkrası yönünden; Anılan hükümlerde, sözleşmeli öğretmenlerin yeniden hizmete alınmalarına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, söz konusu düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." cümlesi yönünden; Anılan düzenlemede, sözleşme süresi düzenlenmiş olup, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme; "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi; "Atama başvurusu ve tercihler" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en fazla 20 tercih hakkı" ibaresi; "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." ibareleri yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA , 14. maddenin 2. fıkrasındaki ibare yönünden oybirliği; 9. maddenin 1. fıkrasındaki eksik düzenleme yönünden gerekçede oyçokluğu; 11. madde yönünden esasta ve gerekçede oyçokluğu; 18. maddenin 2. fıkrasındaki ibare yönünden oyçokluğuyla; 2. Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinin İPTALİNE oyçokluğuyla, 3. Davanın, Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ) bentleri, 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlıkça gerekli görüldüğü hâllerde pozisyon imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde bu dönem dışında da atama yapılabilir." cümlesi; 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibareleri; 9. maddesinin 3. fıkrası; 10.,12. ve 13. maddeleri; 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." cümlesi; aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresi; "18. maddesinin 1. fıkrası, Adaylık, Yer Değiştirme ve Öğretmen Kadrosuna Atama" başlıklı üçüncü bölümünde "mazerete bağlı yer değişikliği" hakkına yer verilmemesine ilişkin düzenleme; 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "hizmet sözleşmesi feshedilen" ibaresi; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin 5. fıkrası; 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." cümlesi yönünden DAVANIN REDDİNE, 15. maddesinin 1. fıkrası açısından oyçokluğu, diğer maddeler açısından oybirliğiyle, 4. Dava, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal ve kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …TL yargılama giderinin yarısı olan …TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/10/2021 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin, "Öğretmen kadrosuna atama" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar," ibaresinin iptali istemi hakkında, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinin 3. fıkrasında "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin" yayımlandığı tarihteki halinde "Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar" düzenlemesi yer aldığından, öngörülen kurala uygun olarak aynı düzenlemeyi içeren dava konusu düzenlemenin üst hukuk normuna ve hukuka uygun olduğu ve reddi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin dava konusu edilen,"Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında sınav koordinasyon komisyonunun oluşumunda sendika temsilcisine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin; "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin iptali istemi ile ilgili olarak, dava tarihinden sonra, 9. maddenin 1. fıkrasında, 27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, 11. maddesinde ise 24/03/2018 tarih ve 30370 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle değişiklik yapıldığından, anılan maddelerin iptali istemi hakkında bu gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluğun kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz. (XXX)KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde; "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25."düzenlemesine yer verilmiştir. Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınav ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddede bu nedenle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden ; Dava konusu Yönetmelik; öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, söz konusu sözleşmeli öğretmenleri kapsayacak şekilde ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 25/08/2011 günlü, 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 06/06/1978 günlü, 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümlere dayanılarak hazırlanmıştır. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; Sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" olarak kurala bağlanmıştır. Sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmek için, KPSS' de belirlenen taban puan veya daha yüksek puan almak, sözlüde başarılı sayılmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımanın yanında bazı özel şartları haiz olmak gibi bir takım koşulların sağlanmasının gerekli olması göz önüne alındığında, sözleşmeli öğretmenlerin görev yaptığı il içinde alanında ihtiyaç bulunmaması durumunda, ihtiyaç olan ve sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek illerde istihdam edilmesi hakkaniyet gereği olup, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilebileceğine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu edilen bu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararının bu kısımlarına katılmıyorum. (XXXX) KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin dava konusu edilen "Atama ve görev yerinin belirlenmesi" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dâhilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir." cümlesinin iptali istemi ile ilgili olarak , İdarenin, mesleğe alma, yetiştirme, görevde yükselme veya unvan değişikliklerinde ve yeterlik sınavlarını belirli şartlara bağlama konusunda takdir yetkisi bulunduğu kuşkusuz olup; bu yetkinin hukukun genel ilkelerine, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılması halinde iptali söz konusu olacaktır. Dava konusu Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik ile sözleşmeli öğretmen alımında Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanların dikkate alınmadan sadece sözlü sınavda alınan puanlara göre bir sıralama yapılarak atamaların gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmalıdır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Bu itibarla, mesleğin gerektirdiği bilginin ölçülmesi amacıyla yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanların da sözlü sınavda alınan puanlarla birlikte değerlendirmeye alınarak mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadıklarının tespiti yapılması gerekirken, Kamu Personel Seçme Sınavında alınan puanların dikkate alınmadan, sadece sözlü sınavda alınan puanlara göre bir sıralama yapılarak atamaların buna göre gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu bu nedenle bu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
652 sayılı ÖZEL BARINMA HİZMETİ VEREN KURUMLAR VE BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME m. Ek 4Kaynağı aç
EK MADDE 4- (Ek: 25/7/2016-KHK-668/4 md., Değiştirilerek kabul: 8/11/2016-6755/4 md.) (Mülga:10/10/2024-7528/36 md.)

Mülga ikinci fıkra, atamanın sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanacağını ve imzalanmadan hak doğurmayacağını da düzenliyordu. Yedinci fıkra; başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesini, sözlü sınav konularını, usul ve esasları, atanmayı ve maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususları Millî Eğitim Bakanlığının yönetmeliğine bırakıyordu.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/2866, K. 2020/1762Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2019/2866 E.  ,  2020/1762 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2019/2866 Karar No : 2020/1762 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … Sendikası VEKİLİ: Av. … 2- (DAVALI): … Bakanlığı-… VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7344, K:2019/4306 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin, 4. maddesinin (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak" ibaresinin, yine aynı maddenin (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı" ibaresinin; 7. maddesinde yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibaresinin; 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinin; 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında….atanmak üzere tercih hakkı kazananların….sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibarelerinin; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan….sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre" ibaresinin, yine aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinin; 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri halinde sona erer." ibaresinin; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinin; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinin; 25. maddesinde yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7344, K:2019/4306 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmünün yer aldığı, Sözlü sınavın, bilgi ölçme amacıyla yapılan, ayrıca adayın bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağı bir sınav olduğu, Dolayısıyla sözlü sınavı yapacak olan komisyon üyelerinin öğretmenlik mesleği ile ilgili belirli bir birikime sahip olması gerektiği; bu bağlamda Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenecek sözlü sınav komisyonu başkan ve üyelerin niteliklerinin açık bir şekilde düzenlenmesi gerekirken, herhangi bir kamu görevlisinin görevlendirilmesine imkan veren düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde; "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25." düzenlemesine yer verildiği, Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakatın, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olduğu, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı, Sözlü sınavın ise, amacı bakımından yazılı sınava benzediği, bilgi ölçme amacıyla yapıldığı ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varıldığı, Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verildiği, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddede bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; Dava konusu Yönetmelik'in öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, söz konusu sözleşmeli öğretmenleri kapsayacak şekilde ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 25/08/2011 tarih ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümlere dayanılarak hazırlandığı, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; Sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği hallerin; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" olarak kurala bağlandığı, Sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmek için, KPSS için belirlenen taban puan veya daha yüksek puan almak, sözlüde başarılı sayılmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımanın yanında bazı özel şartları haiz olmak gibi birtakım koşulların sağlanmasının gerekli olması göz önüne alındığında, sözleşmeli öğretmenlerin görev yaptığı il içinde alanında ihtiyaç bulunmaması durumunda, ihtiyaç olan ve sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek illerde istihdam edilmesi hakkaniyet gereği olup, salt olarak görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilebileceğine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği, Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesinin birinci fıkrası, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 19. maddesi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 25. maddesi yönünden; 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebileceğinin belirtildiği; sözleşmeli öğretmenlerin, KPSS puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanacakları, mazerete bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşinin bu öğretmene tabi olacağı, sözleşmeli öğretmenlerin, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulacakları, sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanların talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanacakları, öğretmen kadrolarına atananların aynı yerde en az iki yıl daha görev yapacağının düzenlendiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen 4. maddesinin (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak" ibaresinde, yine aynı maddenin (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı" ibaresinde; 7. maddesinde yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibaresinde; 10., 12., 13. maddelerinde; 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarında, 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında….atanmak üzere tercih hakkı kazananların….sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan….sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre" ibaresinde, yine aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinde; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinde; 25. maddesinde yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının, 11. maddesinin ve 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin iptaline; dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar ve ibareler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin ve öğretmenlerin sözleşmeli olarak istihdam edilmelerinin yasal dayanağının olmadığı, sözlü sınavın, yargısal denetime elverişli olmaması nedeniyle eşitlik ve liyakat ilkeleri ile yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin anayasal kurala aykırı olduğu, Yönetmelik hükümlerinin hukuka ve kamu yararına aykırılık teşkil ettiği; bu nedenle davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Müşterek Kurul kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun kararının davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir. (2) Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz. (3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli öğretmenler dört yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşi bu öğretmene tabidir. Sözleşmeli öğretmenler, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulur. Sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanır. Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar, bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmaz. (4) Bu madde hükümlerine göre öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. (5) Bu madde kapsamında öğretmen kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır. (6) Bu madde kapsamında sözleşmeli öğretmenlerin atanacağı öğretmen kadroları, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek Millî Eğitim Bakanlığının 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş ve öğretmen kadrolarına atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ile iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (7)Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. 652 sayılı KHK'nın Ek-4. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik"in "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinde ise; "(1) Eğitim kurumu ve/veya bölüm kapanması, program değişikliği, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararıyla bazı derslerin kaldırılması veya istihdam alanının daralması gibi nedenlerle öğretmen fazlalığı oluşması hâlinde, öncelikle sözleşmeli öğretmenler ihtiyaç fazlası öğretmen olarak değerlendirilir. (2) İhtiyaç fazlası konumda bulunan sözleşmeli öğretmenler, istekleri ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atamaya esas puan üstünlüğüne göre il içinde alanlarına uygun eğitim kurumlarına valiliklerce atanır. Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." düzenlemesi mevcuttur. 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" halleri, sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller olarak düzenlenmiştir. Öte yandan, Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinde"…Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır…" hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı vurgulanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanarak (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda belirtileceği kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ve 11. maddesi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulu kararının, anılan düzenlemelerin iptaline ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek-4. maddesinde, öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (d) bendinde, "Hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" durumunda sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceği belirtilmiştir. Dava konusu Yönetmelik maddesinde de, sözleşmeli öğretmenin görev yaptığı il içinde, alanında ihtiyaç olmaması durumunda sözleşmesinin sona ereceği hüküm altına alınmış, böylelikle sözleşmeli öğretmenin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde sözleşmesinin sona ereceği öngörülmüştür. Bu durumda, dava konusu ibarede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesinin birinci fıkrası, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 19. maddesi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 25. maddesi yönünden; Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 24. maddesi dikkate alındığında idari yargı yerlerince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutularak incelenmesi ve kararların gerekçeli olarak yazılarak dayandığı hukuki sebepler ile hükmün kararlarda belirtilmesi gerekmektedir. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarında sıklıkla değinilen Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak bu maddede gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin birçok kararında yer almıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Anayasa Mahkemesi, Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, p. 75). Bu bağlamda, AİHM içtihatlarına göre, genel olarak her bir karar açık, konuyla ilgili herkesin, mahkemenin neden belirli bir kararı verdiğini anlamasına imkan verecek şekilde olmalıdır (AİHM, Seryavin ve diğerleri/Ukrayna p.57-61). Mahkeme kararlarının, hüküm fıkrası ve hükmün dayandığı gerekçe ile bir bütün olduğu, gerekçesiz karar verilmesinin mümkün olmadığı açık olduğuna göre, gerekçenin hem temyiz incelemesini yapacak merci açısından, hem de kararı uygulayacak olan idare açısından yeterli açıklıkta olması gerektiğinde kuşku yoktur. Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Bu durumda, davaya konu idari işlemin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmekte iken, Müşterek Kurul kararında, dava konusu Yönetmeliğin yukarıda sayılan maddeler yönünden davacının iddia ve taleplerine yönelik olarak ilgili mevzuatın yorumu ve iptali istenen düzenlemelerin hukuka uygunluk denetimi yapılmaksızın, yani uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olduğundan, Müşterek Kurul kararının anılan maddeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 11/06/2019 tarih ve E:2016/7344, K:2019/4306 sayılı kararının 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının ve 11. maddesinin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan kararın, dava konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin iptaline ilişkin kısmı ile dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesinin birinci fıkrası, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 19. maddesi, 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 25. maddelerinin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak , 08/10/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmü yer almaktadır. Sözlü sınav; bilgi ölçme amacıyla yapılan, ayrıca adayın bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere sahip olup olmadığı yönünden de değerlendirmeye tabi tutulacağı bir sınavdır. Sözlü sınavın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacağı ilgili Kanun Hükmünde Kararname maddesinde belirtilmiş olup; sözlü sınavı yapacak olan komisyon üyeleri de Milli Eğitim Bakanı ya da Milli Eğitim Bakanının görevlendireceği birim amiri tarafından belirleneceğinden ve bu sınav ile aday, bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere sahip olup olmadığı yönünden de bir değerlendirmeye tâbi tutulacağından, komisyon üyelerinin adayların mesleki yeterliliklerini ölçebilecek nitelikte kişiler olacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı oyuyla, karara bu maddeye ilişkin kısım yönünden katılmıyorum. KARŞI OY XX- Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası, 27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik; 11. maddesi ise, 24/03/2018 tarih ve 30370 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirildiğinden, bu hükümlerin uygulanma imkanı kalmamıştır. Açıklanan nedenle, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek verilen Müşterek Kurul kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. KARŞI OY XXX- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddenin birinci fıkrasında; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir." hükmüne, ikinci fıkrasında; "Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun maddesinin yedinci fıkrasında ise, sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususların Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı dava konusu 11. maddesinde "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25,b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25,c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25,ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25."düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre; belirlenen şartları taşıyan öğretmenler ile Başkanlıkça ilan edilecek KPSS puan türünden, en fazla puan alan adaydan başlanmak üzere, atama yapılacak kadro sayısının üç katı adayın sözlü sınava çağrılması, sözlü sınav konularının, sözlü sınavın usul ve esaslarının Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde de, belli dönemlerde atamaları yapılan sözleşmeli öğretmenlere uygulanacak sözlü sınav konuları ve ağırlıkları belirlenmiş olup, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takdir yetkisi kapsamında, alım yapılacak bütün alanlar için geçerli olabilecek ortak konular üzerinden belirlemeler yapılarak ağırlıklarına yer verilmiştir. Çoğunluk görüşünde de belirtildiği üzere, sözlü sınav mülakatı da içermekte olup, dava konusu düzenlemenin (ç) bendindeki "eğitimcilik nitelikleri" ibaresine zaten bu kapsamda, bilgi düzeyini ölçmek amacıyla yer verildiği, kaldı ki adayların mesleki alandaki bilgi düzeylerinin girmiş oldukları Kamu Personeli Seçme Sınavında da ölçüldüğü hususları dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu kararının Yönetmeliğin 11. maddesi yönünden verilen iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz. KARŞI OY XXXX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz. KARŞI OY XXXXX- Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü, dördüncü fıkrasında; " Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." hükmü; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde ise, "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. 3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. 4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. 5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz." hükmü yer almaktadır. Temyiz incelemesi sonucunda; kararın gerekçesinin doğru olmadığının veya eksik olduğunun; ancak sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda gerekçesinin değiştirilerek onanması mümkündür. Kararın; bozulması durumunda da; karar sonucu itibarıyla ortadan kalkacağından gerekçenin doğru olmamasının ya da eksik olmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu itibarla; temyize konu bir kararın gerekçesinin eksik ya da yanlış olduğunun tespit edilmesi halinde, temyiz incelemesinin 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca; kararın sonucu değerlendirilmek suretiyle yapılması gerekmektedir. Bu yönde yapılacak temyiz incelemesinin Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, kararların gerekçeli olarak yazılması ilkesini ihlal etmeyeceği gibi aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan yargılamada usul ekonomisinin dikkate alınması ilkesine de uygun olacağı açıktır. Müşterek Kurul kararında, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen 4. maddesinin (g) bendinde yer alan "sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak" ibaresinde, yine aynı maddenin (ğ) bendinde yer alan "Sözlü sınav: Milli Eğitim Bakanlığınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan merkezi sınavı" ibaresinde; 7. maddesinde yer alan "sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri" ibaresinde; 10., 12., 13. maddelerinde; 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarında, 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınav sonrasında….atanmak üzere tercih hakkı kazananların….sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan….sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre" ibaresinde, yine aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren" ibaresinde; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinde; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinde; 25. maddesinde yer alan "Bu süre dört yılı geçemez." ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesine yer verilmiştir. Bu durumda; temyize konu Müşterek Kurul kararının gerekçesi yukarıda yer alan hüküm fıkrasının; sonucu itibarıyla değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesinin yapılması gerektiği oyuyla, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesinin birinci fıkrası, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 19. maddesi, 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 25. maddeleri yönünden Müşterek Kurul kararının bozulmasına ilişkin karara katılmıyoruz.

Komisyon ve sınav içeriğine ilişkin kararlar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2019/2866, K.2020/1762 ve E.2019/3043, K.2020/1764 sayılı kararları, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesinin iptaline ilişkin kısmı uygun bulmuştur. Uygun bulunan gerekçeye göre komisyon başkan ve üyelerinin nitelikleri açıkça düzenlenmelidir; herhangi bir kamu görevlisinin görevlendirilmesine imkân veren düzenleme hukuka ve hizmet gereklerine uygun görülmemiştir. Bu sonuç, anılan yönetmelik hükümlerine ilişkindir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/3043, K. 2020/1764Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2019/3043 E.  ,  2020/1764 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2019/3043 Karar No : 2020/1764 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … Sendikası VEKİLİ: Av. … 2- (DAVALI): … Bakanlığı-… VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7345, K:2019/4301 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (g) ve (ğ) bentlerinin, "Duyuru" başlıklı 7. maddesinin; "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesinin; "Sözlü sınav komisyonunun görevleri" başlıklı 10. maddesinin; "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesinin; "Sözlü sınav" başlıklı 12. maddesinin; "Sözlü sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz" başlıklı 13. maddesinin; "Atama başvurusu ve tercihler" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "en fazla 20" ibaresinin; "Atama ve görev yerinin belirlenmesi" başlıklı 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının; "Adaylık, yer değiştirme ve öğretmen kadrosuna atama" başlıklı üçüncü bölümünde; "Eş durumu, sağlık, eğitim, can güvenliği, engellilik durumu mazeretlerine yönelik yer değiştirme hakkının" tanınmamasına ilişkin eksik düzenlemenin; "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrası ile yine aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri halinde sona erer." ibaresinin; "Öğretmen kadrosuna atama" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinin; "Sözleşmenin feshi ve sona ermesi" başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/06/2019 tarih ve E:2016/7345, K:2019/4301 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav komisyonunun oluşumu" başlıklı 9. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmünün yer aldığı, Sözlü sınavın, bilgi ölçme amacıyla yapılan, ayrıca adayın bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığı yönünden değerlendirmeye de tabi tutulacağı bir sınav olduğu, Dolayısıyla sözlü sınavı yapacak olan komisyon üyelerinin öğretmenlik mesleği ile ilgili belirli bir birikime sahip olması gerektiği; bu bağlamda Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenecek sözlü sınav komisyonu başkan ve üyelerin niteliklerinin açık bir şekilde düzenlenmesi gerekirken, herhangi bir kamu görevlisinin görevlendirilmesine imkan veren düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı 11. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde; "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25." düzenlemesine yer verildiği, Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakatın, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olduğu, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, adayın mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı, Sözlü sınavın ise, amacı bakımından yazılı sınava benzediği, bilgi ölçme amacıyla yapıldığı ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varıldığı, Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verildiği, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddede bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; Dava konusu Yönetmelik'in öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, söz konusu sözleşmeli öğretmenleri kapsayacak şekilde ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 25/08/2011 tarih ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümlere dayanılarak hazırlandığı, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; Sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği hallerin; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" olarak kurala bağlandığı, Sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmek için, KPSS için belirlenen taban puan veya daha yüksek puan almak, sözlüde başarılı sayılmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımanın yanında bazı özel şartları haiz olmak gibi birtakım koşulların sağlanmasının gerekli olması göz önüne alındığında, sözleşmeli öğretmenlerin görev yaptığı il içinde alanında ihtiyaç bulunmaması durumunda, ihtiyaç olan ve sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek illerde istihdam edilmesi hakkaniyet gereği olup, salt olarak görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilebileceğine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği, Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesi, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 18. maddesinin birinci fıkrası, 19. maddesi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve üçüncü bölümde mazerete yönelik yer değiştirme hakkı verilmemesine ilişkin düzenleme yönünden; 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebileceğinin belirtildiği; sözleşmeli öğretmenlerin, KPSS puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanacakları, mazerete bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşinin bu öğretmene tabi olacağı, sözleşmeli öğretmenlerin, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulacakları, sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanların talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanacakları, öğretmen kadrolarına atananların aynı yerde en az iki yıl daha görev yapacağının düzenlendiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen 4. maddesinin (g) ve (ğ) bentlerinde; 7., 10., 12., 13. maddelerinde; 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarında; 14. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "en fazla 20" ibaresinde; 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında; üçüncü bölümünde, "Eş durumu, sağlık, eğitim, can güvenliği, engellilik durumu mazeretlerine yönelik yer değiştirme hakkının" tanınmamasına ilişkin düzenlemede; 18. maddesinin birinci fıkrasında; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinde; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının, 11. maddesinin ve 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin iptaline; dava konusu edilen diğer maddeler, fıkralar, ibareler ve eksik düzenleme yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin ve öğretmenlerin sözleşmeli olarak istihdam edilmelerinin yasal dayanağının olmadığı, sözlü sınavın, yargısal denetime elverişli olmaması nedeniyle eşitlik ve liyakat ilkeleri ile yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin anayasal kurala aykırı olduğu, Yönetmelik hükümlerinin hukuka ve kamu yararına aykırılık teşkil ettiği; bu nedenle Müşterek Kurul kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Müşterek Kurul kararının iptale yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulu kararının davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması halinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddesinde; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir. (2) Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz. (3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli öğretmenler dört yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşi bu öğretmene tabidir. Sözleşmeli öğretmenler, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulur. Sözleşmeli öğretmenlerden sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanır. Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar, bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmaz. (4) Bu madde hükümlerine göre öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. (5) Bu madde kapsamında öğretmen kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır. (6) Bu madde kapsamında sözleşmeli öğretmenlerin atanacağı öğretmen kadroları, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek Millî Eğitim Bakanlığının 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş ve öğretmen kadrolarına atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ile iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (7)Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan 652 sayılı KHK'nin Ek-4. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik"in "İhtiyaç fazlası sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinde ise; "(1) Eğitim kurumu ve/veya bölüm kapanması, program değişikliği, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararıyla bazı derslerin kaldırılması veya istihdam alanının daralması gibi nedenlerle öğretmen fazlalığı oluşması hâlinde, öncelikle sözleşmeli öğretmenler ihtiyaç fazlası öğretmen olarak değerlendirilir. (2) İhtiyaç fazlası konumda bulunan sözleşmeli öğretmenler, istekleri ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atamaya esas puan üstünlüğüne göre il içinde alanlarına uygun eğitim kurumlarına valiliklerce atanır. Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması ya da öğretmenlerin bu fıkraya göre yapılması öngörülen görev yeri değişikliğini kabul etmemeleri hâlinde sona erer." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca, 06/06/1978 tarih ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki düzenlemesinde; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç)Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,(Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması" halleri, sözleşmenin kamu kurum ve kuruluşunca tek taraflı feshedilebileceği haller olarak düzenlenmiştir. Öte yandan, Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinde"…Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır…" hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı vurgulanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanarak (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda belirtileceği kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ve 11. maddesi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Müşterek Kurul kararının, anılan düzenlemelerin iptaline ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri" başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…" ibaresi yönünden; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek-4. maddesinde, öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (d) bendinde "Hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" durumunda sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceği belirtilmiştir. Dava konusu Yönetmelik maddesinde de sözleşmeli öğretmenin, görev yaptığı il içinde alanında ihtiyaç olmaması durumunda sözleşmesinin sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca, sözleşmeli öğretmenin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde sözleşmesi sona erecektir. Bu durumda, dava konusu ibarenin üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentlerinin, 7., 10., 12., 13., maddelerinin, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarının, 14. maddesinin, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının, 18. maddesinin birinci fıkrasının, 19. maddesinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve üçüncü bölümde mazerete yönelik yer değiştirme hakkının verilmemesine ilişkin düzenleme yönünden; Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve 24. maddesi dikkate alındığında idari yargı yerlerince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutularak incelenmesi ve kararların gerekçeli olarak yazılarak dayandığı hukuki sebepler ile hükmün kararlarda belirtilmesi gerekmektedir. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında sıklıkla değinilen Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak bu maddede gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin birçok kararında yer almıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Anayasa Mahkemesi, Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, p. 75). Bu bağlamda, AİHM içtihatlarına göre, genel olarak her bir karar açık, konuyla ilgili herkesin, mahkemenin neden belirli bir kararı verdiğini anlamasına imkan verecek şekilde olmalıdır (AİHM, Seryavin ve diğerleri/Ukrayna p.57-61). Mahkeme kararlarının, hüküm fıkrası ve hükmün dayandığı gerekçe ile bir bütün olduğu, gerekçesiz karar verilmesinin mümkün olmadığı açık olduğuna göre, gerekçenin hem temyiz incelemesini yapacak merci açısından, hem de kararı uygulayacak olan idare açısından yeterli açıklıkta olması gerektiğinde kuşku yoktur. Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Bu durumda, davaya konu idari işlemin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmekte iken, Müşterek Kurul kararında, dava konusu Yönetmeliğin yukarıda sayılan maddeler yönünden davacının iddia ve taleplerine yönelik olarak ilgili mevzuatın yorumu ve iptali istenen düzenlemelerin hukuka uygunluk denetimi yapılmaksızın, yani uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olduğundan, Müşterek Kuruk kararının anılan maddeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne ve davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 11/06/2019 tarih ve E:2016/7345, K:2019/4301 sayılı kararının 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının ve 11. maddesinin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan kararın, dava konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresinin iptaline ilişkin kısmı ile Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentlerinin, 7., 10., 12., 13., maddelerinin, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarının, 14. maddesinin, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının, 18. maddesinin birinci fıkrasının, 19. maddesinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve üçüncü bölümde mazerete yönelik yer değiştirme hakkının verilmemesine ilişkin düzenlemenin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/10/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Sözlü sınav komisyonu; Bakan veya görevlendireceği birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak bir başkan, iki asıl ve ihtiyaç duyulduğunda değerlendirilmek üzere iki yedek üyeden oluşur. Yedek üyeler, sınav merkezlerinde oluşturulan yedek üye havuzunda görevlendirilir." hükmü yer almaktadır. Sözlü sınav; bilgi ölçme amacıyla yapılan, ayrıca adayın bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere sahip olup olmadığı yönünden de değerlendirmeye tabi tutulacağı bir sınavdır. Sözlü sınavın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacağı ilgili Kanun Hükmünde Kararname maddesinde belirtilmiş olup; sözlü sınavı yapacak olan komisyon üyeleri de Milli Eğitim Bakanı ya da Milli Eğitim Bakanının görevlendireceği birim amiri tarafından belirleneceğinden ve bu sınav ile aday, bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere sahip olup olmadığı yönünden de bir değerlendirmeye tâbi tutulacağından, komisyon üyelerinin adayların mesleki yeterliliklerini ölçebilecek nitelikte kişiler olacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı oyuyla, karara bu maddeye ilişkin kısım yönünden katılmıyorum. KARŞI OY XX- Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası, 27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik; 11. maddesi ise, 24/03/2018 tarih ve 30370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirildiğinden, bu hükümlerin uygulanma imkanı kalmamıştır. Açıklanan nedenle, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek verilen Müşterek Kurul kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. KARŞI OY XXX-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin sözleşme ile istihdam edilebilecekleri kurala bağlanmıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ve 6755 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilerek kabul edilen Ek 4. maddenin birinci fıkrasında; "Öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilir." hükmüne, ikinci fıkrasında; "Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Sözleşmeli öğretmenliğe yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun maddesinin yedinci fıkrasında ise, sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususların Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Yönetmeliğin "Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları" başlıklı dava konusu 11. maddesinde "(1) Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır: a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25,b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25,c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25,ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25."düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre; belirlenen şartları taşıyan öğretmenler ile Başkanlıkça ilan edilecek KPSS puan türünden, en fazla puan alan adaydan başlanmak üzere, atama yapılacak kadro sayısının üç katı adayın sözlü sınava çağrılması, sözlü sınav konularının, sözlü sınavın usul ve esaslarının Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde de, belli dönemlerde atamaları yapılan sözleşmeli öğretmenlere uygulanacak sözlü sınav konuları ve ağırlıkları belirlenmiş olup, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takdir yetkisi kapsamında, alım yapılacak bütün alanlar için geçerli olabilecek ortak konular üzerinden belirlemeler yapılarak ağırlıklarına yer verilmiştir. Çoğunluk görüşünde de belirtildiği üzere, sözlü sınav mülakatı da içermekte olup, dava konusu düzenlemenin (ç) bendindeki "eğitimcilik nitelikleri" ibaresine zaten bu kapsamda, bilgi düzeyini ölçmek amacıyla yer verildiği, kaldı ki adayların mesleki alandaki bilgi düzeylerinin girmiş oldukları Kamu Personeli Seçme Sınavında da ölçüldüğü hususları dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu kararının Yönetmeliğin 11. maddesi yönünden verilen iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz. KARŞI OY XXXX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri, görev yaptıkları il içinde alanında ihtiyaç olmaması…." ibaresine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz. KARŞI OY XXXXX- Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü, dördüncü fıkrasında; " Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." hükmü; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde ise, "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. 3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. 4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. 5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz." hükmü yer almaktadır. Temyiz incelemesi sonucunda; kararın gerekçesinin doğru olmadığının veya eksik olduğunun; ancak sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda gerekçesinin değiştirilerek onanması mümkündür. Kararın; bozulması durumunda da; karar sonucu itibarıyla ortadan kalkacağından gerekçenin doğru olmamasının ya da eksik olmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu itibarla; temyize konu bir kararın gerekçesinin eksik ya da yanlış olduğunun tespit edilmesi halinde, temyiz incelemesinin 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca; kararın sonucu değerlendirilmek suretiyle yapılması gerekmektedir. Bu yönde yapılacak temyiz incelemesinin Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, kararların gerekçeli olarak yazılması ilkesini ihlal etmeyeceği gibi aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan yargılamada usul ekonomisinin dikkate alınması ilkesine de uygun olacağı açıktır. Daire kararında, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dayanılarak hazırlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu edilen 4. maddesinin (g) ve (ğ) bentlerinde; 7., 10., 12., 13. maddelerinde; 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkralarında; 14. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "en fazla 20" ibaresinde; 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında; üçüncü bölümünde, "Eş durumu, sağlık, eğitim, can güvenliği, engellilik durumu mazeretlerine yönelik yer değiştirme hakkının" tanınmamasına ilişkin düzenlemede; 18. maddesinin birinci fıkrasında; 19. maddesinde yer alan "Öğretmen kadrolarına atananlar aynı yerde en az iki yıl daha görev yapar." ibaresinde; 22. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre her yıl yapılacak performans değerlendirmesinde başarılı olamayanların" ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesine yer verilmiştir. Bu durumda; temyize konu Müşterek Kurul kararının gerekçesi yukarıda yer alan hüküm fıkrasının; sonucu itibarıyla değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesinin yapılması gerektiği oyuyla, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (g), (ğ), bentleri, 7., 10., 12., 13., maddeleri, 9. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları, 14. maddesi, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 18. maddesinin birinci fıkrası, 19. maddesi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve üçüncü bölümde mazerete yönelik yer değiştirme hakkının verilmemesine ilişkin düzenleme yönünden Müşterek Kurul kararının bozulmasına ilişkin karara katılmıyoruz.

Aynı kararlarda uygun bulunan diğer gerekçe, 11. maddenin başlığında sözlü sınav denmesine rağmen içeriğinde yalnızca mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmesi ve bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmemesidir. Kurul, bu kısım yönünden temyiz iddialarını bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiştir. Kararların karşı oyları çoğunluk sonucunun yerine geçmez.

Kurul, Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında il içinde alanda ihtiyaç bulunmaması halinde sözleşmenin sona ereceğine ilişkin ibarenin iptalini bozmuş ve bu ibarede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sayılan diğer bazı madde, fıkra ve ibareler yönünden verilen ret ise ilgili mevzuat yorumlanıp hukuka uygunluk denetimi yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden verildiği için bozulmuştur. Bu bozma, o düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu yönünde esas hüküm değildir. Bozulan kısımlar hakkında yeniden karar verilmek üzere dosya Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmiş; kararlar 08/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.

Bireysel başarısızlık işlemi

Danıştay Onikinci ve İkinci Daireler Müşterek Kurulunun E.2017/2802, K.2021/4699 sayılı kararında, davacının 17/08/2016 tarihli sözleşmeli öğretmen adayları sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline oybirliğiyle karar verilmiştir. Karar, bu bireysel işlemi, Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası ile 11. maddesinin daha önceki iptalinin kesinleşmesi nedeniyle hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç yalnız bu davacının işlemine ilişkindir.

Aynı kararda 9. maddenin birinci fıkrası ile 11. maddenin iptali istemi hakkında esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Çoğunluk bu sonucu, anılan maddelere ilişkin önceki iptalin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla kesinleşmesine dayandırmıştır. Bu hüküm, bireysel işlemin iptalinden ayrıdır. Kararın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açıktır.

Yürütmenin durdurulması

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yürütmenin durdurulması, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse verilebilir. Karar kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli olarak verilir. Hüküm bu yetkiyi “verebilirler” biçiminde düzenler. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir.

Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemler bu kapsamda sayılmaz. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, savunma alınmaksızın reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Bu karar verilen dosyalar öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Teminata ilişkin anlaşmazlığı kararı veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararı veren makama göre değişir: Danıştay dava dairelerinin kararlarında konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları, bölge idare mahkemesi kararlarında en yakın bölge idare mahkemesi, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarında bölge idare mahkemesi bu merciler arasındadır. Merci, dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Temyiz ve sürenin kaçırılması

2577 sayılı Kanun’un 46. maddesine göre Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan kararları, başka kanunlarda aksine hüküm olsa da tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. Ülke çapında uygulanan öğrenim, bir meslek veya sanatın icrası ya da kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar bu kapsamda sayılmıştır. Maddenin diğer bentlerindeki şartlar bu bende taşınamaz; somut sınavın bu bentte olup olmadığı ayrıca belirlenir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Danıştay 12. Dairenin E.2020/1928, K.2020/3137 sayılı kararı, davalı Milli Eğitim Bakanlığının temyiz istemini reddetmiş ve temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararını onamıştır. Daire, incelenen kararı usul ve hukuka uygun bulmuş, dilekçedeki nedenleri bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiştir. Onama, mülakatın esasına değil, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasına göre verilen süre aşımı ret kararına ilişkindir.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/1928, K. 2020/3137Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1928 E.  ,  2020/3137 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1928 Karar No : 2020/3137 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : Milli Eğitim Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 'nca yapılan sözleşmeli öğretmen alımına yönelik mülakat sınavında 45 puan verilerek başarısız sayılma işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Yönetmelik hükümleri doğrultusunda teşekkül etmiş olan sınav komisyonu tarafından sözlü sınavın yapıldığı, sınavda önceden hazırlandığı anlaşılan 4 adet sorunun davacıya sorulduğu, sorulan soruların yer aldığı tutanağın davacı tarafından imzalandığı, soruya verilen cevapların komisyon üyeleri tarafından değerlendirildiği ve değerlendirmeye ilişkin olarak her bir komisyon üyesi tarafından sözleşmeli öğretmen değerlendirme formlarına ayrı ayrı açıklama yazıldığı, davacıya hangi komisyon üyesinin hangi notu takdir ettiği hususunun tutanakta yer aldığı görüldüğünden, somut bilgi ve belgelere dayandırılması mümkün olan hususlar yönünden sınav komisyonu tarafından yapılan değerlendirme yönteminde ve sözlü sınavın yapılması usulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, sözlü sınavın, 5 konu başlığı altında düzenlenen kriterler yönünden davacıya ilişkin yapılan değerlendirme ve puanlama kısmı hakkında ise; bahse konu kriterlerin aynı zamanda gözlem ve kanaate (iletişim becerileri, özgüven, temsil yeteneği gibi) dayalı olması, bu kriterler yönünden yapılacak değerlendirmenin ancak sınav anında ve komisyon üyelerinin takdiri ile şekillenebileceği ve anılan sözlü sınava ilişkin mevzuatta sınavın görüntülü veya sesli kayıt altına alınması gerektiğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı dikkate alındığında, sözü edilen kriterlerin her biri bakımından davacı hakkında idarenin takdir yetkisi kapsamında yapıldığı anlaşılan değerlendirme hakkında yapılacak denetimin, yerindelik denetimi niteliği taşıyacağı ve yukarıda yer verilen açık Anayasa hükmü karşısında yargı yetkisinin yerindelik denetimi şeklinde kullanılmasının hukuken olanaksız olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda; dosyadaki bilgi, belge ve değerlendirme formlarıyla yukarıdaki mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavı sonucunda 45 puan alarak başarısız sayılmasına ve yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla davacı hakkında muhakeme gücü ve ifade yeteneği 20 puan üzerinden ortalama 15 puan olarak değerlendirilen ve ayrıca KPSS sınavında 88,08 puan alarak Türkiye sıralamasında 46ıncı olan bir kimsenin, eğitim bilimleri ve genel kültür konularından sorulan soruların içinde kısa cevaplı olmayan ve yoruma dayalı olarak cevap verilebilecek nitelikte olan soruların da bulunduğu göz önüne alındığında, sorulan sorulara hiç cevap verememiş olmasının ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin eğitim bilimleri ve genel kültür konularından yapılan değerlendirmede 20 puan üzerinden 0 (sıfır) puan olarak ölçülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun taktir yetkisinin objektif kullanılmadığını gösterdiği, dolayısıyla davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu halde, davacının yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda usulüne uygun olarak yeniden sözlü sınava tabi tutularak neticesine göre işlem tesis edileceği tabii bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesince verilen kararın istinaf yoluyla incelenmesi talebi üzerine verilen kararın, davalı idare vekiline 29/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan kararda temyiz süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtildiği halde, 2577 sayılı Yasanın 46/1. maddesinde öngörülen 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 26/02/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ve her ne kadar … İdare Mahkemesi tarafından davalıya … tarihinde temyiz başvurusuna konu karar yeniden tebliği edilmiş ise de, bu ikinci tebliğin geçmiş olan temyiz başvuru süresini yeniden canlandırmayacağının açık olduğundan temyiz isteminin 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyiz talebinin süresinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : .. DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Onanan gerekçeye göre bölge idare mahkemesi kararı 29/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve kararda temyiz süresinin otuz gün olduğu belirtilmiştir. Başvuru, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasındaki süre geçirildikten sonra 26/02/2020 tarihinde yapılmıştır. Sonraki ikinci tebliğ, geçmiş temyiz süresini yeniden başlatmaz.

Öğretmen sözlü sınavının iptali davası nerede açılır?

Dava idare mahkemesinde açılır. Özel yetki kuralı yoksa ve göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Yetki kamu düzenindendir.

Sözlü sınav işlemine karşı dava süresi nedir?

Özel kanunda ayrı süre gösterilmiyorsa idare mahkemesinde süre altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Dava açmak sınav işlemini durdurur mu?

Hayır. Dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık birlikte gerçekleşirse ve kural olarak savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilebilir.

Sözleşmeli öğretmen ataması ne zaman geçerlilik kazanır?

Mülga Ek 4. maddenin ikinci fıkrasına göre atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır ve imzalanmadan hak doğurmaz. Atama, genel ve özel şartları taşıyan adaylar arasından KPSS sırası gözetilerek her pozisyonun üç katına kadar aday içinden sözlü sınav başarısına göre yapılır.

Komisyon düzenlemesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, anılan yönetmelikte komisyon başkan ve üyelerinin nitelikleri açıkça düzenlenmeden herhangi bir kamu görevlisinin görevlendirilmesine imkân veren hükmü hukuka uygun bulmamıştır. Başlığında sözlü sınav denmesine rağmen yalnız mülakat değerlendirmesi içeren ve bilgi ölçmeye yer vermeyen 11. maddeyi de aynı kapsamda hukuka aykırı bulan gerekçeyi uygun görmüştür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu