Nafaka Nedir, Türleri Nelerdir ve Nasıl Alınır?

by Avukat Erdal Ersoy
Nafaka Nedir, Türleri Nelerdir ve Nasıl Alınır?

Nafaka; aile hukuku yükümlülükleri, evlilik birliğinin sona ermesi veya kan bağına dayalı dayanışma gereği bir kimsenin geçimini temin etmek üzere diğer taraftan mali gücü oranında bağlanan parasal katkıdır. Türk Medeni Kanunu kapsamında nafakanın miktarının belirlenmesi, ödeme biçimleri ve hangi hâllerde sona ereceği açık kurallarla düzenlenmiştir. Çocuklar veya eşler için belirlenen nafaka borcu, kanun gereğince her ay peşin olarak ödenir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Madde 330- Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. V. Durumun değişmesi

Tedbir Nafakası ve Ayrı Yaşama Hâlinde Hâkim Müdahalesi

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında mahkeme, dava süreci boyunca eşlerin barınma ve geçim şartları ile ortak çocukların bakım ve korunmasının sağlanması amacıyla gerekli geçici tedbirleri kendiliğinden alır. Bu çerçevede takdir edilen tedbir nafakası, dava devam ederken eşlerin ve müşterek çocukların geçimini geçici olarak güvenceye almayı amaçlar. Tedbir nafakasında talepte bulunan eşin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın tarafların gereksinimleri ve mali durumları gözetilerek miktar belirlenir. Hâkim, tarafların açık bir istemi bulunmasa dahi ekonomik bakımdan korunmaya muhtaç eş veya çocuk yararına kendiliğinden tedbir nafakası bağlayabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Madde 169- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. C. Karar I. Boşanma veya ayrılık

Boşanma davası açılmamış olsa bile evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi durumunda eşler, ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Eşlerden biri; ortak yaşam nedeniyle kişiliği, ekonomik güvenliği ya da ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir gerekçeye dayanıyorsa veya eşlerden biri haklı sebep olmaksızın ortak hayattan kaçınıyorsa, hâkim eşlerden birinin talebi üzerine diğerinin yapacağı parasal katkıyı, konut ve ev eşyasından yararlanmayı ve malların yönetimini belirler. Birlikte yaşamaya ara verilmesi veya ayrı yaşama durumunda ergin olmayan çocuklar bulunuyorsa ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken tedbirler mahkemece takdir edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 195Kaynağı aç
Madde 195 – Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. II. Eşler birlikte yaşarken
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Madde 197 – Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır. IV. Borçlulara ait önlemler

Yoksulluk Nafakası ve Bağlanma Koşulları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebilir. Bu nafaka türünde nafaka borçlusunun boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu bulunması şartı aranmaz. Yoksulluk nafakasına mahkemece kendiliğinden karar verilemez; talepte bulunan eşin açık istemi aranır. Boşanmaya yol açan olaylarda nafaka talep eden eşin kusuru diğer eşe göre daha ağır ise nafaka talebi reddedilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi

Asgari ücretten düşük düzeyde kalan dul aylığı gibi ödemeler yoksulluk durumunu ortadan kaldırmadığından bu gelire sahip eş yoksulluk nafakası alabilir. Emekli maaşı bulunan bir eşin maaşı geçinmeye yetmiyorsa ve evlilik birliği içerisindeki refah seviyesi yüksek ise yoksulluk nafakası bağlanması mümkündür. Nafaka alacaklısının bir işe girerek elde ettiği kazanç yoksulluğu tamamen ortadan kaldıracak düzeydeyse nafakanın kaldırılmasına, aksi takdirde somut durumun koşullarına göre indirilmesine karar verilebilir.

İştirak Nafakası ve Çocukların Bakım Giderleri

Evlilik birliğinin boşanma veya ayrılıkla neticelenmesi durumunda velâyet kendisine bırakılmayan anne veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine kendi gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ile ödeme güçleri ve çocuğun mevcut gelirleri hesaba katılır. İştirak nafakası çocuğun üstün yararını ilgilendirdiğinden hâkim, tarafların talepleriyle bağlı kalmaksızın kendiliğinden de bu nafakaya hükmedebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182 – Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 2. Durumun değişmesi

İştirak nafakası kural olarak çocuğun erginliğe ulaştığı 18 yaşını doldurmasıyla mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Velayet hakkı kendisine verilen anne veya babanın yeniden evlenmesi ya da bir işe girerek gelir elde etmesi, diğer eşin iştirak nafakası ödeme borcunun kaldırılması veya miktarının indirilmesi için geçerli bir sebep teşkil etmez.

Yardım Nafakası Yükümlülüğü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi gereğince herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşler aleyhine yardım nafakasına hükmedilebilmesi ise nafaka talep edilen kardeşin refah içinde bulunması şartına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin özel hükümler saklı tutulduğundan yardım nafakası ikincil nitelik taşır ve öncelikle bakım yükümlülüğü bulunan yakınlardan destek istenmesi gerekir. Ergin olan çocuğun eğitim hayatının üniversite gibi öğretim kurumlarında devam etmesi durumunda, sona eren iştirak nafakası yerine mahkeme kararıyla yardım nafakası talep edilerek nafaka ödemesi sürdürülebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Madde 364- Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır. B. Dava hakkı

Nafakanın Ödenme Şekli, Artırılması ve Sona Ermesi

Yoksulluk nafakası toptan veya durumun gereklerine göre irat şeklinde dönemlik olarak ödenebilir. İrat biçiminde bağlanan nafaka; alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da toplumca ayıplanan haysiyetsiz bir hayat sürmesi hâllerinde ise nafakanın kaldırılması mahkeme kararıyla gerçekleşir. Nafaka kişiye bağlı bir hak olduğundan tarafların vefatı durumunda borç ya da alacak mirasçılara intikal etmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 4. Yetki

Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda hâkim kararıyla iradın artırılmasına veya azaltılmasına hükmedilebilir. Hâkim, istem hâlinde irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini önceden belirleyebilir. Nafaka miktarının artırılması amacıyla açılabilecek davalar bakımından mevzuatta herhangi bir süre veya dava açma sayısı sınırı getirilmemiştir. Gelecek yıllardaki artış oranlarının belirlenmesinde ekonomik göstergeler ve fiyat endeksleri değerlendirilerek hakkaniyete uygun biçimde karar verilir.

Nafaka Davalarında Yargılama Usulü, İcra ve Yaptırımlar

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bağımsız olarak açılacak nafaka davalarında genel kural olarak nafaka talep eden tarafın yerleşim yeri Aile Mahkemesi yetkilidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle boşanma davasında karara bağlanmayan yoksulluk nafakası için boşanmanın kesinleşmesinden itibaren en geç bir yıl içinde dava açılmalıdır. Nafaka uyuşmazlıkları basit yargılama usulüne tabi olup dilekçeler aşaması dava ve cevap dilekçesinden meydana gelir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Madde 178- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. VI. Mal rejiminin tasfiyesi 1. Boşanma hâlinde

Nafaka alacağı haczi kabil olmayan gelirler arasında bulunduğundan diğer alacaklılar tarafından haczedilemez. Mahkemece ara kararla verilen geçici tedbir nafakası kesinleşme aranmaksızın icra takibine konu edilebilirken, yoksulluk ve iştirak nafakası alacaklarının takibe konulabilmesi için kararın kesinleşmesi aranır. Emekli maaşından yapılacak nafaka kesintisi aylığın dörtte birini geçmeyecek oranda uygulanır. Geçmiş dönemlere ait birikmiş nafaka alacakları öncelikli alacak sayılmayıp borçlunun gelirindeki mevcut hacizler sonrasında sıraya girer. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nafaka kararlarının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilir ya da şikâyete konu nafaka borcu ödenirse borçlu tahliye edilir ve ceza düşer. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya indirilmesi talebiyle dava açmış olması hâlinde ise ileri sürülen nedenler gözetilerek tazyik hapsinin infazı davanın sonucuna bırakılabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:
Tedbir nafakası bağlanırken eşlerin kusuruna bakılır mı?

Tedbir nafakasında talepte bulunan tarafın kusur durumuna bakılmaz; yalnızca eşlerin ve çocukların barınma ve geçim ihtiyaçları ile tarafların mali durumları dikkate alınarak karar verilir.

Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yoksulluk nafakası davasının açılması gerekir; bu sürenin geçmesi durumunda dava hakkı zamanaşımına uğrar.

İştirak nafakası hangi durumda kendiliğinden sona erer?

İştirak nafakası kural olarak müşterek çocuğun 18 yaşını doldurarak erginliğe ulaşmasıyla mahkeme kararı aranmaksızın kendiliğinden son bulur.

Nafaka borcunun ödenmemesi tazyik hapsi gerektirir mi?

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi verilebilir; şikâyete konu borcun ödenmesi hâlinde ceza düşer ve borçlu tahliye edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu