Miras Hukukunda Paylaşma, Denkleştirme ve Yargıtay Uygulaması

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Hukukunda Paylaşma, Denkleştirme ve Yargıtay Uygulaması

Miras Paylaşma Sözleşmesi ve Şekil Koşulları

Tereke mallarının mirasçılar arasında paylaştırılması, payların fiilen oluşturulup teslim alınması veya mirasçıların aralarında yapacakları bir paylaşma sözleşmesi ile gerçekleştirilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi gereğince mirasçıları bağlayan paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Mirasçılar akdedecekleri paylaşma sözleşmesiyle, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kararlaştırabilirler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 676Kaynağı aç
Madde 676- Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. II. Miras payı üzerinde sözleşme

Paylaşma sözleşmelerinde yazılı şekil şartının usul kurallarına uygun olarak tamamlanması zorunludur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2012/6271 Esas ve 2013/598 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, mirasçıların imza yerine parmak izi kullandığı taksim sözleşmelerinde kanunda öngörülen resmi tasdik koşullarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Usulüne uygun tasdik taşımayan parmak izli miras taksim sözleşmeleri hukuken geçerlilik kazanmaz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/6271, K. 2013/598Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2012/6271 E.  ,  2013/598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi … ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.01.2011 gün ve 426/40 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan …, …, …, … vekili ile davacılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde; parsel numaraları ve miktarları belirtilen toplam 20 parça taşınmaz hakkında muristen intikal ve mirasçılar arasında yapılan Taksim Sözleşmesi hukuksal nedenine dayanarak, tapu kayıtlarının iptali ile Taksim Sözleşmesi'nde belirtildiği hisseler oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar …, …, …, … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş; davalı … ise cevap dilekçesi sunmamış, yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, Taksim Sözleşmesi geçerli kabul edilerek sözleşmede belirtilen hisseler oranında davanın kabulüne, dava konusu 3112 ve 3965 nolu parsellerin tapu kayıtlarının murislere ait olmadığı dava dışı 3.şahıslara ait olduğu gerekçesiyle bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacılar vekili ile davalılar …, …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre 3112 ve 3965 nolu parseller yönünden davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün bu parseller bakımından ONANMASINA, Dava konusu diğer parseller bakımından yapılan temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazların ortak muristen kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 4721 sayılı TMK'nun 676. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşuluyla mirasın paylaşılması konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmeler geçerlidir. Somut olayda, davacıların dayandığı Taksim Sözleşmesi'nde adı geçen mirasçılar … ve …'ın sözleşme altında parmak izleri bulunmakta olup 1086 sayılı HUMK'nun 297. maddesinde yazılı koşullara uygun olarak parmak izleri tasdik edilmediğinden sözleşme geçersiz olup davanın 3112 ve 3965 nolu parseller dışındaki taşınmazlar yönünden, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece Taksim Sözleşmesi'nin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalılar …, …, …, … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 40,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 15,70 TL'nin istek halinde temyiz eden davacılara ve 1.066.50 TL peşin harcın da istek halinde davalılar … ve müştereklerine iadesine 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Miras henüz açılmadan önce mirasçıların müstakbel tereke payları hakkında yapacakları işlemler Türk Medeni Kanunu'nun 678. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasbırakanın katılması veya açık izni bulunmadıkça, bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılarla ya da üçüncü bir kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Bu tür geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi talep edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 678Kaynağı aç
Madde 678- Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir. B. Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğu I. Garanti borcu

Paylaşmanın Ertelenmesi ve Bağımsız Bölümlerde Aynen Taksim

Miras ortaklığında her mirasçı kural olarak paylaşma talebinde bulunabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, paylaşımın ivedilikle yapılması paylaştırılacak malın ya da terekenin ekonomik değerinde esaslı bir kayba yol açacaksa, mirasçılardan birinin başvurusu üzerine sulh hâkimi taksim işleminin ertelenmesine karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 642Kaynağı aç
Madde 642- Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir. C. Cenin nedeniyle erteleme

Tereke kapsamında birden fazla bağımsız bölümün yer aldığı ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında, mahkemece öncelikle güncel tapu kayıtları celbedilmelidir. Bağımsız bölümlerin her birinin bir paydaşa düşecek biçimde ve gerekirse bedel eklenmek suretiyle aynen taksiminin mümkün olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle araştırılmalıdır.

Mirasta İade ve Denkleştirme Davasında Süreler

Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi uyarınca yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben sağlığında elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdür. Mirasbırakan tarafından aksi açıkça belirtilmedikçe; çeyiz veya kuruluş sermayesi verilmesi, malvarlığı devri veya borçtan kurtarma gibi altsoya karşılıksız yapılan kazandırmalar denkleştirmeye tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 669Kaynağı aç
Madde 669- Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir. B. Mirasçılık sıfatının kaybı hâlinde

Mirasta denkleştirme davasının açılabilmesi için terekenin önceden paylaşılmış olması şart değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/25017 Esas ve 2014/573 Karar sayılı ilamına göre mirasta iade davası mirasın paylaşılmasından önce, paylaşma sırasında veya paylaşmanın ardından açılabilir. Tereke paylaşılmadığı sürece mirasta denkleştirme istemi zamanaşımına uğramaz; mirasın taksim edilmesi durumunda ise taksimin yapılmasından itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde denkleştirmenin istenmesi gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/25017, K. 2014/573Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2013/25017 E.  ,  2014/573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :8.12.2010 NUMARASI :Esas no:2006/370 Karar no:2010/395 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı M.. D.. vekili Av. Ç…H..ile temyiz eden davacı S.. Ç.. Onur geldiler. Karşı taraf bir kısım davalılar vekili Av. H.. B.. geldi. Bir kısım davalılar vekili Av M.. A…'nın duruşmaya gelmeyeceğine ilişkin mazeret dilekçesi gönderdiği anlaşıldı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, mahkemece de kabul edildiği üzere denkleştirmeye ilişkindir. (TMK md. 669-675) Mirasta iade davasının açılabilmesi için terekenin paylaşılmış olması mecburiyeti bulunmamaktadır. Paylaşmadan önce, paylaşma sırasında veya paylaşmadan sonra mirasta iade davası açılabilir. Mirasta denkleştirme istemi mirasın paylaşılması tamamlanana kadar gerçekleştirilebilir. Başka bir anlatımla mirasta denkleştirme istemi miras paylaşılmadığı sürece zamanaşımına uğramaz. Mirasın taksimi halinde ise taksimin yapılmasından itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde mirasta denkleştirmenin istenmesi gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında; tarafların ortak murisi olan Mustafa ..un 28.12.2005 tarihinde öldüğü, davacılar tarafından 27.12.2006 tarihinde bu davanın açıldığı, bu davadan önce ve sonra murisin terekesinin taksimine yönelik ortaklığın giderilmesi davalarının ikame edildiği, yani iş bu dava tarihi itibariyle murisin terekesinin henüz paylaşılmadığına göre zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. O halde, taraf delillerinin mirasta iadeye (TMK md. 669-675) yönelik olarak değerlendirilerek, gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, mirasın taksimi talep edilmedikçe denkleştirmenin yapılmayacağı gerekçesiyle davanın reddi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin davalılardan alınıp Melek'e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.01.2014 (Per.)

Sağ Kalan Eşin Konut ve Ev Eşyası Üzerindeki Hakları

Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesi kapsamında, eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut bulunuyorsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Ancak mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyunun bu faaliyeti devam ettirmesi için gerekli olan bölümlerde bu haklar kullanılamaz; ayrıca tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 652Kaynağı aç
Madde 652- Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır. E. Özellikleri olan eşya I. Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya

Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesine dayanan istemlerde ölümün gerçekleşmesi, sağ kalan eşin mirasçı sıfatını koruması, tereke kapsamında birlikte yaşanılan konutun veya eşyanın varlığı ve eşin ayni hak talebinde bulunması gerekir. Birlikte yaşanılan konut veya eşyanın sağ kalan eşe özgülenmesi talebi paylaştırma niteliği taşıdığından ve mirasçılar arasındaki elbirliği ortaklığını giderme sonucunu doğurduğundan, göreve ilişkin kamu düzeni kuralları uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinde de konut ve eşya üzerinde benzer haklar mevcuttur. Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşe ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsuben yetmezse bedel ekleyerek intifa veya oturma hakkı, ev eşyası üzerinde ise mülkiyet hakkı isteyebilir; haklı sebeplerin varlığı halinde konut üzerinde mülkiyet de tanınabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 255. maddesi gereğince paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde de sağ kalan eş, konut veya ev eşyası üzerinde miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsuben yetmezse bedel ekleyerek mülkiyet veya haklı sebeplerle intifa yahut oturma hakkı talep edebilmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
Madde 240- Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır. 3. Üçüncü kişilere karşı dava
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 255Kaynağı aç
Madde 255- Eşlerden birinin ölümü hâlinde, paylaşma konusu olan mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve yetmezse bir bedel eklenmek suretiyle mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır. BEŞİNCİ AYIRIM MAL ORTAKLIĞI A. Mülkiyet I. Kapsamı
Mirasta denkleştirme davası miras paylaşılmadan önce açılabilir mi?

Evet, mirasta iade ve denkleştirme davası tereke paylaşılmadan önce, paylaşma sırasında veya paylaşımdan sonra açılabilir; miras paylaşılmadığı sürece bu talep zamanaşımına uğramaz.

Miras taksim sözleşmesinde parmak izi bulunması geçerliliği etkiler mi?

Miras taksim sözleşmesinde imza yerine parmak izi bulunması durumunda usul hükümlerine uygun resmi tasdik işlemi yapılmamışsa sözleşme geçersiz sayılır.

Mirasbırakan hayattayken mirasçıların yaptığı taksim sözleşmesi geçerli midir?

Mirasbırakanın katılması veya izni bulunmadıkça mirasçıların henüz açılmamış miras hakkında yapacakları sözleşmeler hukuken geçersizdir; yerine getirilen edimler geri istenebilir.

Sağ kalan eşin aile konutunun özgülenmesini isteyeceği görevli mahkeme neresidir?

Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesi uyarınca konut veya ev eşyasının özgülenmesi talebi paylaştırma niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu