Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkının Kısıtlanması

by Avukat Erdal Ersoy
Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkının Kısıtlanması

Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkının Kapsamı ve Anayasal Dayanağı

Disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması, kamu görevlisinin isnat edilen fiile karşı delillerini sunma, iddialara yanıt verme ve kendisini ifade etme imkanının idarece engellenmesidir. Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası uygulanamaz. Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen tüm idari işlemler usul yönünden hukuka aykırı olup yargı mercilerince iptal edilir. Geçici köy korucuları dahil olmak üzere kamu görevi ifa eden tüm personel hakkında savunma alınmadan disiplin fiilleri sebebiyle görevine son verilemez.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/2105, K. 2025/3309Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2105 E.  ,  2025/3309 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2105 Karar No : 2025/3309 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde … olarak görev yapan davacı; Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö maddesinde yer alan "Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek" fiili uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacının; geliri ile uyumlu olmayacak şekilde para, taşınmaz ve emtia trafiğinin söz konusu olduğu ve bu hususları doğrulayacak nitelikteki tanık ifadelerinin tamamında tutarlılık bulunduğu belirlendiğinden, geliri ile uyumlu olmayacak şekildeki yaşamı ve aşırı harcamalarının bulunması ve bunun kaynağının açıklanamamış olması karşısında, isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kendisine isnat edilen fiillerle ilgili soruşturma ve ceza verme zaman aşımı süresinin dolduğu; savunma hakkının ihlal edildiği; hakkındaki iddiaların soyut olduğu; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idareler tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı gibi, dilekçede ileri sürülen hususlar 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplere uymadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde … olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının, "Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek" fiili uyarınca, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Savunma Hakkı" başlıklı 31. maddesinde; "(1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. (4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları bakımından memurlara, 7 günden az olmamak üzere tanınan savunma hakkı; memuriyetten çıkarma ve meslekten çıkarma cezaları açısından, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapmaya kadar, daha geniş bir şekilde tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, disiplin cezası bakımından, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma ve meslekten çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını, memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür. Anayasa'nın 129; 657 sayılı Kanun'un 129 ve 130 ile 7068 sayılı Kanun'un 31. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurlarının veya diğer kamu görevlilerinin, görevlerine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin; hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; disiplin kurulunca, hakkında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye, son savunma hakkı tanınması ve ilgilinin, disiplin kurulunda sözlü savunma yapma talebinde bulunması durumunda, kendisine sözlü olarak savunma hakkı verilmesi gereklidir. Uyuşmazlık konusu olayda; davacı hakkındaki soruşturma işlemlerinin tamamlamasına müteakip, 15/03/2019 tarihinde tebliğ edilen yazı ile davacının, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında hazırlanan ücret tarifesine göre, ilk 10 sayfa ücretsiz olmak üzere, ekleriyle birlikte toplam 640 sayfa karşılığı 962,78 TL yatırdığına dair banka dekontuyla birlikte müracaatı halinde, soruşturma raporunun teslim edileceği belirtilerek, son savunmasının istenildiği ve savunma yapması için davacıya 7 gün süre verildiği; davacının, sözlü savunma yapma isteminde bulunduğu; disiplin soruşturmasına ilişkin görüşmenin, 28/03/2019 tarihinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunda yapılacağının, 20/03/2019 tarihinde, davacıya tebliğ edildiği; davacı vekilinin 22/03/2019 günlü dilekçesiyle soruşturma dosyasına ilişkin bilgi ve belgelerin tamamının davacıya tebliğ edilmediği; ayrıca, soruşturma aşamasında, müvekkilinin ifadesinin alınmadığı, sağlık problemleri nedeniyle 20/03/2019 ile 29/03/2019 tarihleri arasında raporlu olduğu, hastalık raporunda belirtilen sürenin bitiminden itibaren tanınacak süre içerisinde savunmasını ibraz edebileceği belirtilerek, ek süre talebinde bulunulduğu; davacı vekiline, 25/03/2019 tarihinde tebliğ edilen yazı ekinde, disiplin soruşturma raporunun bir örneğinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının talebinin, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen bilgi edinme hakkını aşan ve bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayan, savunma hakkı kapsamında olduğu, savunma hakkının tam manasıyla kullanılabilmesinin, ancak tüm dosya kapsamının bilinmesiyle mümkün olabileceği dikkate alındığında, kabul edilebilir mazereti olan ve bunu belgeleyen davacıya, soruşturma raporunun tamamının incelenmesi ve sözlü savunma hakkının kullanılabilmesi için, makul bir süre verilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4236, K. 2022/2029Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4236 E.  ,  2022/2029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4236 Karar No : 2022/2029 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak İli, İdil İlçesi, …Köyünde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17. maddesi ç/9 bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; bakılan davada; davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde, 16/02/2016 tarihinden itibaren icra edilen operasyon çerçevesinde operasyonel birlikler ile birlikte belirlenen tecrit noktalarında görevlendirilmek üzere göreve çağrıldığı halde ve yapılan tüm ikazlara rağmen göreve gelmediğinin tespit edildiği, savunmasının alındığı ve savunmasının yetersiz görüldüğü ifadesine yer verilerek görevden çıkarıldığı belirtilmiş ise de, davacının usulüne uygun olarak savunmasının istendiği ve makul bir savunma süresi tanındığına ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulamadığı, bu durumda; disiplin hukuku ilkelerine uygun olarak hazırlanmış savunma istem yazısının davacıya tebliğ edilip savunma hakkının kullanılmasının sağlanması ya da öngörülen usulle verilen sürenin geçmesinin beklenmesi gerekirken, bu durum gözetilmeksizin, 16/02/2016 günü saat 20:00 itibariyle görevlendirilen davacının, tebliğ edilen göreve gelmeme eylemi tamamlanmaksızın 16/02/2016 günü saat 12:30'da alınan ifadesiyle yetinilerek, yasal mevzuat ile teminat altına alınan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan; hukuki sonuç doğuracak niteliği haiz idari işlemlerde, iradenin dışa yansımasının göstergesi olan "imza" geçerlilik şartı olduğu; dava dosyasına sunulan ve "aslının fotokopisidir" şerhi bulunan, davacının görevden çıkarılmasına ilişkin işlemde, teklif ve uygun görüş imzaları yer almasına rağmen, dava konusu işlemin anılan disiplin cezasını vermeye yetkili makam olan "Vali" tarafından imzalanmadığı gibi elektronik imzalı olduğuna ilişkin bir kayda da yer verilmediği, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; davacının Şırnak İli, İdil İlçesi, …Köyünde BTÖ mensuplarına karşı düzenlenen operasyonlara katılmak üzere 16/02/2016 tarihinde görevlendirildiği halde operasyona katılmayacağını bildirdiği ve kendisine zimmetle teslim edilen silah ve mühimmatı da karakola getirerek teslim ettiği, davacının operasyona katılmamasına ilişkin ifadesinin alındığı, ifadesi alınırken disiplin suçunu oluşturan eyleminin açık bir şekilde belirtildiği, davacının ifadesinde göreve gitmek istemediğini, bu sebeple kendisine teslim edilen silah ve mühimmatı karakola getirerek bıraktığını, bu konuyla ilgili ekleyeceği başka bir hususun bulunmadığını beyan ettiği, ifadesinde açıkça göreve gitmek istemediğini ve ekleyeceği başka bir hususun bulunmadığını beyan eden davacının ayrıca savunmasının alınmamış olmasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı sonucuna ulaşıldığından, sübuta eren kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak fiili sebebiyle davacının görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, …İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının kanuna aykırı olduğu, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 18. maddesinde savunma alınmadan disiplin yaptırımı uygulanamayacağı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce müvekkilinin savunmasının alınmadığı, bilgi alma tutanağının savunma yerine kabul edilemeyeceği, böyle bir kabulün Anayasa'ya aykırı olduğu, müvekkili hakkında usulüne uygun soruşturma başlatılmadığı ve savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; geçici köy korucusu olan davacının, göreve katılmadığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ç 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve" son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:" hükmü, aynı maddenin 9. bendinde; 'Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek,' hükmü, "Disiplin cezası vermeye yetkili amirler" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; 'Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.' hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; geçici köy korucularının disiplin fiilleri sebebiyle görevine son verilebilmesi için savunmalarının alınması gerektiği açıktır. Bu itibarla; davacının anılan fiili sebebiyle görevine son verildiği, ancak hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının nedeni eylem ya da davranışın da belirtilerek davacının savunmasının alınmadığı, görev tebliğine ilişkin tutanak ile göreve katılmayacağına ilişkin beyanın yer aldığı tutanak tarihi ile aynı gün verilen bilgi alma tutanağı başlıklı ifade tutanağının savunma olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olup; davacının işlemden önce Anayasa ve ilgili Yönetmelik gereği teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan; idari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, dava konusu işlemde olduğu üzere savunma hakkı gibi usulü bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeniden işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeniden işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, dava konusu işlemin savunma hakkı kısıtlanarak tesis edildiği gerekçesiyle iptal edilmesi, parasal haklara yönelik isteme ilişkin olarak ise karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı tarafın temyiz isteminin kabulüne, 2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

Savunma hakkının anayasal temellerinden bir diğeri Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınmıştır. Bu ilke gereğince kamu görevlisi kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaz; soruşturma sürecinde ilgiliden bu hakkı zedeleyecek yöntemlerle ifade talep edilemez.

Savunma Süresi, Hesaplanması ve Sürenin Makullüğü

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca kamu görevlisine disiplin cezası verilebilmesi için en az 7 gün savunma süresi tanınması kanuni bir zorunluluktur. Bu süre, usulüne uygun hazırlanan savunma istem yazısının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kanuni alt sınırın altında bir süre belirlenerek veya hiç süre verilmeksizin alınan savunmalar hukuken geçersizdir.

Kanunda gösterilen asgari süre mutlak bir tavan değil, taban sınırdır. Çok sayıda belgenin incelenmesini gerektiren, kapsamlı ve karmaşık dosyalarda yalnızca 7 günlük süre verilmesi şeklen mevzuata uygun görünse dahi savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilir; bu dosyalarda sürenin savunmanın kapsamına uygun ve makul olması gerekir. Ayrıca ilgili kamu görevlisinin hastalık veya kaza gibi mücbir sebepler dolayısıyla süresi içinde savunma yapamaması durumunda idarenin bu mazereti gözetmesi zorunludur.

Disiplin hukukundaki süreler takvim günü esasına göre hesaplanır. Belirlenen sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, savunma süresi tatili takip eden ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar kendiliğinden uzar.

İsnadın Somutlaştırılması ve Soruşturma Dosyasını İnceleme Hakkı

Savunma istem yazısında kamu görevlisine isnat edilen fiilin yer, zaman ve oluş biçimi somut olarak açıklanmalı, ilgili kişi hangi eylem nedeniyle soruşturulduğunu tereddütsüz şekilde anlayabilmelidir. İstem yazısında disiplin mevzuatındaki ceza maddesi belirtilmiş olsa bile isnat edilen fiilin somut maddi vakıaları açıklanmamışsa işlem hukuka aykırı hale gelir. Disiplin soruşturmasının gerekçesi olan eylem belirtilmeksizin düzenlenen ve olay günü alınan bilgi alma tutanağı niteliğindeki beyanlar da usulüne uygun bir savunma yerine geçmez.

Hakkında disiplin soruşturması yürütülen her kamu görevlisi, kendisi hakkında oluşturulan soruşturma evrakını ve delil niteliğindeki belgelerin suretlerini inceleme hakkına sahiptir. Bu inceleme hakkı, iddiaları öğrenmek ve aleyhteki delilleri çürütebilmek için vazgeçilmez bir güvencedir. İdare, dosyanın gizli olduğu gerekçesini ileri sürerek ilgilinin veya vekilinin evrakı incelemesini engelleyemez. Savunma istem yazısının ekinde soruşturma raporunun veya dayanak delillerin sunulmaması idari yargıda işlemi sakatlayan temel usul eksikliklerindendir.

Soruşturmayı yürüten muhakkik, ilgilinin aleyhine olan hususların yanında lehine olan tüm bilgi ve delilleri de toplamakla yükümlüdür. Kamu görevlisinin lehine olan delillerin dosyaya dahil edilmemesi veya bunların incelenmesine imkan verilmemesi savunma hakkının ihlalini oluşturur.

Muhakkikin Tarafsızlığı ve Şekil Koşulları

Disiplin amiri ile soruşturulan kamu görevlisi arasında kişisel husumet bulunması ya da muhakkikin bizzat olayın tarafı olması durumunda yürütülen süreç tarafsızlığını kaybeder ve savunma hakkı sakatlanır. Soruşturma için görevlendirilen muhakkikin, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin hiyerarşik olarak üstü veya en azından eşiti konumunda bulunması şarttır.

Disiplin sürecinde savunma isteminin ve verilen savunmanın yazılı yapılması esastır. İlgilinin imzasını taşımayan veya içeriği tutanağa eksiksiz yansıtılmayan sözlü beyanlar savunma hakkının kullanıldığı biçiminde kabul edilemez.

Meslekten Çıkarma ve Özel Kanuni Güvenceler

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun'un 31. maddesi uyarınca disiplin kurulları ve disiplin amirleri ilgiliden savunma almadan ceza veremez; savunma isteminde tanınan süre 7 günden az olamaz ve süresi içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Kanun kapsamında soruşturulan personel, savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme yetkisine sahiptir. Meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenmesi halinde ise ilgiliye evrakı inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat veya vekili aracılığıyla savunma yapma imkanı açıkça tanınmıştır.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 31Kaynağı aç
MADDE 31- (1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. (4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Yargı denetimi

Danıştay 2. Dairesinin 2022/2105 Esas ve 2025/3309 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kamu görevlilerinin meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılması sonucunu doğuran ağır disiplin cezalarında; yetkili makamlarca ilgilinin iddiaları, delilleri, isnadın hukuki nitelendirmesini ve teklif edilen cezayı öğrenmesi sağlanarak savunma imkanı tanınması hukuken zorunludur. Disiplin kurulunca hakkında meslekten çıkarma teklif edilen personele son savunma hakkı verilmeli ve ilgilinin sözlü savunma talep etmesi durumunda disiplin kurulu huzurunda sözlü savunma yapmasına izin verilmelidir.

Yargısal Denetim, Yürütmenin Durdurulması ve İptal Kararının Sonuçları

Savunma hakkı engellenerek tesis edilen disiplin cezaları idari yargı mercilerince usul yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilir. İdarenin kanuna uygun süre tanımadığı durumlarda, ilgili kamu görevlisi hiç savunma yapmamış olsa dahi ceza iptal yaptırımına tabidir; zira ilgilinin savunma vermemesi idarenin yasal güvencelere uygun süre verme mecburiyetini ortadan kaldırmaz.

Disiplin cezalarına karşı iptal davası açma süresi, cezanın kesinleşmesinden veya zorunlu itiraz mercileri varsa bu yolların tüketilmesinden itibaren 60 gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Yetkili yargı yeri, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince mahkeme soruşturma dosyasının tamamını idareden getirtir; savunma istemindeki usulsüzlükleri ve kanuni sürenin eksik kullandırılmasını kendiliğinden resen inceler. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Savunma hakkının kısıtlanması açıkça hukuka aykırılık koşulunu sağlayan temel iptal gerekçelerindendir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Disiplin hukuku genel adli yargılamadan özerktir; bu nedenle ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesi disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir. Tesis edilen disiplin cezası idari itiraz ve yargı denetimi safhaları kesinleşmeden personelin özlük dosyasına işlenmemelidir; işlenmiş olsa bile iptal kararı neticesinde sicilden silinmesi zorunludur.

İdari yargılama hukukunda iptal kararları kural olarak geriye yürür ve işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırır. Danıştay 8. Dairesinin 2019/5394 Esas ve 2022/2028 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hukuka aykırı işlem sebebiyle uğranılan özlük ve parasal kayıpların karşılanması esastır. Buna karşılık Danıştay 8. Dairesinin 2019/4236 Esas ve 2022/2029 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, cezanın yalnızca savunma hakkının kullandırılmaması gibi usuli bir eksiklikten ötürü iptal edilmesi doğrudan göreve başlatılma ve idarece yeni bir işlem tesis edilmeden parasal hakların ödenmesi sonucunu doğurmaz. İdare usulüne uygun savunma alarak personel hakkında yeniden işlem tesis edebilir.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/5394, K. 2022/2028Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5394 E.  ,  2022/2028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/5394 Karar No : 2022/2028 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak İli, İdil İlçesi, …Köyünde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17. maddesi ç/9 bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; bakılan davada; davacının 25/03/2016 tarihli Valilik Olur'u ile görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde, 16/02/2016 tarihinden itibaren icra edilen operasyon çerçevesinde operasyonel birliklerle birlikte belirlenen tecrit noktalarında görevlendirilmek üzere göreve çağrıldığı halde ve yapılan tüm ikazlara rağmen göreve gelmediğinin tespit edildiği, savunmasının alındığı ve savunmasının yetersiz görüldüğü ifadesine yer verilerek görevden çıkarıldığı belirtilmiş ise de; davacıın usulüne uygun olarak savunmasının istendiği ve makul bir savunma süresi tanındığına ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulamadığı, bu durumda; disiplin hukuku ilkelerine uygun olarak hazırlanmış savunma istem yazısının davacıya tebliğ edilip savunma hakkının kullanılmasının sağlanması ya da öngörülen usulle verilen sürenin geçmesinin beklenmesi gerekirken, bu durum gözetilmeksizin, 16/02/2016 günü saat 20:00 itibariyle görevlendirilen davacının, tebliğ edilen göreve gelmeme eylemi tamamlanmaksızın 16/02/2016 günü saat 12:35'te alınan ifadesiyle yetinilerek, yasal mevzuat ile teminat altına alınan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; davacının Şırnak İli, İdil İlçesi, …Köyünde BTÖ mensuplarına karşı düzenlenen operasyonlara katılmak üzere 16/02/2016 tarihinde görevlendirildiği halde operasyona katılmayacağını bildirdiği ve kendisine zimmetle teslim edilen silah ve mühimmatı da karakola getirerek teslim ettiği, davacının operasyona katılmamasına ilişkin ifadesinin alındığı, ifadesi alınırken disiplin suçunu oluşturan eyleminin açık bir şekilde belirtildiği, davacının ifadesinde göreve gitmek istemediğini, bu sebeple kendisine teslim edilen silah ve mühimmatı karakola getirerek bıraktığını, bu konuyla ilgili ekleyeceği başka bir hususun bulunmadığını beyan ettiği, ifadesinde açıkça göreve gitmek istemediğini ve ekleyeceği başka bir hususun bulunmadığını beyan eden davacının ayrıca savunmasının alınmamış olmasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı sonucuna ulaşıldığından, sübuta eren kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak fiili sebebiyle davacının görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, …İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının kanuna aykırı olduğu, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 18. maddesinde savunma alınmadan disiplin yaptırımı uygulanamayacağı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce müvekkilinin savunmasının alınmadığı, bilgi alma tutanağının savunma yerine kabul edilemeyeceği, böyle bir kabulün Anayasa'ya aykırı olduğu, müvekkili hakkında usulüne uygun soruşturma başlatılmadığı ve savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; geçici köy korucusu olan davacının, göreve katılmadığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ç 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve" son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:" hükmü, aynı maddenin 9. bendinde; 'Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek,' hükmü, "Disiplin cezası vermeye yetkili amirler" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; 'Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.' hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; geçici köy korucularının disiplin fiilleri sebebiyle görevine son verilebilmesi için savunmalarının alınması gerektiği açıktır. Bu itibarla; davacının anılan fiili sebebiyle görevine son verildiği, ancak hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının nedeni eylem ya da davranışın da belirtilerek davacının savunmasının alınmadığı, görev tebliğine ilişkin tutanak ile göreve katılmayacağına ilişkin beyanın yer aldığı tutanak tarihi ile aynı gün verilen bilgi alma tutanağı başlıklı ifade tutanağının savunma olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olup; davacının işlemden önce Anayasa ve ilgili Yönetmelik gereği teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan; idari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, dava konusu işlemde olduğu üzere savunma hakkı gibi usulü bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeniden işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeniden işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, dava konusu işlemin savunma hakkı kısıtlanarak tesis edildiği gerekçesiyle iptal edilmesi, parasal haklara yönelik isteme ilişkin olarak ise karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı tarafın temyiz isteminin kabulüne, 2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Savunma hakkı tanınmadan verilen disiplin cezası geçerli midir?

Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma alınmadan tesis edilen cezalar usul yönünden hukuka aykırıdır ve idare mahkemelerince doğrudan iptal edilir.

Disiplin soruşturmasında asgari savunma süresi ne kadardır?

657 sayılı Kanun'un 130. maddesi ve 7068 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca savunma için personele tanınan süre 7 günden az olamaz. Bu süre tebligatla başlar ve sürenin son günü resmi tatile denk gelirse tatili izleyen ilk iş gününün mesai bitimine kadar uzar.

İdare soruşturma evrakının gizli olduğunu öne sürerek incelemeyi reddedebilir mi?

İdare dosyanın gizliliğini ileri sürerek memurun veya avukatının dosyayı incelemesini engelleyemez. Kamu görevlisinin soruşturma evrakını ve delilleri incelemesi savunma hakkının zorunlu bir gereğidir.

Kamu görevlisi hiç savunma yapmazsa ceza doğrudan onaylanır mı?

Kamu görevlisinin savunma yapmaması idarenin savunma hakkı tanıma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. İdare usulüne uygun süre vermediyse savunma yapılmasa dahi tesis edilen disiplin cezası usulden iptal edilir.

Disiplin cezasının iptali davasında süre ve görevli mahkeme nedir?

Disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren 60 gün içinde ilgilinin son görev yaptığı yer idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir. Bu 60 günlük dava açma süresi hak düşürücüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu