Disiplin Soruşturmasının Başlatılması ve Muhakkik Görevlendirilmesi
Devlet memurları hakkında disiplin soruşturması, memurun disipline aykırı fiilinin öğrenilmesi üzerine yetkili disiplin amiri tarafından bizzat veya görevlendirilecek bir soruşturmacı (muhakkik) aracılığıyla başlatılır. Usulüne uygun bir soruşturma emri ya da soruşturma izni bulunmaksızın yürütülen işlemler hukuken geçerli bir disiplin soruşturması niteliği taşımaz ve hukuka aykırılık oluşturur. Disiplin amirinin soruşturma onayında hakkında soruşturma açılan personeli ismen belirtmesi ve soruşturma konusunu somutlaştırması zorunludur; isnat edilen fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesindeki disiplin cezası bentlerinden hangisinin kapsamına girdiği ise soruşturma emri aşamasında amirce peşinen nitelendirilmemelidir.
Soruşturmayı yürütecek muhakkikin hukuk devleti ve tarafsızlık ilkeleri gereğince, hakkında soruşturma yürütülen memur ile en az aynı unvanda ya da daha üst bir makamda bulunması şarttır. Kendisinden alt rütbedeki bir personelin yürüttüğü incelemeye ve tanzim ettiği rapora dayanılarak memura disiplin cezası verilmesi işlemi usul yönünden iptale tabi kılar. Ayrıca disiplin amirlerince usulüne uygun bir soruşturmacı görevlendirilmeden ve bağımsız bir soruşturma yürütülmeden doğrudan memurun savunması alınarak aylıktan kesme veya benzeri bir disiplin cezasının tesis edilmesi Danıştay kararları uyarınca hukuka aykırıdır.
Danıştay 8. Daire, E. 1996/1793, K. 1997/1778Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E. 1987/2100, K. 1989/2239Kaynağı aç
Delillerin Toplanması ve Soruşturma Raporunun Tanzimi
Disiplin soruşturmasını yürüten muhakkik, isnat edilen eylemin aydınlatılması amacıyla yalnızca memurun aleyhine olan hususları değil, lehine olan tüm hukuka uygun delilleri de toplamak ve soruşturma raporunda değerlendirmekle yükümlüdür. Olayın aydınlatılmasında kritik öneme sahip tanıkların dinlenmemesi ya da kamera kaydı gibi somut delillerin toplanıp incelenmemesi, soruşturmanın eksik inceleme gerekçesiyle sakatlanmasına yol açar.
Disiplin soruşturmasında delilleri toplayan soruşturmacı ile bu delilleri hukuken değerlendirerek ceza takdir edecek yetkili makam veya kurul üyelerinin ayrı kişiler olması zorunludur. Dolayısıyla soruşturmayı muhakkik sıfatıyla yürüten kişinin karar verici disiplin kurulunda yer alması hukuka aykırılık oluşturur. Muhakkik tarafından tanzim edilen soruşturma raporu teklif niteliğinde olup disiplin amirini bağlamaz. Disiplin amiri rapordaki teklifi kabul edebileceği gibi, eylemin başka bir cezayı gerektirdiğine ya da ceza verilmesine yer olmadığına hükmedebilir; fakat amir muhakkikin teklif ettiğinden daha ağır bir ceza tesis etmek istediğinde süreci yetkili kurul üzerinden yürütmek zorundadır.
Savunma Hakkı ve Soruşturma Dosyasını İnceleme Yetkisi
657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Muhakkik tüm delilleri topladıktan sonra ilgiliye isnat edilen fiilleri açıkça bildirir ve savunmasını talep eder. Memura savunmasını hazırlayabilmesi için en az yedi gün süre tanınması kanuni bir zorunluluktur. Disiplin soruşturması sürecinde memur veya vekili, savunma hazırlığı yapabilmek adına soruşturma dosyasındaki tutanakları, tanık beyanlarını ve iddiaları içeren belgeleri inceleme hakkına sahiptir; bu inceleme imkânının kısıtlanması savunma hakkının engellenmesi niteliğini taşır.
Disiplin Cezalarında Kıyas, Fikri İçtima, Haksız Tahrik ve Alt Derece Cezası
657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde sayılan disiplin cezası gerektiren fiiller sınırlı sayıda olmayıp örnek kabilindendir; kanunda açıkça yer almayan ancak nitelik ve ağırlık itibarıyla benzerlik taşıyan eylemlere de aynı tür disiplin cezası verilir. Memur tarafından gerçekleştirilen tek bir eylemin birden fazla disiplin cezasını gerektirmesi halinde memura bu cezalardan en ağırı tatbik edilir. Fiilin karşı taraftan kaynaklanan haksız bir eylem neticesinde gerçekleştirilmesi durumunda ise haksız tahrik hali ceza tayininde göz önüne alınır. Soruşturma sürerken ya da ceza kesinleşmeden önce disiplin mevzuatında lehe bir değişiklik yapılması durumunda ise memur lehine olan kural tatbik edilir.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan veya ödül ya da başarı belgesi bulunan memurlar hakkında 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdir yetkisi kullanılarak bir derece hafif olan ceza uygulanabilir. Ancak soruşturmacı tarafından teklif edilen asıl disiplin cezası kademe ilerlemesinin durdurulması gibi yetkisi Disiplin Kuruluna ait bir ceza ise, iyi hal değerlendirmesi yapılarak alt ceza olarak aylıktan kesme uygulanacak olsa dahi karar yetkisi yine Disiplin Kuruluna aittir; disiplin amirinin bu cezayı kendiliğinden vermesi işlemi yetki yönünden sakatlar ve iptale yol açar.
Tekerrür Hükümleri ve Cezaların Özlük Dosyasından Silinmesi
657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin, cezaların özlük dosyasından çıkarılmasına ilişkin yasal süre içinde tekrar işlenmesi halinde memura bir derece ağır ceza verilir; aynı derecede cezayı gerektiren farklı fiillerin üçüncü defa işlenmesi halinde de yine bir derece ağır ceza uygulanır.
657 sayılı Kanun'un 133. maddesi uyarınca uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 yıl, diğer disiplin cezalarının uygulanmasından ise 10 yıl geçtikten sonra memur atamaya yetkili amire başvuruda bulunarak verilmiş olan cezanın özlük dosyasından silinmesini talep edebilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından silinmesinde ayrıca yetkili disiplin kurulunun mütalaasının alınması aranır.
Disiplin Soruşturması ile Ceza Yargılamasının Birlikte Yürütülmesi
Memurun disiplin soruşturmasına konu eylemi hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında kovuşturma başlatılmış olması, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi gereğince disiplin kovuşturmasını engellemez ve geciktirmez. Memurun ceza kanununa göre mahkûm olup olmaması kural olarak disiplin cezası uygulanmasına mani teşkil etmez. Buna karşılık, yapılan ceza yargılaması sonucunda suçun fail tarafından işlenmediği, yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle veya meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin mevcudiyeti dolayısıyla verilmiş kesinleşmiş beraat kararları bulunması halinde ilgili memur hakkında disiplin cezası verilemez.
Zamanaşımı Süreleri ve Görevden Uzaklaştırma Tedbiri
Disiplin amirleri disipline aykırı davranışları öğrendikleri tarihten itibaren kanuni sürelerde disiplin soruşturmasını başlatmakla yükümlüdür. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde verilmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren başlayan 1 aylık veya 6 aylık soruşturma açma zamanaşımı süreleri geçirildiği takdirde ceza verme yetkisi düşer. 6413 sayılı Kanun kapsamında ise disiplinsizliğin amirce öğrenilmesinden itibaren 1 ay ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse disiplin amirinin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar; inceleme ve araştırmanın 1 ay içinde başlatılması ve 6 ayı geçmemesi şarttır.
Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası olmayıp soruşturmanın selameti veya kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde memurun görevi başında kalmasında sakınca görülmesi durumunda başvurulan bir ihtiyati tedbirdir. Soruşturma sonucunda memura ceza verilmemesi veya memuriyet göreviyle ilgisi bulunmayan bir ceza verilmesi durumunda bu ihtiyati tedbirin derhal kaldırılması zorunludur.
Disiplin Cezalarına İtiraz ve İdare Mahkemesinde İptal Davası
Disiplin amirlerince tesis edilen disiplin cezalarına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili disiplin kuruluna itiraz yoluna başvurulabilir. Yetkili itiraz mercileri itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde karar vermek zorundadır. Disiplin amirinin uyarma ve kınama cezalarına yapılan itirazları 30 gün içinde sonuçlandırma yükümlülüğü mevcuttur. İtiraz edilmeyen veya itirazı reddedilen kararlara karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava, disiplin cezasını veren memurun çalıştığı kurumun bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır; idari yargıda yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir.
İdari Yargıda Yürütmenin Durdurulması Şartları ve Usulü
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari yargıda dava açılmış olması dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İdare mahkemesince yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa davalı idarenin savunması alınmaksızın da istem reddedilebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerin yürütülmesi ise idarenin savunması alınmadan da durdurulabilir; ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeler uygulanmakla etkisi tükenecek işlem sayılmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması durumunda telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu açıkça gösterilmelidir; sadece kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir; idareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden ise teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda savunma ve cevap süreleri kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir ve karara bağlanır; bu kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kabule veya redde dair kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren 7 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler dosyanın kendisine gelişinden itibaren 7 gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen bu kararlar kesindir.
Disiplin soruşturmasında memura tanınan yasal savunma süresi ne kadardır?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca savunma alınmadan disiplin cezası verilemez ve memura suçlamaları karşılayacak savunmasını hazırlaması için en az 7 gün süre tanınması zorunludur.
Soruşturmacı atanmadan amirce doğrudan savunma alınarak disiplin cezası verilebilir mi?
Disiplin amirince usulüne uygun bir muhakkik atanmaksızın ve bağımsız bir soruşturma süreci yürütülmeksizin yalnızca doğrudan savunma alınarak disiplin cezası tesis edilmesi hukuka aykırıdır.
Disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi kaç gündür?
Disiplin amirlerince verilen cezalara karşı 7 gün içinde yetkili kurula itiraz edilebilir; itiraz edilmeyen veya itirazı reddedilen cezalara karşı ise kesinleşme tebliğinden itibaren 60 gün içinde kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde iptal davası açılır.
Ceza davasında verilen beraat kararı disiplin soruşturmasını nasıl etkiler?
Ceza kovuşturması kural olarak disiplin sürecini durdurmaz; ancak ceza mahkemesinde fiilin sanık tarafından işlenmediği, unsurlarının oluşmadığı veya meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmişse disiplin cezası uygulanamaz.
Disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi ne zaman talep edilebilir?
657 sayılı Kanun'un 133. maddesi gereğince uyarma ve kınama cezalarında 5 yıl, diğer cezalarda ise 10 yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurularak silinme talep edilebilir; kademe durdurulmasında disiplin kurulu mütalaası şarttır.
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara karşı nasıl itiraz edilir?
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kabul veya ret kararlarına karşı tebliği izleyen günden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir; mercinin 7 gün içinde vereceği karar kesindir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

