Miras Payının Devri Nasıl Yapılır? Şartları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Payının Devri Nasıl Yapılır? Şartları Nelerdir?

Miras payının devri, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payının diğer mirasçılara ya da üçüncü bir kişiye devredilmesini sağlayan hukuki bir işlemdir. Bu sözleşmenin yapılabilmesi için mirasbırakanın vefatıyla mirasın açılmış olması ve tereke paylaşımının henüz tamamlanmamış bulunması gerekir. Mirasın açılmasından terekenin paylaştırılmasına kadar olan süreçte miras payı devri sözleşmesi akdedilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 677Kaynağı aç
Madde 677- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler

Mirasçılar Arasında Pay Devri ve Şekil Şartı

Mirasçıların terekenin tamamı veya bir bölümü üzerindeki miras payını kendi aralarında devretmelerine ilişkin sözleşmelerin geçerliliği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 677/1 uyarınca yazılı şekle bağlıdır. Mirasçıların kendi aralarındaki devir işlemleri için taraflarca imzalanmış yazılı bir metin düzenlenmesi yeterli olup resmî şekil veya noter onayı aranmaz.

Miras Payının Üçüncü Kişiye Devredilmesi ve Hukuki Sonuçları

Bir mirasçının miras payını miras ortaklığı dışındaki üçüncü bir kişiye devretmesine yönelik sözleşmelerde geçerlilik şartı farklı düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 677/2 gereğince, üçüncü kişiyle yapılacak pay devri sözleşmesinin geçerli sayılması noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır.

Miras payını devralan üçüncü kişinin hakları kanunla sınırlandırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 677/2 uyarınca, miras payının üçüncü kişiye devredilmesi işlemi devralana tereke paylaşımına katılma yetkisi sağlamaz; yalnızca paylaşma sonucunda devreden mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini talep etme hakkı kazandırır.

Miras Açılmadan Önce Miras Payının Devri

Mirasbırakan henüz hayattayken yapılacak pay devirleri kanunda özel hükümle sınırlandırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 678/1 uyarınca, mirasbırakanın katılması veya izni bulunmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılarla ya da üçüncü bir kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 678Kaynağı aç
Madde 678- Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir. B. Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğu I. Garanti borcu

Mirasbırakanın izni veya katılımı olmaksızın henüz açılmamış miras payı üzerine yapılan geçersiz sözleşmeler kapsamında tarafların yerine getirdiği edimlerin durumu da kanunla belirlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 678/2 gereğince, bu nitelikteki bir sözleşme uyarınca ifa edilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.

Devir İşleminin Tereke Borçlarına ve Sorumluluğa Etkisi

Miras payının devredilmesi, mirasçıların tereke borçlarına ilişkin sorumluluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 681/1 uyarınca mirasçılar, tereke borçlarının taksimine ya da başkasına geçirilmesine alacaklı tarafından açık veya örtülü onay verilmedikçe, paylaşma gerçekleştikten sonra da tüm malvarlıklarıyla teselsül halinde sorumlu kalmayı sürdürür. Türk Medeni Kanunu m. 681/2 hükmü doğrultusunda bu müteselsil sorumluluk, paylaşmanın yapıldığı tarihten veya vadesi sonradan gelecek borçlarda muacceliyet anından itibaren beş yıl geçmesiyle sona erer.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 681Kaynağı aç
Madde 681- Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar. Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer. II. Mirasçılara rücu

Miras payı devri aktif ve pasifleri kapsayan bir malvarlığı devri niteliği taşıdığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202 hükümleri uygulama alanı bulur. Bir malvarlığını aktif ve pasifleriyle devralan kişi, durumu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğer işletmeler için ülke genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilan ettiği tarihten başlayarak borçlardan sorumlu olur. Devreden önceki borçlu ise iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsil borçlu kalır. Türk Borçlar Kanunu m. 202/2 gereğince bu iki yıllık süre, muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden, daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Türk Borçlar Kanunu m. 202/4 uyarınca bildirme veya ilan yükümlülüğü yerine getirilmedikçe devredenin iki yıllık sorumluluk süresi başlamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. G. İşletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi

Elbirliği Mülkiyeti ve İrade Sakatlıkları

Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece münferit bir miras payı üzerinde bağımsız olarak ipotek veya rehin kurulması mümkün değildir. Ancak miras payının devredilebilirliği gözetilerek miras payı üzerinde ipotek ya da rehin kurma vaadi sözleşmesi düzenlenebilir.

Miras payı devri sözleşmesinin iptali genel borçlar hukuku kurallarına tabidir. Tarafların iradesinde hata, hile, korkutma, aldatma, tehdit veya muvazaa hallerinden birinin varlığı durumunda irade sakatlığına dayanılarak sözleşmenin iptali davası açılabilir.

Miras Payı Devrinde Zamanaşımı Esasları

Bir mirasçının payını diğer tüm mirasçılara devretmesi hâlinde işlemin ayni hak niteliğinde olduğu ve zamanaşımına tabi bulunmadığı kabul edilir. Miras payının tüm mirasçılara değil de tek bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devredilmesi durumunda ise hak bir alacak hakkı sayılarak mirasın açılmasından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulur.

Miras payı diğer mirasçılara nasıl devredilir?

Mirasçılar arasında yapılacak miras payı devri sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; noter düzenlemesi veya resmî tescil şartı aranmaz.

Miras payını devralan üçüncü kişi tereke paylaşımına katılabilir mi?

Hayır, üçüncü kişinin paylaşmaya katılma yetkisi bulunmaz; devralan yalnızca paylaşma sonucunda devreden mirasçıya tahsis edilen payın kendisine verilmesini talep edebilir.

Mirasbırakan hayattayken miras payı devredilebilir mi?

Mirasbırakanın katılımı veya izni olmaksızın henüz açılmamış bir mirasa dair yapılan pay devirleri geçersizdir ve yerine getirilmiş edimlerin iadesi istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu