Miras Kalan Paranın Bankadan Çekilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Kalan Paranın Bankadan Çekilmesi

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte bankadaki para da dahil olmak üzere tüm malvarlığı hakları, Türk Medeni Kanunu m. 599 uyarınca başka bir işlem gerekmeksizin mirasçılara geçer. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını ve diğer malvarlığı haklarını doğrudan kazanır; aynı zamanda mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak da sorumlu olurlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Madde 599- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler. II. Vasiyet alacaklıları tarafından 1. İstem

Mirası Bankadan Çekmeden Önce Tamamlanması Gereken Adımlar

Bankaya başvuracak mirasçının öncelikle mirasçılık belgesini, başka bir deyişle veraset ilamını edinmesi gerekir. Bu belge noter veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir. Uygulamada bankalar bu belgenin yanı sıra vergi dairesinden alınan ilişiksizlik yazısını da talep etmektedir; ilişiksizlik yazısı ise kural olarak veraset ve intikal vergisine ilişkin ödeme tamamlandıktan sonra düzenlenmektedir.

Veraset ve intikal vergisi matrahının hesabında esas alınması gereken tutarın mirasbırakanın vefat tarihindeki hesap bakiyesi olduğu, vefat tarihinden sonra hesaba yatan kira, emekli maaşı veya faiz gibi kalemlerin bu matraha dahil edilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Matrahın hatalı belirlendiği kanısına varılırsa vergi dairesine itiraz yoluna gidilebileceği de belirtilmektedir. Bu konudaki değerlendirmeler vergi mevzuatının ilgili hükümleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Birden Fazla Mirasçı Olduğunda Elbirliği Kuralı

Birden fazla mirasçı bulunduğunda miras paylaşılana kadar mirasçılar arasında terekeyi kapsayan bir ortaklık oluşur. Türk Medeni Kanunu m. 640 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur; sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait tüm haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Bu çerçevede bankadaki paranın kullanımı da birlikte tasarruf kuralına tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Madde 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. II. Mirasçıların sorumluluğu

Mirasçıların bir araya gelmesinde güçlük yaşandığında TMK m. 640, mirasçılardan birinin istemiyle sulh mahkemesinin miras ortaklığına paylaşmaya kadar temsilci atayabileceğini öngörmektedir.

Yurt dışında bulunan mirasçılar, Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğunda ya da apostil şerhi ile yabancı noterde vekâletname düzenleyip Türkçeye yeminli tercüme ettirerek Türkiye'deki bir temsilcisine yetki verebilir. Vekâletnamede para çekme, vergi beyanı verme ve banka işlemleri yapma yetkilerinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Mirasçılardan Biri Onay Vermiyorsa: Paylı Mülkiyete Dönüştürme Davası

Mirasçılardan birinin işbirliği yapmaktan kaçınması durumunda başvurulabilecek hukuki yollardan biri, TMK m. 644 uyarınca açılan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davasıdır. Bu davada sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirlediği süre içinde itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliğinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 644Kaynağı aç
Madde 644- Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir. Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır. E. Birlikte yaşayanların hakkı

Banka hesabındaki para alacak niteliği taşıdığından, TMK m. 644'ün alacaklar ve diğer haklar bakımından da aynı hükümlerin uygulanacağını öngören düzenlemesi bu durumu kapsamaktadır.

Bu davanın ortaklığın giderilmesi davasından farkı önemlidir: ortaklığın giderilmesi davası malı aynen taksim ya da satış yoluyla tasfiye ederken, TMK m. 644 davası yalnızca mülkiyet rejimini değiştirir.

Dava, murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır; katılmayan diğer mirasçılar davalı sıfatını taşır. Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 316 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- (1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler. Dilekçelerin verilmesi

Dava açıldıktan sonra davalı mirasçının muvafakat vermesi hâlinde dava konusuz kalabilir; bu durumda HMK m. 331 uyarınca hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunu esas alarak yargılama giderlerine hükmeder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
MADDE 331- (1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.[41] (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Yargılama giderlerine hükmedilmesi

Dava Öncesinde Arabuluculuk

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B(1)(b), taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenlemektedir. TMK m. 644 uyarınca açılacak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davasının bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır; bazı sulh hukuk mahkemelerinin dava dilekçesi tevzi edildiğinde arabuluculuk son tutanağının kesin süre içinde sunulmasını ihtar ettiği de gözlemlenmektedir. Dava açmadan önce bu konuda hukuki destek alınması, olası bir usul reddinden kaçınmak açısından değerlendirilmeye değerdir.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.) (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar. c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar. ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. (2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir. (3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. (4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır. (5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir. ALTINCI BÖLÜM Arabulucular Sicili Arabulucular sicilinin tutulması

Uzun Süre Çekilmeyen Miras Parası: Zamanaşımı

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 62, bankalardaki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahibinin en son talebi, işlemi veya yazılı talimatı tarihinden itibaren on yıl içinde aranmaması durumunda zamanaşımına tabi olduğunu hükme bağlamaktadır. Sürenin başlangıç noktası, hak sahibinin son talep, işlem veya yazılı talimat tarihine göre belirlenir; bu tarihin tespiti somut koşullara göre farklılık gösterebilir.

5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 — Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Mevduatın ve katılım fonunun sigortalanması

Zamanaşımına uğrayan tutarlar, banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde yapılacak ilanın ardından Fon'a gelir olarak kaydedilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Miras kalan para için bankaya hangi belgeler sunulur?

Uygulamada bankalar noter veya sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesini ve vergi dairesinden alınan ilişiksizlik yazısını talep etmektedir. İlişiksizlik yazısı kural olarak veraset ve intikal vergisine ilişkin ödeme tamamlandıktan sonra düzenlenmektedir. Bankaların istediği belgelerin kapsamı somut duruma göre farklılık gösterebilir.

Birden fazla mirasçı varsa bankadan para nasıl çekilir?

Türk Medeni Kanunu m. 640 uyarınca mirasçılar, paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve sözleşme ya da kanundan doğan temsil veya yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Bankadaki para da bu kural kapsamındadır. Mirasçıların bir araya gelmesinde güçlük yaşanıyorsa sulh mahkemesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine miras ortaklığına paylaşmaya kadar temsilci atayabilir.

Mirasçılardan biri onay vermezse ne yapılabilir?

İşbirliği yapmayan mirasçı varsa TMK m. 644 uyarınca murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davası açılabilir. Banka alacakları da bu hüküm kapsamındadır. Dava açmadan önce arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda mahkemeler arasında görüş farkı bulunduğundan bu aşamada hukuki danışmanlık alınması önem taşır.

Miras parası ne zaman Fon'a devredilir?

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 62 uyarınca, hak sahibinin son talebi, işlemi veya yazılı talimatından itibaren on yıl içinde aranmayan mevduat zamanaşımına uğrar. Bankaca hak sahibine ulaşılamaması hâlinde yapılan ilanın ardından tutar Fon'a gelir kaydedilir. Sürenin hangi tarihten işlemeye başladığı somut duruma göre farklılık gösterebilir.

Yurt dışındaki mirasçı bankadan parayı nasıl çektirebilir?

Yurt dışındaki mirasçı, Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğunda veya apostil şerhi ile yabancı noterde vekâletname düzenleyip Türkçeye yeminli tercüme ettirerek Türkiye'deki bir temsilcisine yetki verebilir. Vekâletnamede para çekme, vergi beyanı ve banka işlemleri yapma yetkilerinin açıkça yer alması gerekmektedir.

TMK m. 644 davası hangi mahkemede açılır?

Dava, murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır; katılmayan mirasçılar davalı sıfatını taşır. Sulh hukuk mahkemelerinde görülen davalarda HMK m. 316 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu