Müteahhidin İşe Başlamaması ve Sözleşmenin Durumu
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhidin henüz işe başlamamış olması veya uzun süre işlem yapmaması sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda öncelikle sözleşmedeki işe başlama koşullarının, ruhsat yükümlülüklerinin, arsanın yükleniciye teslim edilip edilmediğinin, gecikmenin hangi tarafın davranışından kaynaklandığının ve inşaatın kararlaştırılan tarihte tamamlanmasının hâlen mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Müteahhidin inşaata hiç başlamamış olması hâlindeki tasfiye ile inşaatın önemli bir bölümünü tamamladıktan sonra işi bırakması hâlindeki tasfiye aynı nitelikte değildir. Hiç başlanmamış bir projede sahada gerçekleşmiş fiziki bir imalat bulunmayabileceği gibi yüklenicinin hak kazandığı bir bağımsız bölüm oranı da doğmamış olabilir; böyle bir tabloda tasfiye süreci daha çok devredilmiş tapular ve tarafların yaptığı masraflar üzerinde yoğunlaşabilir.
Arsa Sahibinin Yükümlülükleri ve Kusur Durumu
Arsa sahibinin taşınmazı müteahhide teslim etmemesi, yıkılması gereken binayı tahliye ettirmemesi, sözleşmeyle üstlendiği vekâletnameyi vermemesi, ruhsat işlemleri için gerekli imzaları haklı bir gerekçe olmaksızın atmaması veya taşınmazdaki imar ve tapu sorunlarını gidermemesi durumunda ortaya çıkan gecikmenin tamamının yükleniciye yüklenmesi mümkün olmayabilir.
İnşaat süresinin ruhsattan başladığı sözleşmelerde yapı ruhsatının alınamaması arsa sahibinin kusurundan kaynaklanıyorsa inşaat süresi arsa sahibinin kusuruyla başlamamış sayılacağından geriye etkili fesih istemi reddedilebilir; ruhsatın alınamaması yüklenicinin kusurundan kaynaklanıyorsa Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/1277 Esas ve 2018/3790 Karar sayılı ilamı çerçevesinde, ruhsatın alınabileceği tarihe göre kaba inşaat yapım süresi dikkate alınarak inşaatın tamamlanıp tamamlanamayacağı ve Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesindeki fesih koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği bilirkişi incelemesiyle belirlenmelidir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/1277, K. 2018/3790Kaynağı aç
Teslim Tarihini Beklemeden Sözleşmeden Dönme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, arsa sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
Temerrüt İhtarı ve Süre Verilmesi Koşulu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak usulüne uygun bildirimle belirlenmişse bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt gerçekleşmiş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin temerrüde düşmesi durumunda diğeri, borcun yerine getirilmesi için uygun bir mehil verebilir veya böyle bir sürenin hâkim tarafından tayin edilmesini talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 123Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 124. maddesi gereğince, borçlunun sergilediği tutumdan veya mevcut durumundan mehil tanınmasının sonuçsuz kalacağı anlaşılıyorsa, borcun ifası temerrüt sebebiyle alacaklı bakımından yararsız hâle gelmişse ya da edimin belirli bir zamanda veya sürede yerine getirilmemesi durumunda ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden çıkarılıyorsa ek süre tanınmasına gerek bulunmamaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 124Kaynağı aç
Arsa Sahibinin Seçimlik Hakları ve Tazminat Talepleri
Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temerrüde düşen borçlu verilen süre içinde borcunu ifa etmezse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir hâl varsa alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat talep edebilir. Müteahhidin kusurlu temerrüdü ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması durumunda aynen ifanın yanında gecikmeden kaynaklanan zararın tazmini istenebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda alacaklı, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirmek şartıyla borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini talep edebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrasına göre sözleşmeden dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını kanıtlayamazsa alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
Devredilen Arsa Paylarının İadesi ve Üçüncü Kişilerin Durumu
Sözleşmenin ifası amacıyla yükleniciye devredilen arsa payları, sözleşmenin sona ermesi hâlinde koşulları oluşmuşsa tapu iptali ve tescil davası yoluyla arsa sahibine geri dönebilir. Müteahhidin henüz işe başlamadan uhdesindeki arsa paylarını üçüncü kişilere devretme tehlikesi bulunuyorsa, açılacak davada payların başkalarına aktarılmasını önlemek amacıyla tapu kaydı üzerine mahkemeden ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibince yükleniciye veya yüklenicinin talimatıyla üçüncü kişilere yapılan tapu payı devirleri avans niteliğinde görülmekte ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3217 Esas ve 2022/393 Karar sayılı ilamında çoğunluk görüşü uyarınca bu tescillerin ilgililere gerçek mülkiyet hakkı kazandırmayacağı kabul edilmektedir. Aynı kararda yer alan karşı oyda ise yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm edinen iyiniyetli üçüncü kişilerin kazanımının Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki tapuya güven ilkesi uyarınca korunması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3217, K. 2022/393Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı kural olarak korunur; ancak aynı Kanun'un 1024. maddesi uyarınca bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuz olup tescilin hukuki sebepten yoksun olduğunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişiler bu tescile dayanamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Müteahhit işe başlamazsa teslim vadesi beklenmek zorunda mıdır?
Hayır, Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 gereğince yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya işi kararlaştırılan sürede bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması hâlinde arsa sahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir.
İnşaata başlanmaması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir mi?
Hayır, müteahhidin işe başlamaması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; işe başlama şartları, teslim, ruhsat ve kusur durumunun hukuki zeminde değerlendirilmesi gerekir.
Müteahhide ifa için süre verilmesi hangi hâllerde aranmaz?
Borçlunun tutumundan sürenin sonuçsuz kalacağı anlaşılıyorsa, borcun ifası arsa sahibi için yararsız kalmışsa ya da belirlenen sürede ifa edilmemesi hâlinde ifanın kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa süre verilmesi gerekmez.
Sözleşmeden dönüldüğünde arsa sahibi tazminat talep edebilir mi?
Evet, Türk Borçlar Kanunu m. 125/3 uyarınca yüklenici temerrütte kusursuz olduğunu kanıtlayamazsa arsa sahibi sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararının giderilmesini isteyebilir.
İnşaata başlamayan yükleniciye devredilen tapular nasıl korunur?
Yükleniciye ifa amacıyla devredilen payların koşulları varsa tapu iptali ve tescil davasıyla iadesi istenebilir; devrin önlenmesi için de dava sırasında tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.
Yapı ruhsatının arsa sahibinin kusuruyla alınamaması davayı nasıl etkiler?
İnşaat süresinin ruhsattan başladığı sözleşmelerde ruhsatın alınamaması arsa sahibinin kusuruna dayanıyorsa süre başlamış sayılmayacağından geriye etkili fesih talebi reddedilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

