Nişanlanma, evlenme vaadiyle meydana gelen hukuki bir ilişkidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesi uyarınca, küçük veya kısıtlı tarafından yapılan nişanlanma, yasal temsilcisinin rızası bulunmadığı sürece kendisini bağlamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
Maddi Tazminat İstemi ve Kapsamı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 120. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, haklı bir neden olmaksızın nişanı bozan veya sona ermeye kusuruyla sebebiyet veren nişanlı, evlilik gayesiyle ve dürüstlük ilkeleri dairesinde yapılan masraflar ile katlanılan maddi fedakârlıklar karşılığında diğer tarafa uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu tazminat yükümlülüğü nişan giderlerini de kapsamaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 120Kaynağı aç
Maddi tazminat talebinde bulunma hakkı yalnızca nişanlı taraf ile sınırlı tutulmamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı şartlar altında evlenme gayesiyle yaptıkları harcamalar için kusurlu olan taraftan uygun bir tazminat talep edebilirler.
Manevi Tazminatın Şartları ve Hukuki Niteliği
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 121. maddesi uyarınca, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer nişanlıdan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir paranın ödenmesini talep edebilir. Bu talep kanun gereği kusuru bulunan diğer nişanlıya yöneltilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 121Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/6142, K. 2013/8543Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/6142 Esas ve 2013/8543 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere hükmedilecek manevi tazminat, bir ceza niteliği taşımadığı gibi malvarlığı zararlarının karşılanmasını da hedeflemez. Bu tazminat, zarara uğrayan tarafta tatmin duygusu ve manevi huzur sağlamaya yönelik özgün bir işleve sahiptir; takdir edilecek miktar ise elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan sınırda tutulmalıdır.
Manevi zararın tazmin edilebilmesi için hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet ve ticari itibar gibi kişilik değerlerine saldırı teşkil eden objektif eksilmenin yanında sübjektif unsurun da gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/20270 Esas ve 2014/1180 Karar sayılı ilamına göre sübjektif unsur, zarar gören kimsenin ihlal neticesinde manevi varlığında meydana gelen eksilmeyi hissetmesi ve bunun sonucunda acı, elem ve ızdırap duymasıdır; bu unsur bulunmadığı takdirde manevi zarar doğmuş sayılmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/20270, K. 2014/1180Kaynağı aç
Nişanın bozulmasının taraflarda yol açtığı olağan üzüntü ve menfaat sarsıntısı manevi tazminata esas alınamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/6297 Esas ve 2014/13198 Karar sayılı ilamı gereğince, nişanlandıktan sonra tazminat ödeme tehdidi altında bırakılarak evlenmenin taraflar bakımından zorunlu hale gelmesine yol açacak biçimde tazminata hükmedilemez. Manevi tazminata karar verilebilmesi için bozulma neticesinde fahiş bir zararın meydana gelmiş olması ve kişilik haklarının saldırıya uğradığının ispatlanması zorunludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/6297, K. 2014/13198Kaynağı aç
Manevi Tazminat Miktarının Takdiri ve İnceleme Esasları
Hâkim manevi tazminat miktarını tayin ederken kişilik hakkına saldırı teşkil eden eylemin ve olayın özelliğini, tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve ekonomik-sosyal durumlarını dikkate almalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/6142 Esas ve 2013/8543 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere mahkemece takdir hakkını etkileyen gerekçeler kararda objektif olarak gösterilmelidir; olay tarihi, olayın oluş biçimi ve ekonomik olgular gözetilmeden tatmin duygusunun ötesine geçen miktarlara hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/6297 Esas ve 2014/13198 Karar sayılı ilamı uyarınca, aleyhine manevi tazminat istenen nişanlının ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmadan karar verilemez. Mahkemenin bu araştırmayı tamamladıktan sonra olayın özellikleri, ekonomik veriler ve hakkaniyet ölçülerini dikkate alarak uygun miktarda tazminat belirlemesi gerekir.
İspat Yükü ve Delillerin Değerlendirilmesi
Genel ispat kuralı uyarınca herkes iddiasını ispat etmekle yükümlü bulunduğundan, nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat isteyen taraf kişilik haklarının ihlal edildiğini kanıtlamak zorundadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/20270 Esas ve 2014/1180 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, nişanı bozan tarafın sonradan ileri sürdüğü iddialara dair tanık beyanları davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden durumu kabule elverişli nitelikte değilse manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilir.
Hediyelerin Geri Verilmesi ve Sebepsiz Zenginleşme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 122. maddesinin birinci fıkrasına göre, evlilik dışındaki bir nedenle nişanlılığın bitmesi durumunda; tarafların karşılıklı sunduğu veya ana babaları ile onlar gibi hareket eden kişilerin karşı tarafa verdiği mutat dışı hediyeler, bunları bağışlayanlarca talep edilebilir. Söz konusu hediyelerin aynen yahut misliyle iadesinin imkânsız olduğu durumlarda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 122Kaynağı aç
Nişanın Bozulmasında Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı
Nişanlılığın sona ermesinden doğan maddi tazminat, manevi tazminat ve alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi taleplerine ilişkin tüm dava hakları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 123. maddesi gereğince nişanın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 123Kaynağı aç
Nişanın bozulmasından doğan tazminat davası ne kadar sürede açılmalıdır?
Nişanlılığın sona ermesinden doğan tüm dava hakları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca nişanın sona erdiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Nişanın bozulması yüzünden duyulan olağan üzüntü için manevi tazminat verilir mi?
Nişanın bozulmasının taraflarda yol açtığı doğal üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınamaz; tazminat verilebilmesi için fahiş bir zararın doğması ve kişilik haklarına saldırı yapıldığının ispatlanması gerekir.
Evlenme amacıyla harcama yapan anne ve baba tazminat talep edebilir mi?
Evet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tazminat isteme hakkı bulunan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davrananlar da yaptıkları evlilik harcamaları için kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebilirler.
Geri verilmesi gereken nişan hediyesi aynen iade edilemiyorsa ne yapılır?
Alışılmışın dışındaki hediyenin aynen veya mislen geri verilmesi mümkün değilse, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 122. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

