Muaccel Ne Demek? Hukukta Muacceliyet ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Muaccel Ne Demek? Hukukta Muacceliyet ve Şartları

Muaccel Borç Kavramı ve Hukuki Niteliği

Muaccel borç, ödenmesi gereken zamanı ve ödeme süresi gelmiş olan, bu nedenle ödenmesi gereken borcu ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca bu Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. D. İspat kuralları I. İspat yükü

Borcun Muaccel Olma Zamanı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 90. maddesine göre, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Dolayısıyla taraflar sözleşmede özel bir ifa günü kararlaştırmamışsa borcun muacceliyeti borcun doğumu ile eş zamanlı gerçekleşir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 90Kaynağı aç
MADDE 90- İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. II. Süreye bağlı borç 1. Aya ilişkin sürelerde vade

Tazminat isteminin haksız fiile dayandığı durumlarda borcun olay tarihi itibarıyla muaccel hale geldiği değerlendirilmektedir. Kooperatif ortağının bağımsız bölümün geç tesliminden kaynaklanan kira tazminatını gecikilen her ay için talep edebildiği hallerde ise her geçen ayın zararı o ayın sona ermesiyle muaccel sayılmaktadır.

Muacceliyet ile Temerrüt Arasındaki Ayrım ve Faiz

Borcun muaccel hale gelmesi, borçlunun kendiliğinden temerrüde düştüğü sonucunu doğurmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Buna karşılık borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimle bu günü tayin etmişse, belirlenen günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Haksız fiillerde fiilin işlendiği tarihte, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş sayılır; ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şartı aranır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. II. Hükümleri 1. Genel olarak a. Gecikme tazminatı

Temerrüt durumunda para borçlarına işletilen temerrüt faizine ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121. maddesinin 3. fıkrasında açık düzenleme yer alır. Bu hüküm uyarınca temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 121Kaynağı aç
MADDE 121- Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabi olur. Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. 3. Aşkın zarar

Kefalet ve İhtiyati Haciz Bakımından Muacceliyet

Kefil hakkında borcun muaccel olmasının ihtara bağlı olduğu kabul edilen hallerde, kefile kat ihtarnamesi veya bildirim tebliğ edilmediği sürece kefil yönünden borç muaccel hale gelmez.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta bulunan malları ile alacaklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yalnızca iki halde ihtiyati haciz istenebilir: Borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasıdır. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız ilgili borçlu hakkında muacceliyet kazanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:

Zamanaşımı, Takas ve Ödemenin Mahsubu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149. maddesine göre zamanaşımı, kural olarak alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muacceliyetinin bir bildirime bağlı tutulduğu hallerde zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlar. Kanunda aksine bir hüküm yer almadıkça 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesi gereğince her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 149Kaynağı aç
MADDE 149- Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar. 2. Dönemsel edimlerde
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

Muaccel olan karşılıklı borçların takas edilebileceği ve az olan borcun bu yolla sona ereceği kabul edilmektedir. Birden çok borcun muaccel olduğu durumlarda ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapıldığı, takip yapılmamışsa vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış sayıldığı değerlendirilmektedir.

Muaccel borç ne demektir?

Muaccel borç, ödenmesi gereken zamanı veya ödeme süresi gelmiş olan ve dolayısıyla ödenmesi gereken borçtur.

Bir borç kural olarak ne zaman muaccel olur?

İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur.

Muacceliyet ile temerrüt arasındaki fark nedir?

Muacceliyet borcun ödenme zamanının gelerek talep edilebilir olmasını ifade eder; temerrüt ise kural olarak muaccel bir borcun alacaklının ihtarıyla veya kanunda sayılan belirli günün geçmesi, haksız fiilin işlenmesi gibi istisnai hallerde ihtarsız gerçekleşen hukuki gecikme durumudur.

Alacaklarda zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?

Zamanaşımı kural olarak alacağın muaccel olmasıyla, muacceliyetin bir bildirime bağlı tutulduğu durumlarda ise bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu