İptal Davası Nedir ve Amacı Nelerdir?
İptal davası; idarenin hukuka aykırı bir işlemine karşı menfaati ihlal edilen kişilerin idare mahkemesinde açtığı ve dava konusu işlemin ortadan kaldırılmasını talep ettiği dava türüdür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen bu dava yolu, idari tasarrufların hukuka uygunluğunu denetler. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1531, K. 2022/1609 sayılı kararında belirtildiği üzere iptal davası, hukuka aykırı idari işlemleri ortadan kaldırmak suretiyle idarenin hukuka uygun davranmasını sağlama ve hukuk düzenini koruma amacını taşır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1531, K. 2022/1609Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E. 2023/2120, K. 2024/2613Kaynağı aç
İdari Yargı Yetkisinin Sınırları ve Denetlenen Unsurlar
İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluk denetimine tabi tutulur ve bu unsurlardan herhangi birindeki sakatlık işlemin iptalini gerektirir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi gereğince idari yargı yetkisi yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesiyle sınırlıdır. Mahkemeler yerindelik denetimi gerçekleştiremeyeceği gibi, idarenin takdir alanını tamamen bertaraf edecek veya doğrudan idari eylem ve işlem teşkil edecek mahiyette karar tesis edemez.
İptal Davasında Ehliyet ve Menfaat İhlali Koşulu
İdari yargıda dava açabilmek için genel hak ve fiil ehliyetini kapsayan objektif ehliyetin yanında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen menfaat ihlali koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1531, K. 2022/1609 sayılı kararında açıklandığı üzere menfaat ihlali için meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ile ciddi ve makul bir ilginin varlığı şarttır. Menfaatin kişisel olması ihlalin davacıya ait bulunmasını, meşru olması menfaatin hukuk tarafından korunmaya layık görülmesini, güncel olması ise idari işlemin ihlal etmiş olduğu menfaatin dava açıldığı anda mevcut bulunmasını ifade eder. Danıştay 10. Dairesi, E. 2023/2120, K. 2024/2613 sayılı kararında belirtildiği üzere idari işlemler ancak meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebilir.
Tüzel kişilerin iptal davası açma ehliyeti de menfaat ilgisinin sınırlarıyla belirlenir. Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/786, K. 2023/3116 sayılı kararında kamu görevlileri sendikalarının kendi tüzel kişilikleri veya üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatleri ile ilgisi bulunmayan genel düzenlemelere karşı açtıkları davaların ehliyet yönünden reddedileceğini belirtmiştir. Danıştay 10. Dairesi, E. 2023/2120, K. 2024/2613 sayılı kararında ise derneklerin tüzel kişiliklerinin hak ve çıkarlarını ilgilendiren konularda dava açabileceklerini, bu kapsamı aşan uyuşmazlıklarda salt tüzükte hüküm bulunmasının ehliyet sağlamayacağını hükme bağlamıştır. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının iptali istenen işlem yönünden ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verilir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/786, K. 2023/3116Kaynağı aç
Dava Açma Süresi ve Sürelerin Hesaplanması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi gereğince dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Adresleri belli olmayanlara mevzuat gereğince ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel düzenlemede aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Bu düzenlemelerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilir; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması dayanağı işleme karşı dava açılmasına engel teşkil etmez.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
İdari yargıda süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir; sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre tatil gününü izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar. 2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kanunda yazılı sürelerin bitimi çalışmaya ara verme zamanına (20 Temmuz – 31 Ağustos) rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
İdari İşleme Karşı Üst Makama Başvuru Usulü (İYUK m. 11)
İlgililer, idari dava açma süresi dolmadan önce dava konusu işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, tadil edilmesini veya yeni bir işlem tesisini üst merciden, şayet üst merci yoksa işlemi tesis eden makamdan talep edebilir. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca bu başvuru, işlemekte olan dava açma süresini durdurur. İdarece otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde istem reddedilmiş sayılır. Talebin reddi veya reddedilmiş sayılması durumunda, başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılarak dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması
İdari yargıda dava açılmış olması, dava edilen idari tasarrufun icrasını doğrudan engellemez; bu nedenle işlemin askıya alınabilmesi için yürütmenin durdurulması mahkemeden açıkça talep edilmelidir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrasına göre idari mahkemeler ve Danıştay, dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması ve icrası halinde telafisi güç ya da olanaksız zararlar doğurması unsurlarının birlikte varlığı halinde, idarenin savunması alındıktan veya yasal cevap süresi dolduktan sonra gerekçe belirterek yürütmeyi durdurabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, kanun gereğince uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerden sayılmaz. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceği gibi idareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz mercileri, dosyanın kendilerine intikalinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 10. fıkrası uyarınca yargılamada aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir ve bu kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı kararları, bakanlık düzenleyici işlemleri ve birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına giren işlere karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda görülür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
İdari Yargılama Usulü ve İlk İnceleme Sırası
İdari yargılama usulü yazılılık esasına dayanır; mahkeme incelemesini evraklar ve işlem dosyası üzerinden gerçekleştirir, bu nedenle idari davalarda tanık dinletme usulü bulunmamaktadır. Açılan davalarda dilekçeler 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sırasıyla görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu kesin ve yürütülmesi gereken işlem niteliği, süre aşımı, husumet ve dilekçe kurallarına uygunluk yönlerinden incelenir. Bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında aynı kanunun 15. maddesi hükümleri tatbik edilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İptal Kararının Hukuki Sonuçları ve Uygulanması
İptal hükmünün verilmesiyle birlikte dava konusu idari işlem geçmişe etkili olarak hiç tesis edilmemiş sayılır. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının icaplarına uygun adımları gecikmeksizin atmak, gerekli işlemi tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; bu doğrultuda öngörülen yasal süre, kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü hiçbir surette aşamaz. Yargı kararlarının kamu görevlilerince süresi içinde yerine getirilmemesi durumunda açılacak tazminat davaları ancak ilgili idare aleyhine ikame edilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
İptal davası hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasını sağlarken, idari işlem veya eylemden doğan maddi ve manevi zararların tazmini için tam yargı davası açılması gerekir. 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında hakları ihlal edilenler, idari işlem dolayısıyla tam yargı davası ile iptal davasını birlikte açabilecekleri gibi önce iptal davası açarak kararın tebliği veya icrasından itibaren kanuni süresi içinde tam yargı davası açabilirler. İdare mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde Bölge İdare Mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
İptal davası açmak idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurur mu?
Hayır, idari mahkemelerde dava açılması idari işlemin yürütülmesini durdurmaz; işlemin askıya alınabilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkansız zararlar doğurması şartlarının birlikte varlığı aranarak yürütmenin durdurulması istenmelidir.
İdari yargıda tanık dinletilebilir mi?
Hayır, idari yargılama usulü yazılılık esasına dayandığından idari davalarda tanık dinletme usulü uygulanmaz; karar dosyadaki belgeler ve idarenin gönderdiği işlem dosyası üzerinden verilir.
İdare mahkeme kararını ne kadar sürede uygulamak zorundadır?
İdare, mahkemelerin esasa veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur ve bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi ne kadardır?
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve merci yedi gün içinde kesin karar verir.
Sendika veya derneklerin iptal davası açabilmesi için ne gerekir?
Sendika ve derneklerin dava açabilmesi için işlemin doğrudan tüzel kişiliklerini veya üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini ilgilendirmesi gerekir; bu bağlantıyı içermeyen genel tasarruflara karşı açılan davalar ehliyet yönünden reddedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

