Menfi tespit davası, borçlunun icra takibinden önce veya icra takibi sırasında borçlu bulunmadığını ispat etmek amacıyla açtığı davadır. İcra ve İflas Kanunu m. 72/1 uyarınca borçlu, aleyhine bir icra takibi başlamadan önce de takip devam ederken de bu yola başvurabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 106/2 uyarınca tespit davası açılabilmesi için davacının hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca maddi vakıalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz; bu nedenle davacının ileri sürdüğü borçsuzluk durumunun bir hukuki ilişkiye dayanması aranır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 106Kaynağı aç
Dava Şartı Olarak Hukuki Yararın Değerlendirilmesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114/1-h çerçevesinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Hukuki yararın varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir ve aleyhe bozma yasağının kapsamı dışındadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 138 uyarınca dava şartları dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme aşamasında incelenir ve karara bağlanır. Dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve davalıya tebligat yapılmaksızın davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi, davacıya iddiasını ispatlama olanağı tanımayacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 ile korunan hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder.
Menfi tespit davasında hukuki yararın mevcudiyeti kural olarak dava tarihine göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra davalı alacaklının icra takibinden feragat etmesi, davanın açıldığı andaki hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda feragat nedeniyle dava konusuz kalmış sayılır; mahkemece hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerine konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.
Eda Davası Açılabilecek Hallerde Tespit Talebi
Hukuk sisteminde eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde kural olarak tespit davası açılmasında hukuki yararın varlığı kabul edilmez. Talep edilen hukuki koruma eda davası yoluyla bütünüyle sağlanabiliyorsa borçlu yalnızca tespit talebinde bulunamaz.
Kambiyo Senetlerinde Hukuki Yarar ve Ödeme Tehdidi
Türk Ticaret Kanunu m. 670 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında hukuki yararın kabulü için senetlerin bankaya tahsile verilmesi, protesto çekilmesi, ihtarname gönderilmesi veya icra takibine başlanması gibi yollarla borçlunun ödeme tehdidi altında bulunması gerekir. Çekin icraya konulmaması, bankaya ibraz edilmemesi ve üçüncü bir kişiye devredilmemesi halinde borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaz.
Kambiyo senetlerinde senedin vadesinin dava tarihinde henüz gelmemiş olması borçlunun menfi tespit davası açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmaz. Vade tarihi gelmemiş olsa bile borçlu aleyhine ödeme tehdidi doğuran durumlar mevcutsa dava açılabilir.
Davaya konu senette ya da başlatılan icra takibinde borçlu, keşideci veya ciranta sıfatı taşımayan ve aleyhine takip başlatılmamış olan üçüncü kişilerin menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Benzer şekilde davacı lehtarın keşideci aleyhine menfi tespit davası açmasında da hukuki yararı yoktur.
Borcun Ödenmesi ve İstirdat Davasına Dönüşüm
Borcun dava açılmadan önce alacaklıya veya icra dosyasına tamamen ödenmiş olduğu durumlarda borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı kalmaz. Bedeli ödenmiş borç ilişkilerinde ödemenin haksız olduğu yönündeki taleplerin istirdat davası yoluyla ileri sürülmesi gerekir. Buna karşılık menfi tespit davası açıldıktan sonra yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararı alınmamış olması sebebiyle borç ödenirse, İcra ve İflas Kanunu m. 72/6 gereğince dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve yargılamaya bu sıfatla devam edilir.
Borcun ödenmiş olmasına rağmen senedin alacaklı tarafından borçluya iade edilmemesi durumu ise bu kuralın istisnasını oluşturur. Alacaklının elinde bulundurduğu senet her an ödeme veya takip tehdidi yaratabileceğinden, borçlunun bu tehdidi bertaraf etmek ve maddi hukuk açısından borçsuzluğunu kesin hükme bağlatmak amacıyla menfi tespit davası açmasında hukuki yarar vardır.
İcra Mahkemesindeki İtirazlar ve Menfi Tespit Davası
İcra mahkemesinde senedin sahte olduğu, imzanın borçluya ait olmadığı veya çekin banka tarafından yanlış unvanla basıldığı gibi borca ve imzaya yönelik itirazlar ileri sürülmüş olsa bile genel yetkili mahkemelerde İcra ve İflas Kanunu m. 72 uyarınca menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar kabul edilir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yürütülen takipte borca itiraz eden ancak kanunun aradığı nitelikte resmî belgesi bulunmayan borçlunun genel mahkemede menfi tespit davası açmasında hukuki yararı mevcuttur. İcra ve İflas Kanunu m. 169/a uyarınca, icra mahkemesince hükmedilen tazminatın tahsili menfi tespit veya istirdat davası açılması yahut alacaklının genel mahkemeye başvurması halinde dava sonuna kadar ertelenir ve uyuşmazlığın lehine sonuçlandığı taraf bakımından önceki tazminat ortadan kalkar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 169/aKaynağı aç
Menfi tespit davasında hukuki yarar hangi tarihe göre belirlenir?
Hukuki yararın varlığı davanın açıldığı tarihe göre belirlenir; davadan sonra alacaklının takipten feragat etmesi hukuki yararı kaldırmaz, davayı konusuz bırakır ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.
Senedin vadesi gelmeden menfi tespit davası açılabilir mi?
Evet, dava tarihinde kambiyo senedinin vadesinin henüz gelmemiş olması borçlunun menfi tespit davası açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmaz.
Borç tamamen ödendikten sonra menfi tespit davası açılabilir mi?
Borç dava açılmadan önce tamamen ödenmişse kural olarak menfi tespit davası açılamaz ve istirdat davası açılması gerekir; ancak senedin alacaklı tarafından iade edilmeyip borç tehdidinin sürdüğü durumlarda menfi tespit davası açılabilir.
İcra mahkemesinde itiraz sürerken menfi tespit davası açılabilir mi?
Evet, icra mahkemesinde borca veya imzaya itiraz edilmiş olsa ve takipte resmi belge sunulamamış bulunsa dahi genel mahkemede menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar mevcuttur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

