Trafik Kazasında Değer Kaybı ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Değer Kaybı ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Trafik kazası neticesinde araçlarda meydana gelen maddi değer azalmaları ile vefat hâlinde geride kalanların uğradığı maddi destek zararları tazminat hukuku çerçevesinde giderilmektedir. Kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olmayan taraf araçtaki değer kaybını talep edebilirken, vefat durumunda desteğini kaybeden yakınlar cenaze masrafları, tedavi giderleri ve destek kaybı zararlarının tazminini isteyebilir. Bu talepler kural olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

Araç Değer Kaybı Tazminatı ve Talep Şartları

Araç değer kaybı talebinde bulunabilmek için kazanın meydana gelmesinde talep eden tarafın tam kusurlu olmaması, karşı tarafın ise tamamen veya kısmen kusurlu bulunması gerekir. Tazminat talep etme ve dava açma hakkı kaza tarihindeki araç ruhsat sahibine aittir. Kazada aracı sevk ve idare eden sürücü ile ruhsat sahibinin aynı kişi olması zorunlu değildir; yasal başvuru yetkisi araç malikindedir. Şahıs adına kayıtlı hususi araçların yanı sıra bir şirketin aktifinde yer alan ticari filo araçları için de kusur durumuna göre değer kaybı tazminatı talep edilebilir.

Onarılamaz derecede ağır hasara uğrayarak hurdaya ayrılan ve tamir edilip yeniden piyasaya sürülmeyen araçlar için değer kaybı tazminatı talep edilemez. Aracın gövde bütünlüğünü ve iskelet yapısını etkilemeyen sadece plastik tampon veya cam değişimleri gibi işlemler de genellikle değer kaybı kapsamında değerlendirilmez. Kiralık filo araçlarının kazaya karışması durumunda ise aracı kiralayan şirketler, vasıtayı kullanamamaktan doğan fiili zararlarını ve ikame araç temini için yaptıkları harcamaları kusurlu taraftan talep etme hakkına sahiptir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hukuki Esasları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ölüm hâlinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararlardır. Destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanılabilmesi için vefat edenin sağlığında hak sahibine fiilen maddi nitelikte ya da para ile ölçülebilir bir hizmet yardımı sağlamış olması zorunludur. Anlık veya tesadüfi yardımlar hukuken destek kapsamında kabul edilmez.

Destek ilişkisinde vefat edenle talepte bulunan kişi arasında kan bağı bulunması zorunlu değildir; yaşarken düzenli ve sürekli maddi destek sağladığı ispat edilen üçüncü kişiler de tazminat talep edebilir. Evlilik birliği sürerken eşini kaybeden sağ eşin çalışması veya düzenli gelirinin bulunması, eşlerin karşılıklı dayanışma ve destek yükümlülüğü nedeniyle tazminat almasına engel oluşturmaz. Anne ve babanın ekonomik durumunun çok iyi olması da vefat eden çocuklarının desteğinden mahrum kaldıkları gerçeğini tek başına ortadan kaldırmaz. Çocukların destek süresinin tespitinde ise öğrenim hayatları gözetilmekte, destek süresi genellikle ortaöğretimde 18, yükseköğrenimde ise 25 yaşına kadar devam etmektedir.

Destek Tazminatının Hesaplanması

Destekten yoksun kalma tazminatı miktarının belirlenmesinde, ölenin ve hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin tespiti için TRH-2010 Türkiye Hayat Tablosu verileri kullanılır. Hesaplamada ölenin çalışabileceği muhtemel yaş sınırına (genellikle 60 veya 65 yaş) kadar olan evre aktif dönem kabul edilir ve kişinin gerçek geliri veya mesleki kıdemi dikkate alınır. Emeklilik sonrasındaki pasif dönemde ise hesaplamalar asgari ücret seviyesi üzerinden yürütülür. Vefat eden kişinin ev hanımı olması, işsiz bulunması ya da gelirinin belgelenememesi hâlinde net asgari ücret esas alınır; ev hanımlarının ev içi emekleri de hukuken destek teşkil eder. Kazanın meydana gelmesinde vefat edenin de kusuru varsa bu oran belirlenen tazminat miktarından mahsup edilir; vefat eden tamamen kusurlu olmadığı sürece yakınlarının tazminat hakkı korunur.

Sigorta Kuruluşuna Başvuru ve Yargı Yolu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Sigorta kuruluşu, başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç 15 gün içinde talebi inceleyerek yazılı bir cevap vermekle yükümlüdür. Sigorta kuruluşunun 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde, zarar gören dava açabileceği gibi 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime de başvurabilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

Sigorta şirketi ve işletenler aleyhine açılacak değer kaybı ve tazminat taleplerinde dava ticari nitelik taşıdığından Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak davalar öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması aranmakta; arabuluculuğa gidilmeden dava açılması hâlinde usulden ret kararı verilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ticari davalarda deliller ile bunların sunulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabi olup miktar veya değeri kanunda belirtilen parasal sınırı geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyeti tarafından verilen uyuşmazlık kararları ise ilam niteliğinde olup doğrudan icra yoluyla takibe konu edilebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.[3] (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.[4][5] 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler[6]

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların yol açtığı zararlar da dâhil olmak üzere bu kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması bu kuralın uygulanmasını engellemez. Hemzemin geçitte gerçekleşen tren-trafik kazalarında da aynı kanun hükümleri geçerlidir. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası gereğince motorlu araç kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın gerçekleştiği yer mahkemesinde de açılabilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

Zamanaşımı Süreleri ve Rücu Esasları

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında, motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Kaza cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanıyor ve ceza kanunları bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, bu uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat talepleri için de geçerli olur. Süre dolduktan sonra açılan davalarda karşı taraf zamanaşımı def'i ileri sürerse mahkemece davanın reddine karar verilir. Kanunda özel olarak düzenlenmeyen zamanaşımı hususlarında genel hükümler uygulanır. Haksız fiilden zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören bu borcu ifadan kaçınabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı yöneltebilecekleri rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Kazada tamamen kusurlu olan sürücü değer kaybı alabilir mi?

Kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olan taraf, kasko poliçesinde bu yönde bir teminat bulunmadığı sürece kendi aracındaki değer kaybını talep edemez; genel kural olarak değer kaybı tazminatı için karşı tarafın tamamen veya kısmen kusurlu olması gerekir.

Ev hanımlarının vefatı durumunda destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?

Ev hanımlarının aileye sağladığı ev içi emek hukuken destek kabul edilir; vefat edenin belgelenebilir bir geliri bulunmasa dahi tazminat hesabı net asgari ücret taban alınarak yürütülür.

Sigorta şirketine başvuru yapılmadan doğrudan dava açılabilir mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur; sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi karşılamaması hâlinde dava açılabilir ya da tahkime gidilebilir.

Plastik tampon ve cam değişimleri araç değer kaybına dahil edilir mi?

Aracın taşıyıcı gövde bütünlüğünü ve iskelet yapısını etkilemeyen sadece plastik tampon veya cam değişimleri gibi onarımlar genellikle değer kaybı kapsamında kabul edilmemektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu