Tereke ve Mirasçılık Kavramları
Tereke, mirasbırakanın vefatı ile birlikte mirasçılarına intikal eden taşınır ve taşınmaz malların yanı sıra alacakları, hakları, borçları ve tüm yükümlülükleri kapsayan malvarlığı bütünüdür. Bir kimsenin mirastan pay alabilmesi için mirasbırakanın ölmüş olması ya da hakkında mahkemece gaiplik kararı verilmiş bulunması şarttır. Bunun yanında mirasbırakan ile kan bağı, evlilik bağı veya ölüme bağlı tasarruf yoluyla bağ kurulmuş olması ve mirasçılık sıfatının yitirilmemiş bulunması gerekir.
Mirasçılar yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olmak üzere ikiye ayrılır. Yasal mirasçılar, kanunun belirlediği zümre esasına göre mirasbırakanın altsoyu, üstsoyu, kardeşleri ve eşinden oluşur. Atanmış mirasçılar ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla belirlediği kimselerdir. Mirasbırakanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflar üzerinden atanmış mirasçıların pay alabilmesi için yasal mirasçıların saklı paylarına tecavüz edilmemiş olması gerekir.
Yasal Mirasçılık ve Aile İlişkilerinin Mirasa Etkisi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesi uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur. Çocuklar mirasta eşit pay hakkına sahiptir. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 495Kaynağı aç
Evlat edinme işlemiyle birlikte evlat edinen ile evlat edinilen arasında yasal mirasçılık ilişkisi kurulur ve evlat edinilen kişi evlat edinenin yasal mirasçısı olur. Buna karşılık üvey çocuklar ile üvey ebeveyn arasında kan bağı bulunmadığı için üvey çocuklar yasal mirasçı sıfatı taşımazlar.
Mirasçılar arasında küçüklerin bulunması durumunda, küçük mirasçılar adına veli veya vasi hareket eder ve küçüğün menfaatine olan işlemleri yürütür. Küçük mirasçının haklarına zarar verebilecek nitelikteki işlemler bakımından ise izin alınması zorunludur.
Denkleştirme Yükümlülüğü ve Mirastan Feragat
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi doğrultusunda, yasal mirasçıların miras paylarına mahsuben muristen sağlığında edindikleri karşılıksız kazanımları terekede denkleştirmeyi temin etmek üzere iade etme borcu bulunmaktadır. Mirasbırakan tarafından altsoya karşılıksız olarak sağlanan çeyiz, kuruluş sermayesi, mal devri veya borçtan kurtarma gibi kazandırmalar, muris aksini açıkça belirtmediği müddetçe kanunen denkleştirme yükümlülüğüne tabidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 669Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi uyarınca mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Mirastan feragat eden kimse mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak yapılan mirastan feragat ise sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 528Kaynağı aç
Vasiyetname Türleri ve Geçerlilik Koşulları
Resmi vasiyetname; yetkili bir resmi memur olan sulh hâkimi, noter veya kanunla bu yetki verilmiş diğer bir memur tarafından iki tanığın huzurunda düzenlenir. Mirasbırakan resmi memura arzularını bildirir; resmi memur bunları yazıya döker. Yazılan vasiyetname mirasbırakan tarafından okunur, tarih atılır ve imzalanır.
Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre el yazılı vasiyetnamenin hukuken geçerli olabilmesi için düzenlendiği yıl, ay ve günün belirtilmesi, metnin baştan sona murisin kendi el yazısıyla kaleme alınması ve imzalanması şarttır. Bu şekilde hazırlanan vasiyetname, muhafaza edilmek amacıyla açık veya kapalı vaziyette notere, sulh hâkimliğine yahut yetkili resmi görevliye bırakılabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 538Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 539. maddesi gereğince muris; savaş hali, hastalık, ulaşımın engellenmesi veya yakın ölüm tehlikesi gibi fevkalade vaziyetler sebebiyle resmi ya da el yazısıyla vasiyetname tanzim edemediğinde sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bu usulde mirasbırakan, son arzularını iki tanığa beyan ederek tasarrufun tutanağa geçirilmesi görevini verir. Okur yazar olma koşulu hariç tutulmak üzere, resmi vasiyetnamedeki tanıklık yasakları sözlü vasiyette de geçerlidir. Görevlendirilen tanıklar vakit geçirmeksizin sulh veya asliye mahkemesine başvurup murisi tasarrufa ehil gördüklerini ve iradesini olağanüstü hal içinde açıkladığını bildirir; muris için sonradan diğer usullerle vasiyetname düzenleme imkânı doğarsa bu tarihten itibaren bir ayın geçmesiyle sözlü vasiyet hükümsüz kalır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 539Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 540Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 541Kaynağı aç
Terekenin Korunması Tedbirleri
Türk Medeni Kanunu'nun 589. maddesi uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, hak sahiplerinin talebi üzerine veya re'sen tereke mevcudunun muhafazası ve ilgililere intikalinin temini için gerekli tedbirleri tesis eder. Kanunda öngörülen koşullarda terekedeki mal ve alacakların resmi deftere yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmen idaresi ve açılmamış vasiyetnamelerin okunması bu önlemler arasındadır. İlgili koruma harcamaları ileride terekeden mahsup edilmek üzere başvuruda bulunan tarafça, tedbire re'sen karar verilmişse Devlet tarafından karşılanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 589Kaynağı aç
Mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde vefat etmişse, ölüm yerindeki sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir. Ayrıca mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bu işlemlere ilişkin dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.
Ortaklığın Giderilmesi ve Tarımsal Arazilerin Durumu
Paydaşlığın giderilmesi davaları; paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılımları sağlandıktan sonra işin esası incelenebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5639, K. 2024/38Kaynağı aç
Tarımsal arazilerin devrinde ehil mirasçı sıfatının belirlenmesinde kanuni geçiş hükümleri gözetilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına göre, taşınmazlarda paydaş olan murisi 5403 sayılı Kanun'un uygulama tarihinden önce vefat eden bir mirasçı, anılan Kanun'un geçici 5. maddesi gereğince ehil mirasçı sıfatını kazanamaz.
Mirasbırakanın çocukları mirastan eşit pay mı alır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesi uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları çocuklarıdır ve çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar; vefat etmiş olan çocukların yerini halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Üvey çocuklar üvey anne veya babaya yasal mirasçı olabilir mi?
Üvey çocuklar ile üvey ebeveyn arasında kan bağı bulunmadığı için üvey çocuklar üvey ebeveynin yasal mirasçısı olarak kabul edilmezler.
Mirasbırakanın altsoyuna sağlığında yaptığı çeyiz veya mal devirleri denkleştirmeye tabi midir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi uyarınca mirasbırakanın altsoyuna karşılıksız olarak yaptığı çeyiz, kuruluş sermayesi veya malvarlığı devri gibi kazandırmalar, muris aksini açıkça kararlaştırmadıkça denkleştirmeye tabidir ve terekeye iade edilir.
Mirastan feragat sözleşmesi altsoyu etkiler mi?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesine göre bir karşılık sağlanarak yapılan feragat sözleşmesi, metinde aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu için de hukuki sonuç doğurur.
El yazılı vasiyetnamede hangi zorunlu unsurlar bulunmalıdır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi uyarınca el yazılı vasiyetnamenin tanzim edildiği yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması ve imzalanması zorunludur.
Ortaklığın giderilmesi davasında bir paydaşın vefatı halinde ne yapılır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca paydaşlardan birinin vefat etmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılımı sağlanmadan işin esası incelenemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

