Miras Hukukunda Sıkça Sorulan Sorular ve Yasal Esaslar

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Hukukunda Sıkça Sorulan Sorular ve Yasal Esaslar

Tereke ve Mirasçılık Kavramları

Tereke, mirasbırakanın vefatı ile birlikte mirasçılarına intikal eden taşınır ve taşınmaz malların yanı sıra alacakları, hakları, borçları ve tüm yükümlülükleri kapsayan malvarlığı bütünüdür. Bir kimsenin mirastan pay alabilmesi için mirasbırakanın ölmüş olması ya da hakkında mahkemece gaiplik kararı verilmiş bulunması şarttır. Bunun yanında mirasbırakan ile kan bağı, evlilik bağı veya ölüme bağlı tasarruf yoluyla bağ kurulmuş olması ve mirasçılık sıfatının yitirilmemiş bulunması gerekir.

Mirasçılar yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olmak üzere ikiye ayrılır. Yasal mirasçılar, kanunun belirlediği zümre esasına göre mirasbırakanın altsoyu, üstsoyu, kardeşleri ve eşinden oluşur. Atanmış mirasçılar ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla belirlediği kimselerdir. Mirasbırakanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflar üzerinden atanmış mirasçıların pay alabilmesi için yasal mirasçıların saklı paylarına tecavüz edilmemiş olması gerekir.

Yasal Mirasçılık ve Aile İlişkilerinin Mirasa Etkisi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesi uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur. Çocuklar mirasta eşit pay hakkına sahiptir. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 495Kaynağı aç
Madde 495- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. II. Ana ve baba

Evlat edinme işlemiyle birlikte evlat edinen ile evlat edinilen arasında yasal mirasçılık ilişkisi kurulur ve evlat edinilen kişi evlat edinenin yasal mirasçısı olur. Buna karşılık üvey çocuklar ile üvey ebeveyn arasında kan bağı bulunmadığı için üvey çocuklar yasal mirasçı sıfatı taşımazlar.

Mirasçılar arasında küçüklerin bulunması durumunda, küçük mirasçılar adına veli veya vasi hareket eder ve küçüğün menfaatine olan işlemleri yürütür. Küçük mirasçının haklarına zarar verebilecek nitelikteki işlemler bakımından ise izin alınması zorunludur.

Denkleştirme Yükümlülüğü ve Mirastan Feragat

Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi doğrultusunda, yasal mirasçıların miras paylarına mahsuben muristen sağlığında edindikleri karşılıksız kazanımları terekede denkleştirmeyi temin etmek üzere iade etme borcu bulunmaktadır. Mirasbırakan tarafından altsoya karşılıksız olarak sağlanan çeyiz, kuruluş sermayesi, mal devri veya borçtan kurtarma gibi kazandırmalar, muris aksini açıkça belirtmediği müddetçe kanunen denkleştirme yükümlülüğüne tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 669Kaynağı aç
Madde 669- Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir. B. Mirasçılık sıfatının kaybı hâlinde

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi uyarınca mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Mirastan feragat eden kimse mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak yapılan mirastan feragat ise sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 528Kaynağı aç
Madde 528 – Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. 2. Hükümden düşmesi

Vasiyetname Türleri ve Geçerlilik Koşulları

Resmi vasiyetname; yetkili bir resmi memur olan sulh hâkimi, noter veya kanunla bu yetki verilmiş diğer bir memur tarafından iki tanığın huzurunda düzenlenir. Mirasbırakan resmi memura arzularını bildirir; resmi memur bunları yazıya döker. Yazılan vasiyetname mirasbırakan tarafından okunur, tarih atılır ve imzalanır.

Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre el yazılı vasiyetnamenin hukuken geçerli olabilmesi için düzenlendiği yıl, ay ve günün belirtilmesi, metnin baştan sona murisin kendi el yazısıyla kaleme alınması ve imzalanması şarttır. Bu şekilde hazırlanan vasiyetname, muhafaza edilmek amacıyla açık veya kapalı vaziyette notere, sulh hâkimliğine yahut yetkili resmi görevliye bırakılabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 538Kaynağı aç
Madde 538- El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir. 4. Sözlü vasiyet a. Son arzuları anlatma

Türk Medeni Kanunu'nun 539. maddesi gereğince muris; savaş hali, hastalık, ulaşımın engellenmesi veya yakın ölüm tehlikesi gibi fevkalade vaziyetler sebebiyle resmi ya da el yazısıyla vasiyetname tanzim edemediğinde sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bu usulde mirasbırakan, son arzularını iki tanığa beyan ederek tasarrufun tutanağa geçirilmesi görevini verir. Okur yazar olma koşulu hariç tutulmak üzere, resmi vasiyetnamedeki tanıklık yasakları sözlü vasiyette de geçerlidir. Görevlendirilen tanıklar vakit geçirmeksizin sulh veya asliye mahkemesine başvurup murisi tasarrufa ehil gördüklerini ve iradesini olağanüstü hal içinde açıkladığını bildirir; muris için sonradan diğer usullerle vasiyetname düzenleme imkânı doğarsa bu tarihten itibaren bir ayın geçmesiyle sözlü vasiyet hükümsüz kalır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 539Kaynağı aç
Madde 539- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir. b. Belgeleme
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 540Kaynağı aç
Madde 540- Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler. Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer. c. Hükümden düşme
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 541Kaynağı aç
Madde 541- Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer. II. Vasiyetten dönme 1. Yeni vasiyetname ile

Terekenin Korunması Tedbirleri

Türk Medeni Kanunu'nun 589. maddesi uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, hak sahiplerinin talebi üzerine veya re'sen tereke mevcudunun muhafazası ve ilgililere intikalinin temini için gerekli tedbirleri tesis eder. Kanunda öngörülen koşullarda terekedeki mal ve alacakların resmi deftere yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmen idaresi ve açılmamış vasiyetnamelerin okunması bu önlemler arasındadır. İlgili koruma harcamaları ileride terekeden mahsup edilmek üzere başvuruda bulunan tarafça, tedbire re'sen karar verilmişse Devlet tarafından karşılanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 589Kaynağı aç
Madde 589- Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır. Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir. B. Defter tutma

Mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde vefat etmişse, ölüm yerindeki sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir. Ayrıca mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bu işlemlere ilişkin dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Ortaklığın Giderilmesi ve Tarımsal Arazilerin Durumu

Paydaşlığın giderilmesi davaları; paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılımları sağlandıktan sonra işin esası incelenebilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5639, K. 2024/38Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2023/5639 E.  ,  2024/38 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/1595 E., 2021/320 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Malatya ili, … Köyü, 279, 290, 679 ve 681 parsel sayılı taşınmazlardaki (bozma sonrası yapılan toplulaştırma uygulaması sonucu 279, 111 ada 1, 131 ada 4, 137 ada 1 parseller) ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı … vekili; öncelikle mirasın aynen taksimine karar verilmesini, taksim mümkün değil ise arazilerin müvekkiline satılmasını ve davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2013/1751 Esas, 2014/821 Karar sayılı kararı ile 279, 290, 679 ve 681 parseller üzerinde 3083 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca konulan "kısıtlıdır" şerhinin devam ettiği, sona ermediği ve bu durumun izaleyi şuyu davasına engel olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/4215-2016/6249 Esas, Karar sayılı kararıyla ''…3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13 üncü maddesi kapsamındaki uygulama alanlarında kalan ve işlemleri henüz tamamlanamayan arazilerin miras yoluyla intikali ve ortaklığının satış suretiyle giderilmesine ilişkin olarak herhangi bir yasaklama bulunmadığından davaya konu Malatya ili, … Köyü 279, 290, 679, 681 parsel sayılı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmeleri mümkündür. Dava konusu taşınmazlara 3083 sayılı Kanun gereğince konulan şerhle ilgili herhangi bir kısıtlama söz konusu olmadığı halde mahkemece eksik inceleme ile ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 279 parsel, 131 ada 4 parsel (eski 290 parsel), 111 ada 1 parsel (eski 679 parsel), 137 ada 1 parsel (eski 681 parsel) sayılı taşınmalar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine; eski 681 parsel sayılı taşınmaz üzerinde toplulaştırma işlemi sonucu oluşan aynı yerdeki 137 ada 2 parsel,137 ada 3 parsel ve 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda davacının payı kalmadığı anlaşıldığından bu parseller yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı … vekili; taraf teşkili sağlanmadan keşif yapılıp bilirkişi raporu düzenlendiğini, 19.12.2016 tarihli dilekçelerinde de belirttikleri gibi keşfe katılmalarının engellendiğini, keşfin yeniden yapılması gerektiğini, 5403 sayılı Toprak Koruma Kanun'un 8/C maddesinin (a) bendi gereğince ehil mirasçı olarak arazinin davalı …’ya bilirkişi raporundaki değer üzerinden satılmasını talep ettiklerini, zira bu araziyi ekip biçen ve bakımını yapanın davalı olduğunu, bu kanun hükmüne göre başka talep eden olmadığından davalı …’ya satılması gerekirken aleni ve umumi açık artırmada satılmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 ve 699 uncu maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439 uncu maddeleri. 2. 5403 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinde ‘‘Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır.’’ hükmü mevcuttur. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. 3. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. 4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve temyiz eden davalının dava konusu taşınmazlarda paydaş olan murisi … ’nın 5403 sayılı Kanunun uygulama tarihinden önce öldüğünün ve adı geçen Kanunun geçici 5’inci maddesi gereği bu durumda temyiz eden davalının ehil mirasçı sıfatını kazanamayacağının anlaşılmasına göre; davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tarımsal arazilerin devrinde ehil mirasçı sıfatının belirlenmesinde kanuni geçiş hükümleri gözetilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına göre, taşınmazlarda paydaş olan murisi 5403 sayılı Kanun'un uygulama tarihinden önce vefat eden bir mirasçı, anılan Kanun'un geçici 5. maddesi gereğince ehil mirasçı sıfatını kazanamaz.

Mirasbırakanın çocukları mirastan eşit pay mı alır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesi uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları çocuklarıdır ve çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar; vefat etmiş olan çocukların yerini halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

Üvey çocuklar üvey anne veya babaya yasal mirasçı olabilir mi?

Üvey çocuklar ile üvey ebeveyn arasında kan bağı bulunmadığı için üvey çocuklar üvey ebeveynin yasal mirasçısı olarak kabul edilmezler.

Mirasbırakanın altsoyuna sağlığında yaptığı çeyiz veya mal devirleri denkleştirmeye tabi midir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi uyarınca mirasbırakanın altsoyuna karşılıksız olarak yaptığı çeyiz, kuruluş sermayesi veya malvarlığı devri gibi kazandırmalar, muris aksini açıkça kararlaştırmadıkça denkleştirmeye tabidir ve terekeye iade edilir.

Mirastan feragat sözleşmesi altsoyu etkiler mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesine göre bir karşılık sağlanarak yapılan feragat sözleşmesi, metinde aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu için de hukuki sonuç doğurur.

El yazılı vasiyetnamede hangi zorunlu unsurlar bulunmalıdır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi uyarınca el yazılı vasiyetnamenin tanzim edildiği yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması ve imzalanması zorunludur.

Ortaklığın giderilmesi davasında bir paydaşın vefatı halinde ne yapılır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca paydaşlardan birinin vefat etmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılımı sağlanmadan işin esası incelenemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu