Meslekten Çıkarma Cezasının İptali Davası ve Göreve İade

by Avukat Erdal Ersoy
Meslekten Çıkarma Cezasının İptali Davası ve Göreve İade

Meslekten Çıkarma Disiplin Cezası ve Görevli Yargı Yolu

Meslekten çıkarma bir disiplin cezası olup meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davalar idare mahkemelerinin görev alanına girer. Bu işleme karşı idari yargıda idari işlemin iptali davası açılması gerekir.

Kamu görevlilerinin tabi oldukları statüye göre meslekten çıkarma rejimi kanuni dayanaklar bakımından ayrışmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki genel memurlar, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun kapsamındaki genel kolluk personeli ile 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamındaki subay, astsubay ve uzman erbaşlar farklı kanuni hükümlere ve disiplinsizlik tanımlarına bağlıdır. 7068 sayılı Kanun ve 6413 sayılı Kanun gereğince personelin meslekten çıkarılması veya Silahlı Kuvvetlerden ayrılması kararları yetkili disiplin kurullarınca tesis edilir.

Genel kolluk personeli hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanmasını gerektiren fiiller ve bu cezayı tayin etme yetkisi bakımından 7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Bunun yanında ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik faaliyetlerde bulunmak, bu kapsamdaki oluşumlara veya derneklere katılmak, yardım etmek ya da ilişki içinde bulunmak ile işkence yapmak fiilleri 7068 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirmektedir.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır; a) Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak. b) İşkence yapmak. Ağırlaştırıcı nedenler

Karar Vermeye Yetkili Disiplin Kurulları ve Usul Kuralları

Emniyet teşkilatı bünyesinde il polis kadrosunda bulunan polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki memurlar hakkında meslekten çıkarma cezasını il polis disiplin kurulları kararlaştırır. Bu kararlar valinin teklifi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüşü ve Bakan onayı ile kesinleşmektedir. İlgili yüksek disiplin kurulunca uygun görüş belirtilmeyen dosyalar ise Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kesin karara bağlanır.

İl emniyet kadrosundaki komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserler ile Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatı ve eğitim kurumlarındaki rütbeli amirler, merkezde görevli polis memurları ve sınıf dışı memurlar hakkında meslekten çıkarma cezasını Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu verir. Teşkilatta sekizinci ila beşinci meslek derecelerindeki personele Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu; birinci ila dördüncü meslek derecelerindeki üst kademe emniyet personeline ise Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu ceza vermeye yetkilidir.

Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatında yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subaylar, astsubaylar, uzman jandarmalar ve diğer sınıflardaki memurlara meslekten çıkarma cezasını Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu verir. Verilen kararlar Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüş bildirmesi ve Bakan onayıyla kesin nitelik kazanır.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu asker kişiler hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası en az iki disiplin amirinin teklifi üzerine veya yüksek disiplin kurullarınca kendiliğinden tesis edilebilir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli askeri personel hakkında kuvvet komutanlıklarında oluşturulan yüksek disiplin kurulunun kararı Milli Savunma Bakanı tarafından onaylandığında ceza kesinleşir. Hakkında işlem yürütülen personelin öncelikle yazılı savunması alınır; kurulca gerek görülmesi veya personelin talep etmesi halinde ilgilinin sözlü savunması da dinlenir.

Savunma Hakkı Güvencesi ve Disiplin Zamanaşımı Süreleri

Disiplin hukukunda savunma hakkı kısıtlanamaz temel bir usul şartıdır; yetkili disiplin kurulları personelin savunmasını almaksızın meslekten çıkarma cezası tesis edemez. Yetkili kurul başkanı veya görevlendirilen kurul üyesi ilgiliden savunma talep eder. Meslekten çıkarılması istenen kamu görevlisi soruşturma evrakını inceleme, lehe tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat veya vekili aracılığıyla savunma yapma haklarına sahiptir.

Disiplin cezasını gerektiren fiiller zamanaşımı süreleriyle sınırlıdır. Jandarma ve emniyet personeli bakımından disiplin fiilinin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin fiilinin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediğinde de idarenin ceza tayin etme yetkisi düşer. Yargı mercilerince bir disiplin cezasının iptal edilmesi halinde idarenin yeniden işlem tesis edebilmesi için kalan süre veya en az altı aylık süre uygulanır; bu sürelerin aşılması yeni işlemi hukuken sakatlar.

Meslekten Çıkarma Kararlarını Hukuka Aykırı Kılan Unsurlar

Disiplin cezalarında eylem ile yaptırım arasında elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık unsurlarını içeren ölçülülük ilkesi bulunmak zorundadır. Eylemin ağırlığıyla örtüşmeyen ve yanlış mevzuat maddesi tatbik edilerek kurulan meslekten çıkarma işlemleri idari yargı mercilerince iptal edilir. Ceza hukukunun evrensel güvencesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi disiplin yargısında da gözetilir; isnat edilen fiil somut ve kesin delillerle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanamadığında sadece kanaat veya duyum temelinde verilen meslekten çıkarma kararları hukuka aykırıdır.

Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu fiillerin aynı olduğu uyuşmazlıklarda idari makamlar ve mahkemeler fiilin sübutuna ilişkin olarak ceza mahkemesinin vardığı maddi tespiti gözetmek ve bu kanaati zedeleyecek ifadeler kullanmaktan kaçınmakla yükümlüdür.

Mevzuatta meslekten çıkarmanın bir derece hafif yaptırımları tanımlanmıştır. 7068 sayılı Kanun kapsamında meslekten çıkarmanın bir alt cezası yirmi dört ay uzun süreli durdurma, 6413 sayılı Kanun kapsamında ise hizmet yerini terk etmeme disiplin cezasıdır. Bir alt cezanın uygulanması idarenin takdirinde bulunsa dahi disiplin kurulları kanuni şartları taşıyan personel yönünden alt cezayı uygulamama gerekçesini karar metninde açıkça ortaya koymak mecburiyetindedir.

İdare Mahkemesinde İptal Davası ve Dava Açma Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası gereğince idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu süre idari uyuşmazlıklarda ilgilisine yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Kesinleşen meslekten çıkarma cezasının tebliğinden itibaren altmış günlük kanuni süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır; sürenin geçirilmesi halinde işlem kesinleşir. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda süre, aksine hüküm bulunmadıkça son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise süre ilan tarihini izleyen günden başlar ve uygulanan işlemle birlikte düzenleyici işleme karşı da dava açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve Yargılama Usulü

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare mahkemelerinde dava açılmış olması dava konusu meslekten çıkarma işleminin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması istemi kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya yasal savunma süresi dolduktan sonra gerekçe gösterilerek karara bağlanır; ancak dava dilekçesi ve eklerinden istemin haksız olduğu anlaşılırsa savunma alınmaksızın talep reddedilebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler yönünden savunma beklenmeden durdurma kararı verilebilirse de kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeler bu kapsamda sayılmaz.

Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğu ve doğacak zararların somut niteliği açıklanmak zorundadır; salt kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle durdurma verilemez. Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir, idareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden ise hiçbir şekilde teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması talepleri hakkındaki kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır. Bu kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir; itirazı inceleyen merci yedi gün içinde kesin karar verir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları mahkemelerce öncelikle incelenip karara bağlanır ve aynı gerekçelere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz.

İptal Kararının Uygulanması, Göreve İade ve Hakların Tazmini

2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde otuz günü geçemez. Meslekten çıkarma işlemine karşı yürütmenin durdurulması kararı alan personel nihai mahkeme kararını beklemeksizin idarece otuz gün içinde görevine iade edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

İdare mahkemesince meslekten çıkarma cezasının iptaline karar verildiğinde işlem tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalkar ve hukuken hiç tesis edilmemiş sayılır. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu çerçevede personelin işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş, ikramiye ve diğer tüm parasal hakları işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle idarece ödenir ve derece ile kademe ilerlemesi gibi özlük hakları iade edilir. Hakların tahsili için ayrı bir dava açılması zorunlu olmayıp iptal davasındaki tazmin talebi yeterlidir.

Yargı kararlarına göre yasal süre içinde işlem tesis edilmemesi veya eylemde bulunulmaması durumunda idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde de tazminat davası kamu görevlisinin şahsına karşı değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

Meslekten çıkarma cezasına karşı dava açma süresi kaç gündür?

İdari uyuşmazlıklarda genel dava açma süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür.

Yürütmenin durdurulması kararı üzerine idare personeli ne zaman başlatmalıdır?

İdare, yürütmenin durdurulması veya iptal kararının tebliğinden itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde işlem tesis ederek personeli görevine başlatmak zorundadır.

Savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarma cezası tesis edilebilir mi?

Yetkili disiplin kurulları ilgilinin savunmasını almadan ceza veremez; personele evrakı inceleme, tanık dinletme ve yazılı veya sözlü savunma hakkı tanınması zorunludur.

İptal kararı sonrasında geriye dönük mali haklar için ayrı dava açılmalı mıdır?

Ayrı bir dava açılması zorunlu değildir; iptal davasında ileri sürülen tazmin talebi uyarınca mahrum kalınan maaş ve parasal haklar yasal faiziyle karşılanır ve özlük hakları iade edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu