Mirasın Hükmen Reddi Nedir? Şartları ve Dava Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Mirasın Hükmen Reddi Nedir? Şartları ve Dava Süreci

Mirasın Hükmen Reddi Kavramı ve Yasal Dayanağı

Miras hukukunda kural olarak yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddetme hakkına sahiptir. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Kanunun getirdiği bu yasal karine, hukuk uygulamasında mirasın hükmen reddi olarak adlandırılmaktadır. Bu halde mirasbırakanın borca batıklığı sebebiyle miras kendiliğinden reddedilmiş kabul edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak

Mirasın gerçek reddi ile hükmen reddi arasında süre ve irade beyanı bakımından belirgin farklar bulunur. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesine göre mirasın gerçek reddi üç ay içinde yapılmalıdır. Bu süre, yasal mirasçılar açısından mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri andan; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Mirasın hükmen reddinde ise terekenin ölüm anındaki borca batıklık durumu esas alınır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. b. Terekenin yazımında

Mirasın Hükmen Reddinin Şartları ve Ret Hakkının Düşmesi

Mirasın hükmen reddinin gerçekleşebilmesi için mirasbırakanın ölümü anında terekenin borca batık olması, diğer bir ifadeyle murisin ödemeden aczinin açıkça belirli bulunması veya resmen tespit edilmiş olması gerekir. Mirasın açıldığı anda terekenin borca batık olması durumunda mirası hükmen reddetmiş sayılan mirasçı, tereke alacaklılarına karşı bu durumun tespitini dava yoluyla isteyebileceği gibi, kendisine karşı başlatılan işlemlerde defi yoluyla da ileri sürebilir.

Mirasın hükmen reddi talebi ancak murisin vefat etmesi ve miras hakkının intikal etmesiyle birlikte ileri sürülebilir. Muris henüz hayatta iken miras hakkı doğmadığından, hayatta olduğu süreçte mirasın hükmen reddi davasının açılması mümkün değildir.

Mirasçı tarafından miras gerek açık gerekse zımni olarak kabul edilmiş ise kabul eden mirasçı bakımından artık mirasın hükmen reddi hakkı kullanılamaz. Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesi uyarınca, yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır. Ret süresi sona ermeden mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışındaki işleri yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Buna karşılık, zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını engellemek amacıyla dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması mirasın reddi hakkını düşürmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 610Kaynağı aç
Madde 610- Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz. III. Mirasçılardan biri tarafından ret

Mirasın Hükmen Reddi Davasında Usul Kuralları

Mirasın hükmen reddi davası menfi tespit niteliğindedir ve tereke alacaklılarına karşı açılır. Davanın tüm tereke alacaklılarına karşı birlikte açılması şart olmayıp, icra takibine girişen, dava açan veya mirasçılar açısından tehlike oluşturan alacaklıya karşı yöneltilmesi yeterlidir.

Mirasın hükmen reddi davası kural olarak hasımsız açılamaz. Dava hasımsız olarak açılmışsa husumet eksikliği nedeniyle hemen reddedilmeyip, davacı tarafa tereke alacaklısını davaya dahil etmesi için makul bir süre verilir; verilen süre içinde hasım gösterilmezse dava reddedilir.

Mirasın hükmen reddi davası malvarlığı haklarına ilişkin bir uyuşmazlık niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davanın vekil aracılığıyla açılması durumunda, Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekaletnamede mirası ret yetkisini içeren özel bir yetkinin bulunması zorunludur.

İcra Takibinde Borca Batıklık İddiası ve Terekenin Tasfiyesi

Mirasbırakanına ait bir borç için icra takibine maruz kalan borçlu terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi gereğince bu hususta ilam getirmesi için icra mahkemesince kendisine uygun bir süre tanınır. Bu durumun haricinde itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras bakımından kanun koyucu özel bir tasfiye usulü öngörmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi uyarınca, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Yapılan tasfiye sonucunda arta kalan değerler bulunursa, bu değerler mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 612Kaynağı aç
Madde 612- En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. 2. Mirasın sağ kalan eşe geçmesi
Mirasın hükmen reddi davası muris hayatta iken açılabilir mi?

Mirasın hükmen reddi davası muris hayatta iken açılamaz; bu talep ancak murisin ölümü ve miras hakkının intikal etmesiyle ileri sürülebilir.

Mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme hangisidir?

Mirasın hükmen reddi davası malvarlığına ilişkin bir dava niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Mirası açıkça veya zımnen kabul eden mirasçı hükmen ret isteyebilir mi?

Miras açıkça veya zımni yolla kabul edildiği takdirde miras kesin olarak kazanılmış sayıldığından, kabul eden mirasçı bakımından artık hükmen ret hakkı kullanılamaz.

Mirasbırakanın borcundan dolayı icra takibi başlatıldığında hükmen ret nasıl ileri sürülür?

Murisin borcu sebebiyle icra takibine maruz kalan mirasçı terekenin borca batık olduğunu öne sürerse, icra mahkemesince kendisine bu hususta mahkeme ilamı getirmesi için uygun bir süre verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu