Uluslararası Boğaz Kavramı ve Türk Boğazlarının Hukuki Statüsü
Bir su yolunun uluslararası boğaz niteliği kazanabilmesi için iki açık deniz veya münhasır ekonomik bölge alanını birbirine bağlayan coğrafi unsur ile uluslararası seyrüsefer amacıyla kullanılmasını ifade eden işlevsel unsurun birlikte bulunması gerekir. Bu iki unsur, uluslararası su yollarının tabi olacağı hukuki rejimin belirlenmesinde temel ölçüttür.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 35'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, geçişi tamamen veya kısmen uzun süredir yürürlükte bulunan özel uluslararası sözleşmelerle düzenlenen boğazların hukuki rejimi saklı tutulmuştur. Bu kural gereğince Türk Boğazları bakımından genel transit geçiş rejimi değil, özel nitelik taşıyan Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümleri tatbik edilir.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 24'üncü maddesi uyarınca, Lozan döneminde teşekkül ettirilen uluslararası Boğazlar Komisyonunun tüm görev ve yetkileri Türk Hükûmetine devredilmiştir. Böylece Boğazlar üzerindeki denetim ve yönetim yetkisi münhasıran Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmiştir.
Barış Zamanında Ticaret Gemilerinin Geçiş Rejimi
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 2'nci maddesi doğrultusunda ticaret gemileri, barış zamanında bayrağı ve yükünün niteliği ne olursa olsun gece ve gündüz Boğazlardan tam geçiş ve seyrüsefer serbestisinden yararlanır. Boğazlardan geçiş yapan ticaret gemilerinden, Sözleşmenin birinci ekinde öngörülen hizmet karşılıkları haricinde herhangi bir vergi veya harç tahsil edilemez.
Barış koşullarında Türk Boğazlarından geçen ticaret gemileri bakımından kılavuz kaptan ve römorkör kullanımı kural olarak isteğe bağlıdır. Kılavuzluk ve römorkörcülüğün ihtiyari olması, Türkiye'nin can, mal, çevre ve seyir emniyetini sağlama yetkisini ortadan kaldırmaz.
Sözleşmenin 3'üncü maddesi gereğince Boğazlara giriş yapan gemiler, uluslararası sağlık kuralları çerçevesinde Türk makamlarının icra edeceği sağlık denetimine tabidir. Sağlık denetiminin mümkün olan en hızlı şekilde ve geminin geçişini gereksiz yere geciktirmeksizin yerine getirilmesi esastır.
Savaş ve Güvenlik Tehdidi Hâllerinde Ticaret Gemilerinin Durumu
Türkiye'nin taraf olmadığı bir savaş hâlinde ticaret gemileri, bayrak ve yük ayrımı gözetilmeksizin barış dönemindeki şartlara tabi olarak geçiş ve seyrüsefer serbestisinden yararlanmayı sürdürür. Bu süreçte kılavuz kaptan ve römorkör kullanımı da isteğe bağlı kalmaya devam eder.
Türkiye'nin fiilen savaşan taraf olduğu bir savaş durumunda Sözleşmenin 5'inci maddesi uygulama alanı bulur. Bu çerçevede Türkiye ile savaşta olmayan devletlerin ticaret gemileri, düşmana herhangi bir şekilde yardım etmemek şartıyla geçiş serbestisine sahiptir. Söz konusu gemilerin Boğazlara gündüz girmeleri ve Türk makamları tarafından bildirilen güzergâhı izlemeleri zorunludur.
Türkiye'nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi altında gördüğü hallerde ise Sözleşmenin 6'ncı maddesi devreye girer. Bu durumda ticaret gemilerinin barış dönemindeki serbestisi esasen devam etmekle beraber, gemilerin Boğazlara gündüz girmesi, gösterilen rotayı izlemesi ve lüzum görülmesi halinde ücretsiz kılavuz kaptan alması istenebilir.
Barış Zamanında Savaş Gemilerinin Geçiş Şartları
Savaş gemilerinin Boğazlardan geçişi öncesinde Türkiye'ye diplomatik bildirim yapılması zorunludur. Sözleşmenin 13'üncü maddesinde normal bildirim süresi sekiz gün olarak düzenlenmiş, Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletler için on beş güne çıkarılması öngörülmüştür. Yerleşik uygulamada diplomatik bildirim süresi Karadeniz'e kıyıdaş devletler için sekiz gün, kıyıdaş olmayan devletler için ise on beş gün olarak esas alınmaktadır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 13'üncü maddesi uyarınca Türkiye'ye iletilecek diplomatik bildirimde gemilerin adı, tipi, sayısı, gideceği yer, geçiş tarihi ve lüzumu halinde dönüş tarihinin gösterilmesi zorunludur.
Sözleşmenin 14'üncü maddesi uyarınca Boğazlardan aynı anda geçebilecek yabancı savaş gemilerinin toplam tonajı 15.000 tonu, toplam sayısı ise dokuz gemiyi aşamaz. Geçiş esnasında savaş gemilerinin taşıdıkları hava araçlarını kullanmaları yasaktır; gemiler hasar veya deniz tehlikesi halleri haricinde Boğazlarda geçiş için zorunlu olan süreden fazla kalamazlar.
Sözleşmenin 11'inci maddesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş devletler, genel tonaj sınırlarını aşan ana muharebe gemilerini tek başlarına ve en fazla iki muhrip refakatinde Boğazlardan geçirebilir. Denizaltıların geçişi ise Sözleşmenin 12'nci maddesinde yalnızca Karadeniz'e kıyıdaş devletlere tanınan istisnai bir haktır. Kıyıdaş devletler, Karadeniz dışında inşa ettirdikleri veya satın aldıkları denizaltıları üslerine getirmek ya da Karadeniz dışındaki onarımlara götürmek amacıyla Türkiye'ye önceden bilgi vererek gündüz, su üstünden ve tek başına geçirebilir.
Dışişleri Bakanlığının Montrö uygulamasına ilişkin resmi açıklaması doğrultusunda, Karadeniz'e kıyıdaş olup olmadığına bakılmaksızın yabancı devletlere ait uçak gemilerinin Türk Boğazlarından geçişine müsaade edilmemektedir.
Karadeniz'deki Tonaj ve Kalış Süresi Sınırlamaları
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 18'inci maddesine göre Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlerin Karadeniz'de aynı anda bulundurabileceği savaş gemilerinin toplam tonajı kural olarak 30.000 tondur. Karadeniz'deki en güçlü kıyıdaş donanmanın tonajının belirli ölçüde artması durumunda bu sınır azami 45.000 tona kadar yükselebilir.
Kıyıdaş olmayan tek bir devletin Karadeniz'de bulundurabileceği savaş gemisi tonajı, kıyıdaş olmayan devletler için geçerli toplam sınırın üçte ikisini aşamaz. Ayrıca kıyıdaş olmayan devletlere mensup savaş gemileri, mevcudiyet gayeleri ne olursa olsun Karadeniz sularında yirmi bir günden fazla kalamaz.
Savaş ve Güvenlik Tehdidi Hâllerinde Savaş Gemileri
Türkiye'nin taraf olmadığı bir savaş hâlinde, Sözleşmenin 19'uncu maddesi uyarınca savaşan devletlere ait savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi kural olarak yasaktır. Bu yasağın istisnasını, savaş öncesinde Boğazlardan geçmiş bulunması sebebiyle bağlı olduğu üsten ayrı kalmış savaş gemilerinin kendi ana üslerine dönüş geçişleri oluşturur.
Türkiye'nin fiilen savaşan taraf konumunda bulunması halinde Sözleşmenin 20'nci maddesi tatbik edilir. Bu kapsamda, barış döneminde harp gemilerinin intikaline dair getirilen genel sınırlamalar uygulanmaz ve savaş gemilerinin Boğazlardan geçiş rejimi bütünüyle Türk Hükûmetinin takdirine tabi kılınır.
Türkiye'nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi altında gördüğü hallerde Sözleşmenin 21'inci maddesi uygulanır ve Türkiye savaş gemilerinin geçişini kendi takdirine tabi kılabilir. Üslerinden ayrı kalmış savaş gemilerinin üslerine dönme hakkı saklı kalmakla birlikte, Türkiye tehdidin kaynağı olan devlete ait savaş gemileri bakımından bu dönüş hakkını da reddetme yetkisine sahiptir.
Hava Yolları Düzenlemesi ve Sözleşmenin Değiştirilme Usulü
Sivil hava araçlarının Akdeniz ile Karadeniz arasındaki ulaşımı Sözleşmenin 23'üncü maddesi kapsamında düzenlenir. Buna göre Türkiye, sivil hava araçlarının geçişi için kullanılabilecek hava yollarını tayin eder. Arızi uçuşlar için üç gün önceden bildirim, düzenli seferler için ise geçiş tarihlerine ilişkin genel bildirim yapılması zorunludur.
Sözleşmenin 29'uncu maddesi uyarınca hükümlerin tadil edilmesi teklifleri her beş yıllık uygulama döneminin sonunda ileri sürülebilir. Değişiklik teklifinin sunulabilmesi için 14 ve 18'inci maddeler bakımından en az bir taraf devletin, diğer maddeler bakımından ise en az iki taraf devletin desteği şarttır. Değişikliklerin kabulü kural olarak oybirliği gerektirmekte; ancak 14 ve 18'inci maddelere ilişkin tadilatlar için Türkiye'yi ve Karadeniz'e kıyıdaş taraf devletlerin gerekli çoğunluğunu içeren dörtte üç çoğunluk yeterli sayılmaktadır.
Savaşan devletlerin savaş gemileri Boğazlardan serbestçe geçebilir mi?
Türkiye'nin taraf olmadığı bir savaşta savaşan devletlere ait savaş gemilerinin Boğazlardan geçişi kural olarak yasaktır; ancak üslerinden ayrı kalmış savaş gemilerinin kendi ana üslerine dönüş geçişleri bu yasağın istisnasını teşkil eder.
Kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri Karadeniz'de ne kadar süre kalabilir?
Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlere ait savaş gemileri görev ve bulunma amaçları ne olursa olsun Karadeniz'de en fazla 21 gün kalabilir.
Uçak gemileri Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Boğazlardan geçebilir mi?
Karadeniz'e kıyıdaş olup olmadığına bakılmaksızın yabancı devletlere ait uçak gemilerinin Türk Boğazlarından geçişine izin verilmemektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

