Almanya ve Türkiye Arasında Miras Hukuku ve Paylaşımı

by Avukat Erdal Ersoy
Almanya ve Türkiye Arasında Miras Hukuku ve Paylaşımı

Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya arasındaki miras uyuşmazlıklarında uygulanacak kurallar; terekeye dâhil malvarlığının taşınır veya taşınmaz niteliğine, malların bulunduğu ülkeye ve tarafların millî hukukuna göre belirlenir. İki devlet arasındaki miras ilişkilerinde 28.05.1929 tarihli Konsolosluk Anlaşması'nın 20. maddesi ekinde yer alan Veraset Anlaşması yürürlüğünü korumaktadır.

Uygulanacak Hukuk ve Mahkemelerin Milletlerarası Yetkisi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca miras kural olarak ölenin millî hukukuna tâbidir; ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna bağlanmış olup, Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 20Kaynağı aç
MADDE 20 – (1) Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. (2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. (3) Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır. (4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7 nci madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir. (5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir. Aynî haklar

5718 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mirasa ilişkin davalarda milletlerarası yetki, ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesine aittir. Mirasbırakanın son yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmaması hâlinde ise dava, terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 43Kaynağı aç
MADDE 43 – (1) Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. İş sözleşmesi ve iş ilişkisi davaları

Taşınır ve Taşınmaz Mallara Göre Mirasçılık Belgesi Usulü

Türk-Alman Miras Anlaşması'nın 15. maddesi uyarınca hareket eden taşınabilir mirasa ilişkin mirasçılık hakkını tanıma talepleri ile vasiyet taleplerinin, mirasbırakanın ölüm anındaki vatandaşı olduğu devlette bulunan mahkemelerde ileri sürülmesi gerekir. Taşınmaz mallara ilişkin başvuruların ise taşınmazın bulunduğu devlet mahkemelerinde yapılması ve verilen mahkeme kararlarının diğer devlet tarafından tanınması öngörülmüştür.

Bir Türk vatandaşının vefatında Almanya'daki mirasın yalnızca taşınır mallardan oluşması durumunda, Veraset Anlaşması'nın 14. maddesi doğrultusunda mirasçılık hakkının ispatı için Türk mahkemesince verilen veraset kararı yeterlidir. Anlaşmanın 17. maddesi uyarınca bu kararın Almanya'da geçerlilik taşıması amacıyla Türkiye'nin Almanya'daki bir temsilciliği tarafından tasdik edilmesi veya tasdik yerine apostil şerhi taşıması aranır. Ölen Türk vatandaşının Almanya'da taşınmaz mal bırakması hâlinde ise Veraset Anlaşması'nın 17. maddesine bağlı 14/II. maddesi gereğince mirasçıların mirasçılık haklarını kanıtlamak için Alman veraset ilamı almaları gerekmektedir.

Yabancı bir mahkeme ilâmının Türk hukuku bakımından kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, 5718 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır; tanımada Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz. Aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince ihtilafsız kaza kararlarının tanınması ve yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idari bir işlemin tesis edilmesi de aynı usule tâbidir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
MADDE 58 – (1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz. (2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir. (3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır. Kesin hüküm ve kesin delil etkisi

Ölüme Bağlı Tasarruflar ve Tasarruf Ehliyeti

5718 sayılı Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ölüme bağlı tasarrufun şekline Kanun'un 7. maddesi uygulanmakla birlikte, ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir. Maddenin beşinci fıkrası gereğince ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunan kişinin tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbi kılınmıştır.

Sağ Kalan Eşin Miras Payının Tespiti

Türk Medeni Kanunu'nun 499. maddesine göre sağ kalan eş; mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini, ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın yarısını alır. Eş, büyük ana ve büyük babalar ile onların çocukları ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte üçünü elde eder; bu zümrelerde de mirasçı bulunmadığı takdirde mirasın tamamı eşe kalır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 499Kaynağı aç
Madde 499- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. C. Evlâtlık

Alman hukukunda edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eş mirası kabul ettiğinde, BGB §1931 uyarınca belirlenen dörtte bir oranındaki yasal pay, BGB §1371 I uyarınca edinilmiş mallara katılma karşılığı verilen götürü dörtte bir artışla birleşir ve eş altsoyla birlikte terekenin doğrudan yarısını alır. Evlilikte fiilen kazanç doğup doğmadığına bakılmaksızın uygulanan bu artış, mal ayrılığı rejiminin seçilmiş olduğu hâllerde tatbik edilmez.

Alman Medeni Kanunu çerçevesinde eş mirası reddettiğinde ise BGB §1371 II ve III hükümleri gereğince somut edinilmiş mallara katılma alacağı hesaplanır. Mirası reddeden eş, hesaplanan denkleştirme alacağına ek olarak artırılmamış payı üzerinden sekizde bir oranındaki küçük saklı payı talep edebilir.

Mirasın Reddi ve Çifte Vergilendirme Durumu

Mirasın reddi süreleri hak düşürücü nitelikte olup sürelerin kaçırılması mirasın kabulü sonucunu doğurabilir. Mirasın reddi süresi Almanya'da kural olarak altı haftadır; mirasbırakanın veya mirasçının yurt dışında bulunması durumunda bu süre altı aya çıkar. Türkiye'de ise yasal mirasçılar bakımından mirasın reddi süresi üç aydır.

Almanya ve Türkiye mirası kendi mevzuatları uyarınca ayrı ayrı vergilendirir; zira iki ülke arasında miras vergisine özgü akdedilmiş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunmamaktadır. Dolayısıyla aynı tereke unsuru üzerinden her iki devlette de vergi yükümlülüğü doğabilir. Belirli koşulların varlığı hâlinde Alman mevzuatı çerçevesinde yabancı miras vergisinin mahsubu mümkündür.

Almanya'da vefat eden Türk vatandaşının terekesi için hangi mahkeme yetkilidir?

Taşınır mirasa dair hak ve vasiyet talepleri vefat edenin vatandaşı olduğu ülke mahkemelerinde, taşınmaz mallara ilişkin talepler ise taşınmazın bulunduğu ülke mahkemelerinde ileri sürülür.

Türk veraset ilamı Almanya'daki taşınmazlar için geçerli midir?

Hayır, Veraset Anlaşması uyarınca Almanya'da bulunan taşınmaz mallar bakımından mirasçılık haklarının kanıtlanması için Alman yetkili makamlarından Alman veraset ilamı alınması gereklidir.

Almanya ile Türkiye arasında miras vergisi muafiyeti var mıdır?

İki devlet arasında miras vergisine özgü çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunmadığı için miras unsurları her iki ülke tarafından kendi mevzuatlarına göre ayrı ayrı vergilendirilir.

Almanya'da mirasın reddi süresi ne kadardır?

Almanya'da mirasın reddi süresi kural olarak altı haftadır; mirasbırakan veya mirasçı yurt dışındaysa bu hak düşürücü süre altı aya uzamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu