Memurluğa Girişte Güvenlik Soruşturması ve Hukuki Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Memurluğa Girişte Güvenlik Soruşturması ve Hukuki Yollar

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Yasal Çerçevesi ve Kapsamı

Memurluğa ve kamu görevine girişte gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinin temel yasal dayanağını 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik oluşturur. 7315 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, istihdam şekline ve statüsüne bakılmaksızın kamu görevine veya memuriyete ilk defa ya da yeniden atanacak bütün ilgililer hakkında arşiv araştırması yapılması zorunludur. Güvenlik soruşturması ise genel bir zorunluluk olmayıp Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında sınırlı olarak sayılan görevler için öngörülmüştür. Bu kapsamda gizlilik dereceli birimler, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde görev yapacaklar, kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunlarında hüküm bulunanlar ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkında arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması birlikte yürütülür. Sayılan bu kadrolar haricindeki diğer kamu personeli alımlarında ise kural olarak yalnızca arşiv araştırması yapılır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır. Arşiv araştırması

Arşiv araştırması, adayın durumunun mevcut resmi kayıtlar üzerinden tespitini içerir. 7315 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince bu inceleme; kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının ve hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığının tespit edilmesini kapsar. Aynı madde uyarınca kişi hakkındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci fıkrası ile 231. maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular ile kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezaları mevcut kayıtlardan tespit edilir.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir. Güvenlik soruşturması

Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasında taranan hususlara ilave olarak adayın görevin gerektirdiği niteliklerle bağlantılı güvenlik durumunu inceler. 7315 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca bu kapsamda, kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği ile terör örgütleri ya da suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı mevcut kayıtlardan ve göreve yansıyacak yönleriyle denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırılır. Kanun'un 6. maddesine göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapmaya Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri yetkilidir. Görevli birimler kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak kamu kurumları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge temin edebilir; bu birimlerdeki yetkili personelin hukuka aykırı sorgulama yapması, sistem kayıtlarını değiştirmesi, silmesi veya edindiği bilgileri yetkisiz kişilerle ya da basınla paylaşması kanunen yasaktır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır. (2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeler ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki karar ve kayıtları almaya yetkilidir. (3) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerde yetkilendirilmiş personel, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez veya silemez, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşamaz veya yayın yoluyla duyuramaz. Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşamaz ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremez. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından bu hususlara ilişkin gerekli tedbirler alınır. Değerlendirme Komisyonu
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler

İncelemede Esas Alınan Ölçütler ve Ceza Hukuku İlkeleri

Memurluğa girişte adli durumun değerlendirilmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde düzenlenen memuriyete engel suçlar esas alınır. Güvenlik soruşturması bu maddedeki suçların dışındaki kayıtları da değerlendirme kapsamına alabilir; bu noktada kaydın görevin güvenilirliğiyle bağlantısı belirleyicidir. Bununla birlikte her adli sicil kaydı otomatik olarak memuriyete engel teşkil etmez; kaydın etkisi suçun niteliğine, görevle bağlantısına ve güncelliğine göre değerlendirilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmayıp denetim süresi başarıyla tamamlandığında davanın düşmesi sonucunu doğurur; bu nedenle söz konusu kararın otomatik olarak memuriyete engel sayılması çoğu durumda tartışmalıdır ve kararın etkisi suçun niteliği ile görevin gerektirdiği özellikler çerçevesinde ele alınır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile beraat kararları ise kişi lehine kararlardır ve bu kararların aleyhe dayanak yapılması masumiyet karinesiyle bağdaşmaz. Benzer şekilde hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kişinin süren bir soruşturma sebebiyle risk olarak nitelendirilmesi hukuka aykırı olabileceği gibi, isnat edilen fiilin niteliği, görevle bağlantısı ve soruşturmanın aşaması ayrıca değerlendirilmelidir.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca bir kimse yalnızca kendi eylemlerinden sorumlu tutulabilir; bu sebeple aile bireylerine ve yakınlara ilişkin kayıtlar güvenlik soruşturmasında değerlendirmeye alınabilse de tek başına otomatik bir ret gerekçesi oluşturmamalıdır. Bu tür değerlendirmelerde ilgilinin söz konusu yakın ile görevin güvenilirliğini etkileyecek somut ve doğrudan bir bağının bulunup bulunmadığı aranır, salt akrabalık veya aynı evde yaşamak bu ölçütü karşılamaz. Açık kaynak verisi olan sosyal medya paylaşımları kişisel verilerin korunması ve ifade özgürlüğü sınırları içinde incelenir, her paylaşım veya beğeni otomatik bir elenme sebebi oluşturmaz. Sosyal çevreye dair bilgiler de somut, doğrulanabilir ve görevle bağlantılı olduğu ölçüde dikkate alınır; kaynağı belirsiz veya üçüncü kişilerin sübjektif beyanına dayalı veriler tek başına belirleyici olmamalıdır. Yasal dönemdeki rutin bankacılık işlemleri ile yasal faaliyet yürüten dernek ve sendika üyelikleri de tek başına örgütsel bağlantı sayılamaz.

Değerlendirme Komisyonunun Yapısı ve İdari Usul

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yürüten istihbarat ve kolluk birimleri ile toplanan bilgileri değerlendiren komisyon farklı mercilerdir. Veri toplayan birimler, adayın memuriyet veya kamu görevine uygunluğunun incelenmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verileri kurum bünyesindeki Değerlendirme Komisyonuna aktarır. 7315 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince bu komisyon; Cumhurbaşkanlığında Genel Sekreterin belirleyeceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurumlarında en üst yöneticinin görevlendireceği üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında teşekkül eder. Komisyona denetim veya teftiş, personel ve hukuk üniteleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üye iştirak eder ve kurul başkan dahil en az beş üyeden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip birim, proje, tesis ve hizmetlerde görevlendirilecek adayların incelemesi de ilgili idare bünyesindeki komisyon marifetiyle yürütülür.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında Genel Sekreterin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.[1] (2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir. (3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kişisel Verilerin Korunması Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler

Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar; bu bilgi ve değerlendirmeler mahkemeler tarafından istendiğinde yargı organlarına iletilir. İdari süreçte arşiv araştırması sonuçlarının en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçlarının ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilmesi öngörülmekle birlikte bu süreler kurumlar arası yazışmalara ilişkindir. Türk Silahlı Kuvvetleri, jandarma, sahil güvenlik ve emniyet teşkilatı gibi güvenlik birimlerine (POMEM, PMYO, MSÜ ve benzeri) yönelik alımlarda görevin hassasiyeti sebebiyle inceleme kapsamı genişleyebilse de idarenin takdir yetkisi sınırsız olmayıp kararların somut, güncel ve görevle bağlantılı verilere dayanması ve yargısal denetime tabi olması esastır.

Olumsuz İşleme Karşı İptal ve Tam Yargı Davaları

Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle ataması yapılmayan adaylar, bu idari işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Yargısal denetimde mahkeme, dava konusu işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk incelemesine tabi tutar. İdarenin dayandığı verilerin hukuken geçerli olmadığı veya kamu göreviyle somut bir bağlantı kurulmadığı belirlenirse işlemin iptaline karar verilir ve iptal kararı idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren geriye dönük olarak hükümsüz kılar. Olumsuz işlem nedeniyle adayın yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının giderilmesi amacıyla koşulları mevcutsa iptal davasıyla birlikte veya ayrı bir tam yargı davası da açılabilir.

Dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süre, olumsuz işlemin kişiye yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren başlar ve tebliğ gününün kendisi süre hesabına dahil edilmez. İdari dava açılmadan önce, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması dava açma süresi içinde yetkili makamdan istenebilir; bu başvuru işlemeye başlamış olan süreyi durdurur. İdare otuz gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır; isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması halinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvuruya kadar geçmiş süre hesaba katılır. İptal davasında husumet veriyi sağlayan kolluk veya istihbarat birimlerine değil, işlemi tesis eden kuruma yöneltilir ve dava kural olarak işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve İtiraz Usulü

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idare mahkemesinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası gereğince kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, unvan değişikliği ve görevlendirme işlemleri uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığından, davalı idarenin savunması alınmadan veya yasal savunma süresi geçmeden yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. Ancak dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa davalı idarenin savunması beklenmeksizin talep reddedilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; bununla birlikte durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceği gibi idareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda tebliğ süreleri kısaltılabilir, tebligat memur eliyle yapılabilir ve bu dosyalar öncelikle karara bağlanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. İdare mahkemesinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında verdiği kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz edilen Bölge İdare Mahkemesi dosyanın kendisine gelişinden itibaren 7 gün içinde kesin karar verir.

Güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması arasındaki temel fark nedir?

Arşiv araştırması kamu görevine atanacaklar hakkında adli sicil, aranma, tahdit, kesinleşmiş mahkeme kararları ve kamu görevinden çıkarılma cezaları gibi mevcut resmi kayıtların incelenmesidir; güvenlik soruşturması ise gizlilik dereceli birimler, askeri, emniyet, istihbarat, ceza infaz personeli, öğretmenler, üst kademe yöneticiler ve stratejik birimlerde istihdam edilecekler için arşiv kayıtlarına ek olarak kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verilerin, yabancılarla ilişiğin ve örgüt bağlantılarının yerinde ve kayıtlardan araştırılmasını kapsar.

Hakkında HAGB veya devam eden dava olan bir adayın güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanabilir mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığından ve devam eden adli süreçlerde masumiyet karinesi geçerli bulunduğundan, bu durumların tek başına adayın riskli sayılmasına ve otomatik olarak elenmesine gerekçe yapılması hukuka aykırı görülebilmektedir; isnat edilen fiilin niteliği ve görevin gerektirdiği özellikler somut olarak değerlendirilir.

Akrabaların adli kayıtları güvenlik soruşturmasında elenme nedeni sayılır mı?

Suçun şahsiliği ilkesi gereğince aile bireylerine veya yakınlara ilişkin kayıtlar güvenlik soruşturmasında tek başına otomatik ret gerekçesi oluşturmamalıdır; adayın söz konusu yakınıyla kamu görevinin güvenilirliğini etkileyecek somut ve doğrudan bir bağının bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

Olumsuz güvenlik soruşturması kararına karşı kaç gün içinde dava açılabilir?

Özel kanunlarında ayrı bir süre öngörülmemişse genel dava açma süresi, işlemin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz nereye ve hangi sürede yapılır?

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı tebliğden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve itiraz mercii dosyanın kendisine intikalinden itibaren 7 gün içinde kesin kararını verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu