Memurlarla İlgili Davalar ve İdari Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Memurlarla İlgili Davalar ve İdari Yargı Yolu

İdare hukukunun bir alt dalı niteliğindeki memur hukukunda, idari makamlarca kamu personeline yönelik tesis edilen idari işlemlere karşı açılacak yürütme durdurma istemli iptal davaları idare mahkemelerinde görülür. Kamu görevlilerinin atanması, yer değiştirmesi, disiplin yaptırımları ve parasal haklarına ilişkin uyuşmazlıklar bu yargı kolunda denetlenir.

Memuriyete Giriş, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Davaları

Devlet memurluğuna atanacak adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde düzenlenen şartları taşımaları zorunludur. Bu şartlar kapsamında ilgililerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu neticelenmesi gerekir. Ayrıca 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun ek 1. maddesi gereğince, hâkim ve savcı sınıfı dışında kalan adli ve idari yargıda görev alacak personelin tamamı hakkında arşiv araştırması yapılması kanuni bir yükümlülüktür.

Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı, E. 2015/3186, K. 2015/5513Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2015/3186 E.  ,  2015/5513 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2015/3186 Karar No : 2015/5513 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : İstemin Özeti : …. İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… ; K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi : Düşüncesi : Davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karşısında, sözleşmeli zabıt katipliği sınavında başarılı olan davacının 2802 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 6/19. maddesi uyarınca davalı idarece yapılan arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava; … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca 30.03.2013-06.04.2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen sözleşmeli zabıt katipliği sınavında başarılı olan davacı tarafından, arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle atamasının onaylanmamasına ilişkin 20.05.2013 tarihli ve 20705 sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 22.07.2013 tarihli ve 29862 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, … Ağır Ceza Mahkemesi'nin …. tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ve 16.04.2013 tarihli Ek Kararı ile, … suçundan dolayı hakkında verilen 2 ay 15 gün hapis cezası hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacının, gerek işlediği suçun niteliğinin 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde öngörülen suçlardan olması, gerekse, anılan Yönetmelik'te öngörülen arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması koşulunu taşımaması hususları göz önüne alındığında, davacı hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Anayasa'nın 128. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." hükmü yer almış, 70.maddesinin 2.fıkrasında da; "Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilmez." kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde; Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartlar sayılmış, özel şartların düzenlendiği (B) bölümünün 2. bendinde; Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartların taşınması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun Ek 1. maddesinde; “Hâkim ve savcı adaylığına atanacaklar ile hâkimlik ve savcılık mesleğine kabul edilecekler ve hâkim ve savcı sınıfı dışında kalan adlî ve idarî yargıda çalıştırılacak tüm personel hakkında 26.10.1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre arşiv araştırması yapılır.” hükmü yer almaktadır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği`nin 6. maddesinde; atama için aranacak genel şartların yanında, atama yapılacak kadroların niteliğine göre aşağıdaki şartlar aranır hükmüne yer verildikten sonra maddenin 19. bendinde; "Adlî ve idarî yargıda görev yapmak üzere atanacak tüm personel hakkında yapılacak arşiv araştırması olumlu olmak" şartının gerektiği hükme bağlanmıştır. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir.”hükmüne, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “f)Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını,”, “g)Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteniğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini,” tanımlarına yer verilmiş, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar” başlıklı 11. maddesinde de; ”Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak: a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı. d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır.” kuralı yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının, … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca 30.03.2013-06.04.2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen sözleşmeli zabıt katipliği sınavında başarılı olduğu, Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 22.04.2013 tarihli ve 93 sayılı kararı ile sözleşmeli zabıt katibi olarak istihdam edilmesine karar verildiği, bu kararın onaylanmak için gönderildiği Personel Genel Müdürlüğü'nün 20.05.2013 tarihli ve 20705 sayılı işlemiyle, davacının … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:… K:…sayılı kararı ile … suçundan dolayı hüküm giydiğinden ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle anılan kararın uygun görülmeyerek iade edildiği, davacı tarafından 22.05.2013 tarihli dilekçeyle, hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.04.2013 tarihli ek kararı ile işlemiş olduğu eylemden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bahisle söz konusu işleme itiraz edildiği, 22.07.2013 tarihli ve 29862 sayılı işlemiyle davacının itirazının reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; zabıt katiplerinin, 2802 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 6/19. maddesi hükümlerine tabi oldukları ve anılan mevzuat uyarınca haklarında sadece "arşiv araştırması" yapılması gerektiği, arşiv araştırmasının da; Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nde tanımlandığı şekliyle; “Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanması” ile sınırlı olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bakılan olayda; davacının … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:… K:… sayılı kararı ile … suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, hakkında verilen hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. ve 6. maddelerine göre para cezasına çevrilerek ertelendiği, Mahkemenin 16.04.2013 tarihli ek kararıyla davacı hakkında verilen kararın para cezasına çevirme ve ertelemeye ilişkin hükmünün kaldırılarak, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren 231. maddesinde de sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın nitelik ve süresine göre belirlenen hallerde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği hükme bağlanmış, maddenin devamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için gerekli şartlar belirlenmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade ettiği Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinde açıkça belirtilmiş olup, buna göre sanığın suçluluğu sabit olmakla birlikte Kanunda öngörülen denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranılması ve öngörülen diğer koşulların varlığı halinde suç hiç işlenmemiş gibi kabul edileceği açıktır. Öte yandan, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesinin 1. beninde; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim, askerî hâkim, Cumhuriyet Başsavcılığı veya askerî savcılık tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda; hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı karşısında, sözleşmeli zabıt katipliği sınavında başarılı olan davacının, 2802 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 6/19. maddesi uyarınca davalı idarece yapılan arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahsedilemeyeceğinden, dava konusu arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle atamasının onaylanmamasına ilişkin işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 22/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olduğundan, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerekeceği görüşüyle, kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Güvenlik soruşturmasının olumsuz neticelendiği öne sürülerek ataması gerçekleştirilmeyen adayların açacağı idari davalarda, idarece dayanak gösterilen nedenin hukuken geçerli, somut ve teyit edilebilir nitelikte bulunması aranır. Soyut ve doğrulanamayan gerekçelerle tesis edilen atamama işlemleri hukuki denetime tabi tutulur. Danıştay 12. Dairesinin 2015/3186 Esas ve 2015/5513 Karar sayılı ilamı uyarınca, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan adayın arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı ileri sürülemez ve bu gerekçeyle zabıt kâtipliği atamasının yapılmaması hukuka aykırılık teşkil eder.

Atama, Görevden Alma ve Nakil Uyuşmazlıkları

İdarenin kamu görevlilerini atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisi mutlak ve sınırsız bir serbesti sağlamaz. Personelin görevden alınmasını gerektiren somut bir olumsuzluk ileri sürülmeden ya da hukuken geçerli bir neden gösterilmeden, yalnızca takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen görevden alma ve atama işlemleri hukuka uygun bulunmaz.

Kurumlar arası atama taleplerinde, geçilmek istenen kurum atamaya onay verse dahi memurun çalıştığı kurumun muvafakat vermemesi durumunda personelin mevcut kadrosunda hizmetine ihtiyaç bulunup bulunmadığı yargı denetimine tabi tutulur. Atama işleminin memurun geçirdiği bir soruşturma nedeniyle yapılması durumunda ise aynı soruşturma neticesinde memura ayrıca disiplin cezası uygulanıp uygulanmadığı ve tesis edilen atama işleminin ikinci bir ceza niteliği taşıyıp taşımadığı denetlenir.

Mevzuatta düzenlenen şartları taşımadığı halde idarece mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilen atama işlemlerinin idare tarafından her zaman geri alınabilmesi mümkündür. Buna karşılık, emeklilik istemi onaylanarak memuriyet statüsü sona eren bir personel hakkında, emeklilik onay tarihinden sonraki bir tarihte göreve son verme işlemi kurulamaz.

Disiplin Soruşturmaları ve Disiplin Cezalarına Karşı İptal Davaları

Devlet memurlarına uygulanabilecek temel disiplin cezaları 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma olarak düzenlenmiştir. Disiplin cezası verilmeden önce isnat edilen eylemi içerecek şekilde ilgili memura en az 7 gün süre tanınarak savunma hakkı verilmesi zorunludur. Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanmadan önce ise memura sözlü veya yazılı son savunma hakkı tanınması yasal bir zorunluluktur.

Disiplin soruşturmasını yürüten muhakkik disiplin amiri sıfatıyla ceza veremez; cezaya karşı yapılan itirazı karara bağlayacak disiplin kurulunda da üye olarak görev alamaz. Soruşturmayı yürüten makam ile ceza tesis eden makamın bu şekilde ayrılması disiplin hukukunun tarafsızlık ilkesinin gereğidir.

Cezanın memurun özlük dosyasından silinmesine ilişkin yasal süre içinde aynı fiilin tekerrür etmesi halinde memura bir derece ağır ceza verilebilir. Aynı derecede cezayı gerektiren ancak ayrı fiil veya haller nedeniyle uygulanan disiplin cezalarının üçüncü tatbikinde de bir derece ağır ceza tatbik edilir. Buna karşın geçmiş hizmetleri başarılı olan, olumlu sicili bulunan veya ödül belgesi alan kamu görevlileri için bir derece hafif ceza uygulanabilir.

Kamu görevlilerinin hizmet dışındaki özel yaşam alanına dair fiillerinin memur disiplin hukukunun alanına girebilmesi için idari düzeni bozan ve kamu hizmetinin gereği gibi sunulmasını olumsuz yönde etkileyen somut bir boyutunun bulunması şarttır. Bu niteliği taşımayan eylemler disiplin yaptırımına dayanak yapılamaz.

Disiplin cezalarına karşı memur tarafından doğrudan doğruya dava açılabileceği gibi dava açılmadan önce 7 gün içinde ilgili makama itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz başvurusunun yapılması halinde ilgili kurumun 30 gün içinde bu itirazı karara bağlaması gerekir. Ayrıca disiplin cezalarına karşı dava açma süresi içinde üst makama yapılan itiraz dava süresini durdurur; bu başvuruya idarece 60 gün içinde olumsuz yanıt verilmesi veya 60 gün boyunca cevap verilmeyerek talebin zımnen reddedilmesi halinde idare mahkemesinde yürütme durdurma istemli iptal davası açılabilir.

Memurların Parasal Hakları, Hatalı Ödemeler ve Tazminat Davaları

6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında, bir yerden başka bir yere naklen tayin olan memura ve ailesine yol, yevmiye ve taşınma masraflarını karşılamak üzere sürekli görev yolluğu ödenir. Memurun nakil nedeniyle hak kazandığı bu yolluğun ödenmemesi veya eksik ödenmesi idari yargı denetimine tabidir.

İdarenin kamu görevlisine yaptığı hatalı veya yersiz ödemelerin geri istenmesinde memurun hilesi veya idarenin açık hatası ölçütü dikkate alınır. Hile veya açık hata tespit edilmediği sürece idare ancak son 60 gün içinde yapılan hatalı ödemeleri ilgilisinden geri talep edebilir; bu süreyi aşan ödemelerin tahsili mümkün değildir. Memurun hilesi veya idarenin açık hatası bulunması durumunda ise bu davalar reddedilmektedir.

İdari bir işlem veya eylem neticesinde uğranılan maddi zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarında yasal faiz uygulanır. Bu davalarda hükmedilecek yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye önceden bir başvuru yapılmışsa başvuru tarihi, idareye yapılmış bir başvuru bulunmuyorsa davanın açıldığı tarih esas alınır.

Disiplin cezasına karşı idari itiraz süresi ne kadardır?

Disiplin cezasına karşı dava açılmadan önce 7 gün içinde yetkili makama itiraz edilebilir; itiraz merciinin bu başvuruyu 30 gün içinde karara bağlaması gerekir. Ayrıca dava açma süresi içinde üst makama başvurulması halinde 60 gün içinde cevap verilmezse veya ret kararı verilirse iptal davası açılabilir.

Memura disiplin cezası verilmeden önce savunma süresi kaç gündür?

Disiplin cezası verilmeden önce ilgili memura isnat edilen eylem açıkça belirtilerek en az 7 gün süre tanınmak suretiyle savunma hakkı verilmesi zorunludur.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası öncesinde son savunma zorunlu mudur?

Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmeden önce ilgili kamu görevlisine sözlü veya yazılı son savunma hakkı tanınması kanuni bir zorunluluktur.

İdare memurdan hatalı ödenen maaş ve ödenekleri geriye dönük ne kadar süreyle isteyebilir?

Memurun hilesi veya idarenin açık hatası bulunmadığı takdirde, idare ancak son 60 gün içinde yapılan hatalı ödemeleri geri isteyebilir.

HAGB kararı zabıt kâtipliği atamasında arşiv araştırmasını olumsuz etkiler mi?

Danıştay 12. Dairesinin 2015/3186 Esas ve 2015/5513 Karar sayılı kararı uyarınca, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı bulunan adayın arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı kabul edilemez ve bu gerekçeyle atamanın reddi hukuka aykırıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu