Estetik Müdahalelerin Hukuki Niteliği ve Hekimin Yükümlülükleri
Görünümü değiştirmeye ve güzelleştirmeye yönelik estetik müdahaleler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/855 Esas, 2023/457 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, estetik amaçlı müdahalelerde hekim yalnızca tıbbi özen göstermekle yetinmeyip kararlaştırılan sonucu ortaya koyma taahhüdü altına girer. Avrupa Biyotıp Sözleşmesi'nin 4. maddesi uyarınca sağlık alanındaki her türlü müdahalenin mesleki yükümlülüklere ve standartlara uygun yürütülmesi zorunludur. Gerçekleşmesi fen, bilim veya yasal düzenlemeler bakımından imkânsız olan neticeler yönünden hekimin işi kabul ederken işsahibini aydınlatma ve uyarma yükümlülüğü bulunur; böyle bir uyarı yapılmaksızın iş üstlenildiğinde taahhüt altına girildiği kabul edilir. Müdahale sonrasında istenen sonucun elde edilememesinin tek başına komplikasyon olarak nitelendirilmesi hekimi sorumluluktan kurtarmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/855, K. 2023/457Kaynağı aç
Estetik operasyonlar ve diş tedavileri dışındaki tıbbi müdahaleler kural olarak vekâlet sözleşmesi çerçevesinde yürütülür. Bu tür tedavilerde hekim yalnızca objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmekle mükellef olup beklenen sonucun gerçekleşmemesi tek başına hekimin sorumluluğunu doğurmaz. Bununla birlikte nefes alma güçlüğünü gidermeye dönük septum deviasyonu ile biçimsel burun operasyonunun bir arada icra edilmesi gibi fonksiyonel ve estetik unsurların birlikte yer aldığı durumlarda, operasyonun ağırlıklı amacı gözetilerek sözleşme nitelendirmesine gidilir.
Kusur İlkesi, Muayene Külfeti ve Ayıptan Sorumluluk
Eser sözleşmesine ilişkin genel değerlendirmelerde hekimin sorumluluğu kusur esasına dayandırılmakta; hekimin mesleki özeni göstermesi ve sonucun gerçekleşmesi için gerekli çabayı sergilemesine karşın hastadan kaynaklanan sebeplerle neticenin doğmaması halinde kusur bulunmadığı kabul edilmektedir. Buna karşın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/10 Esas, 2024/1946 Karar sayılı ilamında, eser sözleşmesinin yapısı gereği yüklenicinin sonucu garanti ettiği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi kapsamındaki ayıptan sorumlulukta yüklenicinin ayrıca kusurlu bulunmasının şart olmadığı vurgulanmaktadır. Estetik ameliyatın tıbbın gereklerine ve sözleşme hükümlerine uygunluğu, amaca ulaşılıp ulaşılmadığı ve kalıcı bir rahatsızlığın doğup doğmadığı gibi hususlar uzman hekimlerden oluşan bilirkişi kurulunun denetime elverişli raporuyla aydınlatılır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/10, K. 2024/1946Kaynağı aç
Operasyon sonucunun kararlaştırılan nitelikleri taşımaması veya sözleşmeye aykırı gerçekleşmesi ayıp teşkil eder. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca işsahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan seyrine göre imkân bulur bulmaz eseri muayene etmek ve saptadığı ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmek zorundadır; taraflardan her biri masrafını üstlenerek eserin bilirkişi marifetiyle incelenmesini isteyebilir. Eserin ayıplı olması halinde hasta, aynı Kanun'un 475. maddesi uyarınca eserin hakkaniyet gereği kabul edilemeyecek veya kullanılamayacak derecede ayıplı olması durumunda sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme ya da aşırı masraf doğurmadıkça giderleri yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını talep etme haklarına sahiptir. Bu seçimlik hakların yanı sıra genel hükümlere göre tazminat talep hakkı saklı tutulmuş olup Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi zararlar ile manevi tazminat talep edilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Aydınlatılmış Onam ve Bizzat İfa Borcu
Müdahale öncesinde hastanın operasyonun olası sonuçları, riskleri, müdahale sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar ve ortaya çıkabilecek komplikasyonlar hakkında aydınlatılması ve rızasının alınması zorunludur. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi tek başına hekimin hukuki sorumluluğunu doğurur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1281 Esas, 2023/1266 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, onam formunun kapsamı ile estetik amaçlı ameliyatın tıbbın gereklerine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygunluğu birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1281, K. 2023/1266Kaynağı aç
Kişisel beceri ve güven unsurunun ağırlık taşıdığı estetik operasyonlarda hekimin müdahaleyi bizzat ifa etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Operasyon esnasında hemşire veya anestezist gibi personelin görev alması mümkün olup Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi gereğince bu ifa yardımcılarının sebep olduğu zararlardan sözleşmenin tarafı olan hekim veya sağlık kuruluşu sorumludur. Hastanın aydınlatılmış onamı bulunmayan ilave veya tamamen farklı bir müdahalenin yapılması durumunda ise Türk Borçlar Kanunu'nun 526. maddesindeki vekâletsiz iş görme hükümleri veya haksız fiil sorumluluğu gündeme gelebilir. Vekâletsiz iş gören hekim, işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak yürütmekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 526Kaynağı aç
Görevli Mahkeme, Husumet ve İdari Yargı Ayrımı
Özel sağlık kuruluşlarında ve özel kliniklerde gerçekleştirilen estetik müdahaleler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığından görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Tüketici mahkemesinin kurulmadığı yargı çevrelerinde davaya asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Dava genel yetki uyarınca davalının yerleşim yerinde veya tüketici davalarına ilişkin kural gereğince davacı hastanın yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Husumet, sözleşmenin tarafına göre yöneltilir; işlem doğrudan klinikteki hekimle yapılmışsa davalı hekim, sağlık kurumu tüzel kişiliğiyle yapılmışsa doğrudan kurumdur.
Estetik operasyonun kamuya bağlı bir devlet hastanesinde icra edilmesi halinde adli yargıda tazminat davası açılamaz; idare aleyhine idari yargıda tam yargı davası ikame edilmelidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin idari dava açmadan önce, eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri şarttır. İdare bu talebi kısmen veya tamamen reddederse işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde, sonradan idari yargıda açılacak davada önceden idareye başvurma koşulu aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Zamanaşımı Süreleri
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıplı eser meydana getirmesi sebebiyle açılacak davalar, Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddesi gereğince eserin teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, yüklenicinin ağır kusuru bulunmaktaysa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Yüklenicinin borcunu ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi dışındaki eser sözleşmesinden doğan alacaklar ile vekâlet sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda ise aynı Kanunun 147. maddesinin 5 ve 6. bentleri uyarınca beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Vekâletsiz iş görme ilişkisine dayalı taleplerde genel zamanaşımı süresi ileri sürülebilmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
Müdahaleden kaynaklanan istemin haksız fiile dayandırılması halinde, Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca tazminat talebi zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte fiil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesindeki taksirle yaralama hükmü gibi ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımına tabi bir suç teşkil etmekteyse, hukuk davasında da ceza zamanaşımı hükümleri geçerli olur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Estetik operasyon sonucunun kararlaştırılan biçimde çıkmaması halinde ne talep edilebilir?
Eser sözleşmesi niteliğindeki estetik müdahalelerde sonucun kararlaştırılandan farklı olması ayıp sayılır; hasta ücretsiz onarım, sözleşme bedelinin iadesi, bedelden indirim ile maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesi tek başına tazminat hakkı doğurur mu?
Müdahale öncesinde riskler ve olası komplikasyonlar hakkında hastanın usulüne uygun aydınlatılmaması ve rızasının alınmaması, hekimin hukuki sorumluluğunu tek başına doğurur.
Hatalı estetik ameliyat davası hangi mahkemede açılır?
Özel sağlık kurumları ve hekimlerle yapılan sözleşmelerden doğan davalar tüketici mahkemesinde, devlet hastanesindeki müdahalelerden doğan davalar ise idareye ön başvurunun ardından idari yargıda tam yargı davası olarak açılır.
Ayıplı estetik müdahalelerde dava açma zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ayıplı eserden doğan davalar teslimden itibaren kural olarak iki yıl, hekimin ağır kusuru varsa yirmi yıl içinde açılmalıdır; eylemin suç teşkil ettiği durumlarda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

