Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır ve Şartları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır ve Şartları Nelerdir?

Mirasın İktisabı ve Miras Ortaklığının Kapsamı

Mirasbırakanın vefatı neticesinde terekedeki haklar kanun gereğince kendiliğinden mirasçılara intikal eder. Türk Medenî Kanunu m. 599 kapsamında, mevzuattaki ayrık durumlar saklı tutulmak şartıyla; aynî haklar, alacaklar, malvarlığı değerleri ve zilyetlik mirasçılar tarafından doğrudan iktisap edilirken terekedeki borçlardan ötürü de şahsi sorumluluk doğar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Madde 599- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler. II. Vasiyet alacaklıları tarafından 1. İstem

Atanmış mirasçılar da mirası mirasbırakanın ölümü ile kazanır. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası kendilerine zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdür.

Birden çok mirasçı bulunması durumunda, mirasın geçmesiyle paylaşıma kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir miras ortaklığı meydana gelir. Türk Medenî Kanunu m. 640 hükmünce mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur; sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Madde 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. II. Mirasçıların sorumluluğu

Miras ortaklığında mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçıların tamamı yararlanır. Bir mirasçının ödemeden aciz hâlinde bulunması durumunda ise diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden talep edebilir.

Mirasın Paylaşılmasını İsteme Hakkı ve Erteleme Koşulları

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmanın derhâl yapılması paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacak nitelikte ise sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 642Kaynağı aç
Madde 642- Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir. C. Cenin nedeniyle erteleme

Türk Medenî Kanunu m. 643 uyarınca mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin bulunması hâlinde paylaşma doğuma kadar ertelenir. Paylaşmanın ertelendiği bu süreçte ana muhtaç durumda ise doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 643Kaynağı aç
Madde 643- Mirasın açıldığı tarihte, mirasçı olabilecek bir cenin varsa paylaşma doğumuna kadar ertelenir. Ana muhtaç ise, doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir. D. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

Rızai Paylaşma ve Miras Payının Devri

Yasal mirasçılar gerek kendi aralarında gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşır. Aksine bir düzenleme bulunmadıkça mirasçılar paylaşmanın ne şekilde yapılacağını serbestçe kararlaştırabilir. Mirasçılar arasında tanzim edilen paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 646Kaynağı aç
Madde 646- Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar. Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar. Tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan mirasçılar, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdürler. B. Paylaşma kuralları I. Mirasbırakanın tasarrufu

Mirasbırakan vasiyetname veya miras sözleşmesi düzenleyerek paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir. Belirlenen bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir eşitsizlik hâlinde payların denkleştirilmesi imkânı saklı kalmak üzere mirasçılar bakımından bağlayıcıdır.

Türk Medenî Kanunu m. 646 gereğince tereke mallarını zilyetliğinde bulunduran veya mirasbırakana karşı borçlu olan mirasçılar, paylaşma esnasında bu durumlara dair eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.

Türk Medenî Kanunu m. 677 gereğince terekenin tamamı yahut belirli bir kısmı üzerinde miras payının devrine dair mirasçılar arasında akdedilen sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle tabidir. Mirasçının üçüncü şahıslarla yapacağı pay devri sözleşmesinin geçerliliği ise noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Bu sözleşme üçüncü kişiye taksime katılma yetkisi vermeyip yalnızca paylaşma neticesinde mirasçıya tahsis edilen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 677Kaynağı aç
Madde 677- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler

Dava Şartı Arabuluculuk ve Yargı Yoluyla Paylaşma

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Miras paylaşımında anlaşmazlık çıkması hâlinde bu yola başvurulması zorunlu olup anlaşma sağlanması durumunda ayrıca miras paylaşımı davası açılmasına gerek kalmaz.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.) (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar. c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar. ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. (2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir. (3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. (4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır. (5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir. ALTINCI BÖLÜM Arabulucular Sicili Arabulucular sicilinin tutulması

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca tarafların anlaşmaya varması hâlinde düzenlenecek anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilerek düzenlenir. Bu belge için icra edilebilirlik şerhinin alınması zorunlu olup şerh, gayrimenkule ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu mahaldeki, diğer hallerde ise arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Mahkeme belgenin arabuluculuğa, cebri icraya ve taşınmaz sınırlamalarına uygunluğunu denetler; şerh verildikten sonra tescil talebinde bulunulabilir.

Ortaklığın giderilmesine ilişkin miras paylaşımı davasında yetkili merci mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Türk Medenî Kanunu m. 642 uyarınca her mirasçı tereke mallarının aynen bölüştürülmesini, bunun kabil olmaması halinde satış suretiyle paylaştırılmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Talep üzerine hâkim terekenin tamamını ve malların her birini göz önünde tutarak şartlar elverdiği ölçüde taşınmazların tamamının bir mirasçıya tahsisine karar verebilir; taşınmazlar arasında doğacak değer dengesizlikleri nakden denkleştirme ödemesi yapılarak giderilir.

Evlilik Mal Rejimi ve Şahıs Şirketlerinin Durumu

Miras paylaşımı öncesinde sağ kalan eş yönünden mal rejiminin tasfiyesi gerçekleştirilir. Eşin evlilik boyunca edinilmiş mallar üzerindeki katılma alacağı miras payından bağımsız bir hak niteliğinde olup öncelikle tereke mevcudundan düşülür; ardından kalan kısım üzerinden yasal miras payları tespit edilir. Mirasbırakanın şahıs şirketinin bulunması durumunda ise vefat olgusu şirketi sona erdiren sebepler arasında sayılmakta olup şirketin mirasçılara geçmeyeceği kabul edilir.

Mirasçılar mirası mahkemeye gitmeden paylaşabilir mi?

Mirasçılar aksine bir düzenleme bulunmadıkça paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabilir. Mirasçılar arasında tanzim edilen paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Miras paylaşımı davası açılmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?

Evet, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B hükmü uyarınca taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine dair uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurulmadan önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi dava şartıdır.

Miras paylaşımı davasında yetkili mahkeme neresidir?

Miras paylaşımı davasında yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yerinde bulunan sulh hukuk mahkemesidir.

Miras payı üçüncü kişiye devredilebilir mi?

Evet, bir mirasçı miras payını üçüncü bir kişiye devredebilir; ancak bu sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Devir sözleşmesi üçüncü kişiye paylaşıma katılma yetkisi vermeyip yalnızca paylaşma neticesinde mirasçıya özgülenen payın verilmesini isteme hakkı sağlar.

Mirasçılardan biri ödemeden aciz hâlinde ise ne yapılır?

Mirasçılardan birinin ödemeden aciz hâlinde bulunması durumunda diğer mirasçılar, mirasın açılması üzerine haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu