Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi, bu kesin hüküm etkisinin yanı sıra irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini de açıkça düzenler. Dolayısıyla sona ermiş görünen bir dava, irade bozukluğunun kanıtlanması koşuluyla yeniden gündeme gelebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 311Kaynağı aç
Feragatin Kesin Hüküm Etkisi ve İptal İmkânı
HMK m. 307/1 uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK m. 311/1 ise feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu düzenlemekte; ayrı bir hüküm olarak irade bozukluğu hâllerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceğini de hükme bağlamaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/38167, K. 2013/4074Kaynağı aç
Feragat bir kez yapıldıktan sonra geri alınamaz; mahkeme henüz feragat nedeniyle ret kararı vermemiş olsa bile davacı feragattan dönemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmış; feragatle ortaya çıkan sonucun rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğunun kanıtlanması hâlinde hileye veya hataya maruz kalan tarafa talep hakkı doğacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/12798, K. 2017/223Kaynağı aç
İrade Bozukluğu: İptal Gerekçeleri
HMK m. 311, irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini düzenler. Madde metninde irade bozukluğu gerekçeleri ayrı ayrı sayılmamaktadır; hangi somut olguların bu çerçeveye girdiği ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararında irade fesadı doğrultusunda Borçlar Kanunu ile vekâlete ilişkin hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmış; salt kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca hukuki ehliyetsizlik de feragatin geçersizliğine dayanak olarak ileri sürülebilen bir olgudur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararında davacının feragat tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı iddiası, genel irade fesadı çerçevesinde incelenmek üzere değerlendirmeye alınmıştır. Bu iddia bağımsız bir iptal sebebi olarak o kararın sonucuna bağlanmamış; mahkemenin irade fesadını genel hükümler çerçevesinde ele alması gerektiği yönünde bozma kararı verilmiştir.
Feragatin İptali İçin İzlenebilecek Yollar
İrade bozukluğuna dayanan iptal talebi farklı usul yollarıyla ileri sürülebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararı bu yolları şu şekilde ortaya koymuştur: irade bozukluğu nedeniyle feragatin iptali için ayrı bir dava açılabileceği gibi, bu husus aynı davada savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Öte yandan HMK m. 311, bu davanın artık açıkça yasal dayanağa kavuştuğunu ve ayrı bir yoruma gerek kalmaksızın işletilebileceğini ortaya koymaktadır.
Bağımsız iptal davası dışında bir diğer yol, feragatin geçersizliğini ileri sürerek feragat edilen davayı yeniden açmak ve feragatin geçersizliğini bu ikinci davanın ön sorunu olarak gündeme taşımaktır. Feragatin hata, hile veya ikrahla yapıldığı iddiasının ikinci davada ileri sürülmesini engelleyen bir yasa hükmü bulunmamakta; açılan ikinci davada feragatin geçersizliği de talep ediliyorsa taraf delillerinin toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı belirtilmektedir.
Aynı Dava İçinde Ön Sorun Olarak İnceleme
Feragatin geçersizliği aynı dava içinde ileri sürüldüğünde, HMK m. 162 ve 163 çerçevesinde ön sorun usulü işletilebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararında bu husus açıkça ele alınmıştır: mahkemenin davacıya irade bozukluğunun hangi nedenle meydana geldiğini sorması, bu konudaki taraf delillerini toplaması ve hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerektiği; irade bozukluğu iddiasının ancak ayrı bir dava konusu yapılabileceği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
HMK m. 163 uyarınca yargılama sırasında ortaya çıkan bir ön sorun, ilgili tarafça dilekçeyle veya duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Kesin Hüküm İtirazı ve İptal Talebi
Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, feragat nedeniyle reddedilen dava aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılırsa kesin hüküm itirazıyla karşılaşılabilir. Ancak HMK m. 311 irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptaline açıkça imkân tanıdığından, iptal talebini içeren bir davada kesin hüküm itirazı farklı bir değerlendirmeyi gerektirir. Feragatin irade bozukluğuyla yapıldığı iddiası ikinci davada da ileri sürülebilmekte; tarafın bu yönde talebi varsa taraf delillerinin toplanarak işin esasının incelenmesi gerekmektedir.
Mahkemenin Talebi Nitelendirme Yetkisi
Hukuki yargılamada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Bu ilke uyarınca irade fesadı içeren bir talep, davacı tarafından açıkça feragatin iptali olarak adlandırılmamış olsa bile mahkemece bu yönde değerlendirilebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararı bu ilkeyi somutlaştırmış; davacının isteminin feragatin iptaline yönelik değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kısıtlama ve Ayırt Etme Gücü: TMK m. 410
Ayırt etme gücü eksikliğine dayalı feragat iddialarında Türk Medeni Kanunu'nun 410. maddesi de değerlendirmeye girer. Bu madde uyarınca kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilir; iyiniyetli üçüncü kişiler ilan tarihinden önce bu kısıtlamadan etkilenmez. Bununla birlikte madde, ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümleri saklı tutmaktadır. İlan tarihinden önce gerçekleştirilen işlemlerde iyiniyet koruması ile ayırt etme gücü yokluğuna bağlanan hukuki sonuçlar arasındaki denge, somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuruyorsa nasıl iptal ettirilebilir?
HMK m. 311/1 hem feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu hem de irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini düzenler. Kesinlik kuralının istisnası zaten aynı maddede öngörülmüştür. İrade bozukluğunu kanıtlayabilen taraf bu yola başvurabilir; feragatle ortaya çıkan sonucun rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğunun kanıtlanması hâlinde talep hakkı doğar.
Feragatin iptali için mutlaka ayrı bir dava mı açmak gerekir?
Hayır. İrade bozukluğu iddiası aynı dava içinde savunma yoluyla veya HMK m. 162-163 çerçevesinde ön sorun olarak da ileri sürülebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararı, irade bozukluğu iddiasının ayrı dava açılmaksızın aynı dava içinde her türlü delille ispat edilebileceğini açıkça ortaya koymuştur.
Karşı taraf kesin hüküm itirazı ileri sürerse dava düşer mi?
Feragatin irade bozukluğuyla yapıldığı iddiasının ikinci davada ileri sürülmesini engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Açılan ikinci davada feragatin geçersizliği de talep ediliyorsa taraf delillerinin toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, salt kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı ifade edilmektedir.
Dava dilekçesinde feragatin iptali açıkça yazılmasa da mahkeme bu talebi inceleyebilir mi?
Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. İrade fesadı içeren bir talep mahkemece feragatin iptali davası olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararı bu ilkeyi somut bir uyuşmazlıkta uygulamıştır.
İrade bozukluğu iddiası aynı davada hangi usulle incelenir?
HMK m. 163 uyarınca ilgili taraf irade bozukluğu iddiasını dilekçeyle veya duruşma sırasında sözlü olarak ön sorun olarak ileri sürebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararına göre mahkemenin davacıya irade bozukluğunun nedenini sorması ve her türlü delille ispat imkânı tanıması gerekmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

