Miras sözleşmesi, mirasbırakanın mirasçısı veya üçüncü bir kişiyle akdettiği ve ölüme bağlı tasarruf içeren bir sözleşmedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf türleri sınırlı sayıda olup yalnızca vasiyetname ve miras sözleşmesinden ibarettir.
Miras Sözleşmesi ile Vasiyetname Arasındaki Farklar
Vasiyetname ile miras sözleşmesi irade açıklamalarının yöneltilmesi ve tarafların katılımı bakımından ayrışır. Vasiyetname yöneltilmesi gerekmeyen tek taraflı bir irade açıklamasıyla yapılırken, miras sözleşmesi karşılıklı ve yöneltilmesi gereken iki irade açıklamasıyla kurulur.
Tasarrufta bulunacak kişilerin ehliyet koşulları da kanunda farklı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 502 uyarınca vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak yeterlidir. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu m. 503 uyarınca miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak şarttır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 503Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 502Kaynağı aç
Miras Sözleşmelerinin Hukuki Türleri
Miras sözleşmeleri içeriklerine ve doğurdukları sonuçlara göre olumlu ve olumsuz miras sözleşmesi olarak ikiye ayrılır. Olumlu miras sözleşmesi ile mirasbırakan, karşı taraf veya üçüncü kişi lehine bağlayıcı ölüme bağlı tasarrufta bulunur. Olumlu miras sözleşmeleri içerikleri itibarıyla mirasçı atama sözleşmesi, vasiyet sözleşmesi ve üçüncü kişi yararına miras sözleşmesi türlerine ayrılır.
Olumsuz miras sözleşmesi niteliğindeki mirastan feragat sözleşmesi ile muhtemel ve müstakbel bir mirasçı, mirasbırakanın terekesi üzerinde ileride doğacak haklarından bir ivaz karşılığında veya ivazsız olarak vazgeçer.
Miras sözleşmeleri, tasarrufta bulunan tarafın durumuna göre bir taraflı veya iki taraflı nitelik taşıyabilir. Bir taraflı sözleşmelerde yalnızca tek bir taraf malvarlığı hakkında ölüme bağlı tasarruf gerçekleştirirken, diğer taraf ya bu irade beyanını kabul etmekle yetinir yahut sağlararası bir edim yüklenir. İki taraflı sözleşmelerde ise tarafların her ikisi de kendi terekesi bakımından bağlayıcı ölüme bağlı düzenlemeler yapar.
Sağlararası borç üstlenilmesi sözleşmenin ivaz niteliğini belirler. İvazsız miras sözleşmelerinde taraflardan biri ölüme bağlı tasarrufta bulunurken karşı taraf sadece mirasbırakanın iradesini kabul eder ve sağlararası borç altına girmez. İvazlı miras sözleşmelerinde ise taraflardan biri ölüme bağlı tasarrufta bulunurken karşı taraf da sağlararası bir borç üstlenir.
Ehliyet Şartları ve Temsil
Türk Medeni Kanunu m. 503 uyarınca miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak gerekir. Miras sözleşmesi yapılması kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, ölüme bağlı tasarrufta bulunan kişi yönünden yasal veya rızai temsil caiz değildir.
Buna karşılık miras sözleşmesinin tek taraflı yapıldığı durumlarda, ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan karşı taraf genel ehliyet hükümlerine tabi tutulur. Bu taraf açısından kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak bulunmadığı için yasal veya rızai temsil söz konusu olabilir.
Miras Sözleşmesinin Resmî Şekil Şartı
Türk Medeni Kanunu m. 545 uyarınca miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Sözleşmenin tarafları arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 545Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 532 gereğince resmî vasiyetname iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Düzenlemeyi yapacak resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 532Kaynağı aç
Miras Sözleşmesinin Ortadan Kaldırılması ve Sona Ermesi
Miras sözleşmesi Türk Medeni Kanunu m. 546/1 uyarınca tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 546Kaynağı aç
Sözleşmenin tek taraflı iradeyle sona erdirilmesi de mümkündür. Türk Medeni Kanunu m. 546/2-3 gereğince, miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya lehine mal bırakılan kimsenin, sözleşmenin yapılmasından sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir eylemi ortaya çıkarsa; mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir. Bu tek taraflı ortadan kaldırma, kanunda vasiyetnameler için öngörülen geçerlilik şekillerinden biriyle gerçekleştirilir.
Türk Medeni Kanunu m. 547 uyarınca, miras sözleşmesi kapsamında sağlararası edimleri talep hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun biçimde ifa edilmemesi ya da teminata bağlanmaması durumunda borçlar hukuku kuralları doğrultusunda sözleşmeden dönebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 547Kaynağı aç
Miras sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesi bakımından lehtarın mirasbırakandan önce vefat etmesi, evliliğin boşanma veya butlan ile son bulması, mirastan yoksunluk hallerinin gerçekleşmesi ya da sözleşmede öngörülen bozucu veya geciktirici şartın vuku bulması bu kapsamda değerlendirilen hallerdendir.
Miras Sözleşmesine Karşı Açılabilecek Davalar
Miras sözleşmesinin kanuni şartları taşımaması halinde iptal davası gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu m. 557 uyarınca; tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılması, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması, içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması ya da kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması hallerinde ölüme bağlı tasarrufun iptali davası açılabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 557Kaynağı aç
Tasarruf edilebilir kısmın aşılması durumunda tenkis davası açılabilir. Türk Medeni Kanunu m. 560 gereğince saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Mirasbırakanın sağlığında mallarını devretmesi ve mirastan feragat durumlarına ilişkin dava ve talep hakları ise Türk Medeni Kanunu m. 572 ila 574 hükümleri kapsamında düzenlenmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 560Kaynağı aç
Sağlıkta Malvarlığının Devri ve Mirastan Feragat Hallerinde Hukuki Sonuçlar
Türk Medeni Kanunu m. 572 uyarınca, mirasbırakanın sağlığında bütün malvarlığını miras sözleşmesiyle tayin ettiği mirasçıya devretmesi halinde, bu mirasçı resmî defter tutulmasını talep edebilir. Malvarlığının tamamı devredilmemişse yahut devirden sonra yeni mallar edinilmişse, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme sadece sağlıkta devredilmiş malları kapsar. Mirasbırakanın sağlığında malvarlığını devretmesi durumunda ise sözleşmede farklı bir hüküm yoksa sözleşmeden doğan hak ve borçlar atanmış mirasçının mirasçılarına intikal eder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 572Kaynağı aç
Mirastan feragat durumunda Türk Medeni Kanunu m. 573 uyarınca mirasbırakan, feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir sınırını aşan edimler sağlamışsa diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilir. Bu halde feragat edenin yalnızca saklı payını aşan tutarı tenkise tabi tutulur ve yapılan edimlerin değer mahsubu mirasta denkleştirme kurallarına göre gerçekleştirilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 573Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 574 gereğince mirastan feragat eden kişi tenkis sebebiyle terekeye bir malı veya değeri geri vermekle yükümlü tutulursa, dilerse tenkise konu değeri iade eder, dilerse aldıklarının tamamını terekeye vererek feragat etmemiş gibi paylaşıma katılma hakkını kullanabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 574Kaynağı aç
Miras sözleşmesi tarafların anlaşmasıyla nasıl ortadan kaldırılır?
Miras sözleşmesi Türk Medeni Kanunu m. 546/1 gereğince tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.
Vasiyetname yapabilen bir kişi miras sözleşmesi de yapabilir mi?
Bu durum kişinin erginlik ve kısıtlılık durumuna göre değişir. Türk Medeni Kanunu uyarınca vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak yeterliyken; miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücünün yanında ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak şarttır. Bu nedenle vasiyet yapabilen ancak henüz ergin olmayan ya da kısıtlı bulunan kişiler miras sözleşmesi düzenleyemez.
Miras sözleşmesinde temsilci aracılığıyla işlem yapılabilir mi?
Ölüme bağlı tasarrufta bulunan kişi yönünden miras sözleşmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan yasal veya rızai temsil caiz değildir. Ancak bir taraflı sözleşmelerde ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan karşı taraf için genel ehliyet kuralları çerçevesinde yasal ve rızai temsil mümkündür.
Miras sözleşmesinin geçerli olması için hangi resmî şekle uyulmalıdır?
Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş görevli memur ile iki tanığın önünde imzalarlar.
Miras sözleşmesinde taahhüt edilen sağlararası edimler yerine getirilmezse ne yapılır?
Miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

