Nafaka Artırım Davasının Reddi ve Hukuki Sebepleri

by Avukat Erdal Ersoy
Nafaka Artırım Davasının Reddi ve Hukuki Sebepleri

Nafaka Artırım Talebinin Reddi ve Değişen Koşullar Kriteri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesine göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Aynı Kanun'un 176. maddesinin 4. fıkrası uyarınca da tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda ise hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi gereğince hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Madde 331- Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. VI. Geçici önlemler 1. Genel olarak
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. C. Genel nitelikli hükümler
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 4. Yetki

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2012/1140 E., 2012/6036 K. sayılı kararında, iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile nafaka artırım dava tarihi arasında geçen sürede tarafların sosyal ve ekonomik durumunda, davalının belirlenen gelir durumunda, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarında ciddi bir değişiklik gerçekleşmediği tespit edilerek yerel mahkemenin artırım talebini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/1140, K. 2012/6036Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2012/1140 E.  ,  2012/6036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, aylık 300,00 TL olan iştirak nafakasının aylık 2.000,00 TL'ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile nafaka artırım dava tarihi arasında geçen süre zarfında tarafların sosyal ekonomik durumu, davalının belirlenen gelir durumu, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarında ciddi bir değişiklik olmamıştır. Bu nedenle mahkemenin artırım talebinin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak ilerki zamanlarda tarafların sosyal ekonomik durumu, çocuğun eğitim durumu ve değişen ihtiyaçlarına göra nafaka artırımına ihtiyaç duyulduğu takdirde her zaman yeniden nafaka artırım davası açılabilir. Mahkemenin şimdiki red hükmü daha sonra açılacak nafaka artırım davaları açısınadan kesin hüküm teşkil etmez.Bu itibarla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA 2.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İştirak Nafakasında Artırım Talebinin Reddedileceği Haller

Türk Medeni Kanunu'nun 327. maddesinin 1. fıkrası gereğince çocuğun bakım, eğitim ve korunma harcamalarını karşılama borcu anne ve babaya aittir. Bununla birlikte ebeveynin yoksulluk içinde bulunması, çocuğun vaziyetinin olağan dışı masraflar gerektirmesi veya benzeri sıra dışı nedenlerin ortaya çıkması halinde hâkim izni alınarak çocuğa ait malvarlığından bakım ve tahsil masraflarını karşılayacak tutarda harcama yapılması mümkündür. Anne ve babanın bakım yükümlülüğü Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesi uyarınca kural olarak erginliğe kadar sürer; erginliğe erişilmesine karşın eğitimin devam etmesi halinde ise ana ve baba, koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde tahsil sona erene dek bakmakla yükümlüdür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 327Kaynağı aç
Madde 327- Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler. II. Süresi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Madde 328- Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. III. Dava hakkı

Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesi uyarınca nafakanın takdirinde küçüğün gereksinimleri, anne ve babanın yaşam standartları ile mali güçleri ve varsa çocuğun öz gelirleri esas alınır. Aylık olarak peşin ödenmesi öngörülen nafakanın, talep gelmesi durumunda ilerleyen yıllarda tarafların mali ve sosyal koşullarına paralel olarak ne ölçüde ödeneceği de mahkemece karara bağlanabilir. Öte yandan nafaka borçlusunun hüküm tarihindeki şartları taşımaması, geçimini temin edememesi, çalışmaması ve başka bir gelir kaynağının bulunmaması halinde aleyhine nafaka ödenmesine karar verilemeyeceği belirtilmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Madde 330- Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. V. Durumun değişmesi

Yoksulluk Nafakasında Artırım İsteminin Reddi Sebepleri

Yoksulluk nafakasında borçlunun maddi gücünü yitirmesi veya artırım isteyen alacaklının yaşam şartlarının iyileşip mali gücünün artması durumlarında artırım talebi reddedilir. Bunun yanında Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 3. fıkrası gereğince irat biçimindeki nafaka alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin vefatıyla kendiliğinden kalkar; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hallerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Alacaklının resmi nikah olmaksızın evlilik hayatı sürmesi, evlenmesi veya yoksulluk halinin son bulması artırım isteminin de reddedilmesine yol açar.

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 5. fıkrası uyarınca mahkeme, talep edildiği takdirde irat biçimindeki nafakanın sonraki yıllarda tarafların iktisadi ve sosyal vaziyetlerine göre hangi oranda ödeneceğini hüküm altına alabilir. Mevcut bir nafakanın yükseltilmesini amaçlayan artırım talepleri, aile fertlerinin dayanışma yükümlülüğüne dayanan ve aralarındaki bağ ile ödeme güçlerinin değerlendirildiği yardım nafakasından farklı koşullara bağlıdır.

Red Kararının Hukuki Niteliği ve Gelecekteki Etkisi

Nafaka artırım davasının reddedilmiş olması, gelecekte değişebilecek yaşam şartları açısından kesin hüküm teşkil etmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2012/1140 E., 2012/6036 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere, mahkemenin ret hükmü daha sonra açılacak nafaka artırım davaları açısından kesin hüküm oluşturmaz. İlerleyen süreçte tarafların sosyal ve ekonomik durumu, çocuğun eğitim durumu ve değişen ihtiyaçlarına göre nafaka artırımına ihtiyaç duyulduğu takdirde her zaman yeniden nafaka artırım davası açılabilir.

Usul Kuralları, Yetki ve Kanun Yolları

Nafaka artırımı istemi, nafaka yükümlüsünün yerleşim yerindeki aile mahkemesine başvurularak dava yoluyla öne sürülür. Ekonomik şartlarda belirgin bir başkalaşma yaşandığında bu dava zamanaşımı süresine tabi olmaksızın açılabilmekte; nafakanın indirilmesi ya da kaldırılmasına dair talepler de zamanaşımı sınırlaması olmaksızın ileri sürülebilmektedir. Nafaka borçlusu ise mevcut dava dosyası kapsamında karşı dava açarak nafakanın düşürülmesini veya kaldırılmasını isteyebileceği gibi bu taleplerini ayrı bir dava konusu da yapabilir.

Nafaka artırım davasında dava dilekçesine tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde cevap verilebilir ve haklı gerekçe sunularak mahkemeden ek süre talebinde bulunulabilir. Usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılınmaması halinde yargılama tarafın yokluğunda yürütülür ve aleyhe karar verilebilir; delil bildirilmemişse mevcut dosya kapsamı üzerinden hüküm tesis edilir. Mahkeme kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/14467 E., 2014/11249 K. sayılı ilamında ise yerel mahkemenin kesin nitelikte kurduğu nafaka artırımı hükmüne yönelik temyiz istemi reddedilerek bu usuli ret kararı onanmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14467, K. 2014/11249Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2014/14467 E.  ,  2014/11249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Hükmün, kesin olarak verildiği mahkemece saptanmıştır. Bu nedenle temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun bulunan red kararının ONANMASINA, 05.09.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Nafaka artırım davası neden reddedilir?

İştirak nafakasında önceki hüküm sonrasında tarafların durumunda ve çocuğun ihtiyaçlarında ciddi bir değişiklik olmaması ret sebebi sayılmaktadır. Ayrıca nafaka borçlusunun ödeme gücünü kaybetmesi, alacaklının maddi imkanlarının iyileşmesi veya yoksulluk halinin ortadan kalkması durumlarında da artırım talebi reddedilir.

Nafaka artırım davasının reddi kesin hüküm oluşturur mu?

Hayır, nafaka artırım davasının reddedilmesi sonraki dönemler için kesin hüküm teşkil etmez; ileride tarafların ekonomik durumu veya ihtiyaçları değiştiğinde yeniden dava açılabilir.

Nafaka artırım davası hangi mahkemede ve ne zamana kadar açılır?

Dava nafaka borçlusunun yerleşim yeri aile mahkemesinde açılır; ekonomik koşullarda önemli bir değişiklik olduğu her durumda zamanaşımı süresine tabi olmaksızın açılabilir.

Nafaka artırım davasına cevap ve istinaf süreleri ne kadardır?

Dava dilekçesine cevap verme süresi tebliğden itibaren iki haftadır; ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi de kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu