Mirasta Mal Paylaşımı ve Yasal Mirasçılık Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Mirasta Mal Paylaşımı ve Yasal Mirasçılık Esasları

Yasal Mirasçılık Sıfatı ve Mirasbırakanın Altsoyu

Mirasta mal paylaşımında hak sahipliği yasal mirasçılık derecelerine göre belirlenir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 495 uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdır ve mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 495Kaynağı aç
Madde 495- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. II. Ana ve baba

Evlilik dışında doğmuş ve soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 498 uyarınca baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 500 uyarınca evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar ve evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamazlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 498Kaynağı aç
Madde 498- Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. B. Sağ kalan eş
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 500Kaynağı aç
Madde 500- Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar. D. Devlet

Sağ Kalan Eşin Miras Payı Oranları

Sağ kalan eşin mirastaki payı, birlikte bulunduğu zümreye göre kanunla belirlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 499 uyarınca sağ kalan eş, mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini alır. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olduğunda ise mirasın dörtte üçüne hak kazanır; bu hısımlar da bulunmuyorsa mirasın tamamı sağ kalan eşe kalır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 499Kaynağı aç
Madde 499- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. C. Evlâtlık

Mirasçılık Belgesinin Verilmesi ve Çekişmesiz Yargı

Başvurusu üzerine yasal mirasçı olduğu tespit edilenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatını gösteren bir belge verilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-c-6 uyarınca mirasçılık belgesi verilmesi istemi miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında yer alır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 598/3-4 gereğince mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklı tutulur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 598Kaynağı aç
Madde 598- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.[31] Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. İKİNCİ AYIRIM MİRASIN KAZANILMASI A. Kazanma I. Mirasçılar tarafından
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
MADDE 382- (1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c) Hâkimin resen harekete geçtiği hâller. (2) Aşağıdaki işler çekişmesiz yargı işlerinden sayılır: a) Kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ergin kılınma. 2) Ad ve soyadın değiştirilmesi. 3) Ölüm karinesi sebebiyle (ilgili yerin mülkî amirinin emriyle) nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti. 4) Gaiplik kararı. 5) Kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesi. b) Aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verme. 2) Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi. 3) Evlendirme memurunun, evlenme başvurusunu ret kararına karşı yapılan itiraz. 4) Yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması. 5) Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi. 6) Eşlerden birinin, evlilik birliğini tek başına temsil etmek konusunda yetkili kılınması. 7) Aile konutu ile ilgili işlemler için diğer eşin rızasının sağlanamadığı hâllerde hâkimin müdahalesinin istenmesi. 8) Mevcut mal rejiminin eşlerden birinin veya alacaklıların talebiyle mal ayrılığına dönüştürülmesi ve sebeplerin ortadan kalkması hâlinde mal ayrılığından eski rejime geri dönülmesi. 9) Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi. 10) Sağ kalan eşe aile konutu üzerinde ve ev eşyası üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınması. 11) Mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesi. 12) Ana babaya çocuğun mallarından bir kısmını çocuğun bakım ve eğitimi için sarf etme izninin verilmesi. 13) Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi. 14) Hâkimin çocuğun mallarının yönetimine müdahale etmesi ve çocuğun mallarının yönetiminin kayyıma devri. 15) Evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin, hâkime çocuğun malları hakkında defter sunması. 16) Aile yurdunun kurulmasına izin verilmesi, kuruluşun tebliğ ve ilanı, kapatılması hâlinde tapu sicilindeki şerhin silinmesine izin verilmesi, taşınmazın bizzat malik veya ailesi tarafından kullanılması şartına geçici olarak istisna tanınması. 17) 14/1/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanuna göre aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilecek tedbirler. 18) Çocuk hâkimi tarafından, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya resen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması. 19) Vesayet işleri. c) Miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Sulh hâkimi tarafından resmî vasiyetname düzenlenmesi; el yazısı ile vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından saklanması; sözlü vasiyetname tutanağının sulh veya asliye mahkemesine tevdiî. 2) Vasiyeti yerine getirme görevlisine görevinin bildirilmesi. 3) Vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde tasarruf etmesine izin verilmesi. 4) Gaibin mirasçılarına, gaibe düşen miras payının teslim edilmesi. 5) Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınması. 6) Mirasçılık belgesi verilmesi. 7) Terekenin yazımı işleminin sona erdiğinin mirasçılara bildirilmesi, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili; mirasın reddinin, mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesi; mirasın reddi süresinin uzatılması. 8) Terekenin resmî defterinin tutulması. 9) Sulh hâkiminin özellikleri olan eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesi veya satılmasına karar vermesi. ç) Eşya hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması. 2) Taşınmaz rehninde alacaklı için kayyım tayini. d) Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Yetkisi sona eren temsilcinin temsil belgesini mahkemeye teslimi. 2) Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi. 3) Tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması. 4) Alacaklısı ihtilaflı olan borcun mahkemeye tevdiî. 5) Ayıplı hayvanın bilirkişi tarafından muayenesi. 6) Mesafeli satımlarda ayıbın tespiti veya ayıplı malın satılmasına izin verilmesi. 7) İşçiye kârdan hisse verilmesini öngören iş sözleşmesinde, mahkemenin işverenin hesaplarını inceleyecek bir kişi tayin etmesi. 8) Eser sözleşmesinde eserin ayıplı olup olmadığının bilirkişiye tespit ettirilmesi. 9) Satılmak için komisyoncuya gönderilen eşyanın hasarının tespiti. 10) Komisyoncu elindeki malın açık artırma ile satışına izin verilmesi. e) Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ticari defterlerin zıyaı hâlinde belge verilmesi. 2) Acentenin müvekkili hesabına teslim aldığı malın Borçlar Kanununa göre satılması. 3) Kollektif şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru tayini. 4) Komanditer ortağın talebiyle şirket hesaplarını incelemek için eksper tayini. 5) Anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni. 6) Kıymetli evrakın iptali. 7) Eşya taşımada eşyanın hasar ve eksiğinin tespit edilmesi; teslim edilememesi hâlinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre satılmasına karar verilmesi; gönderilen eşyanın mahkeme marifetiyle muayenesi. 8) Gemi ipoteğinde, malikin bulunamadığı hâllerde kayyım tayini. 9) Deniz raporu tanzimi. 10) Kırkambar sözleşmesinde geminin hareket gününün mahkeme tarafından tayini. 11) Navlun sözleşmesinde, boşaltma limanında malların hâl ve vaziyetinin, ölçü, sayı ve tartısının ekspere tespit ettirilmesi. 12) Müşterek avaryalarda dispeççi tayini ve dispecin mahkemece tasdiki. 13) Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda zararın ve kapsamının belirlenmesi için bilirkişi tayini. 14) Kooperatiflerde ayni sermayeye değer biçilmesi için bilirkişi tayini. f) İcra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) İpotekli alacakta alacaklının gaipliği veya alacağı almaktan kaçınması hâlinde, borç tutarının icra dairesine tevdi edilmesi üzerine icra mahkemesi tarafından ipoteğin fekkine karar verilmesi. 2) Doğrudan doğruya iflas. 3) İflasın kaldırılması. 4) İflasın kapanmasına karar verilmesi. 5) Reddolunmuş mirasın tasfiyesinin, mirasçılardan birinin mirası kabul talebi üzerine mahkeme tarafından durdurulması. 6) Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması. 7) Konkordatonun tasdiki. 8) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında projenin ilanı ve ara dönem denetçisinin atanması. 9) Fevkalade hâllerde, kusuru olmaksızın borçlarını yerine getiremeyen borçluya mühlet verilmesi. g) Çeşitli kanunlardaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Nüfus kütüklerinin sayfa birleşim yerlerinin asliye hukuk mahkemesince mühürlenmesi. 2) Noterlerin göreve başlarken mahkemede yemin ettirilmeleri. 3) Noter evrak ve defterlerinden alınarak başka yere gönderilecek örneklerin mahkeme tarafından tasdiki. 4) Kamu görevlilerinin mahkeme huzurunda kanunen yemin etme zorunluluğunun öngörüldüğü diğer durumlar. Görevli mahkeme

Daha önce alınmış mirasçılık belgesi mevcutken yasal veya atanmış mirasçıların yeniden çekişmesiz yargı işi olarak mirasçılık belgesi verilmesini talep etmelerini engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2251, K. 2015/3564Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/2251 E.  ,  2015/3564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 01.04.2013 gününde verilen dilekçe ile veraset belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı hasımsız olarak açtığı davada; 26.08.2003 tarihinde vefat eden eşi …'nın vasiyetname yoluyla terekesinin tamamı için kendisini mirasçı atadığını, vasiyetnamenin ilgili mahkemede usulünce açılıp okunduğunu, eşine ana ve babasından kalan mallar olduğunu belirterek eşinin tek mirasçısı olduğunu gösterir şekilde kayınpederi …, kayınvalidesi … ve eşi …'ya ait mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir. Mahkemece, murislerin yasal mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Mirasçılık kanundan doğuyorsa bu "yasal mirasçılık"tır (TMK m. 495-501). Mirasçılık murisin iradesine dayalı olarak da doğabilir. Muris ölüme bağlı tasarruf şekillerinden birine (vasiyetname ya da miras sözleşmesi) uyarak, kendi iradesiyle tasarruf özgürlüğü içerisinde, terekesinin tamamı veya belli (kesirli) bir oranı için bir ya da birden fazla kişiyi mirasçısı olarak belirlemek hakkına sahiptir. Bu hukuki işleme "mirasçı atama (nasbı)"; böyle bir işlemle mirasçılık sıfatını kazanan kişiye de "atanmış (mansup) mirasçı" denir. Buna karşılık, belirli (muayyen) mal bırakma, ölüme bağlı bir tasarrufla, murisin, bir kişiyi, onu mirasçı olarak atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunmasıdır. Kendisine bu şekilde menfaat sağlanan (kazandırmada bulunulan) kişiye "belirli mal bırakma vasiyeti alacaklısı" ya da kısaca "vasiyet alacaklısı eski deyimle (musaleh)" denilmektedir. Bir ölüme bağlı tasarrufun mirasçı atanması mı yoksa belirli bir mal bırakma vasiyetini mi içerdiğinin belirlenmesinde murisin gerçek iradesi esas alınmalıdır. Bu belirleme için, ölüme bağlı tasarrufta işlemin mirasçı atanması veya belirli mal bırakma olduğunu belirten açık ve belli kelime ve deyimlerin kullanılması şart değildir. Terekenin tamamı veya belli (kesirli) bir oranının hak ve borçlarıyla birlikte kişi veya kişilere intikalini anlatan murisin her sözcüğü, her deyimi, o kişinin mirasçı atandığına karine kabul edilir. Diğer yandan, TMK'nın 598. maddesinin birinci fıkrası yasal mirasçılara verilecek mirasçılık belgesini açıklarken; ikinci fıkrası da lehine ölüme bağlı tasarrufla mirasçı atanması veya belirli mal bırakma vasiyeti yapılan kişi ya da kişilere de talepleri halinde sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verileceğini hükme bağlamış ve verilme koşulu olarak da "mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayacak bir ay içinde itiraz edilmemiş olmasını göstermiştir. TMK'nın 598. maddesindeki yasal mirasçılara verilecek mirasçılık belgesi ile atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklılarına verilecek belge bir "çekişmesiz yargı" işidir. (HMK'nın m. 382/2-c-6). Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme ise aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi'dir (HMK. m. 383). Bu yasal durum karşısında, murisin ölüme bağlı tasarrufu ya da mirasçının kendi iradesine dayanmayan sebeple mirasçılık sıfatının kaybı, mirasçı sıfatı kazanılması, yasal miras payının kısmen kesirli olarak bir bölümü veya tamamen kaybı veya edinilmesi sonucunu doğuran mirasçılıktan çıkarma (TMK m. 510-512), mirastan feragat (TMK. m. 528.), mirasçı atama (TMK. m. 516.) mirastan yoksunluk (TMK. m. 578-579) gibi hukuki işlem ve durumların sulh mahkemesince çekişmesiz yargı işi olarak verilen yasal mirasçıları gösterir mirasçılık belgesine yansıtılması söz konusu olamaz. Bunun tek istisnası mirasçının kendi iradesine dayanan mirası ret (TMK m. 605/ı) tasarrufudur. Çekişmesiz yargı işi olarak mirasçılık belgesi talep edildiği takdirde, varsa talepden önceki mirası ret durumunun mirasçılık belgesinde payın intikalini gösterir şekilde yansıtılması gerekir. Diğer hallerde, mirasçılığa ve yasal miras payına etki edecek murisin ölüme bağlı tasarruflarının ve mirastan yoksunluk durumunun mirasçılık belgesine yansıtılması işlemlerinin çekişmeli olarak, tereke üzerinde hak sahibi olan ve şeklen hak sahibi gözükenler hasım gösterilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesinde açılacak davayla sağlanması gereklidir. Asliye hukuk mahkemesi'nde açılabilecek bu davada uyuşmazlık sadece yasal mirasçının miras payının iptali ve intikalini gösterir bir mahkeme ilamıyla giderilebilecek nitelikteyse "mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi" davası olarak açılabileceği gibi uyuşmazlık bu şekilde giderilemeyecek nitelikteyse, ölüme bağlı tasarrufun ifası olarak bir malvarlığı/eda davası olarak da açılabilir. Daha önce alınmış mirasçılık belgesi mevcutken yasal veya atanmış mirasçılardan herhangi birinin gerek yasal gerekse atanmış mirasçılık belgesi verilmesi yönünde çekişmesiz yargı işi olarak dava açmasını engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca yukarıdaki açıklamalar gözönüne alındığında, muris …'nın 26.8.2003 tarihinde evli ve çocuksuz olarak öldüğü yasal mirasçıları olarak eşi (davacı) ile kardeşleri ve kardeşinin çocuklarının kaldığı; murisin 02.01.1997 tarihli el yazısı ile yaptığı vasiyetnamenin …. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/18 Esas, 2006/71 sayılı Kararıyla açıldığı ve tüm mirasçılara tebliğ edildiği TMK'nın 598/2 maddesinde belirtilen bir aylık süre içerisinde vasiyetnameye bir itiraz bildirilmediği vasiyetnamenin değerlendirilmesinde murisin terekesindeki tüm malvarlığını aynı zamanda yasal mirasçısı olan eşi davacı …ye bıraktığı, böylece "murisin vasiyetnamesindeki iradesinin mirasçı atamaya yönelik olduğu" anlaşılmaktadır. Dava çekişmesiz yargı işi olarak sulh mahkemesinde açıldığından mirasçı atamanın etkisini yansıtacağından davacının murisi …'nın tek mirasçısı olduğunu gösterir şekilde mirasçılık belgesi verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebi yerinde değildir. Ne var ki "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gereğince bu talebinin içinde TMK'nın 598/2 maddesi uyarınca atanmış mirasçı olduğunu gösterir belge verilmesi talebinin de mevcut olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, belirtilen nedenlerle ve koşulları da oluştuğundan davacıya TMK'nın 598/2 maddesi uyarınca atanmış mirasçı olduğunu gösterir belge verilmesi gerekirken yasal mirasçılık belgesi verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 02.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atanmış Mirasçılık ve Tasarrufların Belgeye Yansıtılması

Terekenin tamamının veya belirli kesirli bir oranının hak ve borçlarıyla birlikte intikalini ifade eden her sözcük, mirasbırakanın o kişiyi mirasçı atadığına karine sayılır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/2251 Esas ve 2015/3564 Karar sayılı ilamı uyarınca, sulh mahkemesince çekişmesiz yargı yoluyla verilen yasal mirasçılık belgesine mirasçılıktan çıkarma, feragat, mirasçı atama veya mirastan yoksunluk gibi durumlar yansıtılamaz. Bunun tek istisnası mirasçının kendi iradesine dayanan mirası ret tasarrufudur.

Mirasçılığa ve yasal miras payına etki eden ölüme bağlı tasarruflar ile mirastan yoksunluk durumlarının mirasçılık belgesine yansıtılması işlemleri, tereke üzerinde hak sahibi olan ve şeklen hak sahibi gözükenler hasım gösterilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesinde açılacak davayla sağlanması gereklidir.

Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirasın Reddi

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 510 uyarınca mirasbırakan, mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi hâllerinde ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 510Kaynağı aç
Madde 510- Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir: 1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, 2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse. II. Hükümleri

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 605 uyarınca mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak
Daha önce mirasçılık belgesi alınmışsa yeniden talep edilebilir mi?

Evet, daha önce alınmış mirasçılık belgesi bulunsa dahi mirasçıların çekişmesiz yargı yoluyla yeniden mirasçılık belgesi verilmesini talep etmelerini engelleyen bir yasal düzenleme yoktur.

Mirasçılıktan çıkarma durumu sulh mahkemesince verilen belgeye yazılır mı?

Hayır, mirasçılıktan çıkarma, feragat veya mirasçı atama gibi durumlar sulh mahkemesinin verdiği yasal mirasçılık belgesine yansıtılamaz; bu durumların yansıtılması hak sahipleri hasım gösterilerek asliye hukuk mahkemesinde açılacak çekişmeli davayla sağlanır.

Mirasbırakanın aciz hâlinde mirasın reddi için başvuru şart mıdır?

Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise Türk Medenî Kanunu m. 605 uyarınca miras reddedilmiş sayılır.

Atanmış mirasçı belgesi ne zaman düzenlenir?

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu