Norveç Hukukunda Mülkiyet, Miras ve Tereke İşlemleri

by Avukat Erdal Ersoy
Norveç Hukukunda Mülkiyet, Miras ve Tereke İşlemleri

Norveç hukukunda taşınmaz mülkiyetinin devri; satış, bağış, miras avansı, eşler veya birlikte yaşayanlar arasındaki aktarımlar ile boşanma ya da ayrılık hallerinde tescil belgesi (skjøte / deed) aracılığıyla Property Register kütüğüne tescil edilir. Taşınmaz devralan tarafın yerel belediye kadastrosu nezdinde ruhsat (concession) başvurusu yapması, muafiyet beyanında bulunması veya bu işleme gerek olmadığını belgelemesi zorunludur; bu prosedür tamamlanmadan tescil belgesi işleme konulamaz. Konut kooperatifi birimlerinin devrinde ise çoğu kooperatif bakımından yeni malik için onay alınması ve bazı hallerde önalım benzeri hakların işletilmesi gerekebilir. Miras yoluyla taşınmaz edinen yabancı mirasçıların mülkiyeti kendi üzerlerinde tutmayı sürdürmeleri halinde tescilden önce D-numarası (D-number) edinmeleri gerekir; taşınmazın derhal satılması ya da bir başkasına doğrudan devredilmesi durumunda bu numara aranmayabilir.

Ölüm Sonrası Mülkiyet Tescili ve Koruyucu Etkisi

Miras bırakanın ölümü sonrasında taşınmazın yeni malik adına kaydedilmesi mutlak bir zorunluluk teşkil etmez; ancak tescil işlemi, taşınmaza başkaları tarafından hukuka aykırı şekilde haciz konulmasını veya mülkün üçüncü kişilerce satılmasını önleyici bir koruma sağlar. Taşınmazın tapuda tescil edilmemesi halinde varlık bir süre daha muris veya tereke adına görünmeye devam edebilir ve bu durumda hak sahibinin vergi idaresine ayrıca yazılı mülkiyet kanıtı ibraz etmesi gerekebilir.

Evlilikte Mal Rejimleri ve Tasarruf Yetkisi

Marriage Act kapsamında eşler arasında kural olarak ortak mal rejimi (joint property) mevcuttur; ancak bu rejim her malın ortak mülkiyeti (common property) anlamına gelmez. Eşler kural olarak kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir; evlilik sona erdiğinde ise malvarlığı değerlerinin net hesabı yapılarak bölüşüm gündeme gelir. Eşlerin malvarlığı değerleri kural olarak eşit paylaştırılır; buna karşılık eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu malvarlığı ile miras ya da bağış yoluyla edindiği iktisaplar genel olarak bu bölüşüme dahil edilmez.

Eşler arasında ayrı mal düzeni (separate property) resmi bir evlilik sözleşmesi (marriage settlement) ile kurulabileceği gibi, bağışlayan veya miras bırakan kişi tarafından malın ayrı mal niteliğiyle bırakılması yoluyla da oluşturulabilir. Marriage Act uyarınca eş rızası veya mahkeme izni gerektiren taşınmaz işlemlerinde, gerekli rıza ya da kesinleşmiş izin belgesi ibraz edilmedikçe tapu siciline tescil yapılamaz.

Yasal Miras Payları ve Saklı Pay Kuralları

Miras bırakanın ölümü halinde sağ kalan eşin yasal miras payı, geride kalan diğer mirasçıların derecesine göre farklılaşır. Murisin altsoyu yani çocukları veya torunları bulunuyorsa eş kural olarak terekenin dörtte birini alır. En yakın mirasçılar anne, baba, kardeşler veya onların altsoyu olduğunda eşin yasal payı terekenin yarısıdır; daha uzak akrabalar söz konusu olduğunda ise eş terekenin tamamını alabilir. Bununla birlikte sağ kalan eşin asgari miras hakkı (minimum inheritance) altsoy bulunduğunda en az 4 x G, altsoy bulunmadığında ise en az 6 x G tutarındadır.

Çocuklar genel olarak terekenin üçte ikisini oluşturan saklı paya (mandatory share of inheritance) sahiptir ve bu saklı pay vasiyetname düzenlenerek tamamen bertaraf edilemez; eş lehine vasiyet yapılmış olsa dahi çocukların saklı payı korunur. Düzenlenecek bir vasiyetname eşin miras hakkını artırabilir veya azaltabilir; ancak eşin asgari miras hakkı kaldırılamaz. Eşin yasal miras hakkını azaltan bir vasiyetnamenin geçerlilik kazanabilmesi için, eşin ölümden önce bu tasarruftan haberdar edilmiş olması şarttır.

Birlikte Yaşayan Partnerler ve Bölünmemiş Tereke

Birlikte yaşayan partnerler arasında müşterek çocuk bulunması durumunda, sağ kalan partnere en az 4 x G tutarında bir asgari miras hakkı sağlanabilir ve bu hak çocukların payına karşı öncelikli tutulabilir. Ortak çocuğun bulunmadığı hallerde ise birlikte yaşayan partnerin kanuni miras hakkı daralır ve miras intikalinin çoğunlukla bir vasiyetnameyle desteklenmesi gerekir.

Ortak çocuklu birlikte yaşayan partnerler açısından bölünmemiş tereke (undivided estate) hakkı tüm malvarlığını kapsamayarak yalnızca ortak konut, ortak kullanılan ev eşyaları, araç ve yazlık gibi belirli mallarla sınırlıdır. Bölünmemiş tereke rejiminde sağ kalan eş malvarlığı üzerinde önemli ölçüde tasarruf edebilir; nakit varlıkları kullanabilir ve makul sınırlar dahilinde malları satabilir; ancak malvarlığının sorumsuzca tüketilmesi durumunda diğer mirasçılar terekenin bölüşümünü talep edebilir. Ölen kişinin önceki ilişkisinden çocukları varsa bu rejime geçişte onların rızası gerekebilir. Sağ kalan eşin yeniden evlenmesi durumunda bölünmemiş tereke rejimi sona erer; yeni bir birlikte yaşama ilişkisinin iki yıl sürmesi halinde ise mirasçılar tereke bölüşümü talep edebilir.

Tereke Tasfiyesi ve İntikal Prosedürü

Mirasçıların terekeye ait aktifler, banka hesapları ve borçlar üzerinde işlem yapabilmesi mahkemece düzenlenen mirasçılık belgesine (certificate of probate) bağlıdır. Ölen kişinin taşınmazı üzerinde tereke kaynaklı tescil belgesinin kaydedilebilmesi için miras bırakanın tapu sicilinde kayıtlı malik olması gerekir. Tescil talebinde mirasçılar miras yoluyla mülkiyet beyan formu (Declaration of ownership by inheritance) ile mahkemenin verdiği mirasçılık belgesini Kartverket makamına sunar; sağ kalan eş veya partner bölünmemiş tereke hakkına dayanıyorsa bu beyan formu bölünmemiş tereke belgesi (certificate of undivided estate) ile birlikte verilir. Murisin yurt dışında yaşadığı hallerde, Norveç mahkemesinden belge temin edilemiyorsa yabancı ülkedeki tereke işlemlerini gösteren denk resmi belgeler ve varsa vasiyetname ibraz edilir.

Mirasçılardan birinin talebiyle terekenin mahkeme eliyle kamu tasfiyesine (public division) açılabilmesi için yargılama masraflarına ilişkin yeterli güvencenin verilmesi, özel tasfiyenin henüz tamamlanmamış olması ve ölüm tarihinden itibaren kural olarak üç yılın aşılmamış bulunması şarttır. Mirasçıların talebiyle resmi bültende ve gazetelerde çıkarılan alacaklı ilanında (notice to creditors) alacaklılara taleplerini bildirmeleri için altı haftalık süre tanınır; süresinde bildirilmeyen bazı talepler düşebilir, ancak yabancı alacaklılar, ipotek alacakları ile vergi ve resim alacakları bakımından bu ilan mekanizması tam koruma sağlamaz.

Vergilendirme Esasları ve Süreklilik İlkesi

Norveç'te klasik miras vergisi 1 Ocak 2014 tarihi itibarıyla kaldırılmıştır ve bu tarihten sonraki ölümler ile bağışlar için vergi idaresine ayrıca miras bildirimi yapılmaz. Bu tarihten sonraki intikallerde süreklilik ilkesi (continuity principle) geçerlidir; mirasçı, devraldığı mal ve haklarda, özellikle hisseler ve diğer sermaye unsurlarında murisin maliyet bedelini ve benzeri vergi pozisyonlarını büyük ölçüde devralır. Tereke tarafından satılan taşınmazlarda kazanç her zaman vergilendirilebilir niteliktedir, satıştan doğan zarar ise vergiden indirilebilir. Miras yoluyla 100.000 Norveç kronundan fazla değer devralındığında bu durumun vergi beyannamesinde gösterilmesi kanuni bir yükümlülüktür.

Norveç'te miras kalan taşınmazın tescil edilmesi zorunlu mudur?

Ölüm sonrasında taşınmazın tescili mutlak bir zorunluluk değildir; ancak tescil işlemi taşınmaz üzerine hukuka aykırı haciz konulmasını veya mülkün üçüncü kişilerce satılmasını önleyen koruyucu bir etki sağlar.

Vasiyetname ile çocukların miras hakkı tamamen ortadan kaldırılabilir mi?

Hayır, çocuklar genel olarak terekenin üçte ikisini oluşturan saklı paya sahiptir ve bu pay vasiyetname yoluyla tamamen bertaraf edilemez.

Sağ kalan eşin asgari miras hakkı ne kadardır?

Sağ kalan eşin asgari miras hakkı altsoy bulunduğu takdirde en az 4 x G, altsoy bulunmadığında ise en az 6 x G tutarındadır.

Norveç'te miras vergisi uygulanmakta mıdır?

Klasik miras vergisi 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren kaldırılmıştır; intikal eden malvarlığı unsurlarında mirasçı murisin maliyet bedeli ile vergi pozisyonunu süreklilik ilkesi uyarınca büyük ölçüde devralır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu