ICSID Hakem Mahkemesinin Kararı ve Taleplerin Esastan Reddi
ICSID hakem mahkemesi, İçkale İnşaat Limited Şirketi tarafından Türkmenistan aleyhine ileri sürülen tazminat taleplerini hukuki dayanaktan yoksun bularak 8 Mart 2016 tarihli kararı ile esastan reddetmiştir. Hakem mahkemesi, uyuşmazlığın kendi yetkisi dahilinde bulunduğunu ve yöneltilen taleplerin kabul edilebilir nitelik taşıdığını tespit etmesine karşın, ileri sürülen iddiaları hukuki temelden yoksun görerek davayı esastan sona erdirmiştir.
Nihai kararın ardından İçkale İnşaat tarafından ek karar verilmesi ve kararın düzeltilmesi yönünde yapılan başvuru da hakem mahkemesince incelenmiştir. Hakem heyeti, küçük istisnalar haricinde söz konusu ek karar ve düzeltme taleplerini 4 Ekim 2016 tarihli kararıyla reddetmiştir.
Yerel Mahkemelere Başvuru Şartı ve Kabul Edilebilirlik Değerlendirmesi
Türkiye ile Türkmenistan arasındaki İkili Yatırım Anlaşması'nın VII(2) maddesinde düzenlenen yerel mahkemelere başvuru koşulu, hakem heyeti çoğunluğu tarafından taleplerin kabul edilebilirliği kapsamında ele alınmıştır. Çoğunluk görüşü, anılan anlaşma maddesindeki yerel mahkeme şartının emredici nitelikte olduğunu ve yatırımcının Türkmenistan yerel mahkemelerinde herhangi bir dava açmadığını tespit etmiştir. Buna karşılık, Türkmen kamu kurumları tarafından yatırımcı aleyhine yerel mahkemelerde dava ikame edilmiş olmasını dikkate alan heyet çoğunluğu, anlaşmada aranan yerel mahkemeye başvuru şartının yerine geldiğini kabul etmiş ve talepleri usul yönünden kabul edilebilir bulmuştur.
Uyuşmazlıkta davalı tarafça atanan hakem ise çoğunluğun bu kabulüne katılmayarak karşı oy gerekçesi kaleme almıştır. İlgili karşı oyda, yatırımcının anlaşmada düzenlenen yerel mahkemeye başvuru şartını yerine getirmemiş olması sebebiyle hakem heyetinin uyuşmazlığı inceleme konusunda yetkisiz olduğu savunulmuştur.
Yatırım Niteliğinin Belirlenmesi ve Salini Ölçütleri
Hakem mahkemesi, uyuşmazlığa konu projelerin ICSID Konvansiyonu m. 25 ve İkili Yatırım Anlaşması'nın I(2) maddesi anlamında bir yatırım teşkil edip etmediğini Salini içtihadında geliştirilen ilkeler ışığında incelemiştir. Yapılan işlerin büyüklüğü, süresi, adedi ile bu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla sermaye aktarılmasını ve risk üstlenilmesini değerlendiren heyet, gerçekleştirilen faaliyetlerin anılan maddeler uyarınca yatırım niteliğine sahip olduğuna hükmetmiştir.
Öte yandan hakem heyeti, davacı tarafından öne sürülen alacak taleplerinin salt sözleşmesel alacak mahiyetinde kalıp kalmadığı konusunu yetki aşamasında kesin bir karara bağlamamıştır. Heyet, meselenin uyuşmazlığın esasına ilişkin talepler kısmında değerlendirileceğini ifade etmiştir.
Haksız Kamulaştırma İddiası ve Yargılama Giderleri
Uyuşmazlıkta davacı tarafından atanan hakem, kamulaştırma iddiasına yönelik çoğunluk görüşüne katılmayarak ayrı bir karşı oy yazmıştır. Bu karşı oy gerekçesinde, Türkmenistan Yüksek Mahkemesi tarafından verilen kararın kesilen cezalardan belirgin şekilde fazla ve aşırı olduğu, bu durumun yatırımcının ülkedeki tüm makine ve teçhizatına el konulması sonucunu doğurması sebebiyle haksız bir kamulaştırma teşkil ettiği ifade edilmiştir.
Hakem mahkemesi yargılama giderlerine ilişkin olarak da hüküm kurmuştur. Buna göre davalı Türkmenistan tarafından yapılan hukuki masraflar ile uzman tanıklar için ödenen ücretlerin yüzde yirmilik kısmının davacı şirketten tahsil edilerek davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İçkale İnşaat'ın Türkmenistan'a karşı açtığı ICSID davasında nihai karar ne olmuştur?
Hakem mahkemesi, talepleri kendi yetkisi dahilinde ve kabul edilebilir nitelikte bulmuş, işlerin yatırım şartını sağladığını tespit etmiş ancak ileri sürülen taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davayı 8 Mart 2016 tarihinde esastan reddetmiştir.
İkili Yatırım Anlaşması'ndaki yerel mahkeme şartı davada nasıl yorumlanmıştır?
Hakem heyeti çoğunluğu, Türkiye-Türkmenistan İkili Yatırım Anlaşması'nın VII(2) maddesindeki yerel mahkeme şartının emredici olduğunu belirtmekle birlikte, Türkmen kamu kurumlarının yatırımcı aleyhine dava açmış olmasını şartın gerçekleşmesi için yeterli saymıştır; davalı hakemi ise bu şarta uyulmadığı gerekçesiyle heyetin yetkisiz olduğu yönünde karşı oy kullanmıştır.
Tahkime konu işlerin yatırım niteliği hangi hukuki ölçütlerle kabul edilmiştir?
Hakem heyeti, Salini testinde öngörülen sermaye aktarımı, belirli süre ve risk unsurlarını gözeterek projelerin kapsamı ve süresi doğrultusunda ICSID Konvansiyonu m. 25 ve İkili Yatırım Anlaşması m. I(2) çerçevesinde bir yatırımın varlığını kabul etmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

