375 Sayılı KHK Geçici 35. Madde Uyarınca Kamu Görevinden Çıkarma

by Avukat Erdal Ersoy
375 Sayılı KHK Geçici 35. Madde Uyarınca Kamu Görevinden Çıkarma

375 Sayılı KHK Geçici 35. Maddenin Niteliği ve Kapsamı

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu personelinin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin düzenleme içermektedir.

375 sayılı 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU, 926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU, 2802 SAYILI HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU, 2914 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNU, 5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI, DEVLET MEMURLARI VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNE MEMURİYET TABAN AYLIĞI VE KIDEM AYLIĞI İLE EK TAZMİNAT ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME m. Geçici Madde 35Kaynağı aç
Geçici Madde 35- (Ek: 25/7/2018-7145/26 md.) A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. (İptal ikinci ve üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.[77] Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;[78] 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır. 8) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır. 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır. 10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Birinci paragraf uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden çıkarılanların, mahkeme kararı aranmaksızın, karar tarihinden geçerli olmak üzere rütbe ve memuriyetleri geri alınır, bu kişiler yeniden kamu görevlerine kabul edilmez ve on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu paragrafta sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu paragraf hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. Bu fıkrada öngörülen usuller uyarınca, terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek idari işlem tesis edilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanların itirazları üzerine yapılacak değerlendirme sonucunda görevlerine iadesine ilişkin işlemler aynı usullerle yapılır. Bu kapsamda görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (İptal üçüncü ve dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) C) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Ç) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) D) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) E) Bu maddenin (A), (B) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilenler uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamaz ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz. F) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) G) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılanlar veya açığa alınanlar hakkında ilgili mevzuatta yer alan;[79] a) (İptal bent: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) b) Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri bir yıl olarak uygulanır ve bu süre ilgisine göre ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir. c) Adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinde değerlendirme süreleri uygulanmaz. (İptal paragraf: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
Danıştay 5. Daire, E. 2023/21626, K. 2024/13250Kaynağı aç
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/21626 E.  ,  2024/13250 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/21626 Karar No : 2024/13250 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla; Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına gönderilen bilgi ve belgeler içerisinde davacının savunmasının bulunmadığının görülmesi üzerine 03/10/2022 tarihli ara kararıyla; dava konusu işlemin tesisinden önce 7145 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35. maddenin son fıkrası uyarınca davacının son savunmasının istenilip istenilmediğinin sorulmasına, istenilmiş olunması durumunda savunma istem yazısı ile davacının (savunma vermiş olması durumunda) savunmasının okunaklı ve onaylı birer örneğinin gönderilmesi davalı idareden istenildiği, söz konusu ara kararına cevaben Gençlik ve Spor Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 27/10/2022 kayıt tarihli cevap dilekçesinde; Rehberlik ve Denetim Başkanlığından verilen … tarihli ve … sayılı yazı ve Personel Genel Müdürlüğünden verilen … tarihli ve … sayılı cevaplarda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının bildirildiği, 7145 sayılı Yasa'nın 26'ncı maddesine eklenen Geçici 35. maddesinin son fıkrası kapsamında davacıya yedi günden az olmamak üzere verilecek bir sürede savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır. Belirtilen gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı İdarenin istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2… sayılı kararıyla; davalı idare tarafından, davacının savunmasının alındığı belirtildiğinden, 04/07/2023 günlü ara kararı ile davacının savunmasının istenilmesine ilişkin yazının ve tebliğine dair belgenin istenilmesi üzerine davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerden, Gençlik ve Spor Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla hakkındaki iddialar, bu iddiaların dayandığı deliller ve yöneltilen suçlama belirtilmek suretiyle davacıya yazılı savunma yapması için yedi günlük savunma süresinin verildiği, söz konusu yazının 24/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından da bu yazıya istinaden 26/05/2022 tarihinde yazılı savunma verildiği, diğer taraftan dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un" 26. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulu'nca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesi yeterli görülmüş, bu konuda idarelere geniş takdir yetkisi verilmiş olduğundan, atletizm milli takım antrenörü olarak sürekli işçi statüsünde görev yapan davacının, hakkında yürütülen idari soruşturmada ile ceza yargılaması neticesinde verilen Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitler ve bu yargılamada eylemleriyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediğinin sabit görüldüğü dikkate alındığında idarece, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, davacının, Anayasa'daki sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği açık olduğundan, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçeyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuk uygun olmadığı, terör örgütü ile bağlantısının olmadığı, idari işlem tesis edilirken savunma hakkı tanınmadığı, İdare Mahkemesince bu hususa ilişkin belgelerin sunulması için verilen sürede davalı idarece dosyaya belge sunulmadığı, terör örgütüne yardım etme suçundan hakkında kesinleşmiş mahkeme kararının bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Uşak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde atletizm milli takım antrenörü olarak sürekli işçi statüsünde görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne, 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” düzenlemelerine yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (e) fıkrasında ise kararın dayandığı "hukuki sebepler" ile "gerekçe", kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir. Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olup, mahkemelerin kararlarını hangi hukuki ve maddi temellere dayandırdıklarını yeterince açık bir şekilde belirtme yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesiyle, bir davanın gereğince görüldüğü ortaya konulmakta, tarafların etkili bir itirazda bulunabilmelerine ve kararın bir temyiz organı tarafından incelenmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca, adaletin tecellisinin kamuoyu tarafından denetlenebilmesi de ancak gerekçeli bir karar verilmesiyle mümkün hale gelmektedir. Bununla birlikte, gerekçeli karar hakkı, davanın taraflarının ileri sürdüğü her iddianın ayrıntılı bir şekilde karşılanmasını gerektirmediği gibi, temyiz mahkemelerinin ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararları gerekçelerini tekrarlamaksızın onamalarına da engel teşkil etmemektedir. (AİHM Kararları: Ruiz Torija/İspanya, Seri A no. 303-A, 09/12/1994, p. 29; Suominen/Finlandiya, no. 37801/97, 01/7/2003, p. 36; Hadjianastassiou/Yunanistan, no.12945/87, 16/12/1992, p.33; Tatişvili/Rusya, no. 1509/02, 22/02/2007, p.58; Gorou (no2)/Yunanistan, no. 12686/03, 20/3/2009, p.38,42; Hirvisaari/Finlandiya, no. 49684/99, 27/09/2001, p.30,32; Van de Hurk/Hollanda, no: 16034/90, 19/4/1994, p. 61) Bu bağlamda, soyut, genel ve belirsiz kavramların ya da kanunda yer alan ifadelerin tekrarından ibaret olan veya maddi ve hukuki unsurların yüzeysel bir şekilde ele alındığı gerekçelendirme türü, yetersiz gerekçelendirme olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla, soyut yasal ifadelerin tekrarı tek başına yeterli kabul edilmemekte; yasada yer alan soyut kavramların analiz edilerek gerekçelerle somutlaştırılması gerekmektedir. (AİHM Kararları: Georgiadis/Yunanistan, no. 21522/93, 29/5/1997, p.40-43; H./Belçika, no. 8950/80, 30/11/1987, p.53) Aynı doğrultuda, Anayasa Mahkemesi tarafından da ilke olarak, mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının adil yargılanma hakkının bir gereği olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, mahkemelerin, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanmasını ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardıkları sonucu, bu sonuca ulaşırken kullandıkları takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorunda oldukları ifade edilmiş olup, "makul gerekçe"nin, davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuki düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Zira tarafların, davada hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün ve bununla uyumlu hüküm fıkralarının bulunmasının zorunlu olduğu; bununla birlikte, derece mahkemelerinin taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koymalarının yeterli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, kanun yolu mercilerince onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde, alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçelerin kabul edilmiş sayılacağı, bu nedenle anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmadığı ifade edilmiştir. (AYM Kararı: Başvuru No: 2013/1235, 13/06/2013, p.23-25) HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılacağı hükmüne istinaden, … tarih ve … sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden biri olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan, idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “…Millî Güvenlik Kurulunca…” ve “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla, idari yargı mercilerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede, ilgililer hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararları, ilgili kişinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel teşkil etmediği gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden verilmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması da, idari yargı mercilerince dava dosyasında yer alan veya ceza yargılamasında elde edilen bilgi, belge ve tespitlere dayanılarak, irtibat ve iltisak kavramları yönünden bir değerlendirme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısıyla, idari yargı mercilerince, kişilerin terör örgütleri ile irtibat veya iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında ceza soruşturması veya yargılamasında elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesi; daha ileri bir araştırmanın gerekli görülmesi hâlinde ise yapılacak ara kararı üzerine ilgili kurumların sunacağı bilgi, belge ve tespitlerin dikkate alınması suretiyle karara bağlanması gerekmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesi’nce, davacı hakkında dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması veya yargılamasında elde edilen deliller davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirilmeden verilen hükmün, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan "gerekçeli karar hakkı"na aykırı olduğu açıktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, … İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesine dayanılarak verilen kamu görevinden çıkarma kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca bir disiplin cezası niteliğinde değildir.

Hakkında çıkarma işlemi uygulanacak personele kurumunca en az yedi günlük savunma süresinin tanınması kanuni bir zorunluluktur. Kendisine tanınan bu yasal süre içerisinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır; savunma hakkının tanınmaması ise işlemi usul yönünden hukuka aykırı hale getirir.

Kurumlara Göre Kamu Görevinden Çıkarma Yetkisi

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, Uzman Erbaş Kanununa tabi personel, sözleşmeli subay, astsubay, uzman erbaş, erbaş ve erler ile Millî Savunma Bakanlığına bağlı personel Millî Savunma Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatlarında görev yapan personel hakkında kamu görevinden çıkarma kararı İçişleri Bakanının onayıyla verilir.

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır.

Mahalli idareler personeli hakkında valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından teşekkül ettirilen kurulun teklifi alınır ve işlem İçişleri Bakanının onayıyla tamamlanır.

657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi kadrolu, sözleşmeli ve işçi statüsündeki personel açısından, ilgili kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bakanlıkça oluşturulan kurulun teklifi ve ilgili bakanın onayı aranır.

Herhangi bir bakanlığa bağlı veya ilgili bulunmayan bağımsız diğer kamu kurumlarında görev yapan personel hakkında birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin vereceği onayla çıkarma tatbik edilir.

İdari Yargı Denetiminde İltisak, İrtibat ve Ceza Yargılaması Kararları

Danıştay 5. Dairesinin 23/09/2024 tarihli ve E. 2023/21626, K. 2024/13250 sayılı kararına göre, üyelik kavramı ceza kanunlarında tanımlanmış müstakil bir suç tipi olduğundan idari yargı mercileri üyelik tespiti yapamaz. İdari yargı denetimi, ilgilinin terör örgütüyle irtibat veya iltisakının bulunup bulunmadığı noktasında toplanır.

Ceza yargılamasında terör örgütü üyeliği isnadıyla yürütülen soruşturma veya kovuşturmada takipsizlik yahut beraat kararı verilmiş olması, idari yargı mercilerinin dosyadaki delillere göre irtibat ve iltisak tespiti yapmasını engellemez. Benzer şekilde ceza mahkemesinde örgüt üyeliğinden mahkûmiyet kararı verilmiş olması da idari yargı yerinin dava dosyasındaki somut tespitleri bağımsız biçimde inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

İdari yargı mercileri, ilgilinin örgütle irtibat veya iltisakının varlığını incelerken idarenin sunduğu bilgi ve tespitler ile ceza yargılamasındaki delilleri birlikte değerlendirmek ve gerektiğinde ara kararlarıyla ilgili birimlerden ek araştırma yapmak suretiyle karar vermekle yükümlüdür.

Kamu Görevinden Çıkarılmanın Hukuki ve Mesleki Sonuçları

375 sayılı KHK Geçici 35. madde gereğince görevine son verilen kişiler kamu hizmetinde yeniden istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak kamu görevi üstlenemezler. Bu kişilerin mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim ve denetim kurulu üyelikleri sona erer; büyükelçi, vali, yüksek mahkeme başkanı ve üyesi, hâkim, savcı, müsteşar ve kaymakam gibi unvan, meslek adı ve sıfatları kullanmaları ile bu unvanlara bağlı yasal haklardan yararlanmaları yasaklanmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinden ihraç edilenlerin rütbe ve memuriyet unvanları ayrıca bir mahkeme ilamı aranmaksızın karar tarihinden itibaren geri alınır ve durumları on beş gün içinde bildirilir.

Çıkarılan personelin taşıma ve bulundurma silah ruhsatları, gemi adamlığı belgeleri ile pilot lisansları iptal edilir. Oturmakta oldukları kamu konutları ile vakıf lojmanlarını on beş gün içerisinde tahliye etmeleri zorunludur. Bu kişilerin özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak ya da personel olarak çalışmaları kanunen engellenmiştir.

Göreve İade Edilme Halinde Mali Haklar ve Kadro Tayini

Geçici 35. madde kapsamındaki idari işlemle kamu görevinden çıkarılıp itiraz üzerine yapılan değerlendirme sonucunda görevine iade edilenlere, çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.

Göreve iade edilen personelin görevine iadesi ve atanacağı kadrolar bakımından idarece tesis edilecek işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür.

Memuriyetten çıkarma öncesinde en az kaç gün savunma süresi verilmelidir?

375 sayılı KHK Geçici 35. madde uyarınca haklarında işlem yapılacak kamu görevlilerine kurumları tarafından en az yedi günlük savunma süresi tanınması kanunen zorunludur.

Göreve iade edilen personele geçmişe dönük hakları verilir mi?

Görevine iade edilen personele, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.

Ceza mahkemesinden beraat kararı almak idari yargıda ihraç kararını doğrudan iptal ettirir mi?

Ceza yargılamasındaki beraat veya takipsizlik kararları, idari yargı mercilerinin dosyadaki bilgi, belge ve ara kararı tespitlerine göre örgütle irtibat veya iltisak bulunup bulunmadığını değerlendirmesine engel oluşturmaz.

İhraç edilen kamu personeli lojmanı kaç gün içinde boşaltmak zorundadır?

Kamu görevine son verilen personelin oturduğu kamu konutunu veya vakıf lojmanını kararın ardından on beş gün içerisinde tahliye etmesi gerekmektedir.

Görevden çıkarılan kişilerin özel güvenlik sektöründe çalışması yasal mıdır?

Geçici 35. maddeye dayanılarak kamu görevine son verilen personelin özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak veya çalışan sıfatıyla istihdam edilmesi kanunen yasaktır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu