Feragatin İptali Davası: Hukuki Dayanak ve Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Feragatin İptali Davası: Hukuki Dayanak ve Yollar

Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi, bu kesin hüküm etkisinin yanı sıra irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini de açıkça düzenler. Dolayısıyla sona ermiş görünen bir dava, irade bozukluğunun kanıtlanması koşuluyla yeniden gündeme gelebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davayı kabul
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 311Kaynağı aç
MADDE 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri

Feragatin Kesin Hüküm Etkisi ve İptal İmkânı

HMK m. 307/1 uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK m. 311/1 ise feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu düzenlemekte; ayrı bir hüküm olarak irade bozukluğu hâllerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceğini de hükme bağlamaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/38167, K. 2013/4074Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2012/38167 E.  ,  2013/4074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile maaş farklılığından kaynaklanan maddi zarar alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve maddi tazminat taleplerinin hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının daha önce aynı talepler hakkında açtığı davadan feragat ettiğinden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 91. maddesine göre feragat iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesidir. 6100 sayılı HMK 307.maddesinde feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir şeklinde düzenlenmiştir. HUMK madde 95/1 ve HMK 311.maddelerine göre feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Yani feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanarak yeniden açılamaz; açılırsa kesin hüküm nedeniyle reddedilir. Mahkemece de bu düzenleme doğrultusunda kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davanın açıldığı 1086 sayılı HUMK döneminde feragate tanınan bu maddi anlamda kesin hükme karşı feragatin feshinin yani iptalinin dava edilebilmesi mümkündür. Davacı dava dilekçesinde feragatten bahsetmekle feragatin hileye dayalı olduğu iddiasını ileri sürmüştür. Davacının vasisi ise temyiz dilekçesinde davacının 2005 yılından beri akıl rahatsızlığı bulunduğunun ve cezai ehliyetinin bulunmadığının … 9. Asliye Ceza Mahkemesi 2011/316 E. sayılı dosyasında tespit edildiğini, feragat tarihinde de hukuki ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Somut olayın yukarıda özetlenen biçimine göre, olayları anlatmak taraflara, nitelemek hakime aittir ilkesi çerçevesinde 1086 SK. döneminde açılan davada davacının isteminin feragatın iptaline yönelik değerlendirmek gerekir. 6100 Sayılı HMK 311 maddesine göre: “ (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” Daha önce usül hukukunda yer almayan genel hükümler çerçevesinde açılabilen feshin iptali davasının, HMK 311.maddesinde açıkça düzenlenmekle ayrıca bir yorumda bulunmaya gerek de kalmadan açılabileceğinde tereddüt yoktur. İrade fesadı ileri sürülen her davanın kesin hüküm itirazı ile karşılaşılmadan görülebileceği açıktır. Davacının ileri sürdüğü irade fesadı doğrultusunda Borçlar Kanunu ve vekalete ilişkin hükümler birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davanın kesin hüküm nedeniyle reddi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Feragat bir kez yapıldıktan sonra geri alınamaz; mahkeme henüz feragat nedeniyle ret kararı vermemiş olsa bile davacı feragattan dönemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmış; feragatle ortaya çıkan sonucun rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğunun kanıtlanması hâlinde hileye veya hataya maruz kalan tarafa talep hakkı doğacağı belirtilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/12798, K. 2017/223Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2016/12798 E.  ,  2017/223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi …'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü; -KARAR- Dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, kök miras bırakan Ali Arslan'a ait dava konusu taşınmazlardaki payının davalılara intikalini sağlayan mirasçılık belgesinde kendisinin ketmedildiğini veraset ilamının iptali için açtığı davanın kabul edilerek kararın kesinleştiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının davasından feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, yargılama devam etmekte iken davacının 04.05.2015 tarihli dilekçeyle davasından feragat ettiği, aynı günlü dilekçesi ile feragatin sehven yapıldığı iddiasına dayanarak feragatten vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmektedir ki, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragattan dönemez (rücu edemez); feragat ile bağlıdır. Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur. Öte yandan; diğer maddi hukuk işlemlerinde olduğu gibi (BK. madde 23 vd ), hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatın feshi (iptali) için dava açılabileceği gibi, bu husus aynı davada da savunma yoluyla ileri sürebilir. ./.. Keza, 6100 sayılı HMK'nun 311. maddesi, ''feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.'' hükmünü öngörmektedir. Hâl böyle olunca; mahkemece, davacının feragatini aynı günlü dilekçesi ile geri almış olması karşısında davacıya irade bozukluğunun hangi nedenle meydana geldiği sorularak bu konudaki iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile bu husus ancak ayrı bir dava konusu yapılabileceğinden bahisle davanın reddi doğru değildir. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İrade Bozukluğu: İptal Gerekçeleri

HMK m. 311, irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini düzenler. Madde metninde irade bozukluğu gerekçeleri ayrı ayrı sayılmamaktadır; hangi somut olguların bu çerçeveye girdiği ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararında irade fesadı doğrultusunda Borçlar Kanunu ile vekâlete ilişkin hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmış; salt kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Ayrıca hukuki ehliyetsizlik de feragatin geçersizliğine dayanak olarak ileri sürülebilen bir olgudur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararında davacının feragat tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı iddiası, genel irade fesadı çerçevesinde incelenmek üzere değerlendirmeye alınmıştır. Bu iddia bağımsız bir iptal sebebi olarak o kararın sonucuna bağlanmamış; mahkemenin irade fesadını genel hükümler çerçevesinde ele alması gerektiği yönünde bozma kararı verilmiştir.

Feragatin İptali İçin İzlenebilecek Yollar

İrade bozukluğuna dayanan iptal talebi farklı usul yollarıyla ileri sürülebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararı bu yolları şu şekilde ortaya koymuştur: irade bozukluğu nedeniyle feragatin iptali için ayrı bir dava açılabileceği gibi, bu husus aynı davada savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Öte yandan HMK m. 311, bu davanın artık açıkça yasal dayanağa kavuştuğunu ve ayrı bir yoruma gerek kalmaksızın işletilebileceğini ortaya koymaktadır.

Bağımsız iptal davası dışında bir diğer yol, feragatin geçersizliğini ileri sürerek feragat edilen davayı yeniden açmak ve feragatin geçersizliğini bu ikinci davanın ön sorunu olarak gündeme taşımaktır. Feragatin hata, hile veya ikrahla yapıldığı iddiasının ikinci davada ileri sürülmesini engelleyen bir yasa hükmü bulunmamakta; açılan ikinci davada feragatin geçersizliği de talep ediliyorsa taraf delillerinin toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı belirtilmektedir.

Aynı Dava İçinde Ön Sorun Olarak İnceleme

Feragatin geçersizliği aynı dava içinde ileri sürüldüğünde, HMK m. 162 ve 163 çerçevesinde ön sorun usulü işletilebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararında bu husus açıkça ele alınmıştır: mahkemenin davacıya irade bozukluğunun hangi nedenle meydana geldiğini sorması, bu konudaki taraf delillerini toplaması ve hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerektiği; irade bozukluğu iddiasının ancak ayrı bir dava konusu yapılabileceği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.

HMK m. 163 uyarınca yargılama sırasında ortaya çıkan bir ön sorun, ilgili tarafça dilekçeyle veya duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
MADDE 163- (1) Yargılama sırasında, davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir. Ön sorunun incelenmesi

Kesin Hüküm İtirazı ve İptal Talebi

Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, feragat nedeniyle reddedilen dava aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılırsa kesin hüküm itirazıyla karşılaşılabilir. Ancak HMK m. 311 irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptaline açıkça imkân tanıdığından, iptal talebini içeren bir davada kesin hüküm itirazı farklı bir değerlendirmeyi gerektirir. Feragatin irade bozukluğuyla yapıldığı iddiası ikinci davada da ileri sürülebilmekte; tarafın bu yönde talebi varsa taraf delillerinin toplanarak işin esasının incelenmesi gerekmektedir.

Mahkemenin Talebi Nitelendirme Yetkisi

Hukuki yargılamada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Bu ilke uyarınca irade fesadı içeren bir talep, davacı tarafından açıkça feragatin iptali olarak adlandırılmamış olsa bile mahkemece bu yönde değerlendirilebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararı bu ilkeyi somutlaştırmış; davacının isteminin feragatin iptaline yönelik değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kısıtlama ve Ayırt Etme Gücü: TMK m. 410

Ayırt etme gücü eksikliğine dayalı feragat iddialarında Türk Medeni Kanunu'nun 410. maddesi de değerlendirmeye girer. Bu madde uyarınca kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilir; iyiniyetli üçüncü kişiler ilan tarihinden önce bu kısıtlamadan etkilenmez. Bununla birlikte madde, ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümleri saklı tutmaktadır. İlan tarihinden önce gerçekleştirilen işlemlerde iyiniyet koruması ile ayırt etme gücü yokluğuna bağlanan hukuki sonuçlar arasındaki denge, somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
Madde 410- Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır. ÜÇÜNCÜ AYIRIM YETKİ A. Vesayet işlerinde yetki

Sık Sorulan Sorular

Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuruyorsa nasıl iptal ettirilebilir?

HMK m. 311/1 hem feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu hem de irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceğini düzenler. Kesinlik kuralının istisnası zaten aynı maddede öngörülmüştür. İrade bozukluğunu kanıtlayabilen taraf bu yola başvurabilir; feragatle ortaya çıkan sonucun rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğunun kanıtlanması hâlinde talep hakkı doğar.

Feragatin iptali için mutlaka ayrı bir dava mı açmak gerekir?

Hayır. İrade bozukluğu iddiası aynı dava içinde savunma yoluyla veya HMK m. 162-163 çerçevesinde ön sorun olarak da ileri sürülebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararı, irade bozukluğu iddiasının ayrı dava açılmaksızın aynı dava içinde her türlü delille ispat edilebileceğini açıkça ortaya koymuştur.

Karşı taraf kesin hüküm itirazı ileri sürerse dava düşer mi?

Feragatin irade bozukluğuyla yapıldığı iddiasının ikinci davada ileri sürülmesini engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Açılan ikinci davada feragatin geçersizliği de talep ediliyorsa taraf delillerinin toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, salt kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı ifade edilmektedir.

Dava dilekçesinde feragatin iptali açıkça yazılmasa da mahkeme bu talebi inceleyebilir mi?

Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. İrade fesadı içeren bir talep mahkemece feragatin iptali davası olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2012/38167, K. 2013/4074 sayılı kararı bu ilkeyi somut bir uyuşmazlıkta uygulamıştır.

İrade bozukluğu iddiası aynı davada hangi usulle incelenir?

HMK m. 163 uyarınca ilgili taraf irade bozukluğu iddiasını dilekçeyle veya duruşma sırasında sözlü olarak ön sorun olarak ileri sürebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/12798, K. 2017/223 sayılı kararına göre mahkemenin davacıya irade bozukluğunun nedenini sorması ve her türlü delille ispat imkânı tanıması gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu