Öğretim elemanı hakkında kamu görevinden çıkarma, 2547 sayılı Kanun ve ilgili disiplin düzenlemelerine dayanan bir yaptırım olarak anlatılır. Bu yaptırım, akademik personelin kurumla bağının kesilmesini ve kamu hizmetinde yeniden istihdam edilmemesini kapsar. Bu işleme karşı yargı yolu açıktır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
İptal davasının konusu ve denetimin sınırı
Anayasa'nın 125. maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Aynı maddede, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilir. Maddede bu sürenin kaç gün olduğu gösterilmez.
Anayasa'nın 125. maddesi, yargı yetkisini idari eylem ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesiyle sınırlar. Bu denetim, yerindelik denetimine dönüştürülemez. Mahkeme, yürütmenin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun görevini kısıtlayacak, idari işlem niteliği taşıyacak veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak bir karar veremez.
Dava açmanın işlemin uygulanmasına etkisi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası, Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılmasının dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmayacağını düzenler. Kamu görevinden çıkarma işlemi, dava açıldığı için ayrıca bir karar bulunmaksızın uygulanamaz hale gelmiş sayılmaz.
Yürütmenin durdurulmasının birlikte aranan şartları
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrası ile Anayasa'nın 125. maddesi, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasını ve işlemin açıkça hukuka aykırı olmasını birlikte arar. İki şart birlikte gerçekleşirse, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Düzenleme bu kararı zorunlu sonuç olarak öngörmez.
Yürütmenin durdurulması kararında, işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması, yürütmenin durdurulması kararı için gerekçe yapılamaz.
Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmaksızın reddedilebilir. Kanun bu reddi ayrıca usul veya esas yönünden ayırmaz. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.
Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Aynı hüküm, kamu görevlileri hakkındaki atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile görevlendirme işlemlerini bu kapsamın dışında bırakır.
Teminat, itiraz ve öncelikli inceleme
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasına göre yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden teminat alınmaz.
Yürütmenin durdurulması kararına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz mercii, kararı veren makama göre değişir.
Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Bu kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
İdarenin zararı ödeme yükümlülüğü
Anayasa'nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Disiplin uyuşmazlığında uygulanacak kanuna ilişkin karar
Danıştay 8. Daire, E. 2020/2983, K. 2023/4511 sayılı kararında öğretim elemanlarının disiplin sorununun genel nitelikteki 657 sayılı Kanun yerine özel kanun olan 2547 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Somut olayda 657 sayılı Kanun'un 125/E-d maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 53/b(6) maddesine dayanılarak kamu görevinden çıkarma cezası verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Kararın sonucu bozma ve yeniden karar verilmek üzere göndermedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/2983, K. 2023/4511Kaynağı aç
Aynı kararda, anılan dokuz aylık sürenin sonuna kadar iptaline karar verilen kuralın uygulanmaya devam edeceği dikkate alınmıştır. Gerekçede, disiplin cezasıyla cezalandırılacak kişinin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği; lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek iptal kararının başka disiplin cezalarının uygulanmasına engel olmayacağı da kabul edilmiştir.
Danıştay, kararın uygulanması sırasında 7243 sayılı Kanun'la değişik 2547 sayılı Kanun'un 53/b-5-c maddesindeki lehe hükmün dikkate alınarak disiplin cezası verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu belirleme, kararın aktardığı kapsamda somut uyuşmazlığa ilişkindir ve bütün kamu görevinden çıkarma işlemleri için genel bir sonuç oluşturmaz.
Mülga yönetmelikteki iki yıllık süreye bağlanan onama
Danıştay 8. Daire, E. 2020/6337, K. 2023/7804 sayılı dosyada temyiz istemini reddetmiş ve bölge idare mahkemesi kararını kendi gerekçesiyle onamıştır. Karar 26/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir. Karşı oy çoğunluğun sonucu değildir. Dosya intihal ve etik ihlali iddiasına ilişkindir; devamsızlık ve kamu görevinden çıkarma uyuşmazlığıyla aynı olay değildir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/6337, K. 2023/7804Kaynağı aç
Bu dosyada Danıştay, dokuz aylık süre boyunca iptal edilen kurala dayalı mülga disiplin yönetmeliğinin uygulanmaya devam edeceğini kabul etmiştir. Mülga Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 19. maddesinin ikinci fıkrası, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını kurala bağlamaktaydı.
Onama gerekçesi, 2015 yılı Ekim ayından itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmemesi nedeniyle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı kabulüne dayanır. Bu gerekçe, ilk derece mahkemesinin 657 sayılı Kanun'a dayalı zamanaşımı gerekçesinden farklıdır. Yönetmeliğin 20/10/2017 tarihli düzenlemeyle yürürlükten kaldırıldığı kararda belirtilmiştir. Sonuç, yürürlükteki bütün disiplin işlemleri için genel bir iki yıllık kurala dönüştürülemez.
Sık sorulan sorular
Dava açmak kamu görevinden çıkarma işlemini durdurur mu?
Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanmasının durması için ayrıca yürütmenin durdurulması kararı gerekir.
Yürütmenin durdurulması hangi şartlarda verilebilir?
İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu halde, kural olarak idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli karar verilebilir; hüküm bunu zorunlu sonuç haline getirmez.
Aynı sebeple ikinci kez yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
Hayır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
İdare kamu görevinden çıkarma işleminden doğan zararı ödemek zorunda mıdır?
Anayasa'nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Öğretim elemanının disiplin işleminde hangi kanun dikkate alınmıştır?
Danıştay 8. Daire, E. 2020/2983, K. 2023/4511 sayılı kararında öğretim elemanlarının disiplin sorununun özel kanun olan 2547 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiğini kabul etmiş ve somut olayda 657 sayılı Kanun hükmüyle birlikte uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasını hukuka aykırı bulmuştur. Karar, yeniden karar verilmek üzere bozma sonucundadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

