KHK ile Memuriyetten İhraç Kararlarına Karşı Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
KHK ile Memuriyetten İhraç Kararlarına Karşı Yargı Yolu

Kanun Hükmünde Kararname hükümleri veya bu kapsamda tesis edilen işlemlerle kamu görevinden çıkarılan memurlar bakımından hukuki başvuru yolları; idari yargı denetimi, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuru mekanizmaları çerçevesinde şekillenmektedir. Olağanüstü hal rejiminde kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemlerde, işlemin KHK eki listede yer alması veya idari kurul kararına dayanması mahkemelerin görev ve kabule ilişkin yaklaşımında belirleyici olabilmektedir.

Olağanüstü Hal İlanı ve Temel Hakların Korunması

Olağanüstü hal; doğal afet, tehlikeli salgın hastalık veya ekonomik bunalım hallerinin ortaya çıkması durumunda Anayasa'nın 119. maddesi kapsamında, yaygın şiddet hareketlerinin meydana gelmesi durumunda ise Anayasa'nın 120. maddesi uyarınca ilan edilebilmektedir. Bu çerçevede olağanüstü hal, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından ülkenin bir veya birden fazla bölgesinde ya da tamamında süresi altı ayı geçmemek üzere ilan edilir.

Olağanüstü hal rejiminin yürürlüğe konulması devlete belirli yetkiler sağlasa da bireylerin çekirdek hak alanı Anayasa güvencesi altındadır. Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca olağanüstü hallerde dahi kişinin yaşam hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne müdahale edilemez; hiç kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz veya bunlardan dolayı suçlanamaz. Benzer şekilde suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği kuralı ile suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağına ilişkin masumiyet karinesi dokunulmaz niteliktedir.

Uluslararası hukuk boyutunda ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 15. maddesi, sözleşmenin taraf devletlerce kısmen ya da tümüyle askıya alınması durumunda dahi belirli haklara dokunulamayacağını düzenler. Bu çerçevede Sözleşme'nin 2. maddesinde yer alan yaşam hakkı, 3. maddesindeki işkence yasağı, 4. maddesinin birinci fıkrasındaki kölelik ve zorla çalıştırma yasağı ile 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi hiçbir istisnaya tabi tutulamaz. Sözleşme'nin 7. maddesi gereğince, işlendiği zaman yürürlükteki ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı kimse suçlanamayacağı gibi, fiilin işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza da verilemez.

Olağanüstü Hal KHK Düzenlemelerinin Anayasal Yargı Denetimi

Olağanüstü hal döneminde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan kanun hükmünde kararnameler kanun düzeyinde hüküm doğursa da Anayasa'nın 148. maddesinde bu kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu anayasal kural, olağan dönem kanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak olağanüstü hal KHK düzenlemelerinin anayasallık denetimini sınırlandırmaktadır.

Anayasa Mahkemesi kararlarında; Anayasa'nın 90, 125 ve 159. maddelerinde Anayasa Mahkemesinin yapacağı denetime belirli istisnalar getirildiği, 148. maddede ise olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin esas ve şekil bakımından Mahkemenin denetimine tabi olmadığının düzenlendiği belirtilmiştir. Yüksek Mahkeme bu gerekçeyle olağanüstü hal KHK hükümlerinin iptali istemiyle açılan başvuruları denetim yetkisi bulunmadığı sonucuna vararak reddetmiştir.

Kamu Görevinden Çıkarılma İşlemlerine Karşı İdari Yargı Yolu

KHK hükümleri uyarınca kamu görevine son verilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda idari yargı yerlerinin görev ve inceleme usulü işlemin niteliğine göre ayrışmaktadır. KHK düzenlemesiyle yetkilendirilen HSYK gibi idari kurulların kararıyla meslekten çıkarma tesis edilmesi durumunda Danıştay, verilen kararın klasik bir disiplin suçu karşılığı uygulanan ve yargı denetimine tabi olan bir disiplin cezası niteliğinde bulunmadığını, olağanüstü tedbir mahiyeti taşıdığını değerlendirmiştir. Bu kapsamda Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde genel görevli idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ve dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Buna karşılık kamu görevlilerinin idari bir kurul kararı bulunmaksızın KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarıldığı durumlarda idare mahkemesi kararlarında farklı bir usuli değerlendirme yapılmıştır. Bu kararlarda, kamu görevinden çıkarmanın kanun niteliğindeki KHK hükmüyle gerçekleştirildiği, bu nedenle ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

Bireysel Başvuru ve Uluslararası Yargı Süreçleri

Kamu görevinden çıkarma ve bu kapsamdaki ceza yargılamalarında yaşanan hak ihlallerine karşı bireysel başvuru mekanizmaları işletilebilmektedir. Ceza yargılamasındaki hak ihlalleri bakımından, ihlalin doğduğu andan itibaren gerekli itiraz ve yargı yolları tüketildikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmalıdır. Anayasa Mahkemesinden olumlu bir sonuç alınamaması halinde ise dört ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru imkanı bulunmaktadır.

Uluslararası yargı içtihadında kişi özgürlüğü ve kötü muamele yasağına ilişkin güvenceler olağanüstü tedbirlerde dahi korunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, gerekçesi ve haklılığı açıklanamayan 18 günlük gözaltı süresinin keyfi olduğu vurgulanarak Sözleşme'nin 3. maddesinde yer alan işkence ve kötü muamele yasağı ile 5. maddesinde teminat altına alınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği kabul edilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar Anayasa Mahkemesinde iptal davası açabilir mi?

Anayasa'nın 148. maddesi uyarınca olağanüstü hal KHK'lerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamaz; Mahkeme bu yöndeki iptal taleplerini denetim yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddetmektedir.

Olağanüstü hal döneminde dahi dokunulamayacak temel haklar nelerdir?

Anayasa'nın 15. maddesi ve AİHS'in 15. maddesi uyarınca; kişinin yaşam hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne, işkence yasağına, kölelik ve zorla çalıştırma yasağına dokunulamaz; kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, suç ve cezalar geçmişe yürütülemez ve masumiyet karinesi ihlal edilemez.

667 sayılı KHK kapsamında HSYK tarafından meslekten çıkarılanlar Danıştay'da dava açabilir mi?

667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca HSYK Genel Kurulunca verilen meslekten çıkarma kararına karşı açılan davada Danıştay 5. Dairesi, kararın disiplin cezası niteliğinde olmayıp olağanüstü tedbir niteliğinde bulunması nedeniyle Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla görevli olmadığını belirterek davayı görev yönünden reddetmiş ve dosyayı Ankara İdare Mahkemesine göndermiştir.

Ceza yargılamasındaki hak ihlallerinde Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuru süreleri nasıldır?

Ceza yargılamasında yaşanan hak ihlalleri ile ilgili olarak gerekli itiraz ve yargı yolları tüketildikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmalı, buradan olumlu sonuç alınamaması durumunda ise dört ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu