Memur atamasının iptali davası, kamu görevine atanma sürecindeki hukuka aykırı işlemin iptali veya düzeltilmesi için idare mahkemesinde açılan idari davadır. İlk atamanın yapılmaması, atama başvurusunun reddedilmesi ve görev yerinin istek dışında değiştirilmesi bu davanın konusuna girebilir. Kamudaki atama, idarenin tek taraflı iradesiyle hukuki sonuç doğuran ve yargı denetimine açık bireysel idari işlemdir.
Yargı denetiminin sınırı
Anayasanın 125. maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. Aynı maddede yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlanır. Bu yetki yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun yerine getirilmesini kısıtlayan, idari işlem niteliğinde olan veya takdir yetkisini kaldıran yargı kararı verilemez.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Atama işleminin iptali için işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç yönlerinden biriyle hukuka aykırı olması ve davacının menfaatini ihlal etmesi gerekir. Menfaat ihlali yoksa dava açılamaz. İdarenin takdirini somut kamu yararı ve hizmet gerekleriyle açıklayamaması, hukuka uygunluk denetiminde davacı lehine sonuç doğurabilecek bir husustur. Bu olasılık, her atamanın iptal edileceği anlamına gelmez.
Görevli ve yetkili mahkeme
Atama işlemlerine ilişkin iptal davalarında görevli mahkeme idare mahkemesidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 33. maddesinin birinci fıkrasına göre kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesidir. Hüküm atama ve nakille sınırlıdır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Göreve son verme, emekliye ayırma veya görevden uzaklaştırma davalarında yetki farklıdır. Bu işlemlerde yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Bu Kanunda veya özel kanunda yetkili mahkeme gösterilmeyen hallerde, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, dava konusu işlemi veya idari sözleşmeyi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Dava açma süresi
2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasına göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Özel kanundaki ayrı süre bu genel süreyi devre dışı bırakabilir. Sürenin hangi günden başlayacağı konusunda iki ayrı hüküm bulunur. Anayasanın 125. maddesi, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başladığını belirtir. Aynı Kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrası ise idari uyuşmazlıklarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağını düzenler. Bu iki başlangıç ölçüsünden biri diğerinin yerine konulamaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Adresi belli olmayana özel kanundaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa, özel kanunda aksi hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı işlemin iptaline engel olmaz.
Dava açmadan önce ve dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan istenebilir. Üst makam yoksa istem, işlemi yapan makama yöneltilir. Bu başvuru zorunlu değildir ve işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi veya reddedilmiş sayılması üzerine süre yeniden işlemeye başlar; başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Yürütmenin durdurulması
İptal davası açmak tek başına işlemin uygulanmasını durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrı bir dava değildir; iptal davasıyla birlikte istenir. Anayasanın 125. maddesine göre, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Karar her olayda verilmek zorunda değildir.
Duruşma ve kararın sonucu
İdare mahkemesinde davanın duruşmalı görülmesi dava dilekçesinde istenebilir. İlk derece mahkemesi bu taleple bağlıdır. İstinaf ve temyiz incelemesinde aynı bağlılık yoktur. Talebin her dosyada duruşma yapılmasını gerektirdiği sonucu çıkmaz.
Mahkeme hukuka aykırılık görürse işlemin iptaline karar verebilir. İptal, her olayda kendiliğinden eski göreve iade veya tazminat sonucu doğurmaz. İlgili kişi eski görevine iade edilebilir veya hukuka uygun yeni bir atama yapılabilir; maddi zarar için tazminata hükmedilmesi de mümkündür. İdare, Anayasanın 125. maddesi uyarınca kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
İdare ve vergi mahkemesi kararlarının temyiz incelemesinde bozulabilmesi, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunmasına bağlıdır.
Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı, E. 2015/4910, K. 2015/10432Kaynağı aç
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve arşiv araştırması
Danıştay 12. Dairesinin 2015/3186 esas ve 2015/5513 karar sayılı dosyasında uyuşmazlık, sınavda başarılı olan sözleşmeli zabıt katibi adayının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve arşiv araştırması nedeniyle atamasının onaylanmamasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, işlenen suçun niteliğinin 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde öngörülen suçlardan olmasına ve ilgili yönetmelikteki olumlu arşiv araştırması koşulunun taşınmamasına dayanmıştır. Bu gerekçeyle işlemlerde hukuka aykırılık görmemiş ve davayı reddetmiştir.
Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı, E. 2015/3186, K. 2015/5513Kaynağı aç
Daire çoğunluğu, zabıt katibi adayları hakkında uygulanan mevzuat uyarınca yalnızca arşiv araştırması yapılacağını ve bunun ilgili yönetmelikteki kayıt incelemesiyle sınırlı olduğunu kabul etmiştir. Çoğunluk, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiğini ve öngörülen koşullar gerçekleşirse suçun hiç işlenmemiş sayılacağını değerlendirmiştir.
Çoğunluk gerekçesinde, arşiv araştırmasının olumsuz sayılmasına dayalı atamama işlemi ile itirazın reddinde hukuka uyarlık ve davanın reddine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir. Hüküm bölümünde temyiz istemi kabul edilmiş, mahkeme kararı bozulmuş ve yeniden karar verilmek üzere dosya idare mahkemesine gönderilmiştir. Karşı oy, ilk derece kararının hukuk ve usule uygun olduğunu ve onanması gerektiğini belirterek çoğunluğa katılmamıştır.
Muvafakat verilmemesinin denetimi
Danıştay 5. Dairesinin 2015/4910 esas ve 2015/10432 karar sayılı dosyasında dava, hemşire olarak görev yapan kişinin başka bir kamu görevine atanma istemine muvafakat verilmemesine ilişkin 27.10.2014 tarihli ve 12090 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir. İdare mahkemesi işlemin iptaline karar vermiştir.
Daire, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesindeki bozma nedenlerinden birinin bulunmadığını kabul etmiş; idare mahkemesi kararını ve gerekçesini hukuk ve usule uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve kararı 15.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla onamıştır. Onama bu muvafakat verilmemesi uyuşmazlığıyla sınırlıdır ve her kurumlar arası atama istemi için genel sonuç oluşturmaz.
Memur ataması iptal davası nerede açılır?
Dava idare mahkemesinde açılır. Atama ve nakilde yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesidir.
Atama iptalinde dava süresi kaç gündür?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemesinde süre altmış gündür. Anayasa süreyi yazılı bildirim tarihinden, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi ise yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlatır; iki ölçü aynı kural sayılmaz.
Davadan önce idareye başvurmak zorunlu mudur?
Hayır. İşlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması, dava açma süresi içinde istenebilir. Başvuru süreyi durdurur; otuz gün sessizlik istemin reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur ve süre yeniden işlemeye başlar.
İptal davası atamanın uygulanmasını durdurur mu?
Hayır. Uygulamanın durması için yürütmenin durdurulması ayrıca ve iptal davasıyla birlikte istenir. İki şart birlikte gerçekleşirse durdurma kararı verilebilir.
Mahkeme belirli bir kadroya atama yapabilir mi?
Hayır. Yargı kararı idari işlem niteliğinde olamaz ve takdir yetkisini kaldıracak biçimde verilemez. Denetim, işlemin hukuka uygunluğuyla sınırlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

