Motosiklet Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Motosiklet Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Motosiklet kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesinde hukuki sorumluluk, Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde düzenlenir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca motorlu bir aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde işleten ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur. Aynı düzenleme doğrultusunda işleten ve işletici teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurlarından da kendi kusurları gibi sorumludur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

Bedensel Zararlar ve Sürekli İş Göremezlik Tazminatı

Trafik kazasında bedensel bütünlüğü zedelenen kişinin talep edebileceği maddi zarar kalemleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54 kapsamında belirlenmiştir. Bu hükme göre bedensel zararlar özellikle tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Kaza neticesinde oluşan sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde mağdurun yaşı, geliri, mesleği, maluliyet oranı, kusur oranı ve bakiye çalışma süresi dikkate alınır. Yaralanma sebebiyle mağdurun kaza nedeniyle bakım ihtiyacının doğmuş olması halinde, bu bakımın bir aile bireyi tarafından karşılanmış olması kazazedenin bakıcı gideri talep etme hakkını tamamen ortadan kaldırmaz.

Manevi Tazminat Talebi ve Hak Sahipleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 uyarınca bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise hâkim tarafından zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine hükmedilebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Motosiklet, Ekipman ve Mahrumiyet Zararları

Motosiklet kazalarında araçta meydana gelen onarım bedeli, parça değişimleri, servis giderleri, ekspertiz masrafları ve ikinci el piyasa değerinde oluşan düşüşe ilişkin değer kaybı tazminat kapsamında değerlendirilir. Bununla birlikte kask, koruyucu mont ve eldiven gibi ekipman zararları belgelenebiliyorsa tazminat talebine dâhil edilir; ayrıca aracın onarım sürecinde kullanılamamasından doğan mahrumiyet zararı da talep edilebilir.

Motosiklette Yolcu Konumunda Bulunan Kişilerin Durumu

Motosiklette yolcu konumunda bulunan kişi, kazanın oluşumunda çoğu zaman kusursuz sayılır. Bu kapsamda bedensel zarara uğrayan yolcu; kazaya karışan diğer sürücüye, motosikleti kullanan kişiye, araçların işletenlerine ve ilgili sigorta kuruluşlarına karşı tazminat istemi ileri sürebilir. Yolcunun kask kullanmamış olması gibi tutumlar ise her olayda kendiliğinden tazminat hakkının büsbütün kaybına yol açmaz.

İşletenin Sorumluluğunun İstisnaları ve Trafik Sicilindeki Şerh

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85/3 uyarınca hareket halinde bulunmayan bir motorlu aracın karıştığı kazalarda işletenin sorumluluğuna gidilebilmesi, işletenin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu şahısların kusurlu davrandığının veya araçtaki arızanın kazayı doğurduğunun zarar gören tarafından ispatlanması şartına bağlıdır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işleten ve teşebbüs sahibi, kaza sonrasındaki yardım faaliyetleri esnasında yardım edenin uğradığı zararlardan hâkimin takdiriyle sorumlu tutulabilir. Ne var ki işletici teşebbüs sahibinin bu zarardan sorumlu tutulabilmesi için kazadan bizzat sorumlu olması yahut yardımın doğrudan kendisine, araçta yer alan kişilere veya kazaya taraf olan üçüncü kişilere yönelmiş bulunması aranır.

Motorlu aracın ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermesi durumunda, 2918 sayılı Kanun m. 85/2 uyarınca kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temlikini veya üzerinde hak tesisini önlemek amacıyla Cumhuriyet savcılıklarınca tescil kaydına şerh düşülmesi talimatı verilir. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin bir mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır.

Motosikletli Kurye Kazalarında İş Kazası Boyutu

Motosikletli kuryenin işverenin faaliyeti kapsamında teslimat görevi esnasında kaza geçirmesi durumunda olay, hem trafik kazası hem de iş kazası niteliği taşıyabilir. Bu tür durumlarda işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimi, iş kazası tespiti, sigorta başvuruları ile maddi ve manevi tazminat talepleri birlikte değerlendirilir.

Sigorta Kuruluşuna Yazılı Başvuru ve Tahkim Yolu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 gereğince, zorunlu mali sorumluluk teminatı dahilindeki zararlar için yargı yoluna başvurulmadan evvel ilgili sigortacıya yazılı talepte bulunulması yasal bir zorunluluktur. Sigorta şirketinin, müracaat tarihinden başlayarak azami 15 gün içerisinde yazılı yanıt iletmemesi veya iletilen yanıtın uyuşmazlığı gidermemesi halinde zarar gören taraf, doğrudan dava yolunu seçebileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde de başvuru hakkını kullanabilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Motosiklet kazalarından doğan tazminat taleplerinde sigorta şirketine karşı açılacak davalarda asliye ticaret mahkemesi gündeme gelirken, yalnızca sürücü veya araç işletenine karşı yöneltilen haksız fiil temelli davalarda asliye hukuk mahkemesi değerlendirilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110/1 uyarınca işleteni veya sahibi kamu kuruluşu olan araçların yol açtığı zararlar dâhil bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması bu kuralı etkilemez.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110/2 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Zamanaşımı Süreleri ve Rücu İlişkisi

Motosiklet kazalarından kaynaklanan maddi tazminat istemlerinde zamanaşımı rejimini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 109 belirler. Buna göre mağdurun uğradığı zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği günden itibaren iki yıl ve her halükarda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle tazminat talepleri zamanaşımına uğrar. Bununla beraber kaza teşkil eden fiil ceza kanunları kapsamında suç vasfı taşıyorsa ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat davalarında da dikkate alınır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

Zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır; aynı şekilde sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı süresi tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş kabul edilir. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı yöneltecekleri rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Motosiklet kazasında manevi tazminat kimler tarafından istenebilir?

Bedensel bütünlüğü zedelenen kazazede uygun bir miktar manevi tazminat talep edebileceği gibi, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde hâkim takdiriyle zarar görenin ya da vefat edenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir.

Trafik sigortasına yazılı başvuru yapılmadan dava açılabilir mi?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur; sigortacı en geç 15 gün içinde cevap vermezse veya uyuşmazlık çözülmezse dava açılabilir.

Motosiklet hasarında kask ve mont bedelleri tazmin edilebilir mi?

Evet; motosikletin onarım ve değer kaybı kalemlerinin yanı sıra belgelenebilmesi şartıyla hasar gören kask, mont ve eldiven gibi ekipman zararları ile aracın kullanılamadığı döneme ilişkin mahrumiyet zararı talep edilebilir.

Motosiklet kazası maddi tazminat zamanaşımı süresi ne kadardır?

Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır; eylem suç teşkil ediyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa bu ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu