5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun; yabancılık unsuru barındıran özel hukuk ilişkilerine uygulanacak hukukun tayinini, Türk mahkemelerinin milletlerarası yargı yetkisini ve yabancı mahkeme kararlarının tanınması ile tenfizini düzenler. Bu hükümler tatbik edilirken Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler saklı tutulur.
Kanunlar İhtilâfı Kurallarının Uygulanması ve Temel Esaslar
Türk kanunlar ihtilâfı kuralları ile bu kuralların işaret ettiği yetkili yabancı hukuk hâkim tarafından re'sen uygulanır. Yabancı hukukun içeriğinin belirlenmesi sürecinde hâkim tarafların yardımına başvurabilir. Yapılan tüm araştırmalara karşın yetkili yabancı hukukun somut olayı ilgilendiren hükümlerine ulaşılamazsa uyuşmazlığa Türk hukuku tatbik edilir.
Yetkili yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuk düzenini işaret etmesi, yani atıf kuralı, yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dikkate alınır ve bu hukukun maddî hukuk hükümleri tatbik edilir. Taraflara hukuk seçimi imkânı tanınan durumlarda, taraflarca aksine açık bir mutabakat sağlanmadıkça seçilen hukukun maddî hukuk hükümleri esas alınır. Hukuku uygulanacak devletin birden fazla bölgesel birimi ve bu birimlerin farklı hukuk düzenleri bulunuyorsa, hangi bölge hukukunun geçerli olacağı öncelikle o devletin hukukuna göre, orada hüküm bulunmadığında ise uyuşmazlıkla en sıkı ilişkili bölge hukukuna göre tespit edilir.
Bağlama Noktalarının Tayini ve Vatandaşlık Durumları
Yetkili hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esaslarına göre belirlendiği durumlarda, aksine hüküm bulunmadıkça dava tarihindeki vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esas alınır.
Vatandaşlık bağına göre yetkili hukukun tayin edildiği ilişkilerde; vatansızlar ve mülteciler hakkında sırasıyla yerleşim yeri, yerleşim yeri yoksa mutad mesken, o da bulunmuyorsa dava tarihinde bulunulan ülke hukuku uygulanır. Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip kişilerin Türk vatandaşı olmaları hâlinde Türk hukuku uygulanırken, Türk vatandaşı olmayan çok vatandaşlı kişiler hakkında daha sıkı ilişki içinde bulunulan devletin hukuku tatbik edilir.
Kamu Düzeni Engeli ve Doğrudan Uygulanan Kurallar
Yetkili yabancı hukukun somut olaya temas eden kuralının Türk kamu düzenine açıkça aykırı düşmesi durumunda ilgili kural uygulanmaz. Kanun gereğince gerekli görülen hâllerde bu kural yerine Türk hukuku tatbik edilir.
Yetkili yabancı hukukun tatbik edildiği durumlarda da düzenleme gayesi ve uygulama alanı itibarıyla Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren konularda Türk hukukunun bu kuralları yürütülür.
Hukuki İşlemlerin Şekli ve Zamanaşımı
Hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya esasına uygulanacak hukukun maddî hukuk kurallarının öngördüğü şekil şartlarına uyularak kurulabilir.
Zamanaşımı, hukuki işlem ve uyuşmazlığa konu ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir.
Kişiler Hukuku ve Ehliyet Esasları
Hak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hukukuna göre tespit edilir. Millî hukukuna göre ehliyetsiz sayılan kişi, işlemin yapıldığı ülke hukukuna göre ehil kabul ediliyorsa gerçekleştirdiği hukuki işlemle bağlıdır. Ancak aile hukuku, miras hukuku ve başka bir ülkedeki taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin hukuki işlemler bu kuralın istisnasını oluşturur.
Kişinin kendi millî hukukuna göre elde ettiği erginlik durumu vatandaşlığın değişmesi ile sona ermez. Tüzel kişilerin veya kişi ve mal topluluklarının ehliyetleri statülerindeki idare merkezi hukukuna bağlıdır; fiilî idare merkezinin Türkiye'de yer alması durumunda ise Türk hukuku uygulanabilir. Statüsü bulunmayan tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan toplulukların ehliyeti fiilî idare merkezinin hukukuna tâbidir.
Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ve bu durumun sona erdirilmesi sebepleri hakkında karar istenen kişinin millî hukukuna tâbidir. Yabancının millî hukukuna göre bu kararların verilemediği durumlarda, kişinin mutad meskeninin Türkiye'de bulunması veya kişinin zorunlu olarak Türkiye'de olması hâlinde Türk hukukuna göre karar verilebilir ya da bu karar kaldırılabilir. Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ve kaldırılması sebepleri dışındaki tüm hususlar ile kayyımlık Türk hukukuna tâbidir.
Gaiplik veya ölmüş sayılma kararı ilgilinin millî hukukuna tâbidir. Kendi millî hukukuna göre hakkında karar verilemeyen kişinin mallarının Türkiye'de bulunması veya eşinin yahut mirasçılarından birinin Türk vatandaşı olması durumunda Türk hukukuna göre karar tesis edilir.
Aile Hukuku İlişkilerinde Bağlama Kuralları
Nişanlanma ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin nişanlanma tarihindeki millî hukukuna, nişanlılığın hükümleri ve sonuçları ise tarafların müşterek millî hukukuna tâbidir; taraflar farklı vatandaşlıkta iseler Türk hukuku tatbik edilir.
Evlenme ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukuna, evliliğin şekli ise işlemin yapıldığı ülke hukukuna tâbidir. Evliliğin genel hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna, müşterek vatandaşlık yoksa müşterek mutad mesken hukukuna, bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukukuna tâbi kılınmıştır.
Boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna, ayrı vatandaşlık hâlinde müşterek mutad mesken hukukuna, bu da yoksa Türk hukukuna tâbidir. Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri, ayrılık, evlenmenin butlanı ve boşanmada velâyete ilişkin uyuşmazlıklar da aynı kurala tâbidir. Boşanma ve ayrılık davalarında geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır.
Eşler evlilik malları bakımından evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilirler. Bu tür bir seçim yapılmadığında sırasıyla eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukukuku, müşterek mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır. Malların tasfiyesinde taşınmazlar bulundukları ülke hukukuna tâbidir. Evlenmeden sonra yeni bir müşterek hukuka kavuşan eşler, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere bu yeni hukuka tâbi olabilirler.
Evlât edinme ehliyeti ile aranan koşullar tarafların işlem tarihindeki millî hukuklarına göre belirlenir. Eşin rızasının gerekip gerekmediğinde her iki eşin millî hukuku birlikte değerlendirilir. Evlât edinme ilişkisinin doğuracağı sonuçlar evlât edinen tarafın millî hukukuna bağlanmış olup, karı kocanın birlikte evlât edinmesi durumunda evliliğin genel hükümlerine uygulanan hukuk geçerli olur. Nafaka istemleri ise nafaka alacaklısının mutad meskeninin bulunduğu yer hukukuna tâbidir.
Miras, Eşya Hukuku ve Fikrî Mülkiyet
Miras ölenin millî hukukuna tâbidir; ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku tatbik edilir. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hususlar terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Türkiye'de yer alan mirasçısız tereke Devlete kalır. Ölüme bağlı tasarrufların şekline hukuki işlemlerin şekil kuralı uygulanır; ölenin millî hukukuna uygun tasarruflar da geçerlidir. Tasarruf ehliyeti ise tasarrufta bulunanın işlem anındaki millî hukukuna göre belirlenir.
Menkul ve gayrimenkul mallara ait mülkiyet ile diğer aynî haklar kural olarak muamelenin yapıldığı anda eşyanın bulunduğu yer hukukuna bağlanır; nakil hâlindeki mallarda ise varış ülkesi hukuku dikkate alınır. Malın yer değiştirmesi sebebiyle henüz iktisap edilmemiş aynî haklara eşyanın ulaştığı son ülke hukuku uygulanırken, taşınmazlara ilişkin aynî işlemlerde şekil şartları taşınmazın yer aldığı ülkenin mevzuatına tâbi tutulur.
Hava, deniz ve demiryolu ulaşım vasıtaları üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları menşe ülkenin hukukuna göre çözümlenir. Kanun gereğince menşe ülke; hava ve deniz taşıtlarında aynî hak kaydının tutulduğu sicil mahallini, deniz vasıtalarında böyle bir sicil bulunmadığında bağlama limanını, demiryolu vasıtalarında ise işletme ruhsatının alındığı yeri anlatır.
Fikrî mülkiyet kapsamındaki haklarda korumanın hangi devlet hukukuna dayanılarak talep edildiği esas alınır ve o ülkenin kuralları uygulanır. Hak ihlâlinin ortaya çıkmasının ardından taraflar, bu ihlâle dayanan uyuşmazlık hakkında davanın görüldüğü mahkemenin hukukunun tatbik edilmesini serbestçe kararlaştırabilir.
Taşınmaz Sözleşmeleri ve Sebepsiz Zenginleşme
Taşınmazlara veya onların kullanımına ilişkin sözleşmeler taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan talepler, zenginleşmeye sebep olan mevcut veya iddia edilen hukuki ilişkiye uygulanan hukuka tâbidir. Diğer hâllerde zenginleşmenin gerçekleştiği ülke hukuku tatbik edilir. Taraflar, sebepsiz zenginleşmenin meydana gelmesinden sonra uygulanacak hukuku açık olarak seçebilirler.
Milletlerarası Usul Hukuku Kuralları
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.
Türkiye'de dava ikame eden, yargılamaya müdahil olan yahut icra takibi başlatan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı tüzel kişiler; yargılama ile takip masraflarını ve hasmın muhtemel zararını teminat altına almak amacıyla mahkemenin takdir edeceği güvenceyi sunmakla yükümlüdür. İlgili devletle aradaki karşılıklılık esası uyarınca mahkeme bu kişileri teminat yatırma mükellefiyetinden bağışık tutar.
Yabancı devlete, özel hukuk ilişkilerinden doğan hukuki uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmaz. Bu tür uyuşmazlıklarda yabancı devletin diplomatik temsilcilerine tebligat yapılabilir.
Yabancı hukukun içeriği tespit edilemezse ne yapılır?
Hâkim yetkili yabancı hukuku re'sen uygular ve muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir; tüm araştırmalara rağmen olaya uygulanacak hükümler tespit edilemezse Türk hukuku tatbik edilir.
Yabancı kişilerin teminat gösterme yükümlülüğü nasıldır?
Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibi yapan yabancı gerçek ve tüzel kişiler kural olarak yargılama ve takip masrafları ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak teminatı göstermekle yükümlüdür; karşılıklılık esası mevcutsa mahkemece teminattan muaf tutulurlar.
Birden fazla vatandaşlığa sahip kişilere hangi kural tatbik edilir?
Yetkili hukukun vatandaşlık esasına göre belirlendiği durumlarda kanunda aksi öngörülmedikçe birden fazla vatandaşlığı olup aynı zamanda Türk vatandaşı sayılanlara Türk hukuku tatbik edilir; Türk vatandaşı olmayan çok vatandaşlı kişiler hakkında ise daha sıkı ilişki içinde bulunulan devletin hukuku uygulanır.
Boşanma davalarında yetkili hukuk nasıl tespit edilir?
Boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna, ayrı vatandaşlık durumunda müşterek mutad mesken hukukuna, bu da yoksa Türk hukukuna tâbidir; geçici tedbir taleplerine ise Türk hukuku uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

