Aile birliğinin korunması amacıyla eşlerin aile konutuna ilişkin hukuki işlem yapma serbestisi sınırlandırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194/1 uyarınca, diğer eşin açık rızası temin edilmedikçe konuta ait kira sözleşmesinin feshedilmesi, taşınmazın devri veya konut üzerindeki ayni hakların sınırlandırılması engellenmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5337, K. 2021/6414Kaynağı aç
Mülkiyet ve Tasarruf Yetkisine İlişkin Sınırlandırmalar
Taşınmazın mülkiyeti tek bir eşe ait olsa dahi diğer eşin açık rızası bulunmadıkça konut devredilemez ve konut üzerindeki haklar sınırlandırılamaz. Malik eş, diğer eşin rızası olmadan aile konutunu bağışlayamaz, ölene kadar bakma sözleşmesiyle devredemez, üçüncü kişi lehine intifa hakkı veya oturma hakkı tesis edemez ve taşınmaz üzerine ipotek koyamaz.
Aile konutuna ilişkin tasarruflarda rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmaksızın kendisine rıza verilmeyen eş, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkimin müdahalesini talep edebilir.
Tapu Kütüğüne Şerh Verilmesi ve İyiniyetli Üçüncü Kişiler
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin üçüncü fıkrasına göre aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Aile konutu şerhinin tapuya işlenmesi kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. Bu nedenle tapuda şerh bulunmasa dahi taşınmazın aile konutu statüsü ve kanunun tanıdığı koruma devam eder.
Tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı durumlarda üçüncü kişinin iyi niyetle taşınmazı satın alması hâlinde devrin geçerli sayılabileceği değerlendirildiği gibi, diğer eşin itirazı üzerine işlemin geçersiz kabul edilebileceği de ifade edilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/5337 Esas ve 2021/6414 Karar sayılı ilamına konu somut olayda, rıza alınmadan kurulan ipoteğin kaldırılması davasında tapuda şerh bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş; taşınmazın aile konutu niteliği taşıyıp taşımadığının ve açık rızanın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine karar verilmiştir.
Kira Sözleşmelerinde Aile Konutu Güvencesi
Aile konutunun kira sözleşmesiyle tahsis edildiği hallerde, kiracı tarafın tek başına hareket yetkisi sınırlandırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194/1 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 349/1-2 hükümleri doğrultusunda, kiracı olan eş ancak diğer eşin açık onayını alarak sözleşmeyi feshedebilir. Bu onayın temin edilememesi veya eşin haklı bir neden bulunmaksızın izin vermekten imtina etmesi durumunda ise kiracı eş, mahkemeye başvurarak hâkim kararı talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 349Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 349. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kiracı olmayan eşin bildirimde bulunarak taraf sıfatını kazanması durumunda kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmekle yükümlüdür.
Kiraya veren tarafın sözleşmeyi feshettiği durumlarda ise feshin geçerliliği açısından eşlerin rızasının alınması aranmamaktadır.
Rızasız Tasarruflara Karşı Açılabilecek Davalar
Eşin açık rızası alınmadan yapılan tasarruf işlemlerine karşı hukuki yollara başvurulabilir. Malik eşin rızasız satış yapması durumunda taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Rıza dışı tesis edilen ipoteklerde ipoteğin terkini, intifa veya oturma hakkı kurulmasında tapu iptali, kira sözleşmesinin feshedilmesinde geçersizliğin tespiti, konutun kiraya verilmesi durumunda ise tahliye davası ikame edilebilir.
Aile konutu şerhi bulunmayan taşınmaz korunur mu?
Aile konutu şerhi açıklayıcı nitelik taşıdığından tapuda tescil bulunmasa bile yasal koruma devam eder. Ancak şerh yokken taşınmazı devralan üçüncü kişinin iyi niyetli olması halinde devrin geçerli sayılabileceği kabul edilirken, diğer eşin itirazı durumunda işlemin geçersiz kabul edilebileceği yönünde de görüş bulunmaktadır.
Aile konutunda kira sözleşmesine taraf olmayan eş bildirim yaparsa ne olur?
Aile konutu eşlerden biri tarafından kiralanmışsa, taraf olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmeye taraf haline gelir ve kira borçlarından diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Bu bildirim üzerine kiraya veren, fesih bildirimini ve ödeme süresini her iki eşe ayrı ayrı tebliğ etmek zorundadır.
Eşin rızası olmadan aile konutuna ipotek konulabilir mi?
Malik olan eş diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutu üzerinde tek başına ipotek tesis edemez; rıza haklı sebep olmaksızın verilmediğinde mahkemeden hâkim müdahalesi istenebilir. Rıza dışı ipoteğe karşı açılan davalarda tapu kaydında şerh bulunmasa bile konutun niteliğinin ve rızanın bulunup bulunmadığının mahkemece incelenmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

