Obezite Cerrahisinde Komplikasyon ve Malpraktis Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Obezite Cerrahisinde Komplikasyon ve Malpraktis Davası

Obezite Cerrahisinde Komplikasyon ve Doktor Hatası Ayrımı

Obezite cerrahisi sonrasında ortaya çıkan her olumsuz netice kendiliğinden hekim kusuru ya da hastane sorumluluğu anlamına gelmez. Mide küçültme ve gastrik bypass gibi cerrahi müdahalelerin ardından sızıntı, kanama, iltihap, emboli, darlık, beslenme yetersizliği, vitamin ve mineral eksikliği, reflü, ülser, safra kesesi taşı, yeniden kilo alımı veya revizyon gereksinimi gibi tıbbi sorunlar baş gösterebilir. Bununla birlikte komplikasyon savunması, hekim ile sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluktan bütünüyle kurtulması sonucunu doğurmaz. Bir tablonun komplikasyon kabul edilebilmesi; cerrahi öncesi hastanın uygun seçilmesine, tetkiklerin eksiksiz yapılmasına, olası risklerin hastaya aktarılmasına, operasyonun tıp bilimi kurallarına uygun icra edilmesine ve ortaya çıkan komplikasyonun zamanında teşhis edilerek derhal yönetilmesine bağlıdır.

Obezite Ünitelerinin Standartları ve Kapsamı

12 Kasım 2025 tarihli Obezite Üniteleri ve Obezite Cerrahisi Uygulama Üniteleri Hakkında Yönetmelik; obeziteye yönelik tedavi ve cerrahi hizmetlerinin planlanmasını, sınıflandırılmasını, bu alanda hizmet sunan kurumların faaliyet kuralları ile fiziki mekan, asgari cihaz, donanım, personel ölçütleri ve denetim süreçlerini hükme bağlar. Söz konusu düzenleme; Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, kamu tüzel kişileri ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişilere bağlı sağlık kuruluşlarındaki obezite ve cerrahi uygulama birimleri ile bu birimlerde vazife yapan çalışanları kapsar.

Yönetmelik çerçevesinde obezite ünitesi; hastaya yönelik tedavide çok disiplinli yaklaşımı temel alan, cerrahi dışındaki tedavi seçeneklerini yürüten, bireylerin beslenme düzeni ile hayat tarzında değişim sağlamaya dönük programlar sunan ve hasta bilgilendirmesi ile tutum değişikliğini amaçlayan birim olarak tanımlanmaktadır.

Hastanın Bilgi Alma ve Dosya İnceleme Hakkı

Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri uyarınca hastalar; sağlık durumları, uygulanması planlanan tıbbi işlemler, bu işlemlerin muhtemel fayda ve sakıncaları, diğer müdahale seçenekleri, tedaviyi kabul etmemeleri halindeki muhtemel riskler ve rahatsızlığın seyri hususunda sözlü ya da yazılı bilgi isteme hakkına sahiptir. Bunun yanında hasta, kendisine ait tıbbi kayıt ve dosyaları bizzat veya vekili ya da kanuni temsilcisi vasıtasıyla inceleyebilir, belgelerin suretlerini teslim alabilir.

Özel Hastanelerde Kusur ve Sorumluluk

Özel sağlık kuruluşlarında icra edilen obezite cerrahisinde özel hukuk kuralları çerçevesinde sorumluluk incelenir. Bu kapsamda özel hastane, operasyonu yürüten genel cerrahın kusurunun yanı sıra anestezi ekibi, yoğun bakım servisi, hemşirelik hizmeti, diyetisyen takibi, laboratuvar ve radyoloji üniteleri, hasta kayıt düzeni ile hastane içi organizasyon kusurlarından da sorumlu tutulabilir.

Kamu Hastanelerinde Hizmet Kusuru ve Başvuru Usulü

Kamu hastanelerinde yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi sunulmaması, gecikmesi veya yerine getirilmemesi hallerinde idarenin hizmet kusuru gündeme gelebilir. Kamu hastanelerindeki tıbbi operasyonlara dayanan uyuşmazlıklarda adli yargıda dava açmak yerine ilgili kamu idaresine başvuru yapılması ve sonrasında idare mahkemesinde tam yargı davası açılması yolu değerlendirilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13/1 uyarınca, idari eylemlerden hakları ihlal edilen kişilerin tam yargı davası açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararın giderilmesini istemeleri gerekir. İdareye yapılan başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde bu işlemin tebliğini izleyen günden itibaren ya da başvuruya otuz gün içinde yanıt verilmediği takdirde bu sürenin dolduğu tarihten itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Buna karşılık 2577 sayılı Kanun m. 13/2 uyarınca, görevli olmayan adli yargı mercilerinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi akabinde idari yargıda açılacak davalarda idareye ön başvuru şartı aranmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

Sağlık Mensupları Hakkında Soruşturma İzni ve Rücu Kararları

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek Madde 18 gereğince; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç tutulmak üzere, kamu veya özel sağlık birimleri ile vakıf üniversitelerinde çalışan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık personelinin muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları sebebiyle yürütülecek soruşturmalarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri tatbik edilir. Ceza soruşturması için zorunlu olan soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde teşekkül eden Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 18Kaynağı aç
Ek Madde 18- (Ek:12/5/2022-7406/14 md.) Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. (Ek cümle:21/2/2024-7496/21 md.) Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, ilgili üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgili hakkında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak altı ay içinde nihai karar verilir. (Ek fıkra:21/2/2024-7496/21 md.) İdare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu meslekî malî sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçer. Bu sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı idare tarafından ödenen avukatlık vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dâhil tazminat sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dâhilinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırdığı sigorta şirketinden talep edilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen;[15] a) Bakan yardımcısı, b) Sağlık Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri, Yönetim Hizmetleri genel müdürleri veya yardımcıları, c) Profesör veya doçent unvanlı biri dâhilî, diğeri cerrahi branştan iki hekim, olmak üzere yedi üyeden oluşur. Mesleki Sorumluluk Kurulunun başkanı Bakan yardımcısıdır. (c) bendi uyarınca belirlenen üyelerin görev süresi iki yıldır. Mesleki Sorumluluk Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Sağlık Bakanı gelen işin niteliği ve sayısına göre, başka bir Bakan yardımcısının başkanlığında dördüncü fıkrada gösterilenlerden, yeni kurullar oluşturabilir.[16] Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri, ikinci fıkra kapsamında verdikleri kararlar sebebiyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi dışında mali ve idari yönden sorumlu tutulamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi

Sağlık meslek personeline yönelik soruşturma izni verilmesi sürecinde 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yer alan süreler iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun verdiği kararlara karşı yapılacak kanuni itirazlar Ankara Bölge İdare Mahkemesine sunulur.

Kamu kurumları ve Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık personelinin tıbbi müdahaleleri sebebiyle idarece ödenen tazminat tutarının ilgiliye rücu edilip edilmeyeceği ve rücu miktarı; personelin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ile kusur durumu göz önünde bulundurularak Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karara bağlanır. Devlet üniversitelerinde görevli personel bakımından ise Kurul kararı ve varsa görevin kötüye kullanıldığına ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı değerlendirilerek ilgili üniversite tarafından altı ay içinde nihai karar verilir.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54 uyarınca bedensel zararlar; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya tamamen yitirilmesinden kaynaklanan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları kapsar. TBK m. 56 çerçevesinde bedensel bütünlüğü zedelenen kimseye olayın şartları değerlendirilerek manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceği gibi ağır bedensel zarar yahut ölüm vuku bulduğunda zarar görenin veya vefat edenin yakınları lehine de manevi tazminata hükmedilebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Obezite cerrahisi sonrasında hastanın yaşamını yitirmesi durumunda yakınları; cenaze masraflarını, ölümden evvelki tedavi giderlerini, destekten yoksun kalma tazminatını ve manevi tazminat ödenmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma zararının tespitinde özellikle eş, çocuklar, anne ve baba ile somut destek ilişkisi kanıtlanan kişiler dikkate alınır.

Obezite ameliyatı sonrası gelişen her olumsuz tablo doktor hatası sayılır mı?

Hayır, cerrahi operasyon sonrasında ortaya çıkan her olumsuz durum kendiliğinden doktor kusuru veya hastane sorumluluğu anlamına gelmez. Bir durumun komplikasyon olarak kabulü için hastanın operasyona doğru seçilmesi, ameliyat öncesi gerekli tetkiklerin yürütülmesi, risklerin aydınlatılması, ameliyatın tıp standartlarına uygun yapılması ve komplikasyonun zamanında teşhis edilerek gecikmeksizin yönetilmiş olması gerekir.

Kamu hastanesinde gerçekleşen cerrahi hata için doğrudan dava açılabilir mi?

Kural olarak doğrudan dava açılamaz. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13 uyarınca dava öncesinde eylemi öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halükarda eylemden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir; istemin reddi veya 30 gün içinde yanıt verilmemesi üzerine yasal dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Ancak görevli olmayan adli yargı mercilerinde açılan davanın görev yönünden reddinden sonra idari yargıda dava açılması halinde idareye ön başvuru şartı aranmaz.

Hasta operasyona ilişkin tıbbi evrak ve dosyalarını inceleyebilir mi?

Evet, Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri uyarınca hasta sağlık durumuna ve gerçekleştirilen tıbbi müdahalelere dair bilgi talep etme yetkisine sahip olduğu gibi sağlık dosyası ve evraklarını bizzat, vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve suretlerini alabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu