Nafaka artırım davası, boşanma sonrasında hükme bağlanan ya da anlaşmayla belirlenen irat biçimindeki nafakanın değişen koşullara uyarlanmasını sağlayan hukuki yoldur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Yoksulluk Nafakasının Hukuki Niteliği ve Şartları
Evliliğin boşanmayla sonuçlanması nedeniyle yoksulluk tehlikesiyle karşılaşan eş, diğer tarafa nazaran daha ağır bir kusuru bulunmamak kaydıyla, karşı tarafın mali imkanları ölçüsünde süresiz yoksulluk nafakası talebinde bulunabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi kapsamında borçlunun kusurlu olup olmadığına bakılmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Yoksulluk nafakasının amacı evlilik sürecindeki ekonomik ve sosyal durumu korumak değil; yeme, barınma ve giyinme gibi zorunlu ihtiyaçların giderilmesidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/19698, K. 2012/3887Kaynağı aç
Nafaka Takdirinde Denge İlkesi ve Artış Ölçütleri
Nafaka miktarının belirlenmesinde ve artırılmasında hâkim, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve sorumluluk durumu arasında oranlama yaparak önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi korumalıdır.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında önceki karardan sonra olağanüstü bir değişiklik meydana gelmemişse, taraflar arasındaki dengenin korunması amacıyla artış takdirinde ÜFE veya TÜFE endeksleri gözetilebilmektedir. Hakkaniyete dayalı bu denge gözetilmeksizin artış isteminin tümden reddedilmesi hukuka uygun görülmemektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19622, K. 2017/8097Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun'un 176. maddesinin beşinci fıkrası gereğince hâkim, talep edilmesi hâlinde irat biçiminde ödenen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de önceden karara bağlayabilir.
Durumun Değişmesi Halinde Nafakanın Yeniden Belirlenmesi ve Çocuk Nafakası
Koşulların başkalaşması durumunda nafakanın yeniden ele alınması kanuni bir zorunluluktur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Nafakanın Azaltılması ve Kaldırılması Halleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, irat olarak belirlenen nafaka veya maddi tazminat, alacaklının başka biriyle resmi evlilik yapması yahut taraflardan birinin vefatı durumunda kendiliğinden son bulur. Buna karşılık, alacaklının nikahsız olarak fiilen evli gibi bir birliktelik sürdürmesi, yoksulluk durumunun sona ermesi veya haysiyetsiz bir yaşam biçimini benimsemesi hallerinde nafakanın sona erdirilmesi mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması talebi, hukuki mahiyeti gereği nafakanın azaltılması istemini de kapsar. Alacaklının durumundaki iyileşme yoksulluğu bütünüyle ortadan kaldırmasa bile değişen koşullar dikkate alınarak hakkaniyet oranında indirim yapılmalıdır.
Nafakanın kaldırılmasına ilişkin koşullar oluştuğunda kaldırma hükmü, emeklilik tarihi gibi geçmiş bir tarihten itibaren değil, davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde kurulmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22844, K. 2017/14728Kaynağı aç
Anlaşmalı Boşanma Protokollerinde Aşırı İfa Güçlüğü ve Hakkaniyet
Anlaşmalı boşanma protokolünden doğan yükümlülüklerde edimler arasındaki denge sonradan olağanüstü biçimde bozulmuşsa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü çerçevesinde uyarlama talep edilebilir.
Bu kapsamdaki uyarlama istemlerinde tarafların protokol tarihindeki ve dava tarihindeki ekonomik durumları, yaşam gereksinimleri ve taşınmaz varlıkları araştırılmalı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar verme yetkisi gözetilerek hüküm tesis edilmelidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Maddi ve Manevi Tazminat ile Yardım Nafakası Ayrımı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre maddi tazminat ile yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilirken, manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
Boşanmaya bağlı nafakaların dışında kalan yardım nafakası 4721 sayılı Kanun'un 364. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin bu nafaka yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile İspat Yükü
Nafakanın uyarlanması ve artırılması davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
Nafaka artırım talebinde bulunan taraf, mevcut nafaka miktarının yetersiz kaldığını ve artan gereksinimlerini fatura, sağlık raporu veya eğitim gideri gibi somut belgelerle ispatlamak zorundadır.
Nafaka artırım davası hangi hâllerde açılabilir?
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçiminde ödenen nafakanın artırılması için dava açılabilir.
Nafaka artış oranında hangi ölçüt esas alınır?
Tarafların durumunda olağanüstü değişiklik bulunmadığında önceki denge korunarak ÜFE veya TÜFE endeksleri dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir artış takdir edilir.
Nafakanın kaldırılması davasında miktar indirilebilir mi?
Nafakanın kaldırılması talebi azaltılmasını da kapsadığından, alacaklının durumundaki iyileşme yoksulluğu tamamen bitirmese bile hakkaniyet oranında indirim yapılabilir.
Kaldırılan nafaka hangi tarihten itibaren geçerli olur?
Yoksulluk nafakasının kaldırılması koşulları oluştuğunda karar geçmişe dönük olgular yerine davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli sonuç doğurur.
Nafaka artırım davası nerede açılır?
Nafaka artırım davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi olup, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

