Kamu Görevinden Çıkarma Nedir?
Kamu görevinden çıkarma, memurlara ve diğer kamu personeline uygulanabilecek en ağır disiplin cezasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E maddesi bu cezayı, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma olarak tanımlamaktadır. Yükseköğretim personeli bakımından ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b/(6). maddesi; kamu görevinden çıkarmayı, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarma biçiminde tanımlamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10018, K. 2025/2890Kaynağı aç
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
Disiplin cezaları; kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri ya da mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlardır. Bu cezalar hem kişinin özlük hakları üzerinde doğrudan sonuçlar doğururlar hem de kamu hizmetinin sürekliliği ve kamu düzeninin korunması bakımından nesnel bir öneme sahiptirler. Danıştay 8. Dairesi bu ilkeyi oybirlikli kararında, Danıştay 2. Dairesi ise oyçokluğuyla verdiği kararında teyit etmiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/2602, K. 2024/2569Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10045, K. 2025/2648Kaynağı aç
657 Sayılı Kanun Kapsamında İhraç Kriterleri
657 sayılı Kanun'un 125/E maddesi, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve halleri düzenlemektedir. Bu kapsamda öne çıkan fiillerden biri, ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmaktır (m. 125/E-(a)). Bir diğeri ise memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmaktır (m. 125/E-(g)). Kanunun 125/E maddesindeki bentlerin tamamı, birincil mevzuat metninden incelenmelidir; bu makalede yalnızca ilgili bentler ele alınmaktadır.
Danıştay 2. Dairesi, E. 2021/10018, K. 2025/2890 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, sosyal medya paylaşımının hangi ihraç gerekçesine dayandırılabileceğini somut olarak incelemiştir. Karara göre, dönemin Başbakanı'na yönelik hakaret içerikli Twitter paylaşımları, m. 125/E-(a)'daki ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak fiili kapsamında değerlendirilemez. Çoğunluk, söz konusu paylaşımın m. 125/E-(g) kapsamındaki yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler tanımına da kanunilik ve tipiklik ilkesi gereği uymadığını tespit etmiş; bu nedenle her iki hukuki dayanakla tesis edilen çıkarma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetmiştir. Söz konusu karar oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oy m. 125/E-(g) değerlendirmesinde çoğunluktan ayrılmaktadır.
Yükseköğretim Personelinde İhraç Halleri
Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma olarak sıralanmaktadır. 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesi bu cezaları düzenlemekte olup metin, 2/12/2016 tarihli 6764 sayılı Kanun ve 15/4/2020 tarihli 7243 sayılı Kanun değişikliklerini yansıtmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6). maddesi kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiilleri açıkça saymaktadır. Bu fiiller arasında terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek ile kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak tek bir bentte (m. 53/b-(6)(a)) birlikte düzenlenmektedir. Bunların yanı sıra kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak da bu fiiller arasında yer almaktadır.
Hangi fiillerin yüz kızartıcı ve utanç verici eylem kapsamında yer aldığına ilişkin önceden belirlenmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Danıştay 8. Daire, E. 2023/2602, K. 2024/2569 sayılı oybirlikli kararında, kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğunu saptamıştır.
Yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel, 4857 sayılı İş Kanunu'na ve iş sözleşmesine tabidir; 2547 sayılı Kanun'daki disiplin hükümleri bu kişilere uygulanmaz. Memurlar hakkında ise 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi geçerliliğini korur. 2547 sayılı Kanun'da yer almayan hususlarda ise 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Emniyet ve Kolluk Personelinde Meslekten Çıkarma Halleri
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/(6). maddesi meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilleri düzenlemektedir. Bu maddenin (ç) bendi yetkiyi veya nüfuzu kişisel çıkar sağlamak ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmayı, (h) bendi ise kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermeyi veya tutanak düzenlemeyi bu kapsamda saymaktadır. 7068 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önceki dönemde benzer fiiller Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında değerlendirilmekteydi; bu Tüzüğün 8/7. maddesi yetkiyi kötüye kullanmayı, 8/12. maddesi ise kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermeyi meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler arasında sayıyordu. Söz konusu Tüzük hükümleri büyük ölçüde 7068 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış olup 7068 sonrası olaylar için o Kanun'un ilgili maddeleri uygulanır.
Disiplin Cezası ile Ceza Yargılamasının Birbirinden Bağımsızlığı
Disiplin soruşturması ve ceza yargılaması birbirinden bağımsız süreçlerdir. 2547 sayılı Kanun'un 53/A-1(n) maddesi bu ilkeyi yükseköğretim personeli bakımından açıkça düzenlemekte olup bir fiilden dolayı ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olmasının, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel olmadığını hükme bağlamaktadır. İdarenin disiplin cezası vermemesi ceza mahkemesince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmadığı gibi, ceza yargılaması sonucu verilen karar da disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir; bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur.
Ceza kovuşturması sonucunda verilen karar, disiplin hukuku açısından yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olup olmadığının tespitinde yalnızca karine oluşturur; disiplin makamları ve idari yargı mercileri için bağlayıcı değildir. İdari yargı mercileri, disiplin soruşturmasına ilişkin bilgi, belgeler ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediğini ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığını resen araştırma yetkisi kapsamında bağımsız biçimde değerlendirir; bu değerlendirmede ceza yargılamasındaki delillerden ve mahkeme kararındaki tespitlerden de yararlanılabilir. Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile 2547 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.
OHAL Dönemi KHK'larıyla Yapılan İhraçlar
Olağanüstü hal döneminde çıkarılan 667 sayılı KHK'nın 4/2. maddesi uyarınca bu kapsamda görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez. Bu kişilerin uhdesindeki mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve benzeri tüm görevleri de sona ermiş sayılır. Söz konusu hüküm, kamu görevlisi sıfatı taşımayanlar hakkında da uygulanmaktadır. 667 sayılı KHK'nın 4/3. maddesi gereğince bu kapsamda görevine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir; kamu konutu veya vakıf lojmanından on beş gün içinde tahliye edilirler ve özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ya da çalışanı olamazlar.
Danıştay 8. Daire, E. 2017/2408, K. 2024/3547Kaynağı aç
375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35. madde, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle uygulanmak üzere terör örgütleriyle irtibatlı olduğu değerlendirilen personel hakkında çeşitli usullerle kamu görevinden çıkarma işlemi yapılmasına olanak tanımıştır. Bu madde kapsamında; 926 sayılı Kanun'a tabi TSK personeli Millî Savunma Bakanının onayıyla, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır. 657 sayılı Kanun'a ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde istihdam edilen personel ise ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bir bakanlığa bağlı olmayan kurumlarda ise birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı yeterlidir. Maddenin dört yıllık uygulama süresi 25/7/2018'de başlamış olmakla birlikte (C), (Ç), (D) ve (F) fıkraları ile (E) fıkrasındaki bazı ibareler Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; maddenin güncel geçerli kapsamı bu iptal gözetilerek değerlendirilmelidir.
375 sayılı 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU, 926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU, 2802 SAYILI HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU, 2914 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNU, 5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI, DEVLET MEMURLARI VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNE MEMURİYET TABAN AYLIĞI VE KIDEM AYLIĞI İLE EK TAZMİNAT ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME m. Geçici 35Kaynağı aç
Geçici 35. madde kapsamında görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez ve doğrudan ya da dolaylı olarak görevlendirilemez. TSK, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden çıkarılanların rütbe ve memuriyetleri, mahkeme kararı aranmaksızın karar tarihinden geçerli olmak üzere geri alınır. Görevinden çıkarılanların mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu ve benzeri tüm görevleri de sona ermiş sayılır; bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Ayrıca silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir. Bu son hüküm 375 sayılı KHK Geçici 35/(B) kapsamında geçerli olup 667 sayılı KHK md. 4/3 aynı kapsamı öngörmemektedir; gemi adamlığına ilişkin belge ibaresi yalnızca Geçici 35/(B) metninde yer almaktadır. (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilenler büyükelçi, vali, hâkim, savcı, kaymakam, müsteşar gibi unvan ve meslek adlarını kullanamazlar ve bu unvanlara bağlı haklardan yararlanamaz.
Özel Öğretim Kurumu Personelinde Çalışma İzninin İptali
667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumlarında görev yapan personelin çalışma izinleri, MEB'in 21/07/2016 tarihli ve 7783529 sayılı Genelgesi'nin 3. maddesi uyarınca valiliklerce iptal edilebilmektedir. Danıştay 8. Daire, E. 2017/2408, K. 2024/3547 sayılı kararında bu mesele iki ayrı sonuca bağlanmıştır: çalışma izninin valiliklerce iptali yönündeki düzenleme hukuka uygun bulunmuştur; buna karşın söz konusu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceğine ve MEBBİS'te gerekli bilgilerin işleneceğine ilişkin ibare iptal edilmiştir.
Danıştay bu sonuca ulaşırken 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca özel öğretim kurumlarında çalışma izninin kuruma özgü düzenlendiğini, dolayısıyla kişilere istedikleri kurumda çalışabilmelerine imkân verecek genel bir çalışma izninin mevzuatta öngörülmediğini tespit etmiştir. Aynı kararda, 667 sayılı KHK'da da 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumlarda görev yapan personele bir daha çalışma izni verilmeyeceği yönünde herhangi bir hüküm bulunmadığı saptanmıştır. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilir; kanuni dayanağı olmaksızın idari işlemle yapılan müdahale bireylerin hak ve özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Genelge'nin bir daha izin düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmı OHAL süresini aşan kalıcı bir tedbir sayıldığından denetim, olağan dönem anayasal güvenceler çerçevesinde yapılmıştır.
Karar sonrasında çalışma izni almak isteyen kişilerin başvuruları, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında aranan şartları sağlayıp sağlamadıkları değerlendirilerek idare tarafından her başvuru için ayrıca incelenecektir. Bu maddede, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulu'nun millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verdiği yapılara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmama şartı aranmaktadır; madde 09/05/2018 tarihli 7141 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup çalışma izni başvurusunda bu koşulun güncel metne göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
5580 sayılı Kanun'un 10. maddesi çalışma izninin iptali usulünü ayrıca düzenlemektedir. Bu madde uyarınca iki defa teftiş raporuyla başarısızlığı tespit edilen yönetici, öğretmen ve diğer görevlilerin çalışma izni, izni veren makam tarafından iptal edilir; bu durum ilgiliye tebliğ edilmek üzere kuruma bildirilir ve tebliğ, iş sözleşmesinin feshine yeter sebep teşkil eder. Kapatma ve KHK kapsamındaki çalışma izni iptallerinin ise farklı bir hukuki dayanağa dayandığı göz önünde bulundurulmalıdır.
İhraç Cezasında Tekerrür
657 sayılı Kanun'un 125/II. fıkrası uyarınca, disiplin cezasına neden olan bir fiil veya halin özlük dosyasından silinme süresinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren ayrı fiiller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir. Tekerrür hükmüne dayanılabilmesi için, tekerrüre esas alınan önceki disiplin cezasının geçerliliğini koruyor olması şarttır. Danıştay 12. Daire, E. 2019/7240, K. 2022/2364 sayılı oybirlikli kararında, tekerrüre dayanak oluşturan disiplin cezasının mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda tekerrür koşulları oluşmaksızın verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğunu ortaya koymuştur.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/7240, K. 2022/2364Kaynağı aç
Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi iki ayrı zamanaşımı süresi öngörmektedir. Birincisi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde memurluktan çıkarma cezası için disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. İkincisi ise fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmemiş olması halinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bu süreler güvence niteliği taşımakta olup disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerin uyması zorunlu sürelerdir; bu süreler geçirildikten sonra yapılan soruşturmaya dayanılarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı sonuç doğurur. Bununla birlikte, zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüşse zamanaşımının etkisi farklı biçimde değerlendirilebilir.
Zamanaşımına uğrayan bir fiil söz konusu olduğunda kural olarak fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan yalnızca zamanaşımının dolduğu saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekir. Bununla birlikte, zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüşse önce fiilin sübuta erip ermediğinin değerlendirilmesi, ardından zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım Danıştay 2. Daire, E. 2021/10045, K. 2025/2648 sayılı kararının çoğunluk görüşüdür; iki ayrı karşı oy bu kuralın uygulanış biçimine farklı gerekçelerle katılmamaktadır.
Emniyet personeli bakımından 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi de meslekten çıkarma ve Devlet memurluğundan çıkarma cezaları için aynı altı aylık ve iki yıllık süreleri düzenlemektedir. Ayrıca 7068 sayılı Kanun'un 29/3. maddesi uyarınca zamanaşımı; tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Yargı kararıyla hatalı vasıflandırma veya düzeltilebilir şekil noksanlığı gerekçesiyle disiplin cezasının iptal edilmesi durumunda yetkili disiplin kurulu veya amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde yeniden değerlendirme yapar. Bu hüküm (m. 29/4) daha önce Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş, ardından 21/11/2024 tarihli 7533 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir; uygulamada güncel metnin esas alınması gerekir.
Savunma Hakkı ve Görevden Uzaklaştırma Süreleri
Genel disiplin soruşturmasında savunma hakkı zorunludur. 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca disiplin amiri, kişinin savunmasını aldıktan sonra ceza verilmesi gerektiğini düşünürse dosyayı disiplin kuruluna gönderir. Bu bilgi ikincil kaynaklardan aktarılmaktadır; maddenin tam içeriği birincil mevzuat metniyle doğrulanmalıdır. 375 sayılı KHK Geçici 35. madde kapsamında işlem tesis edilecek olanlara ise yedi günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınması zorunludur; verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
Terör örgütüyle irtibatlı olduğu değerlendirilerek görevden uzaklaştırılan ya da açığa alınanlar bakımından disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırma süresi bir yıl olarak uygulanır; bu süre ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar daha uzatılabilir. Adli soruşturma ve kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinde ise değerlendirme süreleri uygulanmaz.
İhraç Kararına Karşı Yargı Yolu
Kamu görevinden çıkarma işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/c maddesi uyarınca, belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemesi kararları, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilir. 375 sayılı KHK Geçici 35. madde kapsamında görevine son verilenlerin itirazları üzerine göreve iade işlemleri de aynı usulde gerçekleştirilmektedir. Ancak bu maddenin göreve iade ve mali haklara ilişkin hükümlerinin bir kısmı Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; iade usulünün kapsamı ve göreve iade edilenlere ödenecek mali ve sosyal haklara ilişkin düzenlemelerin güncel geçerli kısmı bu iptal kararı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kamu görevinden çıkarma ile meslekten çıkarma aynı şey midir?
Hayır, farklı cezalardır. Kamu görevinden çıkarma, kişinin kamu kurum ve kuruluşlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmaması sonucunu doğuran bir disiplin cezasıdır. 7068 sayılı Kanun kapsamındaki kolluk personeline uygulanan meslekten çıkarma cezası ise ayrı bir ceza kategorisidir. Bu iki cezanın kapsamı ve uygulandığı personel kategorileri birbirinden farklıdır.
Ceza mahkemesinde beraat eden kişiye disiplin cezası verilebilir mi?
Evet, verilebilir. Disiplin soruşturması ve ceza yargılaması birbirinden bağımsız süreçlerdir. Ceza mahkemesi kararı disiplin makamları için bağlayıcı olmayıp yalnızca karine oluşturur. İdari yargı mercileri de ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak disiplin soruşturması dosyasındaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek karar verir.
Tekerrüre dayanan ihraç cezasına itiraz edilebilir mi?
Tekerrüre dayanak alınan önceki disiplin cezası mahkeme kararıyla iptal edilmişse, o ceza artık tekerrüre esas teşkil edemez. Bu durumda salt tekerrür gerekçesiyle tesis edilen çıkarma işlemi hukuka aykırı olacağından iptal davasına konu edilebilir.
OHAL KHK'sıyla kapatılan özel okuldan çıkarılan öğretmen başka bir özel okulda çalışabilir mi?
Danıştay 8. Daire, E. 2017/2408, K. 2024/3547 sayılı karar, kapatılan özel öğretim kurumu personeline başka bir özel öğretim kurumunda bir daha çalışma izni düzenlenmeyeceğine ilişkin Genelge hükmünü iptal etmiştir. Bu karar sonrasında çalışma izni talepleri, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki şartların sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilerek idare tarafından her başvuru için ayrıca incelenecektir. Mevzuatta kalıcı bir yasak bulunmamakla birlikte idare, başvuruyu koşullar çerçevesinde reddedebilir.
Memurluktan çıkarma cezasında disiplin soruşturması için zamanaşımı süresi ne kadardır?
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca memurluktan çıkarma cezasını gerektiren fiillerde fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmaması halinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bunun yanı sıra fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde ceza verilmemesi de zamanaşımı sonucunu doğurur. Emniyet personeli için ise 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi aynı süreleri ayrıca öngörmektedir.
OHAL KHK'sıyla ihraç edilen kamu görevlisi göreve iade edilirse ne olur?
375 sayılı KHK Geçici 35. madde kapsamında göreve iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Ancak bu hükmün bazı ibareleri Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; iade usulünün tam kapsamı bu iptal kararı gözetilerek değerlendirilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

